Mustafa Denizli, Hürriyet gazetesinin sorularını yanıtladı. 10 Soruda Türk Futbolu'nda ünlü teknik adam ve spor yorumcusu Mustafa Denizli önemli açıklamalarda bulundu. İşte Mustafa Denizli'nin açıklamaları:
Bir yanda Şampiyonlar Ligi diğer yanda transferde eli kolu bağlı bir G.Saray. Ben Fatih Terim’in debu transfer politikasından çok mutlu olduğunu sanmıyorum. G.Saray’ı Devler Ligi’yle birlikte ne bekliyor?
Galatasaray’ın 1. problemi transfer yapamaması. Şartlar elini kolunu bağlıyor ama bu gruplarda teslim olacağı anlamını çıkarmaz. En azından kadrosunu korudu. F.Bahçe gibi bir kaç gencin kadroyu zorlayacağını düşünüyorum. Gençler fırsat verildikçe,beklenmedik görüntüler orataya koyabilir. Bakın altyapıya 2018’de dönülmez! 68’lerde altyapıdan gelen daha çoktu. Kötü rekabet, altyapıyı ehilolmayan ellere bıraktı. Ne yetişen ne yetiştiren doğru seçildi. Gelirler artınca abuk subuk ödemelerle kulüpler uçurumun kenarına geldi. Böyle yürümeyeceği duvara çarpınca anlaşıldı. 80 milyondan yılda 8-10 futbolcu çıkartamıyorsan, bu, ülkenin çocuklarının yeteneksizliğinden değil, korkaklığından ve doğru dürüst eğitilmemesindendir. Ne futbolcu ne insan olarak iyi eğitiliyoruz. Sorun bazen de teknik adamların gençlere güvenmemesinden kaynaklanıyor
F.Bahçe, Şampiyonlar Ligi ön elemesinde salı günü Benfica ile oynayacak.Tur şansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hazırlık maçlarına baktığın zaman öne doğru oynama isteği olan, sonuca gitmek için organizasyonları olan bir takım görüyoruz. Bunların içine bir kaç genç futbolcunun girip başarılı görüntü vermesi ve Ayew gibi zaman zaman çok etkili işler yapan bir hücumcunun katılması da F.Bahçe’nin artı puanları olabilir. Ancak esas olan F.Bahçe’nin topu, daha çabuk ve öne oynayarak rakip kalaye taşıması.Hazırlık maçlarında verilen görüntü bu şekilde. Benfica maçına gelince... İki takım arasında ciddi bir güç farkı görmüyorum. F.Bahçe, şu anda santrforsuz oynuyor gibi gözükse de pozisyon üretmektezorluk çekmiyor. F.Bahçe, Lizbon’da gol bulursa, turu geçecektir. En güçlü rakiplerden biriyle eşleşti ama bu F.Bahçe’nin en az Benfica kadar şansı var ve eleyecektir.
F.Bahçe başkanını ve hocayı değiştirdi. Gençleşme de var. Model doğru mu?
Tablo ortada... Kulüpler, bu borçların altından kalkma şansına sahip değil. Ama iyi bir sezon için bol transferlere de ihtiyaç yok. Doğru tercih ve planlama da ligi geçen sezondan daha iyi bir noktaya taşıyabilir. Geçen yıl da aynı şeyi söylüyorduk: Heyecan var, kalite yok! Dönüp baktığında 5 maç zor gösterirsin ama son haftalara kadar 4 takımın içinde olduğu bir yarıştı. F.Bahçe’de yönetim değiştikten sonra teknik heyette de değişim olması doğaldır. Hazırlık maçlarında görülüyor ki taraftarın bu sezon ilgisi çok fazla olacak. Takım iyi sonuç almadığında da muhtemelen bir tepkiyle karşılaşmayacak. Şu an için tribün görüntüsü bu. F.Bahçe’deki bu değişim, camiaya pozitif olarak yansımış görüntüsü veriyor diyebiliriz.
Beşiktaş’ta Güneş’in 4. sezonu. Bu kez Devler Ligi geliri yok, transferde durgun. Tablo nasıl?
Ben Negredo’yu silmem. Larin de Love da çizgileri açısından çok kırılganlık gösteren futbolcular. Bir maçta ne kadar başarılıysa, aynı çizgiyi devam ettirmesini ikinci maçta soru işareti olarak görüyoruz. Ben de Negredo’dan beklediğimi bulamadım. Artık Şenol Hoca ondan umudu kesmiş olabilir. Ama Beşiktaş’tan ayrılmazsa, sezon ortasında göreceğiz ki takımın en etkili hücum silahı yine oolur. Larin’in zayıf takımlar da olsa gol atması herşeye rağmen iyi. Atletik yapısı ve belli meziyetleri var ama büyük takımda “Ben buranın tek sahibiyim” diyebilecek o görüntüye sahip değil. Ama elde böyle birinin olması da avantaj. Quaresma daha görev almadı, Oğuzhan henüz kendi çizgisine ulaşmadı. Defanstan ayrılanlar da oldu. Talisca’nın yokluğu hücumda dezavantaj ama Beşiktaş, genel olarak diğer rakipleriyle birlikte yarışacak görüntüde.
Geçen sezon nefes nefese 4’lü bir yarış oldu. Bu sezon yarıştaki takım sayısı artabilir mi?
Üç büyükleri konuştuk. Yarışa beklentileri yüksek olan ve geçen sezonun en başarılı ekiplerinden Başakşehir de dahil olacak. Trabzon’da da bir değişim yaşandı. Bu, şehre yeni bir heyecan getirecek mi? Bir kaç transfer yaptılar ama yeterli mi? Geçen sezonki kadro beklentileri karşılamadı. Ama başlangıçlar çok önemlidir. Öyle bir başlarsın ki camia büyük bir heyecan yaşar ve beklentiler tahminleri aşar. Bunu özellikle Trabzon için söylüyorum. Başakşehir’inse müthiş bir tribün desteği veya baskısı yok. Onlar belli bir çizgi ve futbol kalitesinde her yıl yollarına devam ediyor. Onlar da kadroyu çok fazla güçlendirmedi. Genel olarak takımların, neredeyse geçen sezona göre daha eksik kadrolarla başlayacağı bir lig var. Heyecanı bilmiyorum ama teknik adamların düşünceleri ve tarzları, kalitesi daha yüksek bir lig yaşatabilir. Ama ‘önce kaybetmeyeyim’düşüncesinin ağır bastığı takımlardan oluşan görüntüsünü bozmadı.
VAR sistemi Dünya Kupası’nda başarılı oldu. Bizde tartışmaları bitirir mi artık?
Tartışmayı bitirmez. Önemli olan VAR‘ın skoru etkileyen hatayı düzeltmesi. Yıllarca bir hata üzerine saatlerce konuşuldu. En azından bu ortadan kalkacak. VAR’ın soru işareti olacak tek tarafı oyunu ne kadar keseceğiydi? Şimdi sistem çabuk algılanır ve uygulanırsa hem oyun soğumadan sürer hem de olabilecek bariz hatalar ortadan kalkar. Önemli olan VAR’a müracat etmenin ne kadar sıklıklayapılacağı? Hoca ve futbolcular görüntüye bakılmasını isteyecektir. İşte hakemin buna ne kadar uyup uymayacağı çok önemli. Suyunu çıkartmamalı. Önemli olan iyi niyetlidir. VAR hakemleriyse açıklanmalı.
Bugün Süper Kupa finali var... G.Saray mı Akhisar mı kupayı kaldırır?
Şöyle olabilir mi? Akhisar, F.Bahçe’yi belki iki kupadan etti; ligde 6 puan aldı, kupa finalinde de 3 golle yendi. G.Saray, dışarıda yendiği rakibine İstanbul’da elenip belki kazanabileceği bir kupayı da kaybetti. Yani F.Bahçe’yi lig ve kupada şampiyonluktan etmiş, G. Saray’ı da kupada elemiş Akhisar favori gibi. Ama öyle düşünüyorum. Net favori G.Saray’dır.
Kulüpler ekonomik darboğazdan nasıl çıkacak? Çare altyapı mı?
İstiyoruz ki gençler daha fazla görev yapsın. Fakat mecburiyetten gençlerle oynama durumu olursa, buzoraki; şartların getirdiği yani senin tercihin olmayan bir tablo olur. Halbuki Türkiye’de altapıdan gelecek futbolcu sayısı bu kadar az olmamalı. Transfer yapamadığın için mecburen gençlerle oynarsan o zaman beklentilerin değişir. Zorla takıman sokulacak isimlere değil, takımı zorlamayacak gençler lazım. Genç futbolcular “Ben bu takımda oynarım” demeli. Gençler formayı alır, verilmez. İşte bizim böyle gençlere ihtiyacımız var. Yoksa transfer yapamadık genç oynatalım meselesi değildir çözüm...
Fransa’nın şampiyon kapattığı Dünya Kupası’nı nasıl buldunuz?
Düşündüğüm futbolu bulamadım. Fransa, favorilerimdendi. Ayrıca Brezilya, biraz da Belçika ve Arjantin. İngiltere, mücadelesiyle sürprizlerdendi. Fransa hak etti. Japonya, Belçika karşısında en akılda kalan maçlarından birini oynadı. Yazık oldu. Messi, Ronaldo, Neymar gibi büyük yıldızların yarı finaller ve finalde yoktu. Tatsız bir kupaydı.
Benim FIFA 2018’in futbolcusu adayım Salah, hocaysa Zidane sizin seçimleriniz kimler olur?
Salah tartışmasız. Kendisinin de kulübün genel performansının da üstünde bir performans ortayakoydu. çıktı. Olağanüstüydü. Dünya Kupası’na sakat başlaması onun adına büyük bir talihsizlikti. Bende arıyorum tarıyorum ama Salah’tan daha iyi birisi olmadı. Barcelona’da Messi’den önce Iniesta’nın inanılmaz bir katkısı oldu. Onu da koyabilirz. Mbappe de başarılıydı. Neymar ve Messi hayal kırıklığıydı.. Ronaldo zaman zaman iyi işler yapsa da yılın futbolcusu Salah’tır. İspanya’da başarılı bir sezon geçirmese de Şampiyonlar Ligi’ni kazanan Zidane, diğer meslektaşlarının önüne geçti diyebiliriz.