Rijkaard mı, Galatasaray mı'

Galatasaray'ın aldığı yenilgiden sonra konuşulması gereken adam Rijkaard'dır.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 30 Mart 2010 10:11
Haber: Sporx.com Yazarlar
Rijkaard mı, Galatasaray mı'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Genelde Avrupa ligleri ile ilgili yazılar yazdığım bu köşede bugünler için en önemli konu olan derbiye değinmemek olmaz. O yüzden en önemli konu derbiyken bunu detaylı olarak incelemek gerekir. Fenerbahçe'nin, Galatasaray karşısında aldığı galibiyet ligdeki durumu tamamen değiştirmiş durumda. Esas sorun ise sezonluk olarak değil, genel gidişat açısından Galatasaray'da. Maç hakkında konuşmak gerekirse alkışı en çok hak edenler taraftarlardı.

Helal olsun sizlere

Herkesin dikkatini yoplayan, genelde gergin havada geçen ve bunun sonucunda birçok olaya sahne olan Galatasaray-Fenerbahçe derbisi bu sefer taraftarları ile alkış topladı. Hafta sonu televizyonda yayınlanan bir programda bir arkadaşımızın söylediği şeylere her iki taraftar da gerekli cevabı vermiş oldu.

Hafta sonu Galatasaray-Fenerbahçe maçı konuşulurken konu Fenerbahçe'nin Özhan Canaydın'ı anan pankartla çıkmasına geldi. Ve Fenerbahçeli bir arkadaş “Alkışlanmayız” dedi ve bununla kalmadı “Bırakın pankartı naaşı ile çıksak alkışlanmayacağınızdan eminim” dedi. Oradaki Galatasaray taraftarları alkışlayacağız derken, statta da Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarları öyle güzel bir görüntü ortaya koydu ki gerçekten helal olsun.

Özhan Canaydın centilmen başkan olarak konuşuldu ve onun vefatı bile centilmenlik adına öyle izler bıraktı ki. Sadece bu derbiye olan etkisi bile onun bu futbol camiası için nasıl bir değer olduğunu ortaya koyar cinstendi. Keşke başarısız bir yönetim sergilemiş gibi gözükse de taraftar ona duyduğu saygıyı yaşarken de gösterebilseydi. Tüm taraftarlara teşekkürler. Özhan Canaydın'a bu futbola kattıklarından dolayı teşekkürler...



Marka takıma, marka teknik direktör
Galatasaray'ın aldığı yenilgiden sonra konuşulması gereken adam Rijkaard'dır. Şimdi Rijkaard'ı eleştirirken sezon başı geldiğinde nerdeydiniz diyemez kimse çünkü gelişi iyiydi fakat gidişat hiç de iyi değil.

Galatasaray'ın ligdeki durumu şampiyonluk yarışında iyice zorlaştı, Türkiye Kupası'nda yok, Avrupa'da yok. Rijkaard takımın başına getirilirken büyük bir marka olarak geldi. Kurulan takım kadrosu UEFA şampiyonu olan kadrodan sonraki en iyi kadro olarak gösteriliyordu. Şu an içinde bulunulan durumda elde tek bir başarı yok.

Adnan Polat saygı duyulması gereken bir başkan. Takım adına ekibi ile birlikte elinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyor. Fakat başkanlık seçimleri yarışı sırasında “Part time çalışacak profesyonellerden medet  ummamalıyız” demişti. Takımın başında Rijkaard gibi bir markanın olmasından bahsetmişti. Peki soruyorum nerede Galatasaray markası şu an, Rijkaard markası bu takıma ne kattı. Bir dediği iki edilmeyen Rijkaard, sezon ortasında isteklerini iletti onlar dahi anında yerine getirildi.

Tribünde Van Basten, Hiddink, yedek kulübesinde Frank Rijkaard... Gören gururlanıyor gerçekten. Her şey tam fakat başarılara alışkın Galatasaray yok ortada. Rijkaard markası, Galatasaray markasının önüne geçmiştir.



Devrim mi, başarı mı'
Frank Rijkaard, Galatasaray'ın geldiği noktada takımın antrenörü olarak en büyük sorumludur. Başkası olsaydı şu an takımın başında kalamazdı. Rijkaard'ın burada olmasının nedeni uzun süreli projeler, yapılması düşünülen devrimler.

Rijkaard'ın, Barcelona'nın başına geçtiğinde Riquelme, Quaresma, Saviola gibi isimlerle sorunlar yaşadığı konuşulmuştu. Fakat takımda tercih edilen genç oyuncularla gerçekten
büyük bir işe imza atmıştı. Bizde kendisi Galatasaray'ın başına geçtiğinde genç oyuncular açısından büyük bir beklenti içine girmiştik.

Galatasaray başarı açısından istenilen noktada değil. Yapılan devrime, değişimlere bakalım diyeceğim ama onlar da yok. Ufuk Ceylan'ın transfer edilmesi ve hala Leo Franco'nun oynamasında mı devrim' Geçen sezonun formda ismi Serkan Kurtuluş'un sağlıklı olduğu zamanlarda bile çok az tercih edilmesinde mi devrim' Forveti olmadığı zamanlarda alt yapıdan bir oyuncuyu denememek mi devrim' Türk futbolunun en önemli kanat oyuncularından birinin zamanında tek forvet oynatılması mı devrim' Sezon başında ve devre arasında genç oyuncuların takımdan gönderilmesi mi devrim'

Galatasaray, takımın başına Rijkaard'ı getirirken takımı daha ileri noktalara ve kalıcı başarılara imza atabilmekti esas amaç. Çünkü bu Galatasaray yok olmuş, Türk futbolundan silinmiş bir takım değildi ki başarı açısından büyük değişime ihtiyaç duysun. Her şey zaten yerli yerindeydi, Rijkaard takımın başına getirildi, büyük paralarla büyük transferler yapıldı. Bu takım daha ileri gitmiyorsa ve daha zor dönemlerden geçiyorsa ortada büyük bir problem var demektir.

Avrupa'dan bahseden yok

Galatasaray, Avrupa Ligi'nde şampiyon olabilecek bir kadro kurdu diye düşünüyorduk. Üstelik takımın başına da Frank Rijkaard getirilmişti. Fakat Galatasaray'ın kupaya erkenden veda etmesiyle biz de hep konuştuğumuz kupayı bir anda unutuverdik.

Atletico Madrid'e elendikten sonra Galatasaray oynadığı Kasımpaşa maçı ile gündeme oturdu. Harika futbol, harika goller dedik Avrupa'yı unuttuk gitti. Takıma maddi katkı sağlayacak birçok proje hazırlanıyor. Fakat Galatasaray taraftarı Avrupa'daki başarısızlığın hesabının sorulduğunu göremedi.

Bir Türk takımı olarak Galatasaray, bu derece önemli transferler yapmışken, artık değerini yitirmiş bir kupada dahi şampiyonluk hedefini rahatlıkla belirtirken elenmiştir. Bunun hesabının sorulması gerekmektedir. Bugün genç nüfus Galatasaraylı ise bunda Galatasaray'ın Avrupa başarılarının büyük önemi vardır.

Geçmişte alınan UEFA şampiyonluğu Galatasaray'ın geleceği açısından çok büyük artılar sağlamıştır. Şimdi her şey elverişliyken ortada başarı falan yok. Avrupa yok, lig yok, Türkiye Kupası yok.

Daha lig bitmedi!

Galatasaray'ın ligdeki durumunu eleştiriyorum. Fakat geçen sene de gitti denilen şampiyonluk yolunda birçok kez fırsatlar ayağına gelmişti. Şimdi bu sezon da ligde her şey bitmiş değil. Avantajlı olan takımlar var ama henüz ligin bir şampiyonu yok ortada. Bu durumda birçok da şampiyonluk adayı bulunmakta.



Yeter Keita!
Keita, Türk futbolunun bugüne kadar gördüğü en etkili kanat oyuncularından biri. Onu izlemek büyük bir zevk. Futbolu açısından bir şey diyemem fakat hareketleri artık kendi taraftarını dahi tahrik eder cinsten.

Kader Keita, son zamanlarda oldukça formsuz. Kasımpaşa maçında takımın en kötüsüyken attığı iki golle maçın yıldızı olmuştu. Formunda bir düşüş olduğu kesin fakat hepsini bir yere bırakıyorum çünkü kalitesinden şüphe etmek yanlış olur. Ama her maçta sürekli kendine yapılanları abartılı bir şekilde göstermeye çalışması insanları çok ciddi olaylarmış hissine sürüklüyor. Trabzon maçında atılan, kendisiyle ilgisi olmayan bir su şişesinden sonra yaptığı hareketler, her maçta aynı şekilde devam ediyor.

Taraftarların tepkilerini sürekli eleştiriyoruz fakat bu noktada sahadakilere de bunları engellemek adına büyük görevler düşüyor. İşte Keita bu anlamda görevini en kötü şekilde icra edenlerden. Her pozisyonda verdiği tepkilerle taraftarları iyice gerer hale geldi.

Düşene vuran çok oluyor, ben Frank Rijkaard'ın antrenörlüğünü eleştirmiyorum, gönderilmesini de isteyenlerden hiç değilim. Fakat dünyaca ünlü Frank Rijkaard Galatasaray'ın bugününe sportif başarı açısından katkı sağlamadı, bundan daha önemlisi takımın geleceği ve kalıcı başarılar için kulübe çok şeyler sağladığı bir durum da yok ortada.

Tümü
 Reklam