Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'a koltuk ve iktidar yolunu açan 10 gelişmeyi sıraladık. İşte Ali Koç'u seçimde zafere götüren nedenler...
Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'a koltuk ve iktidar yolunu açan 10 gelişmeyi sıraladık. İşte Ali Koç'u seçimde zafere götüren nedenler...
Fenerbahçe futbol takımı son 4 sezonu kupasız geçti. Bunun yanında Galatasaray'ın daha önce 4. yıldızı takması, Fenerbahçeli taraftarların sabırını taşırdı. Bunun ardından 3 sezona da umutlarla girilmesi ancak istenilenin alınamaması Aziz Yıldırım'a karşı olan sabrın azalmasına neden oldu.
Ali Koç, Fenerbahçe'ye 2006'da yönetim kurulu üyesi olduğundan beri camianın gözbebeği durumunda. Yakışıklılığı, nezaketi ve gençliğiyle Fenerbahçe yöneticileri arasında sivrilen Ali Koç, her zaman geleceğin başkanı olarak görülmüştü.
Fenerbahçe taraftarlarının bir kısmının Aziz Yıldırım'a karşı olan muhalefeti, 3 Temmuz'dan çok önce, 2000'lerin ortasında başlamıştı. O dönemlerde kazanılan şampiyonluklar Aziz Yıldırım'ı güçlü kılıyordu. 3 Temmuz'da yaşanılan olaylar sonrası tüm Fenerbahçe taraftarı Aziz Yıldırım'ın arkasında birleşilmesine neden oldu. Aykut Kocaman ve Ersun Yanal'ın başarılı sayılabilecekleri sezonların ardından gönderilmesi ve 4 sezondur kaybedilen şampiyonluklar Aziz Yıldırım'a karşı olan tepkinin büyümesine neden oldu.
Ali Koç, adaylığını duyurduğu etkinlikten bu yana sürekli kalabalıklar hareket etti ve taraftarlarla bütünleşmeyi başardı. Kongre üyelerine yaptığı çağrıların da başarılı olması nedeniyle giderek kendisine olan desteği artırdı. Etkinliklerin görkemli olması, ardı arkasının kesilmemesi de bu noktada etkili oldu.
Ali Koç, mayıs ayının ortasına kadar her zaman sakin kalmayı sürdürdü. Futbol takımlarına destek olan, Aziz Yıldırım'a sevgi ve saygı dolu cümleler kuran Ali Koç, böylece artı bir oy aldı. Fenerbahçe yönetiminden gelen sert tepkiler, arka arkaya yaşanan polemikler sonrası Ali Koç da giderek sertleşti. Fakat, Ali Koç'un uzun bir süre sakin bir güç olarak görülmesi, bu tartışmanın ve sertliğin müsebbibinin Aziz Yıldırım olarak görülmesini sağladı.
Ali Koç'un hem Türkiye'nin en büyük ailesine mensup olması, hem de iş bağlantıları Fenerbahçe'de deyim yerindeyse bir Abramovich etkisi yaratacağı hissini uyandırdı. Ali Koç da Fenerbahçe'nin mali durumuna olan atıflarda bulunması, sıcak para girişi ve büyük sponsorluklar vaatleri taraftarları heyecanlandırdı.
Fenerbahçe'nin bugüne kadarki en kalabalık kongresi, 2013'te 9 bin kişiyle yapılmıştı. 5 yıl sonra bu sayı 2 katının da üzerine çıktı ve 20 binler aşıldı. Gençlerin kongreye dahil olması ve kendileri gibi genç olan Ali Koç'tan yana durmaları da Ali Koç'un yeni başkan olmasında etkili oldu.
Ali Koç, kulüpten uzaklaştırılan muhalif isimler ve tribün gruplarıyla barışacağı ve affedilmeyecek hiçbir şeyin olmadığını dile getirdi. Tribünlerle uğraşılmayacağı sözünü verdi, herkesle barışacağını açıkladı. Fenerbahçe'nin en büyük gücünün birlik olduğunu dile getirerek camiada huzurun sağlanacağı vaadini verdi.
Büyük bir kulübün başkanı olmak her zaman kişileri özel bir noktaya çıkarır. Tüm Türkiye'de tanınır. Önemli bir nüfuz elde eder. Bu tanınırlık maddi olarak da başkanların önünü açar. Fakat, bunların hiçbiri Ali Koç için geçerli değil. Nüfuzlu, güçlü, zengin bir aileden gelmesi nedeniyle Ali Kolç zaten başkanlığın getireceği her şeye, hatta daha fazlasına sahip. Fakat, başkanlık makamı Aziz Yıldırım sonrası Ali Koç gibi bir güce ihtiyaç duyuyordu. Fenerbahçeliler de bu düşüncelerle tercihlerini Ali Koç'tan yana kullandı.
Ali Koç, Fenerbahçeli taraftarlarla her zaman özel ilişkiler kurmayı başardı. Seyrettiği maçlarda bir taraftar gibi olması, günlük hayatta sürekli taraftarın içinde olması ve isteklerini kırmaması, 3 Temmuz sürecinde taraftarlarla birlikte çadırların içinde soğuğa aldırmadan beklemesi, 12 Mayıs 2012'de saha içinde biber gazı yemesi ve kendisini taraftarla polis arasına atması hep artı puanlarıydı. Bunları popülist bir yaklaşımla değil de böyle olduğu için yapması da Fenerbahçe taraftarının sevgisinin derinleşmesini sağladı.