Yeşil Yol'un sonu nasıldı?

Her ne kadar 1 maç alınsa da 3-0’dan seri geçmek Stingler’e göre radyoda çok sevilen iki şarkının üst üste çalması aynı olasılıkla. Celtics taraftarına vaziyeti en optimistik bu şekilde izah edebiliyorum.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 01 Mayıs 2013 14:00
Haber: Sporx.com
Yeşil Yol'un sonu nasıldı?
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


İnsanın, çok sevdiklerinin eskisi kadar kudretli olamadığını öğrenmesi hayal kırıklıklarının en büyüğü. O, öyle bir an ki dünyanın en büyük stratejisti dahi oldukça aşikâr öngörülerine bile göz yumuyor. Fark etmeden koca halat incelip geriye sadece bir çift lif kalıyor da, o bile bile bel dağlanan ip kopunca birden bire herkes şoka giriyor.

Peki, bu kadar insana dair bir tespitin kapitalist NBA ile alakası ne? Geleneğinden sual olunmaz Boston, mevzu bahis spor olunca ebedi düşmanı New York karşısında ayakta kalma mücadelesi veriyor. Dilerseniz dördüncü maçın özelinde serinin değerlendirmesini yapalım.

Tüm seri için en kritik nokta Carmelo Anthony’nin savunulmasıydı. Sezonu korkunç bir form ile kapatıp sayı kralı olan Melo’yu Brandon Bass ile savunmak hiç de kötü bir strateji değil. Bu eşleşme Melo’yu fiziksel olarak oldukça yıprattı. 33 sayı ortalama ile oynaması elbette ki önemli fakat bir maçta bile %50’nin üzerine çıkamadı ve son maçta %28 ile atıp 7 top kaybı yaptı. Basketboldan anlayan tutkulu bir Knicks taraftarı, O izolasyonlara başladığında “basketbol zekâsı adölesan düzeyde” demiyorsa bu muhtemelen sinirliyken dilinin dönmediğindendir. New York’un bu zaafının üzerine gitmesi Doc Rivers’ın bir artısı. Bu mevzuda eleştirebileceğim tek nokta, Melo içerideki sert mücadeleden sindiği anda Jeff Green’e dönmede gecikmesi.

Kendi adıma gördüğüm bir diğer kritik nokta da Kidd-Pierce eşleşmesi. Koç Woodson’ın, Pierce’ın göründüğü kadar yavaş bir oyuncu olmadığını bildiğine eminim. Fakat yine de kurt oyuncu sık sık karşısında Jason Kidd’i buldu. Burada Boston’ın Melo’yu hot spot’undan uzaklaştırmak için sık sık Garnett – Bass – Green – Pierce – [herhangi bir guard] ızbandut beşini denemesi elbette bir etken fakat yine de Pierce için avantajlı bir eşleşme ortaya çıkıyor.

Bir diğer isim Jason Terry, dün maçın adamı olarak ortaya çıktı fakat sezon boyu ve ilk üç periyotta o kadar kayıptı ki seyirciyi coşturmak için kollarını sallaması bana Robinson Crusoe’yu hatırlattı. Serinin geri kalanında uyanması küçük çaplı bir peri masalı olur ve sanırım peri masalı kovalamak için hem ben hem de takım biraz fazla büyüdük.

Jeff Green’in kabuğundan çıkması mühim. O’nun iki pozisyon arasında kalmasını yaşlı Knicks karşısında bir avantaja çevirmek için Amerikan Futbolu taktiği uygulamak kâğıt üzerinde başarılı bir strateji. Fakat quarterback olmayınca karakter dışı saçmalamaların da önüne geçilemiyor. Dünkü maçta 9-22 ile oynadı Green ve kendi basketbol anlayışıma göre konuşuyorum, en az 15 şutu en hafif dille kötü tercihti. Green’in bıçak sırtı oyununun getirdiği bu sahte denge, takımın sezon sonunda sahici bir sarsıntı yaşamayı tercih etmesine sebep olabilir.

Maalesef Boston Celtics’in bir oyun kurucusu yok. Zaten kadro olarak ofansif açıdan oldukça zahmet çeken takım, bir numaraya Avery Bradley’i alınca çok fazla tıkanıyor. Bradley, Celtics kadrosu içinde Sullinger ile birlikte gelecek vadeden iki isimden biri. Fakat combo guard evreninde hücumcu Allen Iverson’ın anti maddesi olarak yaratılmış.

Gelelim Celtics’in en büyük problemine: Ribaunt. Savunma karakteriyle rakibin hesaplarını bozan Boston, bir türlü defteri kapatamıyor, çünkü ribaunt alamıyor. Bir yerden sonra saha içinde zombi filmini andıran görüntüler ortaya çıkıyor. Pazar günkü maçta tam 24 ribaunt farkı oldu. Hücum ribaundu sayısı ise 16-3. Maçı izleyenler 4-5 hücumluk Knicks rallilerine bile şahit oldular.

En can acıtan kısım ise; Pierce ve Garnett’in maç içinde oyunun iki tarafında eskisi kadar dominant olmaması. Bunu istatistiklerle açıklamak çok kolay değil. Dün Garnett tek başına boyalı alanın bekçiliğini yaptı, 17 ribaunt çekip neredeyse takımın tüm guard rotasyonundan fazla asist yaptı. Fakat Boston’ın, O’nun hücum enerjisine de ihtiyacı var. Sadece 7 şut denemesi Celtics için bir handikap çünkü özel görev tanımı nedeniyle Bass’ı da çıkartınca skor yapabilecek başka uzunları yok.

Maç içinde izlerken Pierce’ın da Garnett gibi yaşlandığını fark etmek elem verici. 4. maçta iki yarının sonunda yaptıkları oldukça saygıyı hak ediyor. Fakat Celtics’in, O’nun battery-saving modunu tolere edebilecek lüksü yok. Aksi takdirde denizaşırıda da bir “akil adam” sorunsalı ortaya çıkıyor, sonucunda Jeff Green sapıtıyor.

Hasılıkelam, her ne kadar 1 maç alınsa da 3-0’dan seri geçmek Stingler’e göre radyoda çok sevilen iki şarkının üst üste çalması aynı olasılıkla. Celtics taraftarına vaziyeti en optimistik bu şekilde izah edebiliyorum.

Başka bir takım bu denli büyük point guard ve ribaunt problemi yaşasaydı aylar öncesinden havlu atıp, lottery’nin peşine düşerdi fakat Boston Celtics inadıyla playoff yarışında hayatta kalmayı başardı. Salonunda sabahladığım için kendimi şanslı hissettiğim, şampiyonluğunda yerinde duramayıp, geçen sene playoff’un son maçında Doc Rivers oyuncularını bir bir kenara çağırırken bunu bir türlü kabullenemeyen biri olarak söylüyorum ki; şimdi vefası eksik bir doktor gibi takımın başında bekleyen Danny Ainge’in uzattığı ötenazi kâğıdını imzalama vakti. Tek dileğim yeşillerin, Çarşamba günü MSG’den yüzü ak şekilde dönmesi. Bu takım bir sonraki maçta taraftarının önünde son kez çıkmalı ve gözyaşlarıyla uğurlanmalı. Uğurlanan bu denli büyükse gözyaşı dökülmelidir. Asgari bağlılık bunu gerektirir.

Tümü
 Reklam