Türkiye Gazetesi'nin deneyimli kalemlerinden Öcal Uluç, Fenerbahçe'nin son durumunu değerlendirdi.
Bunca yıl futbol seyrettim, “böylesine futbol olarak da, futbolcu olarak da bu kadar düşük seviyeli bir Fenerbahçe takımı” görmedim; evet Fenerbahçe’nin “hezimete uğradığı maçları da seyrettim”; ama “böylesine bir ‘futbol’ rezaletini seyrettiğimi” hatırlamıyorum!..
Bunca yıl futbol seyrettim, “böylesine futbol olarak da, futbolcu olarak da bu kadar düşük seviyeli bir Fenerbahçe takımı” görmedim; evet Fenerbahçe’nin “hezimete uğradığı maçları da seyrettim”; ama “böylesine bir ‘futbol’ rezaletini seyrettiğimi” hatırlamıyorum!..
Lafı uzatmayayım. Bu satırları, cuma sabahının saat 9’unda yazıyorum; “gece ne oldu” bilemem, “gün boyu ne olacak” onu da bilemem; ama “olması gerekeni” biliyorum; Comolli de, Cocu da “hemen kulübün kapısının önüne konulmalı!..”
“Beşiktaş maçı sonrası” beklenirse, “tehlike ve risk” kapıdadır; ola ki Fenerbahçe “Konyaspor’u yendiği gibi” Beşiktaş’ı da ‘tesadüfi’ bir golle yener; o zaman “bu müthiş (!) takımı kuran ve oynatan bu müthiş (!) ikiliyi koy koyabilirsen” kapının önüne!..
Bakınız, “bu müthiş ikilinin elinde Fenerbahçe takımının bu hâle gelmesinde” elbette baş sorumluluk Başkan Ali Koç’tadır ama “onun hemen arkasından” gelen büyük sorumlu da “Fenerbahçe medyasıdır!..”