Futbol fena halde haya... Yok hayır, bu artık sıkıntı veren cümleyle başlamayacağım yazıma. Bu (tamam gayet yerinde bir tespit olsa da) ve benzeri cümleleri kullanarak futbolu genelleştirmek, kalabalıklara mal etmek ve hayatın bir bütününe yaymak kadar; oyunun aslında ne kadar küçük ve 3 kişiyle oynanabileceği gerçeğine de vurgu yapmak gerekiyor. 15 milyon nüfuslu İstanbul'un takımları da aynı kuralla oynuyor bu oyunu, 100 binden biraz fazla nüfuslu Tavşanlı ilçesi de, hatta “İki Dil Bir Bavul”da izlediğimiz gibi Urfa'nın hepsi akraba ailelerin yaşadığı minicik köyündeki okulun bahçesinde, kızlı erkekli çocuklar da… Bu arada ben ne demiştim az önce, Tavşanlı mı? O zaman gelin Kütahya'ya doğru bir yolculuğa çıkalım.
Çok tavşan varmış o yüzden Tavşanlı olmuş…
Tavşanlı Belediyesi'nden aldığım yetkiye dayanarak, bu ilçenin isminin kaynağının bizzat çağrışımıyla aynı olduğunu öğrendim. “Bugs Bunny” ile büyümüş nesillerin sempatisini kazanan tavşan hayvanının, Evliya Çelebi ve ünlü gezgin Charles Texier'e göre ilçede bolca bulunmasından dolayı yörenin ismine Tavşanlı denilmiş. Kütahya'nın profesyonel liglerdeki tek temsilcisi olan ve açık adı ile “Türkiye Kömür İşletmeleri Tavşanlı Linyitspor” da bu ilçenin medar-ı iftiharı durumunda.

Kulübün gözlerini açışı, devlet eli ile olmuş;
“Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumuna (T.K.İ.) bağlı olan Garp Linyitleri İşletmesinde (G.L.İ.) çalışan Memur ve İşçiler ile eş ve çocuklarının spor faaliyetlerinde bulunması amacı ile 1943 yılında kurulmuş, 3530 sayılı Beden Terbiyesi Kanunu ve Derneklern Kanununun ilgili hükümlerine istinaden 16 Mayıs 1945 tarihinde “G.L.İ. Gençlik Kulübü” adı altında sportif faaliyetlerine başlamıştır.”
Bu aşamadan sonra devam eden süreç, Futbol Extra dergisinin Temmuz sayısında yazdığım Malaga gibi, sürekli bir isim sirkülasyonu içinde geçmiş. Önce G.L.İ. Linyitspor Gençlik Kulübü, ardından G.L.İ. Tavşanlı Linyitspor Kulübü, ondan sonrasında T.K.İ. Tavşanlı Linyit Spor Kulübü, yetmemiş Tavşanlı Belediyesi T.K.İ. Linyitspor ve nihayetinde 2009 yılında T.K.İ Tavşanlı Linyitspor…
Kırmızısı şehitlerden, siyahı kömürden
Brian Clough'un Nottingham Forest'ı ikinci lig son sıralardan alıp, Premier Lig şampiyonluğuna yükselttiği efsaneyi anlata anlata bitiremezken, Mustafa Reşit Akçay'ın 2. Lig'den alarak Süper Lig'in kapısına kadar getirdiği Tavşanlı esasen adından anlaşılacağı üzere bir nevi kömür işçilerinin takımı. Zaten renklerindeki kırmızıyı şehitlerin kanından almalarının yanı sıra siyahını da işçilerin alın terinin damladığı kömür renginden almaları bunun bir başka işareti. Kömür işçilerini tanırsınız, hani şu 1955-2009 yılları arasında yaşanan kazalarda ölen 2 bin 687 ve yaralanan 326 bin 321 kişi ile aynı mesleği yapan, ortalama ayda 900 lira maaş alırken (can güvenliğinin sıfır olması da cabası, ha pardon bu ülkede “Takdir-i İlahi” vardı değil mi!?) devlete günde 1770 lira kazandıran işçiler. Aslında Tavşanlı Linyitspor renklerindeki kırmızıyı da grizu patlamalarında hayatını kaybeden maden, kömür işçisi şehitlerinden alsa daha anlamlı olabilirmiş.

“Ele gelmiyorsa sevdiğimiz, eldekini seveceğiz”
Bahsettiğimiz bu takım, 2008 yılında 3. Lig'de mücadele ederken hepimizin heyecanla takip ettiği Bank Asya 1. Lig'in geçen sezonu ve play-off dönemlerinde Süper Lig'in kapısından döndü. Play-off'ta Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne elenmelerine rağmen kimsenin adını bile bilmediği, haritada göster deseler zorlanabileceği Tavşanlı, bir futbol devrimini gerçekleştirmenin sevinci içerisindeydi. Bu devrimin lideri ise kuşkusuz Mustafa Reşit Akçay idi. Akçay, futbol dilencileri için bulunmaz ancak değeri bilinmez bir kıymet. Şu anda memleketinin takımı 1461 Trabzonspor'un hocası olan, Tavşanlı taraftarlarının “Filozof Mustafa” adını taktığı Akçay, gerek dış görünüşü gerekse maç sonrası yaptığı açıklamalar ile herkesi kendisine hayran bırakıyor. İtalyan kesim takım elbiseler, enteresan bağlanan kaşkoller ya da bilumum parıltılı gömleklerin aksine eşofmanı ve uzun saç, sakalları ile bir nevi Türk Karl Marx'ı görüntüsü çizen Akçay bu durumu için; “Bu ülkede dış görünüşe haddinden fazla değer veriliyor. Bu yüzden de bu duruma karşı anarşist bir tavır koyarak saçlarımı sakallarımı kesmiyorum” cevabını veriyor. Beraberlik ile sonuçlanan bir maç sonrası “Ele gelmiyorsa sevdiğimiz, eldekini seveceğiz “ vecizesini söylerken ve ardından bir sosyologun ağzından dökülse yadırgamayacağız ancak “hakem-şanssız gol-önümüzdeki maçlar” triosu dışında kelime haznesi olmayan hocalara alışan bizler için çok fazla gelen açıklamaları ile Akçay, saygı duyulması ve Yılmaz Vural, Hikmet Karaman gibi pop figürlerinin yanında bambaşka bir yere koyulmasa gereken bir isim.
Kıyıdan, köşeden, minareden düş de gel
Tavşanlı Linyitspor sadece eski hocası ya da 3 yılda geldiği nokta ile değil, taraftar gruplarıyla da çok ilginç bir ekip. Takımın iki büyük taraftar grubu mevcut: Neşter ve Murat Gazi. Özellikle Neşter grubu, gerek münferit gerekse toplu halde gerçekleştirdikleri olaylar ile herkesin sempatisini kazandılar. Bunlara örnek olarak iki hadise halen canlılığını koruyor.
2010 yılında Neşter grubu, sosyal paylaşım sitelerinde takımın yabancı oyuncular transfer ettiğini ve bunların denenmeye alındığını içeren bir haber yayınladılar. Ancak bu haber tamamıyla uydurma ve eğlence amaçlıydı. Zaten seçilen futbolcu isimleri de bölgenin yöresel ağzından esinlenerek yaratılmıştı; “Alman Otumagen (Oturmaya gelin), Senegalli De Ura (Ta orada), Nijeryalı Ge Bureye (Gel buraya), İsveçli Gelirössen (Gelir umarım), Ganalı Nerde Hana (Nerede, hani?), Fildişi Sahili'nden Aha Be (İşte böyle), İsrailli Gelmemyon (Gelmiyor musun?), Sırbistanlı Sası (Küf ve çürük gibi kokan), Japon Mataramasuko (Matarama su koy).” İşin ilginç tarafı, birçok Tavşanlı taraftarının bunu gerçek zannedip, tesislere gitmesiydi.
İkinci olay ise, yine Neşter grubundan tribün lideri Macit Yıldırım'ın 6 ay statlardan men cezası almasının ardından, aşık olduğu renkleri seyredebilmek adına stat yakınındaki bir cami minaresine çıkarak mücadeleyi oradan seyretmesi oldu.
Ternana'mız da var artık
Tavşanlı Linyitspor gerek -benim gözümde- emekçinin takımı olması, gerek Türk futboluna Mehmet Akyüz gibi bir isim kazandırması, gerekse de küçük dünyalarında büyük umutlar taşıması açısından çok önemli bir değer. Son cümlemizde de Türkiye liglerinin Livorno'su Adana Demirspor, Liverpool'u Kardemir Karabükspor, Marsilya'sı Zonguldakspor'un yanına bir de İtalyan ekibi Ternana'nın Türkiye şubesi Tavşanlı Linyitspor'u ekleyerek kare ası tamamlamış olalım.
Çok tavşan varmış o yüzden Tavşanlı olmuş…
Tavşanlı Belediyesi'nden aldığım yetkiye dayanarak, bu ilçenin isminin kaynağının bizzat çağrışımıyla aynı olduğunu öğrendim. “Bugs Bunny” ile büyümüş nesillerin sempatisini kazanan tavşan hayvanının, Evliya Çelebi ve ünlü gezgin Charles Texier'e göre ilçede bolca bulunmasından dolayı yörenin ismine Tavşanlı denilmiş. Kütahya'nın profesyonel liglerdeki tek temsilcisi olan ve açık adı ile “Türkiye Kömür İşletmeleri Tavşanlı Linyitspor” da bu ilçenin medar-ı iftiharı durumunda.

Kulübün gözlerini açışı, devlet eli ile olmuş;
“Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumuna (T.K.İ.) bağlı olan Garp Linyitleri İşletmesinde (G.L.İ.) çalışan Memur ve İşçiler ile eş ve çocuklarının spor faaliyetlerinde bulunması amacı ile 1943 yılında kurulmuş, 3530 sayılı Beden Terbiyesi Kanunu ve Derneklern Kanununun ilgili hükümlerine istinaden 16 Mayıs 1945 tarihinde “G.L.İ. Gençlik Kulübü” adı altında sportif faaliyetlerine başlamıştır.”
Bu aşamadan sonra devam eden süreç, Futbol Extra dergisinin Temmuz sayısında yazdığım Malaga gibi, sürekli bir isim sirkülasyonu içinde geçmiş. Önce G.L.İ. Linyitspor Gençlik Kulübü, ardından G.L.İ. Tavşanlı Linyitspor Kulübü, ondan sonrasında T.K.İ. Tavşanlı Linyit Spor Kulübü, yetmemiş Tavşanlı Belediyesi T.K.İ. Linyitspor ve nihayetinde 2009 yılında T.K.İ Tavşanlı Linyitspor…
Kırmızısı şehitlerden, siyahı kömürden
Brian Clough'un Nottingham Forest'ı ikinci lig son sıralardan alıp, Premier Lig şampiyonluğuna yükselttiği efsaneyi anlata anlata bitiremezken, Mustafa Reşit Akçay'ın 2. Lig'den alarak Süper Lig'in kapısına kadar getirdiği Tavşanlı esasen adından anlaşılacağı üzere bir nevi kömür işçilerinin takımı. Zaten renklerindeki kırmızıyı şehitlerin kanından almalarının yanı sıra siyahını da işçilerin alın terinin damladığı kömür renginden almaları bunun bir başka işareti. Kömür işçilerini tanırsınız, hani şu 1955-2009 yılları arasında yaşanan kazalarda ölen 2 bin 687 ve yaralanan 326 bin 321 kişi ile aynı mesleği yapan, ortalama ayda 900 lira maaş alırken (can güvenliğinin sıfır olması da cabası, ha pardon bu ülkede “Takdir-i İlahi” vardı değil mi!?) devlete günde 1770 lira kazandıran işçiler. Aslında Tavşanlı Linyitspor renklerindeki kırmızıyı da grizu patlamalarında hayatını kaybeden maden, kömür işçisi şehitlerinden alsa daha anlamlı olabilirmiş.

“Ele gelmiyorsa sevdiğimiz, eldekini seveceğiz”
Bahsettiğimiz bu takım, 2008 yılında 3. Lig'de mücadele ederken hepimizin heyecanla takip ettiği Bank Asya 1. Lig'in geçen sezonu ve play-off dönemlerinde Süper Lig'in kapısından döndü. Play-off'ta Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne elenmelerine rağmen kimsenin adını bile bilmediği, haritada göster deseler zorlanabileceği Tavşanlı, bir futbol devrimini gerçekleştirmenin sevinci içerisindeydi. Bu devrimin lideri ise kuşkusuz Mustafa Reşit Akçay idi. Akçay, futbol dilencileri için bulunmaz ancak değeri bilinmez bir kıymet. Şu anda memleketinin takımı 1461 Trabzonspor'un hocası olan, Tavşanlı taraftarlarının “Filozof Mustafa” adını taktığı Akçay, gerek dış görünüşü gerekse maç sonrası yaptığı açıklamalar ile herkesi kendisine hayran bırakıyor. İtalyan kesim takım elbiseler, enteresan bağlanan kaşkoller ya da bilumum parıltılı gömleklerin aksine eşofmanı ve uzun saç, sakalları ile bir nevi Türk Karl Marx'ı görüntüsü çizen Akçay bu durumu için; “Bu ülkede dış görünüşe haddinden fazla değer veriliyor. Bu yüzden de bu duruma karşı anarşist bir tavır koyarak saçlarımı sakallarımı kesmiyorum” cevabını veriyor. Beraberlik ile sonuçlanan bir maç sonrası “Ele gelmiyorsa sevdiğimiz, eldekini seveceğiz “ vecizesini söylerken ve ardından bir sosyologun ağzından dökülse yadırgamayacağız ancak “hakem-şanssız gol-önümüzdeki maçlar” triosu dışında kelime haznesi olmayan hocalara alışan bizler için çok fazla gelen açıklamaları ile Akçay, saygı duyulması ve Yılmaz Vural, Hikmet Karaman gibi pop figürlerinin yanında bambaşka bir yere koyulmasa gereken bir isim.
Kıyıdan, köşeden, minareden düş de gelTavşanlı Linyitspor sadece eski hocası ya da 3 yılda geldiği nokta ile değil, taraftar gruplarıyla da çok ilginç bir ekip. Takımın iki büyük taraftar grubu mevcut: Neşter ve Murat Gazi. Özellikle Neşter grubu, gerek münferit gerekse toplu halde gerçekleştirdikleri olaylar ile herkesin sempatisini kazandılar. Bunlara örnek olarak iki hadise halen canlılığını koruyor.
2010 yılında Neşter grubu, sosyal paylaşım sitelerinde takımın yabancı oyuncular transfer ettiğini ve bunların denenmeye alındığını içeren bir haber yayınladılar. Ancak bu haber tamamıyla uydurma ve eğlence amaçlıydı. Zaten seçilen futbolcu isimleri de bölgenin yöresel ağzından esinlenerek yaratılmıştı; “Alman Otumagen (Oturmaya gelin), Senegalli De Ura (Ta orada), Nijeryalı Ge Bureye (Gel buraya), İsveçli Gelirössen (Gelir umarım), Ganalı Nerde Hana (Nerede, hani?), Fildişi Sahili'nden Aha Be (İşte böyle), İsrailli Gelmemyon (Gelmiyor musun?), Sırbistanlı Sası (Küf ve çürük gibi kokan), Japon Mataramasuko (Matarama su koy).” İşin ilginç tarafı, birçok Tavşanlı taraftarının bunu gerçek zannedip, tesislere gitmesiydi.
İkinci olay ise, yine Neşter grubundan tribün lideri Macit Yıldırım'ın 6 ay statlardan men cezası almasının ardından, aşık olduğu renkleri seyredebilmek adına stat yakınındaki bir cami minaresine çıkarak mücadeleyi oradan seyretmesi oldu.
Ternana'mız da var artık
Tavşanlı Linyitspor gerek -benim gözümde- emekçinin takımı olması, gerek Türk futboluna Mehmet Akyüz gibi bir isim kazandırması, gerekse de küçük dünyalarında büyük umutlar taşıması açısından çok önemli bir değer. Son cümlemizde de Türkiye liglerinin Livorno'su Adana Demirspor, Liverpool'u Kardemir Karabükspor, Marsilya'sı Zonguldakspor'un yanına bir de İtalyan ekibi Ternana'nın Türkiye şubesi Tavşanlı Linyitspor'u ekleyerek kare ası tamamlamış olalım.





















