Fransa’yı nasıl yeneriz?

Fransa’yı değerlendirmeden önce Fransa’nın nasıl bize rakip olduğunu anlatmak gerek.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 03 Eylül 2010 16:34
Haber: AA
Fransa’yı nasıl yeneriz?
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Dünya Şampiyonasında artık telafisi olmayan maçlar başlıyor. A Milliler Çin’i de rahat yenerek 5’de 5 yapmayı başardı ve Fransa ile eşleşti. Fransa’yı değerlendirmeden önce Fransa’nın nasıl bize rakip olduğunu anlatmak gerek. Son maçında Yeni Zelanda’ya 12 sayı farkla yenilerek son anda kendini 4. sırada bulan Fransa maça rahat çıkmanın ve son dakikadaki imkansız basketlerin kurbanı oldu.

Ben basında bazı antrenörlerin “şike” imasına inanamadım doğrusu. Fransa, Rusya ile eşleşmek varken neden seyirci desteğiyle salonu cehenneme çevirebilecek bizi istesin anlayamadım. Ayrıca maçı 12 sayıyla kaybetmesi durumunda 4. olacak Fransa neden son 10 saniyeye kadar bunu riske etsin ve potalı giren bir üçlükle maç 12 sayı olsun. Batum’un son saniyede çemberin içinden çıkan üçlüğü girse Fransa rakibimiz olmayacaktı. Maçı seyretmeden sadece skora bakarak yorum yapmayalım lütfen, komik duruma düşüyorsunuz.

Neyse abuklukları bırakalım basketbola bakalım. Fransa rehavet yüzünden şimdi rakibimiz oldu ve Fransız basını paniklemeye başladı bile. İspanya’yı yenerek gruba başlayan ama daha sonra aynı performansı sürdüremeyen ve son iki maçında Litvanya ve Yeni Zelanda’ya kaybeden Fransa iki büyük yıldızından yoksun olarak buraya geldi. NBA’de bile en iyi oyun kuruculardan biri olarak gösterilen Tony Parker zaten gelmeyeceğini çok önceden açıklamıştı. Chicago’lu Noah ise takımıyla sorun yaşadı ve kadroda yer bulamadı. 2009 Avrupa Basketbol Şampiyonası elemelerinde Türkiye'nin ardından ikinci olarak ek eleme turu oynadı. Belçika'yı eleyen Fransa, Polonya vizesi aldı. Çeyrek finalde İspanya'ya takılan Fransa, Türkiye ve Hırvatistan'ı yenerek 5. oldu ve 2010 Dünya Basketbol Şampiyonası vizesi aldı.

Takımdaki oyuncular özellikle atletik yetenekleriyle dikkat çekiyor ama eski gücünde olmayan Fransa savunmada büyük problemler yaşıyor. Takımın sayı yükünü Nicolas Batum ve Gelabale çekiyor ve 12.8 sayı ortalamasıyla oynadılar. Ribaundlarda ise Florent Pietrus ve Boris Diaw takımın en iyileri. Fransa tempoyu hızlandırdığı anlarda birebirlerde etkili oyuncularının bireysel yeteneklerine güveniyor. Buna mutlaka dikkat etmeliyiz. Bizim bence en büyük silahımız alan savunmamız olacaktır. Keskin bir şutörü olmayan Fransa’nın dış atış tehditi o kadar önemli değil ve riske edilebilir. Pota altında turnuvanın en geniş rotasyonunun bizde olması ve oyuncularımizin formu ise artımız olacaktır. Bu bölgede üstünlük kuran maçı kazanır.

Fransa’yı yenmek için rakbimiz coşturmadan ve tempoyu sürekli kontrol ederek oynamalı ve 60 sayılarda onları tutmalıyız. Bence Yeni Zelanda gelse işimiz daha kolay olacaktı ama Fransa’yı da yenebilecek güçteyiz. Üstelik bir sonraki turda yani çeyrek finalde Slovenya-Avustralya maçının galibiyle oynayacağız. Ana tabloda bizim taraftaki 8 takımdan 7’si Avrupa takımı.

Bir senaryo yazmak gerekirse çeyrek finalde Slovenya, yarı finalde ise İspanya ile oynarız. Final maçında ise rakibimiz ABD olur. Söylemesi bile güzel ama maçlar sahada kazanılıyor ve istim üstündeyken Ankara seyircisinin bıraktığı yerden İstanbul seyircisi devam etmeli ve milli takımı sonuna kadar desteklemeli. Pazar 18.00’da Fransa maçını kazanmalı ve yolumuza devam etmeliyiz. Ben basketbolcularımızın mutlaka madalya alacağını düşünüyorum ama rengi ne olur bilemem.
Tümü
 Reklam