Her takımın alabileceği yenilgileri dünyanın sonu tarzında değerlendirmeye bayılıyoruz. Milli takımın içine sürüklendiği durum yenilgilerden çok daha ağır bir şekilde yorumlarla oluşturuluyor. Dünya medyasının ise gündeminde İtalya ile Sırbistan arasındaki karşılaşma yer alıyor.
Bugün için Sırbistan Milli Takımı'nın düştüğü durum çok ama çok zor. Bir kısım taraftarın yaptıkları belki de hem oyuncularını, hem de sadece takımını, ülkesini destekleyen Sırp kesimini önemli hazlardan mahrum bırakmış durumda. Hele bir oyuncu var ki onun durumu herkesten zor. Bugün o oyuncu çok konuşuluyor ama van Bogdanov isimli biri bugün takımın içine sürüklendiği durumu inşa edenlerin başında geliyor. Düşünün daha önce bilinmeyen bir adamın adının geçtiği bir yazı yazabiliyorum. Artık kendince bir "psikopat" hayran kitlesi bile olabilir. Boy boy resimleri her yerde geziyor, yakalanış anı videolardan izleniyor.
Ivan Bogdanov denilen adam aslında Kızılyıldız taraftar grubu Delije'nin liderlerinden biri. Dövmelerini uzaktan görsen zaten korkarsın. Yaptıkları ise korkulacak olduğunu fazlasıyla ortaya koyar cinsten. Yaşananlara gelirsek sahada olanlardan önce gün boyu süren bir olay dizisi çıkıyor karşımıza. Daha gündüz olay çıkarmaya başlayan Sırp taraftarların takımı buldukları yerdeki tepkisi Vladimir Stojkovic'e. Suçu Estonya'dan 3 gol yemiş olması gibi gözükse de altında yatan neden tabii ki sezon başında transferi konusunda verdiği karar. Sırplar sahaya girdikleri anda başlıyorlar çalışmaya. Tribünlerde fileleri keserken Bogdanov isimli liderleri her türlü pozu da veriyor. Sırp oyuncular taraftarları biraz da olsun yatıştırmaya çalışıyorlar. Belki bir gün Ilic, Gurovic veya Kezman tarzında bir Sırp oyuncunun transferinde bulup koyacağımız Çetnik selamı ile tribünleri yatıştırmaya çalışıyorlar. Fakat maçın başlaması ile zaten her şey yeniden karışıyor ve oldukça zor durumda hakemde belki de en masumane sayılabilecek olanı yapıp maçı erteliyor.
Bu Ivan Bogdanov ismine biraz geri dönersek kendisinin aşırı milliyetçi bir kesim tarafından finanse edildiği, desteklendiği söyleniyor. Amacın Sırbistan'ın Avrupa Birliği'ne girmeye hazır olmadığını göstermek olduğu söyleniyor. Eşcinsellerin Sırbistan'da yaptığı eylemde de polisle çatışarak olay çıkarmaya çalıştıkları söyleniyor. Yapılanlar filelerin kesilmesiyle falan sınırlı değil. Arnavutluk bayrağı yakılıyor, çeşitli pankartlar açılıyor. Yapılan iş bir ülkenin yapısıyla ilişkilendirilmemeli. Sadece karmaşık yapının bir kesiminin desteklediği organizasyona bağlı olaylarmış izlenimi yaratıyor şu ana kadar. Bogdanov denen ismin dövmelerine baktığınızda bile sahip olduğu tarzı algılayabiliyorsunuz. Siyah kurukafa desenli t-shirt ile verilen faşist selamları boy boy fotoğraflanmış durumda. Kolundaki dövmede 1389 tarihi yazıyor. Akıllara I. Kosova Savaşı geliyor. Tarihin Osmanlı zaferiyle yazdığı fakat onların birçok Sırp eserinde kazandıklarını düşündükleri, Milos Obilic'in I. Murad'ı öldürmesiyle ilişkilendirilen savaşın tarihi. Bunu açıklayan bir dövme mi diye düşündüm fakat daha farklı olarak aslında Osmanlı'ya karşı isyanların olduğu dönemde Sırpların milliyetçi grupları tarafından bayraklaştırdığı, simgeleştirdiği ve 1389'da savaşta ölen Lazar Hrebelyanovic'e olan bir saygı herhalde. Kısaca bunları yazmamın nedeni sadece Ivan Bogdanov denen kişinin yapısını anlatmak ile ilgili.
Arda Turan ile kıyaslanmaz ama bizim en büyük değerimizi televizyonda yaptığı açıklamayı dinlerken bile kötü olan, isyan eden ben, Stojkovic'in içinde bulunduğu duruma nasıl bakabilirim bilmiyorum. Onun olayı genelde anlatıldı ama tekrar bir değinmek gerekirse kendisi Kızılyıldız'ın altyapısından çıkan, en değerli üyeleri arasındaydı. Sırp futbolu içinde Kızılyıldız taraftarının en önemli övünç kaynaklarının başındaydı. Bu sezon başında Partizan'a transfer olması onun hayatının kabusa dönmesine neden oldu. Kendisine ve ailesine sarf edilen ölüm tehditlerinden bahsedildi. Ben şimdi onu muhatap alarak konuşursam, "Be kardeşim sen Avrupa'da az çok piyasa yapmışsın, zaten kiralık olarak birçok takımda oynayabilirsin, beğenmediğim bir kaleci olsan da Dünya Kupası'nda milli formayla falan penaltı da kurtarmışsın. Niye gidip kendini böyle bir riske atıyorsun?" Tabii ki böyle olaylar oyuncunun takım seçmesine etki etmese keşke. Oyuncu ülkesinde de artık oynamak istiyor olabilir, ama bu rekabetin içinde böyle bir durumun olacağı ortada.
İtalya maçı öncesi Prandelli'nin Stojkovic konusunda yaptığı açıklamalar oldukça ürkütücü. Bir oyuncunun orada resmen bir can korkusundan bahsediliyor. Yani sıradan bir futbol maçı ile ilgili olay yok ortada. Atılacak bir meşaleden, yabancı maddeden doğan bir korku değil bu. Adam resmen orada canının derdinde. Şimdi bu noktada Sırp futbolu çok zor bir döneme giriyor. Maçı kaybettiler diye düşünülüyor, ama ceza olarak akıbetleri ne olacak bilemiyoruz. İtalya'da oynayan Sırp oyuncular zor duruma düşmüş olabilir, oradaki konsolosluk bu olaydan fazlasıyla mahcup.
Ne Nemanja, ne Emir sadece ve sadece büyük yönetmen Kusturica olarak bakamadığımız bir dönemde Sırplarla ilgili çok şeyler konuşuldu. O yüzden bugün için Sırp kültürünün, ülke yapısının konuşulması farklı bir tartışmanın, polemiğin içine girmek olur. Kesinlikle yine de ben o kültürünün getirdiği müziklere, filmlere, onların yetiştirdiği spor anlamındaki birçok isme sadece işlerini değerlendirerek hayran oldum. Futbol alanında olan bu olay da ülke içinde çok farklı zıt kutup olduğunu düşünülürse bende de organize edilmiş siyasi içerikli, Stojkovic bahanesi üzerinden gerçekleştirilen bir olay izlenimi yaratıyor.
Bugün için Sırbistan Milli Takımı'nın düştüğü durum çok ama çok zor. Bir kısım taraftarın yaptıkları belki de hem oyuncularını, hem de sadece takımını, ülkesini destekleyen Sırp kesimini önemli hazlardan mahrum bırakmış durumda. Hele bir oyuncu var ki onun durumu herkesten zor. Bugün o oyuncu çok konuşuluyor ama van Bogdanov isimli biri bugün takımın içine sürüklendiği durumu inşa edenlerin başında geliyor. Düşünün daha önce bilinmeyen bir adamın adının geçtiği bir yazı yazabiliyorum. Artık kendince bir "psikopat" hayran kitlesi bile olabilir. Boy boy resimleri her yerde geziyor, yakalanış anı videolardan izleniyor.
Ivan Bogdanov denilen adam aslında Kızılyıldız taraftar grubu Delije'nin liderlerinden biri. Dövmelerini uzaktan görsen zaten korkarsın. Yaptıkları ise korkulacak olduğunu fazlasıyla ortaya koyar cinsten. Yaşananlara gelirsek sahada olanlardan önce gün boyu süren bir olay dizisi çıkıyor karşımıza. Daha gündüz olay çıkarmaya başlayan Sırp taraftarların takımı buldukları yerdeki tepkisi Vladimir Stojkovic'e. Suçu Estonya'dan 3 gol yemiş olması gibi gözükse de altında yatan neden tabii ki sezon başında transferi konusunda verdiği karar. Sırplar sahaya girdikleri anda başlıyorlar çalışmaya. Tribünlerde fileleri keserken Bogdanov isimli liderleri her türlü pozu da veriyor. Sırp oyuncular taraftarları biraz da olsun yatıştırmaya çalışıyorlar. Belki bir gün Ilic, Gurovic veya Kezman tarzında bir Sırp oyuncunun transferinde bulup koyacağımız Çetnik selamı ile tribünleri yatıştırmaya çalışıyorlar. Fakat maçın başlaması ile zaten her şey yeniden karışıyor ve oldukça zor durumda hakemde belki de en masumane sayılabilecek olanı yapıp maçı erteliyor.
Bu Ivan Bogdanov ismine biraz geri dönersek kendisinin aşırı milliyetçi bir kesim tarafından finanse edildiği, desteklendiği söyleniyor. Amacın Sırbistan'ın Avrupa Birliği'ne girmeye hazır olmadığını göstermek olduğu söyleniyor. Eşcinsellerin Sırbistan'da yaptığı eylemde de polisle çatışarak olay çıkarmaya çalıştıkları söyleniyor. Yapılanlar filelerin kesilmesiyle falan sınırlı değil. Arnavutluk bayrağı yakılıyor, çeşitli pankartlar açılıyor. Yapılan iş bir ülkenin yapısıyla ilişkilendirilmemeli. Sadece karmaşık yapının bir kesiminin desteklediği organizasyona bağlı olaylarmış izlenimi yaratıyor şu ana kadar. Bogdanov denen ismin dövmelerine baktığınızda bile sahip olduğu tarzı algılayabiliyorsunuz. Siyah kurukafa desenli t-shirt ile verilen faşist selamları boy boy fotoğraflanmış durumda. Kolundaki dövmede 1389 tarihi yazıyor. Akıllara I. Kosova Savaşı geliyor. Tarihin Osmanlı zaferiyle yazdığı fakat onların birçok Sırp eserinde kazandıklarını düşündükleri, Milos Obilic'in I. Murad'ı öldürmesiyle ilişkilendirilen savaşın tarihi. Bunu açıklayan bir dövme mi diye düşündüm fakat daha farklı olarak aslında Osmanlı'ya karşı isyanların olduğu dönemde Sırpların milliyetçi grupları tarafından bayraklaştırdığı, simgeleştirdiği ve 1389'da savaşta ölen Lazar Hrebelyanovic'e olan bir saygı herhalde. Kısaca bunları yazmamın nedeni sadece Ivan Bogdanov denen kişinin yapısını anlatmak ile ilgili.
Arda Turan ile kıyaslanmaz ama bizim en büyük değerimizi televizyonda yaptığı açıklamayı dinlerken bile kötü olan, isyan eden ben, Stojkovic'in içinde bulunduğu duruma nasıl bakabilirim bilmiyorum. Onun olayı genelde anlatıldı ama tekrar bir değinmek gerekirse kendisi Kızılyıldız'ın altyapısından çıkan, en değerli üyeleri arasındaydı. Sırp futbolu içinde Kızılyıldız taraftarının en önemli övünç kaynaklarının başındaydı. Bu sezon başında Partizan'a transfer olması onun hayatının kabusa dönmesine neden oldu. Kendisine ve ailesine sarf edilen ölüm tehditlerinden bahsedildi. Ben şimdi onu muhatap alarak konuşursam, "Be kardeşim sen Avrupa'da az çok piyasa yapmışsın, zaten kiralık olarak birçok takımda oynayabilirsin, beğenmediğim bir kaleci olsan da Dünya Kupası'nda milli formayla falan penaltı da kurtarmışsın. Niye gidip kendini böyle bir riske atıyorsun?" Tabii ki böyle olaylar oyuncunun takım seçmesine etki etmese keşke. Oyuncu ülkesinde de artık oynamak istiyor olabilir, ama bu rekabetin içinde böyle bir durumun olacağı ortada.
İtalya maçı öncesi Prandelli'nin Stojkovic konusunda yaptığı açıklamalar oldukça ürkütücü. Bir oyuncunun orada resmen bir can korkusundan bahsediliyor. Yani sıradan bir futbol maçı ile ilgili olay yok ortada. Atılacak bir meşaleden, yabancı maddeden doğan bir korku değil bu. Adam resmen orada canının derdinde. Şimdi bu noktada Sırp futbolu çok zor bir döneme giriyor. Maçı kaybettiler diye düşünülüyor, ama ceza olarak akıbetleri ne olacak bilemiyoruz. İtalya'da oynayan Sırp oyuncular zor duruma düşmüş olabilir, oradaki konsolosluk bu olaydan fazlasıyla mahcup.
Ne Nemanja, ne Emir sadece ve sadece büyük yönetmen Kusturica olarak bakamadığımız bir dönemde Sırplarla ilgili çok şeyler konuşuldu. O yüzden bugün için Sırp kültürünün, ülke yapısının konuşulması farklı bir tartışmanın, polemiğin içine girmek olur. Kesinlikle yine de ben o kültürünün getirdiği müziklere, filmlere, onların yetiştirdiği spor anlamındaki birçok isme sadece işlerini değerlendirerek hayran oldum. Futbol alanında olan bu olay da ülke içinde çok farklı zıt kutup olduğunu düşünülürse bende de organize edilmiş siyasi içerikli, Stojkovic bahanesi üzerinden gerçekleştirilen bir olay izlenimi yaratıyor.





















