2 Mart Salı gecesi İrlanda Cumhuriyeti ile Brezilya arasındaki maçı izledikten sonra bu konuyu yazmadan duramayacağım dedim. Carlos Dunga kimilerine göre Brezilya futbolunda devrimi yapan adam. Öyle görülüyor, öyle anlatılıyor ki, bazıları onu ilah olarak görüyor. Brezilya'ya başarı getirdiği söylenen bu adamı ise bütün Brezilya basını tartışıyor. Yani eski sistemden şikayet eden, başarı isteyen Brezilyalılar değil de bizmişiz gibi yorumlar okuyorum.
Ne yaratıcı bir kadro!
Dunga hakkında yazacağım, söyleyeceğim çok şey var. Önce İrlanda Cumhuriyeti maçı ile başlayalım. Lille'den sonra mevkii olarak git gide geriye çekilen Michel Bastos, en sonunda Dunga'nın Brezilyasında sol bek olmuş. Gilberto Silva, tam bir Brezilya hikayesidir. Brezilya'nın en büyük eksiği olan defansif yönü kuvvetli orta saha gereksinimini yıllardır karşıladı, yeri doldurulamaz diye anlatılır. Bırakın bunları yahu 30 yaşındaki Kleberson ile 33 yaşındaki Gilberto Silva mı bu takımın vazgeçilmezi'
İşte sorun tamamen bu. Dunga, bizim yıllardır izlediğimiz Brezilya'yı berbat etti. Brezilya maçı oldu mu heyecanla beklerdik. Çünkü zevk alarak izler, bu takımdan heyecan duyardık. Ama akıllara kazınmış ‘'modern futbol'' diye bir terim. İnsanlar bunun içini ‘'Kazanmak için ne gerekiyorsa yapcaksın'' diye doldurmuşlar. Ne Brezilya kadroları var, göze hitap ederek başarılar elde edebilmiş. Çok aramayın 2002 Dünya Kupası'nda bile Brezilya bizlere zevk veriyordu, 1998'e hiç gelmiyorum keşke bu takım hep öyle olsa da finalde kaybetse... Ben bunu diyorum Brezilyalı değilim ama Brezilya basınının da bundan yakındığından bahsediliyor sürekli.
Dunga'nın bakışı
Carlos Dunga'nın takımın başına geldiği döneme bir bakalım istiyorum. Dunga geldiğinde ‘'Özellikle Avrupa'nın büyük kulüplerinde oynayan futbolcuları takımda düşünmüyorum. Takımı yenilemek için en iyi zaman'' demişti. Bir kere ben milli takım hocalarının böyle bir tutum sergilemesine kesinlikle karşı olan biriyim. Milli takımın hocası, o ülke vatandaşı futbolcular arasından en formda olanlarından, takım uyumunu da göz ardı etmeden en iyi kadroyu kurması gereken görevlidir. Büyük takımdakileri almayacağım falan diye bir düşünce nasıl kabul edilebilir' İnsanlar bazı isimleri sorunlu, bazılarını sorunsuz diye kazımış aklına. Dunga milli takımın başına geldiğinde unutmayalım ki Kaka'yı da almayı düşünmüyordu. Konuşulan bu yöndeydi.
Ronaldinho sorunu!
Televizyonunuzu açın... Daha sonra başlayın bir futbol programı izlemeye, yıldız oyuncu falan ismi geçince futbola hakim yorumcular hemen der ‘'Bitti o Ronaldinho ve onun gibi oyuncuların dönemi.''
Dunga da ‘Ronaldinho yok artık' diyor. ‘Sorun istemiyoruz' diyor... Çoğu insan bana karşıdır biliyorum ama ben Ronaldinho'yu sonuna kadar savunuyorum. Dünkü Brezilya'nın forvetinde Robinho ve Adriano oynuyordu. Şimdi Milan'da sorunsuz bir şekilde, neredeyse tek başına takımı taşıyan Ronaldinho sorun olurken; Adriano ve Robinho'yu milli takıma almak onları sahiplenmek mi oluyor'
Robinho ve Adriano, futboldan kopmayı bırakın hayattan kendini soyutlamış iki oyuncuydu. Adriano'nun nerede olduğu bilinmiyordu. Elano ve Robinho için ‘'Manchester City içinde Brezilya mafyası'' deniyordu. Ki buna inanmasam da Robinho'ya gel Santos'ta oyna, Elano'ya git Galatasaray'da oyna diyen Dunga, Ronaldinho için nasıl bu kadar kararlı davranabiliyor anlamış değilim. Takımını düşünen, devrim gerçekleştiren antrenör kabul edilen Dunga'nın, takımın daha iyi seviyeye gelebilmesi için bunu da yapması gerekmez mi!
Gel Dunga'nın yamacına
Ya kardeşim o oynar mı, bu oynar mı diyorsun kim oynayacak peki diyen var mıdır bilmiyorum çünkü Brezilya'dan bahsediyoruz. Dünyada kaç kişi bu kadar geniş bir kadroyu çalıştırmak ister. İşte bu kadar yetenekli oyuncu belki de Dunga'nın kafasını karıştırıyor diyeceğim ama sanmıyorum.
33 yaşındaki Gilberto halen bu takımda oynuyor. Sol kanatta olan Gilberto'dan bahsediyorum. Zamanında Inter'de, Tottenham'da tutunamayan ama Hertha Berlin'de iyi bir performans ortaya koymuş Gilberto. Geçmişte Brezilya Milli Takımı'nın formasıyla iyi bir performans sergilemişti. Fakat 33 yaşındaki Gilberto'dan başka Brezilya'nın alternatifi mi yok ki o olmazsa orada Bastos oynuyor. Dunga kim bilir Gilberto'ya da ‘gel Cruzeiro'ya oyna milli takımda' demiştir. Madem yakınında arıyorsun çözümleri, Brezilya'nın 20 Yaş Altı takımında oynayan Diogo benim bugüne kadar izlediğim en etkili sol beklerin başında geliyor. Kendi takımı Sao Paulo'da henüz oynamıyorken milli takımda oynaması düşünülemez belki ama kimler oynuyor koca Brezilya'da. Yok hem yaşı biraz daha ilerlemiş, hem Brezilya Ligi'nde oynaması gerekiyorsa 2 kere milli takıma çağırdığın Flamengolu Juan Maldonado'yu oynat. Bana kalırsa ise zaman zaman Sevilla'nın sol bekte oynattığı Adriano'yu oynat.
Gilberto Silva ve Kleberson'a kalmış bölgede ise Felipe Melo seçeneği var ki bereket bunu kullanıyor. Brezilya'da bu bölgeye daha iyi isimler var tabii ki. Bir kez Dünya Kupası Elemeleri'nde Bolivya karşısında oynayan Palmeiras'tan Diego Souza önemli bir seçenek. Felipe Melo'nun defansif yönünün kuvvetli olduğu orta saha için Spartak Moskova'nın oyuncusu olan, Vasco da Gama'da kiralık 20 yaşındaki Rafael Carioca var, Sao Paulolu Hernanes var. Daha ofansif anlamda yine 20 yaş altı takımının yıldızı Guiliano var. Avrupa'da ise seçenekler çok daha fazla. Örneğin orta sahaya İngiltere ve Umman hazırlık maçları için Fabio Simplicio'yu çağırdığında şaşırmıştım. Bu mevkide çok etkili olabilecek bir isim.
İngiltere ve Umman maçları için belirlenen kadroda Hulk da bulunuyordu. Bu kararından dolayı tebrik bile etmiştim Dunga'yı. Şimdi çağırmaması anlaşılabilir çünkü Porto ile yaşadığı bazı sorunlar vardı. Ama sanmıyorum ki Dünya Kupası kadrosuna da dahil edilsin.
Biz severiz Dunga'yı
Dunga, Türk basını ve Türk taraftarlar içinde sevecen gelebilir. Bu sezon transfer edilen Andre Santos ve Elano'nun durumundan kaynaklı bir sevgi değil. Takımın başına geldiğinde Alex'i milli takıma çağıracağı sevincini yaşıyorduk. Çünkü Kaka, Ronaldinho gibi isimleri artık milli takıma çağırmayacak haberleri çıkıyordu. Bu noktada Alex'in şansı bize göre yükselmişti. Hatta Zaman Gazetesi Yılın Sporcusu Ödül Töreni için Türkiye'ye davet edilmişti. Ödül töreninde bulunmanın yanı sıra Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki derbi mücadelesini izlemişti. Bize göre Alex'i izlemişti. Ne kadar kızsam da bu maçta Serkan Çalık'ı beğenmesi beni olumlu anlamda şaşırtmıştı.
Derdim Dunga falan değil, şu an Brezilya'yı kim çalıştırıyorsa o. Ben bir Brezilyalı değilim ve bu yüzden yıllarca futboldan zevk aldığımız o efsane Brezilya futbolunu izleyememekten şikayet ediyorum. Adamlar başarı istiyor, güzel futbol değil desek Brezilya'da ondan şikayet ediyor. O yüzden dünkü maçın da etkisiyle verdim veriştirdim. FIFA'ya kaç haftadır muhatapmışız gibi yazıyorum, sıra sende duy sesimi Dunga!
Ne yaratıcı bir kadro!
Dunga hakkında yazacağım, söyleyeceğim çok şey var. Önce İrlanda Cumhuriyeti maçı ile başlayalım. Lille'den sonra mevkii olarak git gide geriye çekilen Michel Bastos, en sonunda Dunga'nın Brezilyasında sol bek olmuş. Gilberto Silva, tam bir Brezilya hikayesidir. Brezilya'nın en büyük eksiği olan defansif yönü kuvvetli orta saha gereksinimini yıllardır karşıladı, yeri doldurulamaz diye anlatılır. Bırakın bunları yahu 30 yaşındaki Kleberson ile 33 yaşındaki Gilberto Silva mı bu takımın vazgeçilmezi'
İşte sorun tamamen bu. Dunga, bizim yıllardır izlediğimiz Brezilya'yı berbat etti. Brezilya maçı oldu mu heyecanla beklerdik. Çünkü zevk alarak izler, bu takımdan heyecan duyardık. Ama akıllara kazınmış ‘'modern futbol'' diye bir terim. İnsanlar bunun içini ‘'Kazanmak için ne gerekiyorsa yapcaksın'' diye doldurmuşlar. Ne Brezilya kadroları var, göze hitap ederek başarılar elde edebilmiş. Çok aramayın 2002 Dünya Kupası'nda bile Brezilya bizlere zevk veriyordu, 1998'e hiç gelmiyorum keşke bu takım hep öyle olsa da finalde kaybetse... Ben bunu diyorum Brezilyalı değilim ama Brezilya basınının da bundan yakındığından bahsediliyor sürekli.
Dunga'nın bakışı
Carlos Dunga'nın takımın başına geldiği döneme bir bakalım istiyorum. Dunga geldiğinde ‘'Özellikle Avrupa'nın büyük kulüplerinde oynayan futbolcuları takımda düşünmüyorum. Takımı yenilemek için en iyi zaman'' demişti. Bir kere ben milli takım hocalarının böyle bir tutum sergilemesine kesinlikle karşı olan biriyim. Milli takımın hocası, o ülke vatandaşı futbolcular arasından en formda olanlarından, takım uyumunu da göz ardı etmeden en iyi kadroyu kurması gereken görevlidir. Büyük takımdakileri almayacağım falan diye bir düşünce nasıl kabul edilebilir' İnsanlar bazı isimleri sorunlu, bazılarını sorunsuz diye kazımış aklına. Dunga milli takımın başına geldiğinde unutmayalım ki Kaka'yı da almayı düşünmüyordu. Konuşulan bu yöndeydi.
Ronaldinho sorunu!
Televizyonunuzu açın... Daha sonra başlayın bir futbol programı izlemeye, yıldız oyuncu falan ismi geçince futbola hakim yorumcular hemen der ‘'Bitti o Ronaldinho ve onun gibi oyuncuların dönemi.''
Dunga da ‘Ronaldinho yok artık' diyor. ‘Sorun istemiyoruz' diyor... Çoğu insan bana karşıdır biliyorum ama ben Ronaldinho'yu sonuna kadar savunuyorum. Dünkü Brezilya'nın forvetinde Robinho ve Adriano oynuyordu. Şimdi Milan'da sorunsuz bir şekilde, neredeyse tek başına takımı taşıyan Ronaldinho sorun olurken; Adriano ve Robinho'yu milli takıma almak onları sahiplenmek mi oluyor'
Robinho ve Adriano, futboldan kopmayı bırakın hayattan kendini soyutlamış iki oyuncuydu. Adriano'nun nerede olduğu bilinmiyordu. Elano ve Robinho için ‘'Manchester City içinde Brezilya mafyası'' deniyordu. Ki buna inanmasam da Robinho'ya gel Santos'ta oyna, Elano'ya git Galatasaray'da oyna diyen Dunga, Ronaldinho için nasıl bu kadar kararlı davranabiliyor anlamış değilim. Takımını düşünen, devrim gerçekleştiren antrenör kabul edilen Dunga'nın, takımın daha iyi seviyeye gelebilmesi için bunu da yapması gerekmez mi!
Gel Dunga'nın yamacına
Ya kardeşim o oynar mı, bu oynar mı diyorsun kim oynayacak peki diyen var mıdır bilmiyorum çünkü Brezilya'dan bahsediyoruz. Dünyada kaç kişi bu kadar geniş bir kadroyu çalıştırmak ister. İşte bu kadar yetenekli oyuncu belki de Dunga'nın kafasını karıştırıyor diyeceğim ama sanmıyorum.
33 yaşındaki Gilberto halen bu takımda oynuyor. Sol kanatta olan Gilberto'dan bahsediyorum. Zamanında Inter'de, Tottenham'da tutunamayan ama Hertha Berlin'de iyi bir performans ortaya koymuş Gilberto. Geçmişte Brezilya Milli Takımı'nın formasıyla iyi bir performans sergilemişti. Fakat 33 yaşındaki Gilberto'dan başka Brezilya'nın alternatifi mi yok ki o olmazsa orada Bastos oynuyor. Dunga kim bilir Gilberto'ya da ‘gel Cruzeiro'ya oyna milli takımda' demiştir. Madem yakınında arıyorsun çözümleri, Brezilya'nın 20 Yaş Altı takımında oynayan Diogo benim bugüne kadar izlediğim en etkili sol beklerin başında geliyor. Kendi takımı Sao Paulo'da henüz oynamıyorken milli takımda oynaması düşünülemez belki ama kimler oynuyor koca Brezilya'da. Yok hem yaşı biraz daha ilerlemiş, hem Brezilya Ligi'nde oynaması gerekiyorsa 2 kere milli takıma çağırdığın Flamengolu Juan Maldonado'yu oynat. Bana kalırsa ise zaman zaman Sevilla'nın sol bekte oynattığı Adriano'yu oynat.
Gilberto Silva ve Kleberson'a kalmış bölgede ise Felipe Melo seçeneği var ki bereket bunu kullanıyor. Brezilya'da bu bölgeye daha iyi isimler var tabii ki. Bir kez Dünya Kupası Elemeleri'nde Bolivya karşısında oynayan Palmeiras'tan Diego Souza önemli bir seçenek. Felipe Melo'nun defansif yönünün kuvvetli olduğu orta saha için Spartak Moskova'nın oyuncusu olan, Vasco da Gama'da kiralık 20 yaşındaki Rafael Carioca var, Sao Paulolu Hernanes var. Daha ofansif anlamda yine 20 yaş altı takımının yıldızı Guiliano var. Avrupa'da ise seçenekler çok daha fazla. Örneğin orta sahaya İngiltere ve Umman hazırlık maçları için Fabio Simplicio'yu çağırdığında şaşırmıştım. Bu mevkide çok etkili olabilecek bir isim.
İngiltere ve Umman maçları için belirlenen kadroda Hulk da bulunuyordu. Bu kararından dolayı tebrik bile etmiştim Dunga'yı. Şimdi çağırmaması anlaşılabilir çünkü Porto ile yaşadığı bazı sorunlar vardı. Ama sanmıyorum ki Dünya Kupası kadrosuna da dahil edilsin.
Biz severiz Dunga'yı
Dunga, Türk basını ve Türk taraftarlar içinde sevecen gelebilir. Bu sezon transfer edilen Andre Santos ve Elano'nun durumundan kaynaklı bir sevgi değil. Takımın başına geldiğinde Alex'i milli takıma çağıracağı sevincini yaşıyorduk. Çünkü Kaka, Ronaldinho gibi isimleri artık milli takıma çağırmayacak haberleri çıkıyordu. Bu noktada Alex'in şansı bize göre yükselmişti. Hatta Zaman Gazetesi Yılın Sporcusu Ödül Töreni için Türkiye'ye davet edilmişti. Ödül töreninde bulunmanın yanı sıra Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki derbi mücadelesini izlemişti. Bize göre Alex'i izlemişti. Ne kadar kızsam da bu maçta Serkan Çalık'ı beğenmesi beni olumlu anlamda şaşırtmıştı.
Derdim Dunga falan değil, şu an Brezilya'yı kim çalıştırıyorsa o. Ben bir Brezilyalı değilim ve bu yüzden yıllarca futboldan zevk aldığımız o efsane Brezilya futbolunu izleyememekten şikayet ediyorum. Adamlar başarı istiyor, güzel futbol değil desek Brezilya'da ondan şikayet ediyor. O yüzden dünkü maçın da etkisiyle verdim veriştirdim. FIFA'ya kaç haftadır muhatapmışız gibi yazıyorum, sıra sende duy sesimi Dunga!





















