Guti'den Vassell yaratmak

Sporx.com yazarlarından Alper Kaya, Beşiktaş'ın son dönemdeki sorunlu futbolcusu Guti ve Türkiye'ye gelen önemli isimlerin ülkemizde neden tutunamadığını değerlendirdi.

SPORX AI BAKIŞI
calendar 14 Kasım 2011 21:01
Haber: Sporx.com Yazarlar, Fotoğraf: Sporx.com
Guti'den Vassell yaratmak
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Vassell, başkente adım atıp da izdiham yarattığında şaşıp kalan İngiliz tabldotlarının aksine; Guti'nin ağlaya ağlaya Beşiktaş iskelesine demir atması Müge Anlı'nın bile ilgisini çekememişti.

Gelişi olay gidişi olay nasıl vurdu ama İngiltere'den Vassell, "Türk futbolu ve Türkiye için geçerli değil ama Ankaragücü karışıktı, o döneme denk geldik..." Neredeyse kendisini borçlu çıkaracak kadar asil bir ifade, yalansan yalanı severiz Vassell Baba; attığın golden sonra tırmandığın tel örgüler ki Türk sporcusu bile yanaşmazken tribüne, sana feda olsun. Kaprissiz, kavgasız, patırtısız geldin ve gittin...

Guti'den bir Vassell yaratamayan Beşiktaş Jimnastik Kulübü, Eyüpspor imajının peşinde olsa gerek. Son yıllardaki yabancılarla kavgalarına bakarsak, hep bir "gözünün üstünde kaşın var"cılık, hep bir "ben bilirim"cilik hakim. Sergen Usta'nın havanda yönetici dövdüğü yılları hatırlasana...

"Sergen kötü oynuyor" diyen İhsan Kalkavan mıydı, cevabı "Çıksın haftaya o on numarayı giysin" diye alan? Önemi yok, Sergenler öldü futbol bölündü. Ernst, Delgado, Fink... Guti, Quaresma, Almeida... Biri gider biri gelir, değişimin özü çıkar adı kalır yadigar. Amatörce, 'kulübe bir yıldız gelmiş çek defterimde bayram havası' zihniyetli İstanbul ve diğer taşra kulüplerinin zihniyetini şiar edinen Beşiktaş'ta gittikçe artan tek şey ise Demirören AŞ'nin "çoluk çocuk rızkı" edebiyatlı borç karnesi olur.

Rızık dendi mi elbet akan sular durur ama futbolseverin üç kuruşluk maç zevkini baltalayıp çok matah işler yapmış havasına bürünmenin de manası olmasa gerek. Q7'ye binmesek de olur, kaldırımda insan gibi yürüyebilelim yeter. Kendi kalbimizin yeşil sahalarında dar alanda kontrolsüzce atılan kısa paslarda ofsayta düşmediğimiz kaç sezon gördük ki son on yılda, bir sor kendine Yıldırım Demirören. Aziz Yıldırım. Ünal Aysal.

Ve bir şeyi daha sorun hazır sorguya tutulmuşken. Türkiye'ye getirdiğiniz sözde süper ve hatta hiper starların bir sonraki durakları neden Dubai, Katar falan fişmekan?

Güneş o topraklarda daha mı güzel doğuyor da, ışığı gören kaçıyor?
Tümü
 Reklam