Spor dünyasının duayen isimlerinden Şansal Büyüka, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor ile ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. (Milliyet)
SPORX AI BAKIŞI
Paylaş:
17
BÜYÜKA'DAN DİKKAT ÇEKEN TESPİTLER
İşte Şansal Büyüka'nın dört büyükler, performansları ve transfer iddiaları konusunda dikkat çeken sözleri... (Milliyet)
Galatasaray 12’şer golden toplamda 24 gol atan Melolu, Selçuklu orta sahası ile çok rahat şampiyon olmuştu. Şimdi aradan uzun yıllar geçtikten sonra orta sahada ciddi anlamda gol özelliğine sahip Emre Akbaba’yı yakaladı. Emre, başlangıcı iki golle yaptı. Sanki sezon sonuna kadar ortalama 15 gol vaat ediyor gibi... İyi bir istatistik bu … Ndiaye de Fatih Terim’in elinde Osmanlıspor günlerindeki golcülüğüne dönerse, orta sahadan 20-25 gol çıkar ki, bu da şampiyonluk yarışında Galatasaray’a çok önemli katkı sağlar. Buna rağmen mutlaka çok güçlü bir santrfor, çok güçlü bir golcüye ihtiyaç var.
15
ALBAYRAK VE TERİM VARSA 1-0 ÖNDE
Kimse kusura bakmasın, takımın başında Fatih Terim, futbol şubesinin başında Abdurrahim Albayrak varsa, yarışa bir adım önde başlıyorsunuz demektir. Çok önemli bir transferden çok daha önemli bir avantaj bu...
14
G.SARAY'IN MAICON'A İHTİYACI VAR
Galatasaray stoperi Maicon’un evrakları yetişmeyince Suudi Arabistan’a son dakika transferi yattı. Bana göre iyi oldu. Beğenin, beğenmeyin şu kadro içinde, şu mevcut stoperler içinde Galatasaray’ın Maicon’a ihtiyacı var.
13
YİNE DE DOĞRU DİYEMİYORUM
Galatasaray’da sezonu 29 golle tamamlayan Gomis ve menajerinin yeni sezon öncesi ücret artırımı istemesi yanlış, Gomis’in kapris yapması yanlış, sezona yeteri kadar hazırlanmadan başlaması yanlış... Baktığınızda yanlış kere yanlış... Bu kadar yanlışa rağmen Gomis’in satılmasına gene de “doğru” diyemiyorum.
12
KAĞIT ÜSTÜNDE MÜTHİŞ
Galatasaray’ın muhteşem ikilisi Ndiaye ve Fernando yeniden birlikte... Hücumun bir kenarında Onyekuru, diğer yanında Rodrigues... Belli ki yeni bir golcü gelecek ve hemen arkasında Emre Akbaba... Kağıt üstünde müthiş, bakalım sahaya yansıması nasıl olacak? Galatasaray’da Ndiaye gittikten sonra Fernando’nun da ayarı bozulmuştu. Şimdi Ndiaye takıma dönüş yaptı. Bakalım geçen sezonun başlangıcındaki “fırtına ikili” yeniden esmeye başlayacak mı? Meraktayım.
11
BIRAKIN GOLÜ, POZİSYONA BİLE...
Fenerbahçeli Alper’in hafta içi röportajını okudum. Alper’in bu röportajında, “Yavaş oynuyoruz” diye bir ifadesi var. Ağzın bal yesin. Biz, “Fenerbahçe çok yavaş oynuyor” diye yazıp söyledikçe kızıyorlar. Şimdi bunu söyleyen Fenerbahçe’nin en önemli oyuncularından biri... Böyle yavaş oynamaya devam ederseniz, bırakan gol atmayı, gol pozisyonuna bile giremezsiniz.
10
ERKEN EMEKLİLİK! KÖTÜ OLAN BU
Fenerbahçeli Mehmet Ekici röportajında ilginç bir başlık var: Emekliliğe kadar Fenerbahçe... Çok güzel, alkışlanacak bir ifade ama Fenerbahçe’de neredeyse bütün oyuncular “erken emekliliğini” ilan etti, kötü olan bu...
9
HAREKET VAR, BEREKET YOK
Fenerbahçe Sportif Direktörü Comolli transfer için, “Hareket devam edecek” demiş. Güzel ama getirdiği futbolculara bakınca sanki “Hareket var, bereket yok” gibi...
8
TAKIM DEĞİŞİR, PEKİ FUTBOL?
Fenerbahçe’ye Frey geldi, Reyes geldi. Daha da gelecekler var gibi... Bu hafta sahada çok başka bir Fenerbahçe on biri görebiliriz. Ancak farklı bir futbol görür müyüz, onu bilemem.
7
KANATSIZ BİR KUŞ
Galatasaray’ın Onyekuru ve Rodrigues gibi çok hızlı gerçek iki kenar adamı var. Beşiktaş’ın Quaresma, Babel gibi süper kaliteli kenar adamlarının arkasında bir başka kalite Lens yedek bekliyor. Fenerbahçe’de tek kenar adamı, daha doğrusu kanat adamı yok. Slimani’yi alıyorsunuz, yanına Frey’i katıyorsunuz ama tek kanadınız bile yok. O zaman kanatsız kuşlar gibi çırpınırsınız ama uçamazsınız. Böyle kadro mühendisliği, böyle transfer olmaz.
6
HAKLI BİR İSYAN...
Beşiktaş’ın hocası Şenol Güneş’in Antalyaspor maçı sonrası yaptığı açıklamaları, yenilgiye bahane olarak değil, “haklı isyan” olarak görüyorum. Maalesef sadece Süper Lig’de değil, bizim bütün liglerde, eğer sonuç istediğiniz gibi gidiyorsa, o takımın oyuncuları yerden kalkmıyor.
5
PEKİ BU NASIL SAKATLIK?
Belki de bu nedenle Türkiye’de, “Topun oyunda en az kaldığı” maçlar oynanıyor. Tempo yerlerde sürünüyor, yatan kalkmıyor. Hele Spor Toto Birinci Lig... Neredeyse maçların ikinci yarısı oynanmıyor. “Ahh” diyen yerde, “Off” diyen yerde... Sanırsınız ki, Allah korusun bir yeri kırıldı. Aynı oyuncu 30 saniye sonra kalkıyor, “tazı” gibi koşmaya başlıyor. O zaman bu nasıl sakatlık?
4
HAKEMLER DE ÇARE BULAMADI
Kabul edelim ki, hakemlerimiz de, henüz bu “sahte sakatlıklara” çare bulabilmiş değiller. Hocalar kazanmak uğruna yatan oyuncularına ses çıkarmıyor. Türkiye’de, “Kazanalım da nasıl kazanırsak kazanalım” anlayışı tüm hoyratlığı ve egemenliği ile devam ediyor.
3
İYİ NİYETE PRİM
Bu anlayış Beşiktaş-Antalya maçı ile sınırlı değil... Maalesef Türkiye’nin genelini derinden sarmış sarmalamış durumda... Oysa futbolun kuralları yönetmelikleri, kötü niyetlilere değil, iyi niyetlilere prim tanımalı... Sadece bu da değil... Her pozisyona itiraz... Allah aşkına Konya-Bursa maçına bir göz atın... Bir hakem ve etrafında her pozisyona itiraz eden iki taraftan en az 10 futbolcu... Yeter be kardeşim, yeter... Üstelik bütün bunlar VAR varken oluyor. Hani VAR’a itiraz olmayacaktı? İtiraz eden sarı kart görecekti. Hepsi hikaye... Böyle geldik, böyle gidiyoruz
2
KALECİLERİN KADERİ BU
Beşiktaş kalesini Karius’a teslim etmeye hazırlanıyor. Liverpool’u Şampiyonlar Ligi’nde finale taşıyan müthiş bir performans ve finalde Real Madrid karşısında yediği inanılmaz hatalı goller... Karius şimdi bütün sezon kurtardıklarıyla değil, final maçında yediği berbat gollerle anılıyor. Kalecinin kaderi bu zaten... Kurtardıkları unutulur, yedikleri akılda kalır...
1
KÖTÜ ALIŞKANLIK
Trabzonspor’da iki maçtır bakıyorum, kenardan tabela kalkıyor, Yusuf oyundan çıkıyor. Elbette hocası en iyisini bilir ama bu değişiklik alışkanlık haline gelirse hem Yusuf, hem Trabzonspor bu işten zararlı çıkar.