
İTÜ'deki panelde gürleyen; Aziz Yıldırım 3. sınıf vatandaştır... Şaşırmayın ve yazıyı dikkatle okuyun! Bu ülkede vatandaşlar 3 sınıfa ayrılıyor 1. Sınıf: Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen, pısırıklar 2. Sınıf: Birinin ya da birilerinin güdümüne giren, evet efendimciler 3. Sınıf: Haksızlıklarla mücadele eden, değişim isteyen, dik başlılar Aziz Yıldırım 3. sınıfa giriyor. Ona 3. Sınıf vatandaş demem bu yüzden. Çünkü böyle adamların sayısı Türkiye'de az! Kendimi de aynı kategoride gördüğüm için rahatlıkla 3. sınıf vatandaş olmayı kabul ediyor ve biliyorum ki; Her şeyin kıymeti nedretindedir. Yani; kıymet az sayıda oluştadır. Ama sayısal azınlık 'doğru düşünce de olsa' işleri düzeltmeye yetmiyor!
Aziz Yıldırım nereye koşuyor'Son zamanlarda Aziz Yıldırım'ı dikkatle izliyorum. Değerlerini izlediğim gibi... Fenerbahçe Başkanı önceki Başkanlardan Ali Şen gibi; 'Ben Fenerbahçe'nin menfaatlerini korumak için başkan oldum. Fenerbahçe uğruna yapacağım her şey düzene de adaba da aykırı olsa yaparım!' demiyor. Aziz Yıldırım Türk futbolundaki çarpıklığı düzeltmek için dik duruyor. Bu diklik de kimsenin işine gelmiyor. Fenerbahçeli medya bile Aziz Yıldırım'ın bu tavrından mutlu değil! Durmadan onu eleştiriyor. Çünkü Aziz Başkan medyaya taviz vermiyor. Gelelim maddelere: Aziz Yıldırım'ı anlamak için önce Aziz Yıldırım'ın iyileri ve kötüleri nelerdir bir bakalım. Önce kötüleri; a) Aziz Bey çok etki altında kalan bir insandı... Dı diyorum ama bugün öyle değil. Eskiden kendine hasbel kader seçtiği 'akıl hocalarının' etkisinde kalıp hata yapıyordu. b) Aziz Bey zengin bir adam. Paranın olduğu yerde güç on misline çıktığı için hükümrandı. Parayı güç olarak çok kullandı. c) Aziz Bey kızdığı zaman hakarete varan tehditlerle kendini ifade ediyordu. Bunlar Aziz Yıldırım'ı çoğu zaman zor durumlara düşürdü. Şimdi de iyileri; a) Aziz Bey Fenerbahçe camiasını toparladı, grupları çözdü, çatlak sesleri kıstı. Kaynayan kazan artık lezzetli kazana döndü. b) Aziz Bey Fenerbahçe için şimdiye kadar kimselerin başaramadığı bir tesis atağına kalktı ve Fenerbahçe onun zamanında en büyük imkanlara kavuştu. Fenerbahçe bugün tesis zengini ve geleceğine güvenle bakıyor. c) Aziz Bey Fenerbahçe'de hiç alışılmamış bir anlayışı hayata geçirdi. İstikrar! Futbol takımında ve teknik kadroda devamlılık ilkesini oturtmaya çalıştı. Eskiden Fenerbahçe'de her an her şey değişir, her sene onlarca futbolcu alınır ve antrenör kıyımı yaşanırdı. Bugün belli bir düzen geldi. Daum'da ısrar edişinin bile temelinde bu görüş yatar. d) Aziz Bey verdiği söze sadık bir kişi. Hele kulüplerarası ortak görüşlerde ve UEFA Kriterlerine uyum aşamasında dediklerini ve denenleri yapmak isteyen ciddi bir insan. O yüzden toplantılarda alınan kararların dışına çıkanların toplantılarına bile katılmıyor. Çünkü orada da açık konuşacak ve tek kalacak! e) Aziz Bey medya ile de ilişkilerini askıya aldı. Genelde olduğu gibi medyada 'kurşun asker' bulundurmuyor. Haber ve reyting uğruna adam kullanmıyor. O yüzden %80'i Fenerbahçeli olan medya bile Aziz Yıldırım'a sırtını döndü. Çünkü benim medyam 'gazeteci kollayan', 'gazeteciye istediğini yazdıran' başkan ve yöneticileri sever ve onların dümen suyuna girmekten de hiç çekinmez! Aziz Başkan bunları da aştı. f) Aziz Bey'in yakın çevresi onun halk ağzıyla konuştuğunu söyler, kelimelerini argo kullanır derler ancak Aziz Bey statlardan küfürü önlemek için de büyük çaba içinde. Şahsına ve başkasının şahsına edilen küfürleri önlemek için büyük gayret sarfediyor, onun için de her vesileyle tavrını koyuyor ve şiddetli çıkışlar yapıyor. Anlamak isteyenler anlıyor, işine gelmeyenler Aziz Bey'e bir zamanlar 'yaptığı hatalardan' dolayı kulp takıyor. Oysa her şeyin bir sonu olmalıdır. Aziz Başkan 'gelin birlik olalım' sorunları çözelim dedikçe ve bu çözüm uzadıkça daha da dikleniyor. Bunlar olumlu davranışlar ama tek kaldığı için şimşekleri üzerine çekiyor. g) Aziz Bey 'yanlışların düzeltilmesi için' fikrini ve tavrını açık açık ortaya koyuyor. Örneğin. Stat terörünün önlenmesi için' Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, İstanbul Valisi, İstanbul Emniyet Müdürü ve Kulüpler Birliği üyeleri ile yapılan toplantılardan sonra alınan kararlara uymayanlara 'açık tavır koymaktan' kendini alamıyor. 'Niye o toplantılarda söz verdiniz, niye uygulamıyorsunuz' diye kızıyor. Birlik istiyor. Davranışlarda ve sözlerde istikrar arıyor. Bu yüzden Futbol Federasyonu Başkanı Levent Bıçakçı'nın üç büyük kulübün başkanları ile yaptığı toplantıya katılmıyor. Bu protestonun altında 'biz bir bütünüz diğer kulüpleri de çağırın' ve 'biz zaten toplandık kararı aldık uygulanmadı' demek istercesine başka bir toplantıya katılmak gereği duymuyor. Bunlar tutarlı insan davranışları. Bir başka deyimle 'dik başlı' bir davranış ama bizim toplumumuzda para etmiyor, düşman kazanıyorsunuz. h) Aziz Bey son Beşiktaş maçında yenilgi üzerine 'Beşiktaş'ı kutlarım' diyebiliyor. Hakeme, seyirciye, hocasına kabahat bulmuyor. Bunlar güzel davranışlar. Böyle bir insanı geçmişe dönüp eleştirmek pek akılcı değil. Ancak burada Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın'ı da görmezden gelmemeli o da 6-0'lık Fenerbahçe mağlubiyetinden sonra FB Başkanı Aziz Yıldırım'ın elini sıkmış ve herkesten tenkit almıştı. Bugün Aziz Yıldırım aynı centilmenliği sürdürme gayreti içinde. Her ikisini de kutluyorum. i) Aziz Bey, devlet taraftarınıza 'bedava bilet vermeyin' dediği için bu uygulamayı acımasızca sürdürüyor, hatta bunu şöyle dile getiriyor: 'Devlet taraftarınıza bedava bilet vermeyin dedi, biz hapse gireriz diye korktuk, onlar korkmuyor herhalde.' Bu deyiş yasalara hep beraber uyalım demek anlamına geliyor. Aziz Yıldırım'ı destekliyorum. Sorunlarla mücadele tek başına yapılmaz. Alınan kararlara herkesin uyması gerek. Aziz Bey tek kalıyor ve açık açık da düzene karşı dikleniyor. Kutluyorum ve aynı görüşü paylaşıyorum. Dik başlı olmak başarmak için gereklidir. Aziz Bey'in çok zorlandığından eminim ama hiç üzülmesin onun gibi düşünenler çok, Ben de bu grubun ön saflarında mücadeleye hazırım. Artık Türk insanı da lafı bırakıp düzgün yaşam koşullarına kavuşmalı. Yalakalık, evet efendimcilik, bir yolunu bulup sıyrılmak, amacını aşan laflar ederek reyting almak, adam karalamak, gerçeklerden uzaklaşıp taraftarlık yapmak devri artık bitmelidir. Devam Aziz Başkan. 3. sınıf vatandaşlık bir meziyettir.
Aziz Yıldırım'dan inciler:' Vatana canını verenlerin anısına Milli Marş söylenirken hazırolda duruyoruz, kalbimizden geçen duyguyu yaşarken küfür ediliyorsan, Türklüğünden şüphe ederim. BRAVO! ' Galatasaray'ın UEFA Kupasını alması tesadüftü biz de bu sene alsaydık tesadüf olurdu. BRAVO! ' Futbolcularımızın eğitim sorunu var. BRAVO! ' Tuncay 17 yaşında büyük kulübe gelmiş hala yanlışlar yapıyor, çünkü öyle görmüş. BRAVO! ' Medya gündeme getirilmesi gerekenleri değil başka şeylerle zaman öldürüyor. BRAVO!
Aziz Yıldırım'dan İNCELER!* Galatasaray'ı da yeneceğiz, diğer maçları da alacağız. Beşiktaş'ı yendiniz mi ki Galatasaray'ı 'da' diyorsunuz! * Seyrantepe konusunda konuşmak istemiyorum. Çünkü konuşursam bazı dostlarım üzülebilir. Zamanla her şeyi göreceğiz. Konuş başkan konuş! Susma. Biz de Fikirtepe'yi alacağız de. Galatasaray'ın Seyrantepe'yi almasına mani olacağınıza Galatasaray'ın aldığı UEFA Kupası'nı almaya bakın.
Türkiye Kupası'nda dandik maç!Bugün Galatasaray Ali Sami Yen'de Trabzonspor ile Türkiye Kupası maçı oynayacak. Kazanan final oynayacak. Ancak bu maç dandik bir maç atı alan Üsküdar geçti. Ligde Trabzon yendi bu maç rövanş olamaz! Dandik dediğim için de kimse kızmasın. Gazeteler de öyle diyor. Galatasaray-Trabzonspor Türkiye Kupası'nın anonsları ya küçücük ya üçüncü sayfalarda...