Arama Logo

Şansal Büyüka: "Bu savaşın sonucu belli"




Paylaş:

Google News
17
ŞANSAL BÜYÜKA'NIN AÇIKLAMALARI

Milliyet gazetesi yazarı Şansal Büyüka futbolda yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi.

ŞANSAL BÜYÜKA'NIN AÇIKLAMALARI
16
"KAYBEDEN HEP KULÜPLER OLDU"

Galatasaray; TFF, MHK ve hakemlerle adeta savaş halinde... Bu savaşları çok gördük, kaybeden hep kulüpler oldu. F.Bahçe de geçmiş yıllarda aynı cephelere karşı çok daha sert bir savaş vermiş, bırakın savaşı kazanmayı tek bir cephe bile alamamıştı. G.Saray kazanmak istiyorsa, bu savaşın yöntemini değiştirmek zorunda

\
15
"SONU BELLİ OLAN BİR SAVAŞ"

Galatasaray; TFF, MHK ve hakemlere karşı savaş halinde... Başkan konuşuyor, hoca konuşuyor, hatta futbolcular konuşuyor. Ancak sonuç çıkacağını düşünmüyorum. Galatasaray kaybedeceği belli olan, sonu belli olan bir savaşın içinde...

\
14
"HENÜZ RASTLAMADIM"

Bugüne kadar bu savaşları kazanan, istediğini yaptıran, sistemi ve düzeni “hakça” bir ortama oturtan kulübe henüz rastlamadım. TFF, MHK ve hakemler ile hangi kulüp savaştıysa, o savaşı kaybetti.
Fenerbahçe çok uzun yıllar önce, Aziz Yıldırım’ın başkan, Ali Koç’un başkanvekili olduğu dönemde, aynı cephelere Galatasaray’a oranla çok daha sert bir savaş açmıştı. Bu savaşa yayıncıyı bile kattı. Yayıncının kabloları kesildi. Ne oldu, Fenerbahçe bırakın bu savaşı kazanmayı, tek cephe ile alamadı.

\
13
"HAKEMLE VE DÜZENLE BAŞ EDEMEZSİNİZ"

Bu konuda sadece kulüpler adına biten bir kavga hatırlarım. Galatasaray’ın rahmetli Başkanı Özhan Canaydın, “Bu hakem düdüğünü asacak” demiş, dönemin ünlü hakemi Ali Aydın mesleği bırakmıştı. Ama unutulmasın; Ali Aydın’ın yaptığı bireysel bir hareketti. Bir hakemle belki baş edersiniz, ama mevcut sistemde hakemlerle ve düzenle baş edemezsiniz, kaybedersiniz.

\
12
"SONUCA ODAKLI ÇÖZÜM ÜRETMELİ"

Galatasaray, kaybedeceği çok belli olan bir savaşın içinde... Kendilerine daha değişik ve sonuca daha odaklı çözümler üretmelerini öneririm. Tabi kendi yanlışlarını da işin içine katarak...

\
11
"BİR LİRA HARCAMAM"

İstanbul’un üç büyük takımının yerinde olsam ara transferde bir lira harcamam. Hayal görmesinler, Trabzonspor’u bundan sonra yakalayamazlar. Döviz böyle uzaya gider gibi fırlarken, hiç olmazsa daha fazla borçlanmazlar, daha fazla batmazlar.

\
10
"GALATASARAY TRANSFER YAPMALI"

Aslında bu sözlerim Fenerbahçe ve Beşiktaş için... Galatasaray’ın Avrupa Kupası’nda iddialı bir durumu var, transfer yapmalı, kabul... Ama o da kadroyu boşaltarak, daha fazla batmayarak... Döviz kurunu aklından çıkartmayarak...

\
9
"FARKINDALIK YARATIR"

Galatasaray’ın son genel kuruldaki başkan adaylarından Metin Öztürk, “Seyircilerimiz maçlara tamamı siyah kıyafetlerle gelsinler. Düzeni böyle protesto edelim” dedi. Haklı, sonuç alamasa bile farkındalık yaratır. Avrupa’nın, UEFA’nın dikkatini çeker. Hakem, yönetenleri daha özenli olmaya iter. Bu öneriyi destekliyorum.

\
8
"ÇOK GÜÇLÜ OYUNA İHTİYAÇ VAR"

Çok uzun yıllar önce Mustafa Denizli, Galatasaray’ı çalıştırırken bir maç sonrası “Hakemi de yendik” diye açıklama yapmış, ortalık ayağa kalkmıştı. Elbette hakemi de yenebilirsin. Ama bunu başarabilmek için çok daha güçlü oyuna ihtiyaç var. O da Galatasaray’da yok...

\
7
"HAVUZDAN ÇIKAMAZSINIZ"

Federasyonla sıkıntıya düşen kulüplerin ilk tepkilerinden biri “Naklen yayın havuzundan çıkarız” oluyor. Hayır çıkamazsınız. Yanlış ve temeli olmayan bir açıklama bu... Yayın yetkisi, “münhasır yetki” ile TFF’nin elinde... Galatasaray’ın ya da bir başka kulübün “naklen yayın havuzundan çıkma” şansı yasal olarak asla yok. Yasa, “çıkamazsın” diyor. Bu konuda ne kadar konuşsanız nafile, bir kere yakayı kaptırmışsınız.

\
6
"KAHIR YILLARI"

Ali Koç’un hadi ilk yılını acemiliğine verelim ama sonraki yıllarında da futbolda ısrarla yanlışlar yaptı, uyarılara kulak tıkadı ve Fenerbahçe’de “kahır yılları” yaşanmaya devam etti, ediyor.

\
5
"SEYİRCİ İÇİN FAZLA ÖNEMİ YOK"

Ne kadar para harcarsanız harcayın, kulübü yoğun bakımdan çıkartın. Öz kaynaklarınızdan, yani cebinizden 150-200 milyon euro gibi inanılması zor paraları karşılıksız kulüp için kullanın, holding iştiraklerinden kulübünüze dev sponsorlar getirin; taraftarın, seyircinin gözünde fazla önemi olmuyor. Oysa yapılan, kolay yapılacak fedakarlıklar, kolay harcanacak paralar değil...

\
4
"BAŞARI YOKSA HER ŞEY 'SIFIRLA' EŞİTLENİYOR"

Futbolda başarı yoksa, bütün bu yaptıklarınızın değeri “sıfırla” eşitleniyor. Ali Koç’un hadi ilk yılını acemiliğine verelim ama sonraki yıllarında da futbolda ısrarla yanlışlar yaptı, uyarılara kulak tıkadı ve Fenerbahçe’de “kahır yılları” yaşanmaya devam etti, ediyor. Ali Başkan, “Büyük takımları büyük hocalar çalıştırır, büyük takımlarda büyük futbolcular oynar” gerçeğini kabul etseydi, bugün istifaya davet edilmek yerine, omuzlarda gezerdi.

\
3
SAĞI SOLU BOMBOŞ

Fenerbahçe’nin savunmada sağ ve sol kenarları çok boş... Rakipler bu alanlarda adeta cirit atıyor. Buna rağmen önlem, yeni bir düzen yok. Fenerbahçe’nin son iki maçta kalesinde gördüğü gol sayısı beş... Kenarlar bu kadar boş kalmaya devam ederse, Fenerbahçe her maçta golleri yemeye devam eder. Bunu nasıl göremezsiniz, inanılır gibi değil ...

SAĞI SOLU BOMBOŞ
2
"KADERE BAK"

Bu hafta Karagümrük-Fenerbahçe maçı var. Yani yıllarca Fenerbahçe kalesini koruyan Volkan Demirel, Karagümrük’ün hocası olarak Fenerbahçe’nin karşısına çıkacak. Kimin aklına gelirdi? Volkan Demirel ile Caner Erkin, futbolculuk dönemlerinde Fenerbahçe’den, sadece arkadaş değil, “Kadim dostlar”... Yolları Karagümrük’te kesişti. Volkan Demirel, futbolcu arkadaşı Caner Erkin’in hocası oldu. Caner, Volkan Demirel’in hoca olarak çıktığı ilk maçta, o maçın tek golünü attı, Karagümrük’e üç puan kazandırdı ve kadim dostuna “Hoş geldin” yaptı.

\
1
"DEĞERİNİ BİLMELİYİZ"

Önder Karaveli... Beşiktaş’ın emanetçi hocası... İki maçtır bakıyorum, dinliyorum. Bıyığı-sakalı birbirine karışmış, asık suratlı değil... Aydınlık yüzlü... Gülüyor, iyi konuşuyor. Beşiktaş treni kaçırmışken, bu sezon için fazla zorlamamalı... Şenol Hoca olacaksa tamam... Yoksa Karaveli ile bu sezon devam edilebilir. En azından iki maçlık oyun gücü ve sonuçları iyi, görüntüsü Beşiktaş’ı temsil edecek noktada... Bir hoca gelecekse de, o hocanın birinci yardımcısı olarak yararlanılmalı... Kendi içimizden yetişen değerini bilmeliyiz.

\