2002 Dünya Kupası sonrası dünyanın önde gelen gazetelerinden birinde çok güzel bir araştırma yayınlanmıştı.. Dünya futbolunun gittiği noktaya dikkat çeken araştırmanın başlığını hiç unutmam: “Daha genç, daha hızlı, daha güçlü..”
Dünya futbolu o tarihten sonra çok hızlandı.. Ronaldinho, C.Ronaldo, Messi, Rooney, Agüero başta olmak üzere birçok süperstarla tanıştık.. Hemen hepsinin ortak özelliği genç, hızlı ve güçlü oluşlarıydı.. İşlerini önemsemeleri, saha içinde yıldızlaşmalarıydı..
2002 Dünya Kupası’nda üçüncü olan A Milli Takım bir kuşağın meyvelerini yedi.. O kuşağın nasıl oluştuğu bilinen bir hikaye.. Ayrıntıya girmeyelim.. Ama başrolündeki ismin Fatih Terim oluşunun hakkını verelim.. Adaletli, formayı hak eden veren ve tam saha presi ülkeye yerleştiren isimdi Terim...
XXX
Brezilya maçı benim için özel bir karşılaşma oldu.. Sadece Neymar’ı seyretmek açısından değil özel oluşu.. Kale arkası tribünündeydim maçta.. İlk yarıyı ayakta seyrettim.. İkinci yarıda koltuğumuza oturduk.. Taraftarların konuşmalarını, beklentilerini, düşüncelerini yaşadım.. Basın tribününe bu kez uzaktan baktım.. Oradaki boşlukları görünce içimden gülümsedim.. Böylesine bir maça bile gelmeyen güzel bir kitle var bizde.. Evden nakil ediyorlar maçları.. Mecbur oldukları zamanları anlayabiliyorum.. Bazen ben de gidemiyorum.. Ama işiniz buysa, Brezilya’yı statta seyretmiyorsanız, kusura bakmayın da Fatih Terim’in yanlışları kadar siz de mesleki yanlış yoldasınız..
XXX
Brezilya ile Türkiye arasında bir fark var.. Terim maç sonrası “Hiç bu kadar aciz kaldığımı hatırlamıyorum” demiş.. Kimin yüzünden? Kimin yüzünden hocam! Senin tercihlerin yüzünden..
Orta sahada başarılı olan Ozan’ı sağbek oynatıyorsun.. Ülkenin en iyi solbeki yedek.. aylardır bir oynayan bir oynamayan Hamit, Umut, İsmail ilk onbirde.. iyi bir yedek olan Bilal banko.. Ama hızlı, genç ve rakibi delebilecek isimler Alper yok, Olcay yok.. Hakan-Ömer olayı yaşanırken bir anda Gökhan Töre yok oluyor.. Hakan-Ömer ikilisinin alınmayışını anlarım.. Tercihindir.. Ama böyle saçma bir kadro sahaya çıkmaz..
XXX
Geçen Pazar İbrahim Kırkayak ve Alp Pehlivan’la birlikte TRT Spor’daki programda bir uyarıda bulundum.. Hamit’in jübilesi olsun bu maç dedim.. Çünkü yürüyecek hali yok.. Bakmayın koşu mesafelerine.. Aylardır golü, kaleyi bulan güzel bir şutu, hızlı bir akını yok.. Hamit artık Galatasaray seviyesinin de çok altında..
Burak varsa takımda banko oynar.. Umut rakip zayıfsa ikinci santrfor olur.. Sen git zayıf ve kapanan takımlara karşı sprinter tek forvet oyna yenil, Brezilya’ya karşı Umut-Mevlüt’le çık..
Mevlüt de aylardır sakat.. Yeni yeni toparlanıyor.. En son golü sanırım Karabük maçından önceydi.. Ama sahada..
XXX
Fatih Terim eski adaletli görüntüsünden çok uzakta.. Formsuz diyemiyorum.. Yaptığı seçimlerin nedenini bilemiyorum.. Kendisi Galatasaray’ı ülkenin en iyi takımı haline getirirken Şenol Güneş’in dünya üçüncülüğünde aslan payı da ona verildi.. O zaman ligdeki Fenerbahçe-Beşiktaş gerçeğini daha fazla görmeli.. Dökülen bazı eski öğrencilerine bel bağlamaktan vazgeçmeli.. Çünkü o adil davranmadıkça o futbolcular da dökülmeye ve kenarda onu, tribünde bizi, evlerinde spor yazarlarını çaresiz bırakmaya devam ediyorlar..
XXX
Biz yeni bir felsefe yarattık futbolda.. Danimarka maçı sonrası Arda’yı uyarmıştım.. bu futbolunla bu kadar övgüyü hak etmiyor çünkü.. Atletico da sistem var.. o sistemin içindeki bir oyuncu.. o çıkıyor başkası giriyor bir şey fark etmiyor.. Arda ne Messi ne Ronaldo ne Rooney ne Neymar.. Arda oyunu dikine, hızlı oynayamayan bir oyuncu.. Neymar gibi derin bir topu alıp attığı golü hatırlayanınız var mı?
Evet zaman zaman önemli maçlar da dahil goller atıyor.. ama her ligde her ülkeden her hafta birkaç oyuncu Barça’ya, Real’e gol atıyor.. Onlar da mı dünya yıldızı!
XXX
Türkiye’nin sistemi belli.. “Daha yaşlı, daha ağır, daha güçsüz” bir oyuncu grubuyuz.. Mücadele eden bizi yeniyor.. çabuk oynayan yeniyor.. Genç oyunculardan kurulu olan yeniyor.. Bizim ayağa kalkmamız için Kazakistan galibiyeti yetmez.. Gerçek devrim doğru insanların doğru yerlere gelmesiyle olur.. Doğru bir kadronun istikrarla bir arada oynatılmasıyla olur.. Yardımcıların, tüm ekibin daha objektif seçilmesiyle olur..
Benim söyleyeceklerim bu kadar hocam.. Ben bir daha kendi seyircisi tarafından bu kadar aşağılanan, yuhlanan bir Milli Takım seyretmek istemiyorum.. Kale arkasında 1 saat ayakta bekleyen insanlara böyle bir takım izlettirmenin bir açıklaması olmalı..
Bekliyoruz..
Dünya futbolu o tarihten sonra çok hızlandı.. Ronaldinho, C.Ronaldo, Messi, Rooney, Agüero başta olmak üzere birçok süperstarla tanıştık.. Hemen hepsinin ortak özelliği genç, hızlı ve güçlü oluşlarıydı.. İşlerini önemsemeleri, saha içinde yıldızlaşmalarıydı..
2002 Dünya Kupası’nda üçüncü olan A Milli Takım bir kuşağın meyvelerini yedi.. O kuşağın nasıl oluştuğu bilinen bir hikaye.. Ayrıntıya girmeyelim.. Ama başrolündeki ismin Fatih Terim oluşunun hakkını verelim.. Adaletli, formayı hak eden veren ve tam saha presi ülkeye yerleştiren isimdi Terim...
XXX
Brezilya maçı benim için özel bir karşılaşma oldu.. Sadece Neymar’ı seyretmek açısından değil özel oluşu.. Kale arkası tribünündeydim maçta.. İlk yarıyı ayakta seyrettim.. İkinci yarıda koltuğumuza oturduk.. Taraftarların konuşmalarını, beklentilerini, düşüncelerini yaşadım.. Basın tribününe bu kez uzaktan baktım.. Oradaki boşlukları görünce içimden gülümsedim.. Böylesine bir maça bile gelmeyen güzel bir kitle var bizde.. Evden nakil ediyorlar maçları.. Mecbur oldukları zamanları anlayabiliyorum.. Bazen ben de gidemiyorum.. Ama işiniz buysa, Brezilya’yı statta seyretmiyorsanız, kusura bakmayın da Fatih Terim’in yanlışları kadar siz de mesleki yanlış yoldasınız..
XXX
Brezilya ile Türkiye arasında bir fark var.. Terim maç sonrası “Hiç bu kadar aciz kaldığımı hatırlamıyorum” demiş.. Kimin yüzünden? Kimin yüzünden hocam! Senin tercihlerin yüzünden..
Orta sahada başarılı olan Ozan’ı sağbek oynatıyorsun.. Ülkenin en iyi solbeki yedek.. aylardır bir oynayan bir oynamayan Hamit, Umut, İsmail ilk onbirde.. iyi bir yedek olan Bilal banko.. Ama hızlı, genç ve rakibi delebilecek isimler Alper yok, Olcay yok.. Hakan-Ömer olayı yaşanırken bir anda Gökhan Töre yok oluyor.. Hakan-Ömer ikilisinin alınmayışını anlarım.. Tercihindir.. Ama böyle saçma bir kadro sahaya çıkmaz..
XXX
Geçen Pazar İbrahim Kırkayak ve Alp Pehlivan’la birlikte TRT Spor’daki programda bir uyarıda bulundum.. Hamit’in jübilesi olsun bu maç dedim.. Çünkü yürüyecek hali yok.. Bakmayın koşu mesafelerine.. Aylardır golü, kaleyi bulan güzel bir şutu, hızlı bir akını yok.. Hamit artık Galatasaray seviyesinin de çok altında..
Burak varsa takımda banko oynar.. Umut rakip zayıfsa ikinci santrfor olur.. Sen git zayıf ve kapanan takımlara karşı sprinter tek forvet oyna yenil, Brezilya’ya karşı Umut-Mevlüt’le çık..
Mevlüt de aylardır sakat.. Yeni yeni toparlanıyor.. En son golü sanırım Karabük maçından önceydi.. Ama sahada..
XXX
Fatih Terim eski adaletli görüntüsünden çok uzakta.. Formsuz diyemiyorum.. Yaptığı seçimlerin nedenini bilemiyorum.. Kendisi Galatasaray’ı ülkenin en iyi takımı haline getirirken Şenol Güneş’in dünya üçüncülüğünde aslan payı da ona verildi.. O zaman ligdeki Fenerbahçe-Beşiktaş gerçeğini daha fazla görmeli.. Dökülen bazı eski öğrencilerine bel bağlamaktan vazgeçmeli.. Çünkü o adil davranmadıkça o futbolcular da dökülmeye ve kenarda onu, tribünde bizi, evlerinde spor yazarlarını çaresiz bırakmaya devam ediyorlar..
XXX
Biz yeni bir felsefe yarattık futbolda.. Danimarka maçı sonrası Arda’yı uyarmıştım.. bu futbolunla bu kadar övgüyü hak etmiyor çünkü.. Atletico da sistem var.. o sistemin içindeki bir oyuncu.. o çıkıyor başkası giriyor bir şey fark etmiyor.. Arda ne Messi ne Ronaldo ne Rooney ne Neymar.. Arda oyunu dikine, hızlı oynayamayan bir oyuncu.. Neymar gibi derin bir topu alıp attığı golü hatırlayanınız var mı?
Evet zaman zaman önemli maçlar da dahil goller atıyor.. ama her ligde her ülkeden her hafta birkaç oyuncu Barça’ya, Real’e gol atıyor.. Onlar da mı dünya yıldızı!
XXX
Türkiye’nin sistemi belli.. “Daha yaşlı, daha ağır, daha güçsüz” bir oyuncu grubuyuz.. Mücadele eden bizi yeniyor.. çabuk oynayan yeniyor.. Genç oyunculardan kurulu olan yeniyor.. Bizim ayağa kalkmamız için Kazakistan galibiyeti yetmez.. Gerçek devrim doğru insanların doğru yerlere gelmesiyle olur.. Doğru bir kadronun istikrarla bir arada oynatılmasıyla olur.. Yardımcıların, tüm ekibin daha objektif seçilmesiyle olur..
Benim söyleyeceklerim bu kadar hocam.. Ben bir daha kendi seyircisi tarafından bu kadar aşağılanan, yuhlanan bir Milli Takım seyretmek istemiyorum.. Kale arkasında 1 saat ayakta bekleyen insanlara böyle bir takım izlettirmenin bir açıklaması olmalı..
Bekliyoruz..




















