Arda, finalin Fenerbahçe'nin Stadı'nda oynanacak olmasıyla ilgili olarak "Keşke herkes bizi destekleseydi. Fenerbahçeliler, Beşiktaşlılar... Final Fenerbahçe Stadı'nda diye insanların kalbine inecekti. Bu kadar sıkıntı ve korku vermeye gerek yoktu. Bizim için önemli olan Türkiye'nin başarılı olması. Taraftarımızdan özür diliyoruz" dedi. Söylediklerinde yüzde 100 haklı da, peki neden Türkiye'de insanlar bu noktaya geldi' Neden Avrupa'da kendi takımları dışında kimsenin başarılı olmasını istemezler' Avrupa'da alınan farklı mağlubiyetler, insanları üzeceğine; rakip takım taraftarlarını sevince boğuyor' Bunun adı ezeli rekabet mi' Ebedi düşmanlık mı' İşin geldiği son noktadır bu! Ezeli rekabetten geriye kalan sadece takımların asil renkleridir. Geriye kalan ise, üç büyük takım yöneticilerinin son 10-15 senelik içerisinde attıkları tohumların karşılığıdır. Arda doğru söylüyor da, öncelikle bir başkanına doğru dönsün bakalım. Adnan Polat'ın neler yaptığına baksın' Diğerleri de sütten çıkmış ak kaşık değil tabiki! Aziz Yıldırım ve ekibinin de ezeli rekabete gölge düşürecek hareketleri var. Yaptıklarını tek tek yazmaya kalksam, ayrı bir inceleme konusu olur. Arda'nın dediği dönem, 15 sene öncesinde kaldı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Takımlarımız Avrupa'da boy gösterme çabası içine girerken, rakipleri ise yenilse de dalgamıza bakalım modunda olacak. İmam ile cemaat ilişkisi böyle bir sonuç doğuruyor. Adnan Polat ile Aziz Yıldırım'ın birbirlerini karalayıcı en ufak basın açıklaması, taraftara büyük bir kriz şeklinde yansıyor. O yüzden, Avrupa'da ülkemizi temsil edecek ekiplerimiz, arkasında sadece o renklere gönül verenleri bulacak. Gerisi mi' Çoktan ava yatmış, rakibinin nakavt olmasını bekleyecek.
STAJYER BİLE SAYILMAZ
Stajyer 2 dedim ama Bülent stajyer bile değil daha! Henüz öğrenci... Hala içinde futbolculuk dönemindeki ruhu taşıyor. Oyuna soktuğu oyuncuların, kendisi gibi mücadele edeceğini bekliyor. Hala da bekliyordur. Teknik direktörlüğün nasıl bir şey olduğunu görüyor. Hele ki Galatasaray gibi bir camiada. Futbol oynarken iki mücadele edersin, formanı ter içinde bırakırsın, yenilsen de alkışlanan sen olursun. Peki ya şimdi' Topun ağzındaki isim oldun. Ortası yok bu işin. Ya vezir, ya rezil. UEFA dönemindeki Fatih Terim'in daha sonra Galatasaray'dan nasıl gönderildiğini hepimiz biliyoruz. Adnan Polat ve yönetimi, gerekse UEFA'da; gerekse de ligde kendilerine kılıf buldular. Skibbe ile bunlar yaşansa, koltukları dibinden sallanırdı; fakat şimdi kendi evladımızı getirdik, eksikler vardı, Lincoln'ün keyfi yerinde değildi, cart curt... Stajyer diye gönderilen Michael Skibbe'ye bakın, bir de Bülent'e. Hangisi stajyer' Kolay mıymış yıldızlarla uğraşmak. Lincoln'ün yaptığı trajikomik hareketler ortada. Basına ne cevap vereceğini bile bilmiyorsun. Anlayacağınız, Galatasaray'ın son yıllarda kurduğu en iyi kadroyu; yönetim kendi elleriyle yakmaya devam ediyor. Elde kaldı sadece Süper Lig. Elde var sadece Bülent Korkmaz. Takımın önemli çarkı Lincoln elde yok. Stajyer Skibbe ile şov yapan Brezilyalı yıldız, öğrenci Bülent ile hayata küstü. Sezonun sonunda olacaklar ise açık. Şampiyon olamadığı takdirde Bülent gider. O Bülent bir daha da kendisine gelemez.
FENERBAHÇE ZEKAT VERİYOR
O kadar kötü giden bir sezonda, hala zirve yarışı kovalayan bir Fenerbahçe görmek gerçeketen çok ilginç. Sivasspor, Trabzonspor ve Galatasaray adeta kuyuya düşecek bir takımın elinden tutuyorlar. Luis Aragones'li Fenerbahçe ise puanları zekat olarak dağıtmaya devam ediyor. Fenerbahçe yönetimi ise artık Samandıra'ya kamp kurma kararı alıyor. Fenerbahçe'nin ligde 1-0'dan puan kaybettiği çok az maç vardır da, futbolcular 60 dakikalık halı saha maçı yaptığını düşündüğü için son yarım saat çimlerde piknik havasında. Aragones'in karşılaşma anında ve basın toplantılarındaki rahat havası da ayrı bir muamma. Ama yine de dört ayak üstüne düşmeye devam ediyorlar. Bu hafta da Beşiktaş'ın hayırlı evlatları sayesinde iddialarını sürdürdüler. Giderek zor bir fikstürün içine giren sarı lacivertli taraftarlar bu duruma sevinmeli mi bilemiyorum. Zor maçlarda iyi sonuç alan Fenerbahçe'nin bu dönemeçten çıkıp çıkamayacağını göreceğiz. Görünen köy pek de kılavuz istemiyor ama zekat vermeye devam edecekler gibi gözüküyor.
DENİZLİ'NİN 26. HAFTASI
Mustafa Denizli 26. hafta lider olacağını haftalar öncesinde ilan etmişti. Sivasspor karşısında bunu belki ertelediler, belki de ele geçmeyecek bir şansı kaçırdılar. İkinci yarıdan itibaren, istediklerini alabilen tek takım Beşiktaş. Sergiledikleri futbol da ortada. Son haftaların yaklaştığı ateşli bir dönemde, Beşiktaş'ın çabuk savrulabilecek bir takım olduğunu düşünürsek; en ufak bir yoldan sapmanın sonunda Kara Kartallar'ı sıralamada farklı yerlerde de görebiliriz. Trabzonspor'un ilk yarıdaki puanlarını ikinci yarıda kaybetmek için topladığını, Sivasspor'un ise zirvenin sıcaklığına dayanıp dayanamayacağının pamuk ipliğine bağlı olduğunu, Fenerbahçe ile Galatasaray'ın kendi kendilerine eğlendiğini düşünecek olursak; Beşiktaş şampiyonluk yolunda en ciddi aday olarak göze çarpıyor.
STAJYER BİLE SAYILMAZ
Stajyer 2 dedim ama Bülent stajyer bile değil daha! Henüz öğrenci... Hala içinde futbolculuk dönemindeki ruhu taşıyor. Oyuna soktuğu oyuncuların, kendisi gibi mücadele edeceğini bekliyor. Hala da bekliyordur. Teknik direktörlüğün nasıl bir şey olduğunu görüyor. Hele ki Galatasaray gibi bir camiada. Futbol oynarken iki mücadele edersin, formanı ter içinde bırakırsın, yenilsen de alkışlanan sen olursun. Peki ya şimdi' Topun ağzındaki isim oldun. Ortası yok bu işin. Ya vezir, ya rezil. UEFA dönemindeki Fatih Terim'in daha sonra Galatasaray'dan nasıl gönderildiğini hepimiz biliyoruz. Adnan Polat ve yönetimi, gerekse UEFA'da; gerekse de ligde kendilerine kılıf buldular. Skibbe ile bunlar yaşansa, koltukları dibinden sallanırdı; fakat şimdi kendi evladımızı getirdik, eksikler vardı, Lincoln'ün keyfi yerinde değildi, cart curt... Stajyer diye gönderilen Michael Skibbe'ye bakın, bir de Bülent'e. Hangisi stajyer' Kolay mıymış yıldızlarla uğraşmak. Lincoln'ün yaptığı trajikomik hareketler ortada. Basına ne cevap vereceğini bile bilmiyorsun. Anlayacağınız, Galatasaray'ın son yıllarda kurduğu en iyi kadroyu; yönetim kendi elleriyle yakmaya devam ediyor. Elde kaldı sadece Süper Lig. Elde var sadece Bülent Korkmaz. Takımın önemli çarkı Lincoln elde yok. Stajyer Skibbe ile şov yapan Brezilyalı yıldız, öğrenci Bülent ile hayata küstü. Sezonun sonunda olacaklar ise açık. Şampiyon olamadığı takdirde Bülent gider. O Bülent bir daha da kendisine gelemez.
FENERBAHÇE ZEKAT VERİYOR
O kadar kötü giden bir sezonda, hala zirve yarışı kovalayan bir Fenerbahçe görmek gerçeketen çok ilginç. Sivasspor, Trabzonspor ve Galatasaray adeta kuyuya düşecek bir takımın elinden tutuyorlar. Luis Aragones'li Fenerbahçe ise puanları zekat olarak dağıtmaya devam ediyor. Fenerbahçe yönetimi ise artık Samandıra'ya kamp kurma kararı alıyor. Fenerbahçe'nin ligde 1-0'dan puan kaybettiği çok az maç vardır da, futbolcular 60 dakikalık halı saha maçı yaptığını düşündüğü için son yarım saat çimlerde piknik havasında. Aragones'in karşılaşma anında ve basın toplantılarındaki rahat havası da ayrı bir muamma. Ama yine de dört ayak üstüne düşmeye devam ediyorlar. Bu hafta da Beşiktaş'ın hayırlı evlatları sayesinde iddialarını sürdürdüler. Giderek zor bir fikstürün içine giren sarı lacivertli taraftarlar bu duruma sevinmeli mi bilemiyorum. Zor maçlarda iyi sonuç alan Fenerbahçe'nin bu dönemeçten çıkıp çıkamayacağını göreceğiz. Görünen köy pek de kılavuz istemiyor ama zekat vermeye devam edecekler gibi gözüküyor.
DENİZLİ'NİN 26. HAFTASI
Mustafa Denizli 26. hafta lider olacağını haftalar öncesinde ilan etmişti. Sivasspor karşısında bunu belki ertelediler, belki de ele geçmeyecek bir şansı kaçırdılar. İkinci yarıdan itibaren, istediklerini alabilen tek takım Beşiktaş. Sergiledikleri futbol da ortada. Son haftaların yaklaştığı ateşli bir dönemde, Beşiktaş'ın çabuk savrulabilecek bir takım olduğunu düşünürsek; en ufak bir yoldan sapmanın sonunda Kara Kartallar'ı sıralamada farklı yerlerde de görebiliriz. Trabzonspor'un ilk yarıdaki puanlarını ikinci yarıda kaybetmek için topladığını, Sivasspor'un ise zirvenin sıcaklığına dayanıp dayanamayacağının pamuk ipliğine bağlı olduğunu, Fenerbahçe ile Galatasaray'ın kendi kendilerine eğlendiğini düşünecek olursak; Beşiktaş şampiyonluk yolunda en ciddi aday olarak göze çarpıyor.











