Yönetim; 2.5 milyon euroluk yıllık ücretinden 500 bin euro indirime git. Toplamda 2 milyon euroyu imza parasınndan vazgeç.
Menajeri; Biz Diname Kiev'den Beşiktaş'ın önerdiği yüksek maaş yüzünden ayrıldık. İstenmiyorsak geldiğimiz gibi bedelsiz döneriz.
Yönetim: İmza paranın kalan 2 milyon euroluk kısmını ödeyelim, 4 milyon euroluk garanti parandan 1 milyon euroluk indirim yapalım.
Menajeri: Real Madrid'de bize hiç böyle bir teklif sunulmadı. Bize imza attırırken bu konuşmaları yapmamıştınız.
Yönetim: Maksikalıların teklifini kabul et. Senden bonservis bedeli almayalım. Dilini bildiğin, yemeklerine aşina olduğun bir ülekde oyna.
Menajeri: İstanbul'da mutlu. İstediği anda Madrid'e 3 saatte gidebiliyor. Kazandığı 4 milyon 350 bün eurodan vazgeçmeyi düşünmüyor.
Yönetim: Herkesden indirim isterken sana 2.5 milyon euro ödeyemeyiz. 2 milyon euroya razı ol. Kaptanımız olmaya devam et.
Menaceri: 3 milyon eurodan 2 milyon euroya indik. Yıllardır takımının en az kazanan oyuncusu oldu. Ortada haksızlık yok mu?
Yönetim: Senden memnunuz, maaşında yözde 30'luk indirim yap, sözleşmeni bir yıl daha uzatalım.
Menaceri: Oyuncumuzun maaşını aynı şartlarda uzatmazsanız sezon sonunda bedelsiz olarak Çin'den gelen teklifleri düşünmeye başlayacağız.