Rakip Bosna Hersek!
Umutlar büyük.
Hedef Güney Afrika 2010.
Kaldı 3 maç.
4 puan da gerideyiz.
Zannedersinizki İspanya'nın yerinde biz varız.
Güney Afrika için onlardan daha emin konuşuyoruz.
Bosna Hersek ile yerlerimiz değiştirelim ve öyle bakalım biraz.
Rakibimiz Türkiye'ye gelecek.
Rakibimiz karşısında puan eşitliği durumunda +10 averaj öndeyiz.
Bunun üstüne 4 puan da öndeyiz.
Her şey lokum gibi gözüküyor.
Bosna Hersek Teknik Direktörü Miroslav Blazic'in de iddialı açıklamalarını
duyuyorsunuz.
'Şaka yapıyor' dersiniz.
Beraberlik bile Bosna'ya yarıyor.
İşte bu kadar imkansızlıklarla dolu bir grubun içindeyiz.
Estonya ve Belçika'ya hediye edilen puanların karşımızda ördüğü duvar.
Olay şimdi Turkcell'in reklamındaki durum değil.
Dünya büyükse, biz de büyüğüz; tamam da büyükler bu kadar basit hata
yapmazlar...
Grup liderine bakınca anlıyorsunuz zaten.
Fatih Terim'in 'gazlama' usulü ile hayati karşılaşmaya 70 milyon hazır;
Bosna'da hazır.
Euro 2008 gruplarında Norveç'le oynadığımız müsabakanın bir benzeri de bu.
Umarım her şey terse döner, 'gaz'ımız kesilmez de; Güney Afrika'da Milli
Takımımız'ı görmek bize nasip olur.
Ay yıldızlılar kadar biz de çarşamba günü çok terleyeceğiz gibi.
YA DÖRT AYAK, YA TEPETAKLAK...
Estonya maçının en dikkat çeken üç ismiydi; Emre, Tuncay ve Arda.
Henüz hazır olmayan Hamit Altıntop, forvette henüz acemi kabul
edilebilecek Sercan Yıldırım, sahada dolaşan Kazım...
Sakatlık belasından bir türlü kurtulamadığımız maçta ön plana bu oyuncular
çıktı.
Çıkmalıydı da.
Estonya kadar sert savunma yapmayan; ama ofansif olarak da Estonya kadar
cılız kalmayan Bosna Hersek.
Daha fazla mücadele ve efor sarfetmek farz.
Dalgalı kur gibi futbol oynayan Millilerimiz için ise en büyük handikap bu!
Ne yapar bilemiyorsunuz.
Kadir Has Stadı'nda Estonya'dan yenilen iki gol pek hoş değil.
Ortaya konan mücadele takdire şayan.
Seviye olarak 2-3 mertebe daha zor bir Bosna karşısında aynı tempo gelir mi'
Bosna Hersek buna izin verir mi'
Emre, Tuncay ve Arda her zamanki temposunu yakalabilir mi'
Gerilimin üst düzey olacağı maçta, bu durum kime negatif yansır bilinmez.
Fakat sonuç lehimize olursa da, anahtar hala Bosna Hersek'te olacak.
Mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz.
İspanya'dan da bir kıyak bekleyeceğiz.
Ya dört ayak üstüne düşeceğiz, ya da tepetaklak...
Umutlar büyük.
Hedef Güney Afrika 2010.
Kaldı 3 maç.
4 puan da gerideyiz.
Zannedersinizki İspanya'nın yerinde biz varız.
Güney Afrika için onlardan daha emin konuşuyoruz.
Bosna Hersek ile yerlerimiz değiştirelim ve öyle bakalım biraz.
Rakibimiz Türkiye'ye gelecek.
Rakibimiz karşısında puan eşitliği durumunda +10 averaj öndeyiz.
Bunun üstüne 4 puan da öndeyiz.
Her şey lokum gibi gözüküyor.
Bosna Hersek Teknik Direktörü Miroslav Blazic'in de iddialı açıklamalarını
duyuyorsunuz.
'Şaka yapıyor' dersiniz.
Beraberlik bile Bosna'ya yarıyor.
İşte bu kadar imkansızlıklarla dolu bir grubun içindeyiz.
Estonya ve Belçika'ya hediye edilen puanların karşımızda ördüğü duvar.
Olay şimdi Turkcell'in reklamındaki durum değil.
Dünya büyükse, biz de büyüğüz; tamam da büyükler bu kadar basit hata
yapmazlar...
Grup liderine bakınca anlıyorsunuz zaten.
Fatih Terim'in 'gazlama' usulü ile hayati karşılaşmaya 70 milyon hazır;
Bosna'da hazır.
Euro 2008 gruplarında Norveç'le oynadığımız müsabakanın bir benzeri de bu.
Umarım her şey terse döner, 'gaz'ımız kesilmez de; Güney Afrika'da Milli
Takımımız'ı görmek bize nasip olur.
Ay yıldızlılar kadar biz de çarşamba günü çok terleyeceğiz gibi.
YA DÖRT AYAK, YA TEPETAKLAK...
Estonya maçının en dikkat çeken üç ismiydi; Emre, Tuncay ve Arda.
Henüz hazır olmayan Hamit Altıntop, forvette henüz acemi kabul
edilebilecek Sercan Yıldırım, sahada dolaşan Kazım...
Sakatlık belasından bir türlü kurtulamadığımız maçta ön plana bu oyuncular
çıktı.
Çıkmalıydı da.
Estonya kadar sert savunma yapmayan; ama ofansif olarak da Estonya kadar
cılız kalmayan Bosna Hersek.
Daha fazla mücadele ve efor sarfetmek farz.
Dalgalı kur gibi futbol oynayan Millilerimiz için ise en büyük handikap bu!
Ne yapar bilemiyorsunuz.
Kadir Has Stadı'nda Estonya'dan yenilen iki gol pek hoş değil.
Ortaya konan mücadele takdire şayan.
Seviye olarak 2-3 mertebe daha zor bir Bosna karşısında aynı tempo gelir mi'
Bosna Hersek buna izin verir mi'
Emre, Tuncay ve Arda her zamanki temposunu yakalabilir mi'
Gerilimin üst düzey olacağı maçta, bu durum kime negatif yansır bilinmez.
Fakat sonuç lehimize olursa da, anahtar hala Bosna Hersek'te olacak.
Mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz.
İspanya'dan da bir kıyak bekleyeceğiz.
Ya dört ayak üstüne düşeceğiz, ya da tepetaklak...











