Bazılarımıza, EURO 2008'deki unutulmaz dönüşlerimizi hatırlatmış olsa gerek Türkiye - Sırbistan maçı... Ancak o zaman karşılaştığımız takımların hiç biri Sırbistan'ın bu spordaki yeri kadar futbolda yer edinmemişti. Her bakımdan komple bir takımla karşılaştık. Bizim, turnuva boyunca avantajımız olan alan savunması, uzun ilk beş, başarıya açlık gibi her faktör ve bunun ilaçları aslında Sırplar'da mevcuttu. Nitekim de alan savunmamızı, göz göre göre aynı oyunlarla deldiler. Zaman zaman bizden de uzun ilk beş ile sahada yer aldılar. Bu sayede de yıldızımız Ersan potaya bile bakamadı. Şutları da bizden iyiydi. Serbest atışlarda, hiç finalist bir takıma yakışır performans sergileyemedik.
Ancak inadımıza karşı ne yapabilirlerdi? Maçta öyle basketler attılar ki, dünya üzerinde kaç takım o direnç kırıcı basketlere karşı koyabilirdi? Ender başta olmak üzere oyuncularımız, bu basketlere hep karşı koydu. Hep geri döndük. Kaçmaya çalıştılar ancak 8 sayılık psikolojik sayı farkını geçemediler.
Sonrası ise malum... Yine 12 Dev içinden biri çıktı ki o kişi Kerem Tunçeri idi, son darbeyi indiren isim oldu. Herkes Hidayet'e odaklanmışken kadro zenginliğimizi meyvesini bir kez daha aldık ve bu bize bileti getirdi.
Gelelim ABD maçına... Sırplar kadar komple olmayan bir takım ABD. Avrupa basketbolu karşısında, zaten "bir iki isim dışında" eksik olan basketbol zekaları, baskılı alan savunmasına bir türlü çare bulamıyor. Rahatça kazandıkları Litvanya maçında bile 32 kez alan savunmasına karşı hücum edip sadece 20 sayı attılar ve 5 top kaybı yaptılar. Sırplar bu savunmayı çözdü ancak ABD'den bu kadar akıllı bir oyun beklemiyorum. Onlar, atletik özellikleri ve özellikle hızlarıyla maçı koş koş oyununa çevirip yerleşemeyen savunmamıza rahat basketler atmaya çalışacaklar. Uzun beşimizin, bu tempo karşısında ne yapacağını göreceğiz. Set basketbolunda işimiz kolaylaşacak. Hızlı oyunda ise onların işi kolay hale gelecek.
Herkesin korkusu Kevin Durant... Bir oyuncuya teslim olacak takım değil Türkiye... Durant yine atacak muhtemelen ama ona destek gelmezse bir oyuncu ile hiç bir şey olmaz. Michael Jordan da Pippen olmadan zor şampiyon olurdu. Kobe de, Shaq, Gasol olmadan aynı şekilde... O yüzden başta Billups olmak üzere diğer oyuncular coşmasın. Durant ise tek başına bir yere kadar atacak zaten.
Ne İspanyol, ne Sırp ne de Yunan! Finalde Türkiye var ABD karşısında... Eğer bu noktaya gelmeyi yeterli görürlerse fark bile yeriz ama dün gördüğüm oyuncularda altın madalyaya uzanma inancı vardı. Sırbistan maçı da gösterdi ki oyunda olduğumuz sürece ABD, her türlü sona hazır olsun!
İki not: Ömer Aşık olayında, kurt hocaların zaman zaman yapabildiği "etik dışı" hareketlerden biri var ve karşılığında bir altın sayı kazandık. Ancak yıllar boyu bundan daha beter olaylar yüzünden Sırplar, Yunanlılar ve nice Avrupa ülkeleri, kulüpleri bizi yendi. Bu duygunun ne olduğunu şimdi de onlar yaşasın!
Maç hakemlerinin Avrupa'dan olmaması, maçın çok büyük bölümünün adalet içinde yönetilmesinde çok önemli bir faktördür!
Ancak inadımıza karşı ne yapabilirlerdi? Maçta öyle basketler attılar ki, dünya üzerinde kaç takım o direnç kırıcı basketlere karşı koyabilirdi? Ender başta olmak üzere oyuncularımız, bu basketlere hep karşı koydu. Hep geri döndük. Kaçmaya çalıştılar ancak 8 sayılık psikolojik sayı farkını geçemediler.
Sonrası ise malum... Yine 12 Dev içinden biri çıktı ki o kişi Kerem Tunçeri idi, son darbeyi indiren isim oldu. Herkes Hidayet'e odaklanmışken kadro zenginliğimizi meyvesini bir kez daha aldık ve bu bize bileti getirdi.
Gelelim ABD maçına... Sırplar kadar komple olmayan bir takım ABD. Avrupa basketbolu karşısında, zaten "bir iki isim dışında" eksik olan basketbol zekaları, baskılı alan savunmasına bir türlü çare bulamıyor. Rahatça kazandıkları Litvanya maçında bile 32 kez alan savunmasına karşı hücum edip sadece 20 sayı attılar ve 5 top kaybı yaptılar. Sırplar bu savunmayı çözdü ancak ABD'den bu kadar akıllı bir oyun beklemiyorum. Onlar, atletik özellikleri ve özellikle hızlarıyla maçı koş koş oyununa çevirip yerleşemeyen savunmamıza rahat basketler atmaya çalışacaklar. Uzun beşimizin, bu tempo karşısında ne yapacağını göreceğiz. Set basketbolunda işimiz kolaylaşacak. Hızlı oyunda ise onların işi kolay hale gelecek.
Herkesin korkusu Kevin Durant... Bir oyuncuya teslim olacak takım değil Türkiye... Durant yine atacak muhtemelen ama ona destek gelmezse bir oyuncu ile hiç bir şey olmaz. Michael Jordan da Pippen olmadan zor şampiyon olurdu. Kobe de, Shaq, Gasol olmadan aynı şekilde... O yüzden başta Billups olmak üzere diğer oyuncular coşmasın. Durant ise tek başına bir yere kadar atacak zaten.
Ne İspanyol, ne Sırp ne de Yunan! Finalde Türkiye var ABD karşısında... Eğer bu noktaya gelmeyi yeterli görürlerse fark bile yeriz ama dün gördüğüm oyuncularda altın madalyaya uzanma inancı vardı. Sırbistan maçı da gösterdi ki oyunda olduğumuz sürece ABD, her türlü sona hazır olsun!
İki not: Ömer Aşık olayında, kurt hocaların zaman zaman yapabildiği "etik dışı" hareketlerden biri var ve karşılığında bir altın sayı kazandık. Ancak yıllar boyu bundan daha beter olaylar yüzünden Sırplar, Yunanlılar ve nice Avrupa ülkeleri, kulüpleri bizi yendi. Bu duygunun ne olduğunu şimdi de onlar yaşasın!
Maç hakemlerinin Avrupa'dan olmaması, maçın çok büyük bölümünün adalet içinde yönetilmesinde çok önemli bir faktördür!





















