www.twitter.com/okonaklilar
804 CAJA LABORAL – MURCIA (TS: 143,5)
Son dönemde kadro kalitesi anlamında önemli artılar sağlayan Caja Laboral, performans anlamında son dönemlerin oldukça etkin bir başka takımıyla karşı karşıya gelmeye hazırlanıyor.
Caja Laboral playoff öncesinde Lampe'nin takıma dahil olması ve sonrasında yapılan Nocioni transferiyle büyük güç kazanmış durumda. Henüz bunlar sonuçlara yansımadı belki ama playoff dönemi farklı bir hava yakalamalarını muhtemel görüyorum. Son dönemde takımın en önemli oyuncularının başında gelen San Emeterio'nun yokluğundan da fazlasıyla etkilendiklerini söylememiz mümkün. Son maçlarında Alicante'den sonra Manresa'ya da deplasmanda mağlup oldular. Düşük skorlu geçen karşılaşmaları kazanmakta fazlasıyla zorlanıyorlar. Yani onlar için rakibi düşük skorda tutmak değil hücum sistemlerindeki verimlilik sonucu ürettikleri yüksek skorlar daha büyük önem taşıyor.
Murcia da son dönemde bazı hamleler yapmıştı ki bunların meyvelerini çabuk topladılar. Bu maç öncesi oynamama durumu söz konusu olsa da geldiği gün bu takım için doğru isim olduğunu düşündüğüm Douby beni yanıltmayacak bir performans sergilemeyi başardı. Sezon içinde kadroya katılan isimlerden Udoka'nın da hücumdaki etkinliğinin artması takıma büyük katkılar sağlamış durumda. Son beş haftada dört galibiyet alan bu takımın özellikle oynadığı son iki maç çok önemliydi. Lagun Aro gibi sezonun flaş bir ekibini deplasmanda mağlup ettikten sonra iç sahada Unicaja Malaga'yı yenmiş şekilde bu maça geliyorlar.
Caja Laboral'in işi kolay gözükmüyor fakat artık bu maçla birlikte biraz olsun sıkıntılı maçlardan, sonuçlardan kurtulacak bir galibiyet istiyorlar. Onların kazanabilmesinin yolu hücumdan geçiyor ve baremi düşük görmemden kaynaklı üst seçeneğini öneriyorum. (Üst – 143,5)
810 CHALON – LE HAVRE (H: 8,5 – 16,5)
Halen zirveye bir adım yakınlıkta olsa da son dönemde oyun anlamında düşüş yaşayan Chalon sahasında, avantajlı konumda olmasına, ihtimali az da olmasına rağmen düşme tehlikesi yaşayan Le Havre'yi konuk ediyor.
Chalon şüphesiz ki bu sezon Gravelines ile birlikte ligin en başarılı takımı konumunda. Kadro kaliteleri üst düzey olarak görülemez belki ama geçen seneden gelen istikrarı korumuş durumdalar. Sezon başında en önemli isimlerinden birini kaybetmelerine rağmen yerine doğru bir ismi seçmeyi başardılar. Geçtiğimiz sezon Schilb – Haynes ikilisinin taşıdığı bu takımda şimdi bu ikili Schilb – Delaney olarak dikkat çekiyor. Başarılı olmalarında en önemli etken bu iki değerli skorerin yanında doğru parçaları bulunduruyor olmaları. Şüphesiz başarılı bir kadro düzenine sahip bu takımın zaman zaman yaşadığı tek sorun pota altındaki rotasyonun darlığı oluyor. Chalon iç sahada aldığı sürpriz Nanterre yenilgisinin ardından önce kupada Roanne'ı rahat geçti, sonrasında da Nancy'i deplasmanda mağlup etmeyi başardı. Fakat ben takım olarak Le Havre tarzı takımlara karşı oynadıkları, oynayacakları maçlarda zorlanabileceklerini, konsantre olmakta problem yaşadıklarını düşünüyorum.
Le Havre aslında Fransa'da sezon başında bana göre kurulan en ilginç takımlardan biri görüntüsünde. Ellerinde tehlikeli olabilecek çok sayıda oyuncuyu bulunduruyor olsalar da bu isimlerden hiçbiri bu takımı bir üst aşamaya çıkarabilecek düzeyde isimler değil. Kariyerlerinin belli bölümlerinde Le Havre tarzı orta ve alt düzeyde sayabileceğimiz takımlarda başarılı olmuş bu isimler bu kadro düzeninde de başarılı bir görüntü çiziyorlar. Yalnız burada fark aynı tarzdaki birçok isimden eşit, düzenli sayılabilecek bir katkı alıyor olmaları. Le Havre geçtiğimiz hafta ilk yarısında etkili olup maça tutunabilmiş olsa da Gravelines'e karşı deplasmanda farklı mağlup olmuştu. Wise'ın olmayışı onları fazlasıyla etkiliyor ki geçtiğimiz hafta Pope da kadroda yoktu. Wise'ın eksikliğini gidermeleri zor olsa da Houston takviyesini yapmışlardı. Houston geldiği günden itibaren benim beklentilerimin altında bir performans sergilemekte. Aslında sayı anlamında sağladığı katkı rollerin belirginleştiği bu takımda makul sayılabilecek düzeyde olsa da yüzdeleri çok verimli olmadığını gösterir cinsten.
Geçtiğimiz hafta Le Havre'nin farklı kaybetmesini beklediğimi yazmıştım. Geçtiğimiz hafta kötü performansları beni yanıltmamış olsa da bu hafta başarılı bir performans beklentisi içindeyim. Bana göre yüksek handikap avantajı varken maç sonu 2 değerlendirilebilir. (Maç sonu 2)
814 STRASBOURG – DIJON (H: 5,5 – 9,5)
Fransa'da son dönemde girmiş oldukları toparlanma süreçleriyle dikkat çeken ve playoff adına mücadele veren iki ekip karşı karşıya gelmeye hazırlanıyorlar.
Strasbourg önce Le Havre deplasmanında aldığı galibiyetin ardından geçtiğimiz hafta da ilk yarısını geride kapatmasına rağmen Paris Levallois'u farklı sayılabilecek bir sonuçla geçmeyi başardı. Lokavt döneminin sonlarına doğru Fransa'ya gelen ve burada kalma kararı alan Alexis Ajinca'nın Strabourg'a önemli güç kattığını söylersek yanlış olmaz. Ajinca'nın aksine lokavtın bitimiyle NBA'e gitme kararı alan Lavoy Allen ve Justin Harper ile birlikte sezon başında transfer edilen Kevin Anderson takımın şu an en önemli ismi bana kalırsa. İsim anlamında bakıldığında, skor katkısına bakıldığında Anderson, Oliver, Ajinca, Greer gibi isimleri ön plana çıkarmak mümkün olsa da takımda belirleyici olan noktalardan biri De Jong, M'Baye ve Jeanneau gibi isimlerin sağladığı katkılar oluyor.
Strasbourg ile aynı galibiyet sayısına sahip olmasına rağmen rakibi gibi sağlam bir takım düzeninde işlemeyen Dijon'un en tehlikeli yönü kadrosunda Bobby Dixon ve Sean Marshall gibi üst düzey sayılabilecek iki değerli skorere sahip olması. Onların genel performansına bu ikili doğrudan etki ediyor ki Fransa'da hücumda iki isme bu derece bağlı başka bir takım olmadığını düşünüyorum. Bunu söylerken direkt olarak rakamlar ekseninde konuşmuyorum ki yapı olarak bu iki isim dışında hücumu kontrol edebilecek bir ismi ön plana çıkarmak güç. Bu iki değerli ismin hücum etkinliğine dayalı bu kadroda yardımcı rollerde etkin olabilecek Harris, Moss ve Lewin gibi değerli pota altı oyuncuları bulunuyor. Aralarında Harris ve Moss'un hücum anlamında da etkin olduğu maçları izliyoruz fakat oyuncu tarzı olarak hücumda inisiyatif alarak katkı sağlayabilecek özellikte oyuncular olmadıklarını biliyoruz.
Strasbourg son dönemde yakaladığı form grafiğiyle maçı kazanmaya yakın olan taraf konumunda. Fakat Dijon'un ben en azından ilk yarıda kolay teslim olmayacağını düşünüyorum. Bu zorlu mücadelede bana kalırsa ilk yarıda başa baş bir sonuç çıkacaktır. (İlk yarı 2)
Diğer tahminler:
800 – 2 Khimki – Lietuvos Rytas (H: 4,5 – 8,5)
807 – 2 Zaragoza – Fuenlabrada (H: 3,5 – 7,5)
815 – 1 Bayreuth – Bayern (H: 4,5 – 8,5)
804 CAJA LABORAL – MURCIA (TS: 143,5)
Son dönemde kadro kalitesi anlamında önemli artılar sağlayan Caja Laboral, performans anlamında son dönemlerin oldukça etkin bir başka takımıyla karşı karşıya gelmeye hazırlanıyor.
Caja Laboral playoff öncesinde Lampe'nin takıma dahil olması ve sonrasında yapılan Nocioni transferiyle büyük güç kazanmış durumda. Henüz bunlar sonuçlara yansımadı belki ama playoff dönemi farklı bir hava yakalamalarını muhtemel görüyorum. Son dönemde takımın en önemli oyuncularının başında gelen San Emeterio'nun yokluğundan da fazlasıyla etkilendiklerini söylememiz mümkün. Son maçlarında Alicante'den sonra Manresa'ya da deplasmanda mağlup oldular. Düşük skorlu geçen karşılaşmaları kazanmakta fazlasıyla zorlanıyorlar. Yani onlar için rakibi düşük skorda tutmak değil hücum sistemlerindeki verimlilik sonucu ürettikleri yüksek skorlar daha büyük önem taşıyor.
Murcia da son dönemde bazı hamleler yapmıştı ki bunların meyvelerini çabuk topladılar. Bu maç öncesi oynamama durumu söz konusu olsa da geldiği gün bu takım için doğru isim olduğunu düşündüğüm Douby beni yanıltmayacak bir performans sergilemeyi başardı. Sezon içinde kadroya katılan isimlerden Udoka'nın da hücumdaki etkinliğinin artması takıma büyük katkılar sağlamış durumda. Son beş haftada dört galibiyet alan bu takımın özellikle oynadığı son iki maç çok önemliydi. Lagun Aro gibi sezonun flaş bir ekibini deplasmanda mağlup ettikten sonra iç sahada Unicaja Malaga'yı yenmiş şekilde bu maça geliyorlar.
Caja Laboral'in işi kolay gözükmüyor fakat artık bu maçla birlikte biraz olsun sıkıntılı maçlardan, sonuçlardan kurtulacak bir galibiyet istiyorlar. Onların kazanabilmesinin yolu hücumdan geçiyor ve baremi düşük görmemden kaynaklı üst seçeneğini öneriyorum. (Üst – 143,5)
810 CHALON – LE HAVRE (H: 8,5 – 16,5)
Halen zirveye bir adım yakınlıkta olsa da son dönemde oyun anlamında düşüş yaşayan Chalon sahasında, avantajlı konumda olmasına, ihtimali az da olmasına rağmen düşme tehlikesi yaşayan Le Havre'yi konuk ediyor.
Chalon şüphesiz ki bu sezon Gravelines ile birlikte ligin en başarılı takımı konumunda. Kadro kaliteleri üst düzey olarak görülemez belki ama geçen seneden gelen istikrarı korumuş durumdalar. Sezon başında en önemli isimlerinden birini kaybetmelerine rağmen yerine doğru bir ismi seçmeyi başardılar. Geçtiğimiz sezon Schilb – Haynes ikilisinin taşıdığı bu takımda şimdi bu ikili Schilb – Delaney olarak dikkat çekiyor. Başarılı olmalarında en önemli etken bu iki değerli skorerin yanında doğru parçaları bulunduruyor olmaları. Şüphesiz başarılı bir kadro düzenine sahip bu takımın zaman zaman yaşadığı tek sorun pota altındaki rotasyonun darlığı oluyor. Chalon iç sahada aldığı sürpriz Nanterre yenilgisinin ardından önce kupada Roanne'ı rahat geçti, sonrasında da Nancy'i deplasmanda mağlup etmeyi başardı. Fakat ben takım olarak Le Havre tarzı takımlara karşı oynadıkları, oynayacakları maçlarda zorlanabileceklerini, konsantre olmakta problem yaşadıklarını düşünüyorum.
Le Havre aslında Fransa'da sezon başında bana göre kurulan en ilginç takımlardan biri görüntüsünde. Ellerinde tehlikeli olabilecek çok sayıda oyuncuyu bulunduruyor olsalar da bu isimlerden hiçbiri bu takımı bir üst aşamaya çıkarabilecek düzeyde isimler değil. Kariyerlerinin belli bölümlerinde Le Havre tarzı orta ve alt düzeyde sayabileceğimiz takımlarda başarılı olmuş bu isimler bu kadro düzeninde de başarılı bir görüntü çiziyorlar. Yalnız burada fark aynı tarzdaki birçok isimden eşit, düzenli sayılabilecek bir katkı alıyor olmaları. Le Havre geçtiğimiz hafta ilk yarısında etkili olup maça tutunabilmiş olsa da Gravelines'e karşı deplasmanda farklı mağlup olmuştu. Wise'ın olmayışı onları fazlasıyla etkiliyor ki geçtiğimiz hafta Pope da kadroda yoktu. Wise'ın eksikliğini gidermeleri zor olsa da Houston takviyesini yapmışlardı. Houston geldiği günden itibaren benim beklentilerimin altında bir performans sergilemekte. Aslında sayı anlamında sağladığı katkı rollerin belirginleştiği bu takımda makul sayılabilecek düzeyde olsa da yüzdeleri çok verimli olmadığını gösterir cinsten.
Geçtiğimiz hafta Le Havre'nin farklı kaybetmesini beklediğimi yazmıştım. Geçtiğimiz hafta kötü performansları beni yanıltmamış olsa da bu hafta başarılı bir performans beklentisi içindeyim. Bana göre yüksek handikap avantajı varken maç sonu 2 değerlendirilebilir. (Maç sonu 2)
814 STRASBOURG – DIJON (H: 5,5 – 9,5)
Fransa'da son dönemde girmiş oldukları toparlanma süreçleriyle dikkat çeken ve playoff adına mücadele veren iki ekip karşı karşıya gelmeye hazırlanıyorlar.
Strasbourg önce Le Havre deplasmanında aldığı galibiyetin ardından geçtiğimiz hafta da ilk yarısını geride kapatmasına rağmen Paris Levallois'u farklı sayılabilecek bir sonuçla geçmeyi başardı. Lokavt döneminin sonlarına doğru Fransa'ya gelen ve burada kalma kararı alan Alexis Ajinca'nın Strabourg'a önemli güç kattığını söylersek yanlış olmaz. Ajinca'nın aksine lokavtın bitimiyle NBA'e gitme kararı alan Lavoy Allen ve Justin Harper ile birlikte sezon başında transfer edilen Kevin Anderson takımın şu an en önemli ismi bana kalırsa. İsim anlamında bakıldığında, skor katkısına bakıldığında Anderson, Oliver, Ajinca, Greer gibi isimleri ön plana çıkarmak mümkün olsa da takımda belirleyici olan noktalardan biri De Jong, M'Baye ve Jeanneau gibi isimlerin sağladığı katkılar oluyor.
Strasbourg ile aynı galibiyet sayısına sahip olmasına rağmen rakibi gibi sağlam bir takım düzeninde işlemeyen Dijon'un en tehlikeli yönü kadrosunda Bobby Dixon ve Sean Marshall gibi üst düzey sayılabilecek iki değerli skorere sahip olması. Onların genel performansına bu ikili doğrudan etki ediyor ki Fransa'da hücumda iki isme bu derece bağlı başka bir takım olmadığını düşünüyorum. Bunu söylerken direkt olarak rakamlar ekseninde konuşmuyorum ki yapı olarak bu iki isim dışında hücumu kontrol edebilecek bir ismi ön plana çıkarmak güç. Bu iki değerli ismin hücum etkinliğine dayalı bu kadroda yardımcı rollerde etkin olabilecek Harris, Moss ve Lewin gibi değerli pota altı oyuncuları bulunuyor. Aralarında Harris ve Moss'un hücum anlamında da etkin olduğu maçları izliyoruz fakat oyuncu tarzı olarak hücumda inisiyatif alarak katkı sağlayabilecek özellikte oyuncular olmadıklarını biliyoruz.
Strasbourg son dönemde yakaladığı form grafiğiyle maçı kazanmaya yakın olan taraf konumunda. Fakat Dijon'un ben en azından ilk yarıda kolay teslim olmayacağını düşünüyorum. Bu zorlu mücadelede bana kalırsa ilk yarıda başa baş bir sonuç çıkacaktır. (İlk yarı 2)
Diğer tahminler:
800 – 2 Khimki – Lietuvos Rytas (H: 4,5 – 8,5)
807 – 2 Zaragoza – Fuenlabrada (H: 3,5 – 7,5)
815 – 1 Bayreuth – Bayern (H: 4,5 – 8,5)





















