Sportif direktör sorunsalı!

Rijkaard, duygu patlamasının yaşandığı günlerde eline bir Türk bayrağı almaz!

SPORX AI BAKIŞI
calendar 04 Aralık 2009 10:28
Haber: Sporx.com Yazarlar
Sportif direktör sorunsalı!
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Sistemler ve figürler sürekli değişir, aslolan ruhtur. O ruhtur ki savaşmayı, mücadele etmeyi gerektirir.

Günümüz futbolunda mücadele ettiğiniz ölçüde varsınız, koştuğunuz, savaştığınız, pes etmediğiniz sürece adınız yankılanır kulaklarda.

Barcelona sadece Messi, Zlatan, Xavi ya da Inıesta gibi insanüstü yeteneklere sahip olduğu için Barcelona değildir.

Barcelona, Xavi ve Inıesta her maçta 13 kilometre barajını aştığı için Barcelona'dır ya da Messi korner direğinde bile mücadele ettiği için Barcelona'dır.

İster çift ön libero oynayın, ister dört ön libero ister tek...  O ön libero formasını ıslatmadıktan sonra neye yarar teknik direktörün tahtaya çizdikleri. Futbolda savaşacaksınız, mücadele edeceksiniz, yeteneklerinizi perçinleyip güne ayak uydurup koşacaksınız.

Bazen Puyol olacaksınız bazen Daniel Alves. İşte Servet, Panathinaikos karşısında Puyol oldu, Sabri Daniel Alves, Arda Messi oldu. Islandı o forma. Panathinaikos maçının özeti budur!

Galatasaray, Panathinaikos karşısında istekliydi, arzuluydu ve kaderine isyan eden bir mahkum edasındaydı. Aslında oyun olarak ne Manisaspor maçından ne de Bursaspor maçından farklı varyasyonlar vardı sahada ancak Galatasaray kaybettiklerini Panathianikos karşısında buldu.

Elano her zamankinden biraz daha farklıydı, bu kez oyunun mücadeleci tarafındaydı, kimi zaman Ayhan olmaya çalıştı kimi zaman Arda...

Elano'dan kimse uzun bir süre daha 30 metreden vurmasını, ardı ardına iki fantastik çalım atmasını beklemesin. Elano ismini 90 dakikada 10 kez duymamız da, hata yapmaktan korkmasından ileri geliyor aslında. Keita var bir de, ısrarla Galatasaray'ın patlama noktası olduğunu söylediğimiz Keita...

Keita, şayet nefes alıyorsa özellikle Ali Sami Yen'de yedek kulübesinde değil, sahada olmalı. Ya Arda! Seviyoruz Arda'yı, koşuyor Arda, goller atıyor, asistler yapıyor. Severiz bir Arda'yı!

BİR ADAM LAZIM, BİZİ BİLEN!

Frank Rijkaard, Neskeens, Elano ve Keita geçiş sürecinde. Hepsi biraz sancılı, acılı. Her birinin de farklı farklı hayatları, düşünceleri, stilleri, hedefleri var. Rijkaard ve Neskeens ikilisi tanımaya çalışıyor henüz ülkeyi, takımı, insanları ve farklı beyinleri.

Daum - Koch gibi değiller onlar. Bu ülkede duygu patlamasının yaşandığı günlerde ellerine bir Türk bayrağı almazlar, bilmezler çünkü tanımazlar bizi.

Elano yanlız adamdır, Kewell ile paylaştığı tek şey Premier Lig günleridir. Anlatamaz derdini, paylaşmaz sevincini, idmandan sonra görüşmez kimseyle... Onun görüştükleri ezeli rakiptedir. Gezerler, yemek yerler, partilere katılırlar topluca. Fenerbahçe'deki Alex gerçeği de bu sosyal denklemde saklıdır aslında.

Keita'da Elano'dur aslında. Performansı motivasyonda saklıdır onun da. Destek bekler hep, alkışlanmak ister sürekli... O da bilmez bu ülkede statları dolduranların, neden orada olduğunu.

'Evdeki yabancılara' Galatasaray'ı anlatacak, bu ülke insanını tanıtacak, rakipleri analiz edecek, iklimden bahsedecek, zeminin artılarını eksilerini yazacak, çizecek biri lazım. Galatasaray sevgisini iliklerine kadar hisseden, camiayı yakından tanıyan, Türk futbolunu bilen; Ümit Davala'dan tecrübeli, Cüneyt Tanman'dan daha girişken birinden bahsediyorum.

Çizmek istediğimiz sportif direktör profili, Rijkaard ve Neskeens'e Diyarbakır'ı anlatacak, oradaki atmosferi, iklimi, zemini... Bursa'yı anlatacak, taraftarını, kalecisini, santrforunu... Ertuğrul Sağlam'ı anlatacak ona, gerekirse kariyerini gerekirse Beşiktaş'tan kapıdışarı edilme hikayesini...

Yılmaz Vural'ı anlatacak o sportif direktör Rijkaard'a... Kim olduğunu, neler yaptığını ya da yapabildiğini, büyük takımlar karşısında takımını nasıl motive ettiğini... Rijkaard önce kendi rakibini tanıyacak, sonra Galatasaray'ın rakibini.

O sportif direktör Elano'nun arkadaşı olacak, belki de Keita ile gezecek, yemek yiyecek, sinemaya gidecek. Arda'ya anlatacak yıldız olmanın zorluklarını, yol gösterecek ona.

Hasan Şaş'ı anlatacak ona Hakan Şükür'ü.
Yeşil zemin dışına ısındıracak oyuncuları. Görevi bu olacak.

Profesyonellerden kurulu bir ekip, etüt ve uygulama yetisi yüksek insanlar sadece Galatasaray'a değil Türk futboluna da önemli katkılar sağlayacaktır şüphesiz.

Tabii her şeyden önce bu kurumu ayakta tutacak, destek verecek, istikrarlı bir şekilde görev yapabilmesini sağlayacak bir ortamın yaratılması gerekir.

Galatasay Yönetimi, şu anda anlattıklarımızı gerçekleştirebilecek vizyona fazlasıyla sahip.

Zamanlama ve radikal kararların arkasında durabilecek ortamın yaratılması halinde yeni bir model; Rijkaard'ı, Keita'yı, Elano'yu camiaya, Türkiye'ye, taraftara ve basın mensuplarına daha fazla ısındıracaktır. 

Tümü
 Reklam