SORU: Gelelim Lucescu’ya. İlk maçta herkes eleştirdi. Ama ikinci maçta herkes ustalığından söz etmeye başladı. Siz Lucescu için neler söyleyeceksiniz?
Galatasaray Başkanı yerden yere vuruluyordu. Üç Anadolu takımını yendi takım; Dursun Özbek ‘efsane başkan’ muamelesi görmeye başladı.
SORU: Sanki tek yerden düğmeye basılmış gibi. Bir anda futbolcular bile kısıtlanmanın gelmesini istemeye başladı. Sizce neler oluyor?
Basınımızın zaviyesinden ötürü tek yerden düğmeye basılmış gibi oluyor. Herkes genelgeçer bir fikir oluştuğu anda peşine takılıp gidiyor. Kimse analitik düşünmüyor. Futbolcular tabii ki sınırlama ister. Hatta hiç olmasın ister. Çünkü onların gelirleri, değerleri artacak. Ama kalitesiz yerli oyuncularla takımlar ne yapacak? Avrupa’da nasıl başarılı olacak? Yerli oyunculara verilecek yüksek paralarla takımlar nasıl belini doğrultacak!
SORU: Ozan Tufan en çok eleştirilen oyuncu. Ancak bu konuda eleştirilerin dozu kaçmaya başladı. Siz neler söyleyeceksiniz ?
Bizde eleştirinin dozunun kaçması çok sıradan bir olaydır. Övgüde de yergide de dozu ayarlayamayan tipik bir doğu toplumuyuz. Ama Ozan da bunu hak etmiyor değil. Yahu profesyonel futbolcusun, en azından bir kilo verirsin, en azından görüntün formda olur. Yetenek var ama spor disiplini yok belli ki. Oysa sporun yüzde 95’i sporcu disiplinidir. Gerisi yetenektir. Ya da yeteneğin o kadar yüksektir ki, disiplinsiz olsan bile idare edersin ama yine de bir yere kadar idare edersin.
SORU: Hırvat maçında bir tane Galatasaraylı oyuncu yoktu. Bu sizi rahatsız etti mi?
Etmedi. Niye etsin ki! Kimi alacaktı Galatasaray’dan. Gomis’i mi, Belhanda’yı mı, Maicon’u mu, Fernando’yu mu, Rodrigues’i mi? Tolga’yı da alamaz çünkü Milli Takım bu sezonki Galatasaray gibi oynayamıyor. O zaman Tolga da oynayamaz. Ben de olsam Galatasaray’dan alacak kimsem olmazdı. Çünkü Galatasaray’ın yerlileri ya formda değil, ya da kafaları eksik.
SORU: Yabancı sınırlaması hakkındaki fikriniz nedir?
Yabancı sınırlaması olabilir ya da olmayabilir. Bu tartışılabilir, bir karara varılabilir. Ama öncelikle şunu söylemem lazım. Böyle bir federasyon olabilir mi? Bakın aynı federasyon yönetimi, aynı federasyon başkanı döneminde önce yabancı oyunculara çok keskin bir sınırlama getiriyor. Fenerbahçe lobisinin arzusu, isteği ve hatta belki de emri doğrultusunda. Aradan çok değil 1 yıl geçiyor, aynı federasyon yabancı sınırlamasını neredeyse tamamen kaldırıyor. Bu nasıl bir çelişkidir? Bu nasıl bir tutarsızlıktır?
SORU: Türkiye, sizce Rusya’da düzenlenecek Dünya Kupası’na katılabilir mi?
Zor görünmekle beraber imkânsız değil. Daha önce de söyledim. Terim’le gitme ihtimalimiz yüzde 40 ise Lucescu ile gitme ihtimalimiz yüzde 49’a çıktı. Ukrayna’dan 1 puan alabilseydik yüzde 90 giderdik. Şimdi zor ama imkânsız değil. Şu İzlanda’yı bir yenelim sonra yeniden hesap yaparız.
SORU: Oğuzhan krizi için yorumunuz nedir?
Ben bir kriz görmüyorum. Lucescu yapar böyle şeyler. Bilmiyoruz. Belki de motivasyon için böyle yaptı. Sonuçta alması iyi mi oldu, kötü mü oldu ona bakmak lazım. Milli takım hocalığı riskli kararlar almayı gerektirir.
SORU: Hırvatlar Ukrayna’dan daha iyi takım. Sizce ne fark vardı? Biz nasıl yendik Hırvatlar’ı?
Çok doğru. Hırvatlar daha iyi takım ama bazen de oynanan futbolun ters gelmesi diye bir şey var. Sonuçta Hırvatlar teknik bir takım. Ukrayna ise fiziksel bir takım. Biz teknik takımlarla daha iyi baş ediyoruz ama fiziksel takımlara karşı koymakta zorlanıyoruz.