Aylardır şike soruşturması ve bu soruşturma vesilesiyle etrafa saçılan aforizmaları izliyorsunuz. Televizyonlar, yazılı basın, internet medyası; çarşaf çarşaf “tape”ler yayınlanıyor. Haliyle futbola dair tüm muhabbetler de maalesef bunlara dayalı geliştiriliyor. Bu durumun bir dürtü halinde, bir zorlama; bir kasıt içerdiğini niye kimsenin göremediğini anlamaya çalışmak bir yana, federasyonun bu durumdan yaratmaya çalıştığı fırsatlardan tiksiniyorum.
Her hafta alt liglerde bir maça gidiyorum, ama neden ben “bir” maça gitmek zorundayım? Niye tüm kategoriler, tüm maçlar aynı gün aynı saatte? Soruşturma yüzünden ertelediğiniz ve bir sonuca ulaştıramadığınız lig başlangıcının telafisi zaten az taraftar olan tribünleri iyice ıssızlaştırmak mı? Hedef buysa bravo, çok başarılısınız cidden saygıdeğer (!) TFF!
Haliyle, taraftar yok; maçlar konuşulmuyor; gelişmeler gözden de gönülden de ırak… Alt ligleri kimse hesaba katmadan şike soruşturması kaynaklı “Türk futbolu bitmiş” yakıştırması yapıyor. Haklısınız, Türk futbolu sizin gözünüzde bitmiş... Biraz da beni dinler misiniz peki?
Van'da deprem oldu, Vanspor'u aldılar İstanbul'a taşıdılar. Her iç saha maçını farklı bir statta (Kartal'da da oynuyor, Maltepe'de de) oynatıyorlar. Bu yazı yazıldığı sırada dört gün sonraki Vanspor-Bayrampaşa maçının nerede oynanacağı belli değildi. Peki Van ne yapıyor? Bu belirsizlik haline rağmen yeşil sahalara şevkle çıkıp çatır çatır topunu oynuyor. Hani Türk futbolu bitmişti?
Yıllar önce Uzan depreminde yerin dibine göçen, İBB tarafından iki kez tesisleri yıkılan İstanbulspor AŞ üçüncü ligde play off kovalıyor. Hayli iddialı bir kadroyla ve hemen hemen her dış saha maçına sebat ederek gelen “tek” taraftarıyla yıllardır hasret olduğu başarılara koşuyor. Hani Türk futbolu bitmişti?
Dardanelspor, küme düştüğü senelerin akabinde amatöre düşmemek için adeta “Kurtuluş Savaşı” verdiği 2011-2012 sezonunda üçüncü ligde şu an küme yükselme hattına da küme düşme hattına da dört puan uzaklıkta. Ve teknik direktörleri Tamer Tuna amatör küme maçlarına dek bölgedeki tüm maçlara gidip futbolcu izliyor… Türk futbolu onlar için de bitmemiş sanırım!
Geçen hafta sonu kardeş kulüp gibi olan Bayrampaşa ile İnegöl'ün maçı vardı. Süper Lig'de kardeş kardeşe takılıp, kimin puana ihtiyacı varsa onun puan aldığı maçların aksine İnegöl çıkıp sahaya dört gol attı, liderliği sürdürdü. Bayrampaşa ise play off yolunda büyük yara aldıysa da maç sonunda “Üç puan helal olsun” diyerek Türk futbolunun henüz Bayrampaşa ilçe sınırlarında da bitmediğini gösterdi.
Nazilli Belediyespor bu sezon evinde oynadığı on maçı da kaybetmedi, Keçiören Sportif AŞ on maç kaybeden teknik direktörünü inatla kovmadı, Aydınspor her maça gelen sabit, bini bulan taraftarıyla Süper Lig ambiyansını yakaladı Türk futbolu bu çerçevedeki fotoğraflarda çok da bitmiş gibi gözükmüyor, hı?
Her hafta bir maça gitmeye çalışıyorum diyerek konuya giriş yapmıştık, öyle bitirelim. Bu hafta adresim Kocaelispor-Şanlıurfaspor maçıydı. Urfa lider, Kocaeli sondan ikinciydi… Maç başladı, her maçı üst biten Kocaelispor 2-0 yenildi! Şanlıurfaspor'un pek atak yapmaması dikkatimi çekti ve kişisel blogumda “Acaba bahis meselesi mi?” deme gafletinde bulundum.
Sonradan Urfasporluların resmi forumuna denk geldim, meğerse maçtan önce takım kaptanı başta olmak üzere Şanlıurfasporlu futbolcular gönül birliği etmiş, “Kocaelispor'a çok gol atmayacağız, üç puanı alıp gideceğiz” demişler! Dahası, maçtan sonra takımın değişmez oyuncularından Sedat Yeşilkaya twitter hesabından “karşımızda kramponu malzemesi sartlari olmayan 17 ve 18 yaşında hiç para almadan oynayan kocaelisporlu oyunculara uzulduk” dediği tweeti attı.
Siz futbolculara makine muamelesi çekip, otuz adam alıp ara transferde onların yirmisini yollayıp kırk adam daha ala ala Türk futbolunu manav-kasap sistemine sokadurun; artık insanlar endüstriyel futbol dayatmalarına karşın vicdanlarını kramponlarına fren sistemi olarak kuruyorlar…
Hani siz “Türk futbolu bitmiş” diyorsunuz ya, size inat seneye ikinci ve üçüncü ligin sloganını “Biz bitti demeden bitmez” yapmak gerekiyor!
http://twitter.com/alper_kaya
Her hafta alt liglerde bir maça gidiyorum, ama neden ben “bir” maça gitmek zorundayım? Niye tüm kategoriler, tüm maçlar aynı gün aynı saatte? Soruşturma yüzünden ertelediğiniz ve bir sonuca ulaştıramadığınız lig başlangıcının telafisi zaten az taraftar olan tribünleri iyice ıssızlaştırmak mı? Hedef buysa bravo, çok başarılısınız cidden saygıdeğer (!) TFF!
Haliyle, taraftar yok; maçlar konuşulmuyor; gelişmeler gözden de gönülden de ırak… Alt ligleri kimse hesaba katmadan şike soruşturması kaynaklı “Türk futbolu bitmiş” yakıştırması yapıyor. Haklısınız, Türk futbolu sizin gözünüzde bitmiş... Biraz da beni dinler misiniz peki?
Van'da deprem oldu, Vanspor'u aldılar İstanbul'a taşıdılar. Her iç saha maçını farklı bir statta (Kartal'da da oynuyor, Maltepe'de de) oynatıyorlar. Bu yazı yazıldığı sırada dört gün sonraki Vanspor-Bayrampaşa maçının nerede oynanacağı belli değildi. Peki Van ne yapıyor? Bu belirsizlik haline rağmen yeşil sahalara şevkle çıkıp çatır çatır topunu oynuyor. Hani Türk futbolu bitmişti?
Yıllar önce Uzan depreminde yerin dibine göçen, İBB tarafından iki kez tesisleri yıkılan İstanbulspor AŞ üçüncü ligde play off kovalıyor. Hayli iddialı bir kadroyla ve hemen hemen her dış saha maçına sebat ederek gelen “tek” taraftarıyla yıllardır hasret olduğu başarılara koşuyor. Hani Türk futbolu bitmişti?
Dardanelspor, küme düştüğü senelerin akabinde amatöre düşmemek için adeta “Kurtuluş Savaşı” verdiği 2011-2012 sezonunda üçüncü ligde şu an küme yükselme hattına da küme düşme hattına da dört puan uzaklıkta. Ve teknik direktörleri Tamer Tuna amatör küme maçlarına dek bölgedeki tüm maçlara gidip futbolcu izliyor… Türk futbolu onlar için de bitmemiş sanırım!
Geçen hafta sonu kardeş kulüp gibi olan Bayrampaşa ile İnegöl'ün maçı vardı. Süper Lig'de kardeş kardeşe takılıp, kimin puana ihtiyacı varsa onun puan aldığı maçların aksine İnegöl çıkıp sahaya dört gol attı, liderliği sürdürdü. Bayrampaşa ise play off yolunda büyük yara aldıysa da maç sonunda “Üç puan helal olsun” diyerek Türk futbolunun henüz Bayrampaşa ilçe sınırlarında da bitmediğini gösterdi.
Nazilli Belediyespor bu sezon evinde oynadığı on maçı da kaybetmedi, Keçiören Sportif AŞ on maç kaybeden teknik direktörünü inatla kovmadı, Aydınspor her maça gelen sabit, bini bulan taraftarıyla Süper Lig ambiyansını yakaladı Türk futbolu bu çerçevedeki fotoğraflarda çok da bitmiş gibi gözükmüyor, hı?
Her hafta bir maça gitmeye çalışıyorum diyerek konuya giriş yapmıştık, öyle bitirelim. Bu hafta adresim Kocaelispor-Şanlıurfaspor maçıydı. Urfa lider, Kocaeli sondan ikinciydi… Maç başladı, her maçı üst biten Kocaelispor 2-0 yenildi! Şanlıurfaspor'un pek atak yapmaması dikkatimi çekti ve kişisel blogumda “Acaba bahis meselesi mi?” deme gafletinde bulundum.
Sonradan Urfasporluların resmi forumuna denk geldim, meğerse maçtan önce takım kaptanı başta olmak üzere Şanlıurfasporlu futbolcular gönül birliği etmiş, “Kocaelispor'a çok gol atmayacağız, üç puanı alıp gideceğiz” demişler! Dahası, maçtan sonra takımın değişmez oyuncularından Sedat Yeşilkaya twitter hesabından “karşımızda kramponu malzemesi sartlari olmayan 17 ve 18 yaşında hiç para almadan oynayan kocaelisporlu oyunculara uzulduk” dediği tweeti attı.
Siz futbolculara makine muamelesi çekip, otuz adam alıp ara transferde onların yirmisini yollayıp kırk adam daha ala ala Türk futbolunu manav-kasap sistemine sokadurun; artık insanlar endüstriyel futbol dayatmalarına karşın vicdanlarını kramponlarına fren sistemi olarak kuruyorlar…
Hani siz “Türk futbolu bitmiş” diyorsunuz ya, size inat seneye ikinci ve üçüncü ligin sloganını “Biz bitti demeden bitmez” yapmak gerekiyor!
http://twitter.com/alper_kaya





















