Ben dahil birçok kişi bol hareketli bir takas dönemi beklerken nispeten daha sakin ve takımların (birkaç tanesi hariç) temel taşlarının fazla değişmediği takaslar izledik. Yapılan takasları yakından incelemekte fayda var.
Golden State Warriors ve Milwaukee Bucks arasında yapılan takas sonucunda Andrew Bogut ve Stephen Jackson Warriors'a giderken; Monta Ellis, Ekpe Udoh ve Kwame Brown Bucks'ın yolunu tuttu.
Kişisel düşüncem bu takastan karlı çıkan takımın Milwaukee Bucks olduğu yönünde. Takasla yolladıkları Bogut' un yıllardır bitmeyen sakatlıklarından bıkmışlardı, üstüne neredeyse gittiği her takımda huzursuzluk yaratan Stephen Jackson'ı da ekleyerek skorer Monta Ellis, çok iyi bir boyalı alan savunmacısı Ekpe Udoh ve kontratı sezon sonunda bitecek Kwame Brown'u aldılar. En büyük sorunları Monta Ellis ve Brandon Jennings ikilisinden mürekkep gard ikilisinin uyumu olacak zira kağıt üzerinde inanılmaz bencil ve dengesiz bir ikili gibi görünüyorlar. Dediğim uyumu sağlayamamaları halinde sezonun geri kalanında kabus yaşayacaklar. Warriors açısından baktığımızda artık Monta Ellis-Stephen Curry ikilisi ile başarının gelmeyeceğini anlamış olmalılar ki genç olanla yola devam etmeyi tercih ettiler. Bogut konusu ise tam bir kumar. Sağlıklı kalabilirse Warriors'a sınıf atlacak bir oyuncu ama ben sakatlıklardan kurtulabileceğine inanmıyorum.
Yapılan üçlü takasın ardından Clippers Nick Young'ı, Denver McGee ve Turiaf'ı, Wizards ise Nene ve 2.tur draft hakkı ile beraber Brian Cook'u kadrosuna kattı.
Bu üçlü takasta her takımın karlı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Clippers açısından baktığımızda; (Koç Del Negro sağolsun) hücumda çok sınırlı bir görüntü çizen takıma basketbolda varoluş nedeni şut atmak olan dengesiz skorer Nick Young'ı aldılar. Her ne kadar takım kimyası açısından iç açıcı görünmese de benchten geldiği takdirde takıma çok yararlı olacağını düşünüyorum. Denver Nuggets'ın takas sonrası ilk yaptığı iş Turiaf'ı serbest bırakmak oldu. Onlar da Milwakuee'ye benzer şekilde sürekli sakatlanan ve güven vermeyen yıldızlarını yollayıp onun bir gömlek altında bir oyuncuyla devam etmek istediler. Aslına bakılırsa McGee, Nuggets'ın oyun tarzı için biçilmiş kaftan durumunda. Yüksek tempolu Nuggets basketboluna müthiş atletizmi ile çok çabuk ayak uydurması kesin olan McGee'nin asıl sorunu işin mental boyutunda. Washington gibi "sokak basketbolu" ekolünün NBA'deki temsilcisi olan bir takımdan gelmesi onun en büyük handikapı! Eğer basketbola odaklanmayı başarır ve bir şekilde disipline edilirse McGee'nin Denver'da beklenenden de başarılı olacağını düşünüyorum. Wizards yönetimi en sonunda Young-Blatche-McGee üçlüsü ile başarının gelmeyeceğini üstüne üstlük John Wall gibi geleceği çok parlak olan bir gencin gelişiminin bu üçlünün varlığı ile baltalandığını görmüş olacak ki yaptığı takaslarla Young ve McGee'yi yolladı. Denver'dan aldıkları Nene sağlıklı kalabilirse all-star kalibresinde bir uzun üstüne üstlük kişilik olarak ta huzursuzluk yaratacak bir oyuncu değil. Nene'nin sakatlıkları devam etse dahi John Wall'un gelişiminin önündeki engellerden kurtulmuş olmaları onlar için kar.
Golden State Warriors ve San Antonio Spurs arasında yapılan takas sonucunda, Warriors Richard Jefferson'ı kadrosuna kattı ve Spurs'un 1.tur draft hakkını aldı. Spurs ise eski oyuncusu Stephen Jackson'ı kadrosuna kattı.
San Antonio anlaştığı tarihten beri Richard Jefferson'dan istediği verimi bir türlü alamadı. Golden State ise küçük çaplı bir yeniden yapılanma arifesinde Stephen Jackson gibi "patlamaya hazır bir bomba"yı bünyesine katmak istememişti ve sonuçta söz konusu takas gerçekleşti. Popovich Jackson'a hala güveniyor ve ligde onu disipline edip basketbola odaklayabilecek en iyi koç. Warriors ise Jackson'ı her halükarda yollayacaktı; en azından oyun tarzlarına uygun atletik ve dış şut tehdidi olan bir swingman karşılığında Jackson'dan kurtuldular.
Los Angeles Lakers ve Hoston Rockets arasında yapılan takas sonucunda, Lakers, Derek Fisher ve 1.tur draft hakkı karşılığında Houston Rockets'tan Jordan Hill'i kadrosuna kattı.
Lakers play-offlarda Josh McRoberts-Troy Murpy ikilisinden oluşan pota altı yedeklerine güvenmiyordu. Jordan Hill çok üst düzey bir oyuncu olmasa dahi sertlik konusunda bu ikiliden daha çok şey vaat ediyor. Houston ise Derek Fisher'ın biten kontratının peşindeydi ve istediğini aldı. Takastan kısa süre ise Fisher'ı serbest bıraktılar.
LA Lakers ve Cleveland Cavaliers arasında yapılan takasta Cavaliers, Lakers'dan Luke Walton, Jason Kapono ve 2012 ilk tur draft hakkını alırken; Lakers, Cavaliers'tan Ramon Sessions ve Christian Eyenga'yı kadrosuna dahil etti.
Lakers'ın gard sorunu herkesin malumuydu. Yaptıkları takas ile bu soruna büyük ölçüde çözüm bulmuş oldular. Sessions hem iyi bir organizatör hem de ortalamanın üstü bir şutör. Kısa bir süre sonra ilk beşe yerleşme ihtimali var ve Fisher'dan çok daha fazla verim vereceği kesin. Cavs'in ise neden böyle bir takas yaptığına bir anlam veremedim zira aldığı oyunculardan Sessions'ın verdiği verimi alamayabilirler. Tek aklıma gelen Kyre Irving'in arkasında istediği süreleri alamayan Sessions'ın talebi olabilir.
Portland Trail Blazers ve Hoston Rockets arasında gerçekleşen takas sonunda, Houston Rockets Marcus Camby'i kadrosuna katarken karşılığında Jonny Flynn, Hasheem Thabeet ve 2. tur draft hakkı verdi. Portland Trail Blazers ve New Jersey Nets arasında yapılan takas sonucunda Mehmet Okur, Shawne Williams ve 1.tur draft hakkı Portland'a giderken, Gerald Wallace New Jersey'nin yolunu tuttu.
Tepetaklak giden ve oynadığı oyunla hiçbir ışık vermeyen Portland'da klasik tabiriyle "düğmeye basıldı" ve takımın baştan aşağıya yenilenmesi için kadrodaki parçalar yollanmaya başladı. Artık iyiden iyiye yaşlanan Camby ve atletik forvet Wallace neredeyse karşılığında hiçbir şey alınmadan yollandı. Üstüne üstlük koç McMillan kovuldu ve müzmin sakat Greg Oden ile takasla gelen Mehmet Okur serbest bırakıldı. Sonuç olarak Portland için yeniden yapılanmanın ilk ayağı sona erdi, ikinci ayak ise sezon sonunda olacak. Camby'i kadrosuna katan Houston Dalembert'e çok iyi bir yedek bulmuş oldu. New Jersey ise kadronun yetersizliğinden rahatsızlığını dile getiren Deron Williams'ı memnun etmek ve berbat bir sezonun sonlarında tribünleri birkaç güzel hareketle coşturmak için bu takası gerçekleştirdi diyebiliriz.
Golden State Warriors ve Milwaukee Bucks arasında yapılan takas sonucunda Andrew Bogut ve Stephen Jackson Warriors'a giderken; Monta Ellis, Ekpe Udoh ve Kwame Brown Bucks'ın yolunu tuttu.
Kişisel düşüncem bu takastan karlı çıkan takımın Milwaukee Bucks olduğu yönünde. Takasla yolladıkları Bogut' un yıllardır bitmeyen sakatlıklarından bıkmışlardı, üstüne neredeyse gittiği her takımda huzursuzluk yaratan Stephen Jackson'ı da ekleyerek skorer Monta Ellis, çok iyi bir boyalı alan savunmacısı Ekpe Udoh ve kontratı sezon sonunda bitecek Kwame Brown'u aldılar. En büyük sorunları Monta Ellis ve Brandon Jennings ikilisinden mürekkep gard ikilisinin uyumu olacak zira kağıt üzerinde inanılmaz bencil ve dengesiz bir ikili gibi görünüyorlar. Dediğim uyumu sağlayamamaları halinde sezonun geri kalanında kabus yaşayacaklar. Warriors açısından baktığımızda artık Monta Ellis-Stephen Curry ikilisi ile başarının gelmeyeceğini anlamış olmalılar ki genç olanla yola devam etmeyi tercih ettiler. Bogut konusu ise tam bir kumar. Sağlıklı kalabilirse Warriors'a sınıf atlacak bir oyuncu ama ben sakatlıklardan kurtulabileceğine inanmıyorum.
Yapılan üçlü takasın ardından Clippers Nick Young'ı, Denver McGee ve Turiaf'ı, Wizards ise Nene ve 2.tur draft hakkı ile beraber Brian Cook'u kadrosuna kattı.
Bu üçlü takasta her takımın karlı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Clippers açısından baktığımızda; (Koç Del Negro sağolsun) hücumda çok sınırlı bir görüntü çizen takıma basketbolda varoluş nedeni şut atmak olan dengesiz skorer Nick Young'ı aldılar. Her ne kadar takım kimyası açısından iç açıcı görünmese de benchten geldiği takdirde takıma çok yararlı olacağını düşünüyorum. Denver Nuggets'ın takas sonrası ilk yaptığı iş Turiaf'ı serbest bırakmak oldu. Onlar da Milwakuee'ye benzer şekilde sürekli sakatlanan ve güven vermeyen yıldızlarını yollayıp onun bir gömlek altında bir oyuncuyla devam etmek istediler. Aslına bakılırsa McGee, Nuggets'ın oyun tarzı için biçilmiş kaftan durumunda. Yüksek tempolu Nuggets basketboluna müthiş atletizmi ile çok çabuk ayak uydurması kesin olan McGee'nin asıl sorunu işin mental boyutunda. Washington gibi "sokak basketbolu" ekolünün NBA'deki temsilcisi olan bir takımdan gelmesi onun en büyük handikapı! Eğer basketbola odaklanmayı başarır ve bir şekilde disipline edilirse McGee'nin Denver'da beklenenden de başarılı olacağını düşünüyorum. Wizards yönetimi en sonunda Young-Blatche-McGee üçlüsü ile başarının gelmeyeceğini üstüne üstlük John Wall gibi geleceği çok parlak olan bir gencin gelişiminin bu üçlünün varlığı ile baltalandığını görmüş olacak ki yaptığı takaslarla Young ve McGee'yi yolladı. Denver'dan aldıkları Nene sağlıklı kalabilirse all-star kalibresinde bir uzun üstüne üstlük kişilik olarak ta huzursuzluk yaratacak bir oyuncu değil. Nene'nin sakatlıkları devam etse dahi John Wall'un gelişiminin önündeki engellerden kurtulmuş olmaları onlar için kar.
Golden State Warriors ve San Antonio Spurs arasında yapılan takas sonucunda, Warriors Richard Jefferson'ı kadrosuna kattı ve Spurs'un 1.tur draft hakkını aldı. Spurs ise eski oyuncusu Stephen Jackson'ı kadrosuna kattı.
San Antonio anlaştığı tarihten beri Richard Jefferson'dan istediği verimi bir türlü alamadı. Golden State ise küçük çaplı bir yeniden yapılanma arifesinde Stephen Jackson gibi "patlamaya hazır bir bomba"yı bünyesine katmak istememişti ve sonuçta söz konusu takas gerçekleşti. Popovich Jackson'a hala güveniyor ve ligde onu disipline edip basketbola odaklayabilecek en iyi koç. Warriors ise Jackson'ı her halükarda yollayacaktı; en azından oyun tarzlarına uygun atletik ve dış şut tehdidi olan bir swingman karşılığında Jackson'dan kurtuldular.
Los Angeles Lakers ve Hoston Rockets arasında yapılan takas sonucunda, Lakers, Derek Fisher ve 1.tur draft hakkı karşılığında Houston Rockets'tan Jordan Hill'i kadrosuna kattı.
Lakers play-offlarda Josh McRoberts-Troy Murpy ikilisinden oluşan pota altı yedeklerine güvenmiyordu. Jordan Hill çok üst düzey bir oyuncu olmasa dahi sertlik konusunda bu ikiliden daha çok şey vaat ediyor. Houston ise Derek Fisher'ın biten kontratının peşindeydi ve istediğini aldı. Takastan kısa süre ise Fisher'ı serbest bıraktılar.
LA Lakers ve Cleveland Cavaliers arasında yapılan takasta Cavaliers, Lakers'dan Luke Walton, Jason Kapono ve 2012 ilk tur draft hakkını alırken; Lakers, Cavaliers'tan Ramon Sessions ve Christian Eyenga'yı kadrosuna dahil etti.
Lakers'ın gard sorunu herkesin malumuydu. Yaptıkları takas ile bu soruna büyük ölçüde çözüm bulmuş oldular. Sessions hem iyi bir organizatör hem de ortalamanın üstü bir şutör. Kısa bir süre sonra ilk beşe yerleşme ihtimali var ve Fisher'dan çok daha fazla verim vereceği kesin. Cavs'in ise neden böyle bir takas yaptığına bir anlam veremedim zira aldığı oyunculardan Sessions'ın verdiği verimi alamayabilirler. Tek aklıma gelen Kyre Irving'in arkasında istediği süreleri alamayan Sessions'ın talebi olabilir.
Portland Trail Blazers ve Hoston Rockets arasında gerçekleşen takas sonunda, Houston Rockets Marcus Camby'i kadrosuna katarken karşılığında Jonny Flynn, Hasheem Thabeet ve 2. tur draft hakkı verdi. Portland Trail Blazers ve New Jersey Nets arasında yapılan takas sonucunda Mehmet Okur, Shawne Williams ve 1.tur draft hakkı Portland'a giderken, Gerald Wallace New Jersey'nin yolunu tuttu.
Tepetaklak giden ve oynadığı oyunla hiçbir ışık vermeyen Portland'da klasik tabiriyle "düğmeye basıldı" ve takımın baştan aşağıya yenilenmesi için kadrodaki parçalar yollanmaya başladı. Artık iyiden iyiye yaşlanan Camby ve atletik forvet Wallace neredeyse karşılığında hiçbir şey alınmadan yollandı. Üstüne üstlük koç McMillan kovuldu ve müzmin sakat Greg Oden ile takasla gelen Mehmet Okur serbest bırakıldı. Sonuç olarak Portland için yeniden yapılanmanın ilk ayağı sona erdi, ikinci ayak ise sezon sonunda olacak. Camby'i kadrosuna katan Houston Dalembert'e çok iyi bir yedek bulmuş oldu. New Jersey ise kadronun yetersizliğinden rahatsızlığını dile getiren Deron Williams'ı memnun etmek ve berbat bir sezonun sonlarında tribünleri birkaç güzel hareketle coşturmak için bu takası gerçekleştirdi diyebiliriz.





















