Yeni, hayatın her alanında bize heyecan veriyor. Hele mevzu, spor gibi kitleleri peşinden sürükleyen ve en nihayetinde adrenalinle harmanlanarak servis edilen bir ortamda geçiyorsa. Sizler için ilk aylarının sonunda, lige -sağ ayakla- adım atan ve donut getirmek dışında da takıma katkı sağlayan yeni oyuncuları inceledim. *
1]Anthony Davis
Draft’ın bir numarası şu ana kadar etkinlik istatistiğinde de bir numarada olarak seç[v] enlerini mutlu ediyor.
Beklentisiz geçen sezonda, Ben Gordon da henüz parkelere dönememişken genç yeteneklerin katkısı taraftarı en çok mutlu eden olay. Bunların başında da en yaşlısı 26 yaşındaki Jason Smith olan pota altı rotasyonunun Mr. Eyebrow’u geliyor. Davis henüz sadece 6 maçta forma giyebilmiş olsa da; 16 sayı, 8.3 ribaunt ve 2.2 blok istatistikleri yakaladı ki lige gelirken defansif özelliklerinin altının çizildiğini hatırlatalım. Oysa oyuncu en azından beni şaşırtarak, şut sokuyor. Eğer herkesin rahatlıkla fark edebileceği gibi “size” olarak kendini geliştirir, şut yüzdesini de arttırırsa birkaç yıl içinde “Duncan’ın yerine kim All- Star olacak?” soruları cevap bulacaktır.
Hornets ile ilgili üstünde durulmayan son bir not: Greivis Vasquez iyi topçu.
2]Andre Drummond
Andre Drummond, lige gelmeden önce hakkında ne düşüneceğimi bilmediğim ender oyunculardan biriydi. Linkteki [http://www.youtube.com/watch?v=mXB6vc5Z_A4 ] videoyu izleyince “ilk all-around-center’ımız hayırlı olsun” derken, usulsüz NCAA transferi ve akabinde gelen aksak oyunu Kwame Brown’un kulaklarını çınlatmamı sağlamıştı. En iyi yaptığı bir işin olmaması değil Detroit’e, dünyanın yeni düzenine uymasa da başta 2.30’luk kulacı ve müthiş atletikliği ona fark katıyor.
Drummond kullanılması bilindiğinde müthiş bir oyuncu. Fakat iş ahlakı sıkıntılı. Şu anki Detroit’te “ooo şahane ortam yapmışlar” diyerek oynuyor olabilir. Efektiflik istatistiğinde başlarda olsa da 5.8 sayı ve 5.9 ribaunt henüz kimseyi tatmin etmiyor olmalı.
Bad Boys’un ardından yeniden yapılandığı genç oyuncuları yaşlanan Detroit’te Drummond, Jason Maxiell’in yerini alacaktır. Oyuncunun ilk olarak el atması gereken mevzu ise, Vidmar’ın tahtını sarsarcasına intihar gibi faul atıyor olması[%39].
3] Damian Lillard
Draft’tan önce kendisinden beklenenleri aşan tek isim Damian Lillard oldu. Kulüp geleneğine nüfuz etmiş şanssızlıkları neticesinde geçen sene tekrar yapılanma kararı alan Portland’ın daha ilk senesinde Lamarcus Aldridge ile en büyük taşıyıcısı kolon bu genç adam oldu.
19.1 sayı ve 6.3 asist bunu zaten özetliyor. Wesley Matthews ve Nicolas Batum’un [ki ben aldığı kontratın hakkını veremeyeceğini düşünüyordum] yanına birkaç iş görecek parça ekleyebilirlerse play off’un gediklilerinden olmaları işten değil.
4] Jonas Valanciunas
Geçen sene draftta Enes’in en büyük rakiplerinden olan Jonas’ı bu listeye sokan en büyük etken milli takımda –bilhassa alt yapı takımlarında- gösterdiği performans oldu [Jonas sana diyorum, Enes’im sen anla]. Birçok takımın radarına girmesine rağmen hem kontrat problemleri hem de fiziksel hamlığı nedeniyle bir sene daha Avrupa’da kalan Litvanyalı oyuncu artık daha fazla güven veriyor.
Peşinen söyleyelim, Jonas Valanciunas ligdeki belki de en yumuşak uzun [Hadi yine iyisin Brook Lopez]. Öyle ki birçok NBA blogger’ı bütün yaz kendisiyle dalga geçti. Fakat onlar esasında ince işlere ne kadar hâkim olduğunu kaçırdılar. 9.1 sayı ve 5.7 sayı ile lige merhaba diyen 2.11’lik oyuncu kuvvetlendiği takdirde elit oyuncular arasında yerini alabilir. Ha “Toronto’da ne kadar elit olunur ki?” derseniz anlayışla karşılarım.
5] Alexey Shved
Alexey Shved sadece Minnesota’nın değil, tüm Rus basketbolunun sırtını dayadığı bir isim. Eşine az rastlanır beyaz atletiklerden. Takımdaki esas çekirdeğin Avrupa menşeili olması şüphesiz ki işine çok yarıyor.
Rubio’suz 10.4 sayı, 2.6 ribaunt ve 3.7 asist tutturan Shved, yeni yeni koçunun gözüne giriyor. Kanaatimce Rick Adelman’ın ellerinde İspanyol mevkidaşıyla daha çok canlar yakacaktır. Rubio – Shved – Kirilenko – Love – Pekovic beşi tüm ligde en merak ettiğim kadrolardan biri.
*Sıralama ESPN ve NBA’in resmi efficiency rating rakamlarının interpolasyonuna göre yapılmıştır.
1]Anthony Davis
Draft’ın bir numarası şu ana kadar etkinlik istatistiğinde de bir numarada olarak seç[v] enlerini mutlu ediyor.
Beklentisiz geçen sezonda, Ben Gordon da henüz parkelere dönememişken genç yeteneklerin katkısı taraftarı en çok mutlu eden olay. Bunların başında da en yaşlısı 26 yaşındaki Jason Smith olan pota altı rotasyonunun Mr. Eyebrow’u geliyor. Davis henüz sadece 6 maçta forma giyebilmiş olsa da; 16 sayı, 8.3 ribaunt ve 2.2 blok istatistikleri yakaladı ki lige gelirken defansif özelliklerinin altının çizildiğini hatırlatalım. Oysa oyuncu en azından beni şaşırtarak, şut sokuyor. Eğer herkesin rahatlıkla fark edebileceği gibi “size” olarak kendini geliştirir, şut yüzdesini de arttırırsa birkaç yıl içinde “Duncan’ın yerine kim All- Star olacak?” soruları cevap bulacaktır.
Hornets ile ilgili üstünde durulmayan son bir not: Greivis Vasquez iyi topçu.
2]Andre Drummond
Andre Drummond, lige gelmeden önce hakkında ne düşüneceğimi bilmediğim ender oyunculardan biriydi. Linkteki [http://www.youtube.com/watch?v=mXB6vc5Z_A4 ] videoyu izleyince “ilk all-around-center’ımız hayırlı olsun” derken, usulsüz NCAA transferi ve akabinde gelen aksak oyunu Kwame Brown’un kulaklarını çınlatmamı sağlamıştı. En iyi yaptığı bir işin olmaması değil Detroit’e, dünyanın yeni düzenine uymasa da başta 2.30’luk kulacı ve müthiş atletikliği ona fark katıyor.
Drummond kullanılması bilindiğinde müthiş bir oyuncu. Fakat iş ahlakı sıkıntılı. Şu anki Detroit’te “ooo şahane ortam yapmışlar” diyerek oynuyor olabilir. Efektiflik istatistiğinde başlarda olsa da 5.8 sayı ve 5.9 ribaunt henüz kimseyi tatmin etmiyor olmalı.
Bad Boys’un ardından yeniden yapılandığı genç oyuncuları yaşlanan Detroit’te Drummond, Jason Maxiell’in yerini alacaktır. Oyuncunun ilk olarak el atması gereken mevzu ise, Vidmar’ın tahtını sarsarcasına intihar gibi faul atıyor olması[%39].
3] Damian Lillard
Draft’tan önce kendisinden beklenenleri aşan tek isim Damian Lillard oldu. Kulüp geleneğine nüfuz etmiş şanssızlıkları neticesinde geçen sene tekrar yapılanma kararı alan Portland’ın daha ilk senesinde Lamarcus Aldridge ile en büyük taşıyıcısı kolon bu genç adam oldu.
19.1 sayı ve 6.3 asist bunu zaten özetliyor. Wesley Matthews ve Nicolas Batum’un [ki ben aldığı kontratın hakkını veremeyeceğini düşünüyordum] yanına birkaç iş görecek parça ekleyebilirlerse play off’un gediklilerinden olmaları işten değil.
4] Jonas Valanciunas
Geçen sene draftta Enes’in en büyük rakiplerinden olan Jonas’ı bu listeye sokan en büyük etken milli takımda –bilhassa alt yapı takımlarında- gösterdiği performans oldu [Jonas sana diyorum, Enes’im sen anla]. Birçok takımın radarına girmesine rağmen hem kontrat problemleri hem de fiziksel hamlığı nedeniyle bir sene daha Avrupa’da kalan Litvanyalı oyuncu artık daha fazla güven veriyor.
Peşinen söyleyelim, Jonas Valanciunas ligdeki belki de en yumuşak uzun [Hadi yine iyisin Brook Lopez]. Öyle ki birçok NBA blogger’ı bütün yaz kendisiyle dalga geçti. Fakat onlar esasında ince işlere ne kadar hâkim olduğunu kaçırdılar. 9.1 sayı ve 5.7 sayı ile lige merhaba diyen 2.11’lik oyuncu kuvvetlendiği takdirde elit oyuncular arasında yerini alabilir. Ha “Toronto’da ne kadar elit olunur ki?” derseniz anlayışla karşılarım.
5] Alexey Shved
Alexey Shved sadece Minnesota’nın değil, tüm Rus basketbolunun sırtını dayadığı bir isim. Eşine az rastlanır beyaz atletiklerden. Takımdaki esas çekirdeğin Avrupa menşeili olması şüphesiz ki işine çok yarıyor.
Rubio’suz 10.4 sayı, 2.6 ribaunt ve 3.7 asist tutturan Shved, yeni yeni koçunun gözüne giriyor. Kanaatimce Rick Adelman’ın ellerinde İspanyol mevkidaşıyla daha çok canlar yakacaktır. Rubio – Shved – Kirilenko – Love – Pekovic beşi tüm ligde en merak ettiğim kadrolardan biri.
*Sıralama ESPN ve NBA’in resmi efficiency rating rakamlarının interpolasyonuna göre yapılmıştır.





















