Türk futbol kamuoyunda tartışmalar devam ediyor. Sabah Gazetesi spor yazarılarından Ahmet Çakar, Gürcan Bilgiç, Levent Tüzemen ve Metin Teknik oldukça çarpıcı yorumlar yaptı. İşte o sözler...
"Caner şunu hiçbir zaman unutmamalı, o, Efendi Beşiktaş'ın efendi olmak zorunda olan bir futbolcusu. Maç esnasında mücadeleden kaynaklanan bazı aykırılıklar hoş görülebilir. Ama Başakşehir maçında Caner'in yaptığı ağır terbiyesizlikti. Hakemin 2 metre arkasından, sarı kart gördüğü halde 'O… çocuğu' demesi hem insani hem ahlaki yönden kabul edilemez. Mete'nin hakkını yemeyelim, duymuş da atmamışsa yazıklar olsun, ama ya gerçekten duyup da atsaydı Caner takımını eksik bırakacak ve en az 3 maç ceza alacaktı."
24
"BİR DAHA YAPARSA..."
"Caner'in kendisine gelmesi lazım. Milyonlarca Euro'yu alırken profesyonel, basın onu bazı mahrem konularda korurken mağdur… Ama şimdi şunu rahatlıkla söyleyebilirim, eğer bir daha böyle bir terbiyesizlik yaparsa bazı insanlar karşısına onun çok farklı şekilde geçebilirler. Caner'e hem TFF maç cezası vermeli hem de Beşiktaş yönetimi kendisini çok ama çok sert bir şekilde son defa uyarmalıdır."
23
"CANER KAPIDAN İÇERİ GİRMEMELİ" (GÜRCAN BİLGİÇ)
"Fikret Orman ve Beşiktaş tribün gruplarının verdiği mesajlar ile paralel hareket etmesi halinde, Caner'in bir daha kulüpten bile içeriye girememesi lazım. Dilini çıkaran Van Persie'ye, "Beşiktaş'ta olsa, bir dakika tutmazdım" diyen bir Başkan Fikret Orman ya da Burak Yılmaz transferine, "Rakibi de hakemi de aldatan oyuncu bu formayı giyemez" diye karşı çıkan Çarşı grubu da var."
22
"BEŞİKTAŞ DURUŞU BU DEĞİL"
"Eski takımına saygısını yitirmiş, milyonların önünde hakeme ana-avrat sövmüş bir oyuncuyu, kendi belirledikleri etik kritere nasıl uyduracaklar merak ediyorum. Caner'in, 70 yaşındaki Bilal Meşe'ye saldıran Arda Turan'ı durdurmaya çalışan, foto muhabiri arkadaşımız Vedat Danacı'yı "Bırak, bırak" diye engellediğini de belirteyim. Ortada anlık bir sinirle hareket olsa, bu kadar sert konuşmazdım. Fakat, bir duruş ile karşı karşıyayız ve bu "Beşiktaş Duruşu" değil."
21
"DİĞER KULÜPLER İÇİN DE YANLIŞ" (METİN TEKİN)
"Beşiktaş'ın her oyuncusu, efendi duruşu anlayışını içselleştirmek zorundadır. Hepsinin böyle bir sorumluluğu var. Zaman zaman böyle bireysel yanlışlar yapılabiliyor. Ama ne olursa olsun böyle bir harekette bulunmak, sert itirazlardan çok farklıdır. Ayrıca görüntülerden ceza verilmemesi bence yanlış. Sonuçta ortada olan bir olay var ve buna ceza vermek mantıklı. Bu tür şeyler sadece Beşiktaş için değil, diğer tüm kulüpler için yanlıştır. Bu tavrın savunulması da mümkün değildir."
20
"BANA DA 'SANA NE' DEDİ" (LEVENT TÜZEMEN)
"Efendi Beşiktaş unvanının yerine oturması için başkan Fikret Orman'ın Caner'e bir yaptırımda bulunması gerekiyor. Caner her maç sinirli ve agresif değil, genelde agresif bir oyuncu. Fenerbahçe'de oynarken İstinye Park'ta karşılaştım, ayak bileği bandajlıydı. Kendisine geçmiş olsun dedim. Caner de bana dönüp "Sana ne" dedi. Caner karakter olarak sinirli ve kavgacı bir oyuncu. Maalesef bu kimliği, kalitesine, oyun bilgisine ve yeteneklerine zarar veriyor."
19
"CANER LAF OLSUN DİYE..."
"TFF, Melo'ya bir Twit'i paylaştığı için ceza vermişti. Aynı TFF, 'görüntülerden ceza verilemez' maddesine sığınmamalı ve futbolun Fair Play ruhu adına Caner'e küfürbaz oyunculara gözdağı verecek bir yaptırımda bulunmalı. Her hakem, yönettiği maçı evinde kayda alıyor ve maçtan sonra da izliyor. Mete Kalkavan, Caner'in küfürlerini net duydu ve tüm Türkiye de izledi. Kalkavan nasıl bir tavır sergiler bilmem ama TFF hakemini koruma adına bir davranış biçimi sergilemeli. Caner'in internetten özür dilemesi tamamen laf olsun anlamındadır. Doğrusu, Caner BJK TV'ye çıkıp Mete Kalkavan'dan ve spor kamuoyundan özür dilemelidir."
18
"NEDENİ AYKUT KOCAMAN" (GÜRCAN BİLGİÇ)
"Fenerbahçe taraftarı bugün sakin kalıyorsa, nedeni Aykut Kocaman'dır. Takıma değil, ona duydukları güven nedeniyle sabırla iyi günlerin peşine düştüler. Kazanan ve oynayan bir takım beklerken, üst üste puan kayıplarını görmek, Fenerbahçe'yi ciddi baskıya aldı. Beşiktaş galibiyeti bile endişeleri gidermedi. Şimdi de derbideki son 20'de neden gol atamadıklarını tartışıyorlar."
17
"F.BAHÇE'DE İLK KEZ..."
"Sürekli memnuniyetsizlik hali var ve kaptanın yaşadığı fırtınaları umursamıyorlar. Aykut Kocaman bu durumu daha önce de yaşadı ve nasıl çıkacağını çok iyi biliyor. Ama futbolcuları böyle bir travmayla ilk kez karşılaşıyor ve baskı onları geri itiyor. Çözüm basit: Üst üste galibiyetler ile taraftarlarını tekrar arkalarına alacaklar ve gelişmeye devam edecekler. Fenerbahçe taraftarı "sabır" kelimesini daha yeni öğreniyor."
16
"F.BAHÇE VE BEŞİKTAŞ'I..." (METİN TEKİN)
"Fenerbahçe'yi bulunduğu durumdan ancak seri galibiyetler çıkarır. Onları yeniden çıkışa geçirecek maç Galatasaray karşılaşmasıydı. Ancak onu kaçırdılar. Artık onlara 3-4 maçlık galibiyet serisi lazım. Bu durum aynen Beşiktaş için de geçerli."
15
"İNTİHAR MI EDECEKTİN?" (LEVENT TÜZEMEN)
"Aykut Kocaman, "Camia olarak psikolojimiz yerinde değil. Galatasaray'ı yenseydik ruhsal çöküntüden kurtulup ayağa kalkacaktık" diyor. O halde ona soruyorum: Galatasaray'a kaybetseydin girdiğin bu ruhsal çöküntüden dolayı intihar mı edecektin? Kusura bakmasın ama Aykut hoca, kendi ruhsal durumunu bir gözden geçirsin."
14
"KOCAMAN TOPARLANMAZSA..."
"Bir gün 'zirve yarışının içinde olacağız' diyor, bir başka gün şampiyonluğa oynamaktan söz ediyor, gün geliyor, ruhsal çöküntüden söz ediyor. Fenerbahçe'nin hocası, bence geçmişte Avrupa'da yarı final oynayan Fenerbahçe'nin hocası durumunda değil. Kendini toparlamadığı sürece Fenerbahçe yarışın içinde olamaz. Çünkü bu takımın lideri Aykut Kocaman'dır. Ama ruh hali teslimiyetçi ve karamsar bir görüntü veriyor."
13
"EMEKLİ BİR SSK'LI" (AHMET ÇAKAR)
"Fenerbahçe'nin ruhsal olarak sıkıntılı bir dönem geçirmesinin temel nedeni Aykut Kocaman. Sürekli depresif ve melankolik bir halde. Kazansa da böyle, kazanamasa da. Bu demoralize durum futbolculara da yansıyor. Bir Tudor'a bakın, bir de Kocaman'a. Biri hayattan küsmüş emekli bir SSK'lı gibi; diğeri ise şartlar ne olursa olsun oyuncularını koruyan, vücut diliyle camiaya güven vermeye çalışan genç bir girişimci gibi. Aykut bence çuvaldızı kendine batırmalıdır."
12
"BUNA İNANMIYORUM" (METİN TEKİN)
"Ben maç seçme diye bir kavrama inanmıyorum Tabii ki daha az konsantre olduğunuz maçlar olabilir ama buna maç seçme denemez. Beşiktaş'ın yaşadığı durumun bana göre iki sebebi var: Birincisi fiziksel ve mental yorgunluk. İkincisi ise, klasik bir futbol sözüdür ama şu anda Beşiktaş'ın durumu buna tam oturuyor, her maçın ayrı karakteri vardır. Lig kolay derseniz yanılırsınız."
11
"BEŞİKTAŞ YAŞLI VE..." (LEVET TÜZEMEN)
"Beşiktaşlı futbolculara 'maç seçiyorlar' söyleminden çok 'maç seçmek zorunda kalıyorlar' söylemini yakıştırmak daha doğru olur. Şampiyonlar Ligi ve lig kulvarında Beşiktaş'ı taşıyan ana kadroda Oğuzhan, Cenk, Talisca ve Tolgay dışında tüm oyuncular 30 yaşın çok üzerinde. Yani Beşiktaş yaşlı bir takım. Bu yüzden sık sakatlık yaşanıyor, fizik performansı düşüyor. Bir örnek, Gökhan ile Adriano iki maç üst üste oynayamıyorlar. Oğuzhan genç olmasına rağmen Milli Takım'a da hizmet ettiğini düşünürsek 3 kulvarı kaldıramıyor."
10
"ŞENOL HOCA YAPMADI"
"Özellikle Şenol hoca, yeni transferleri rotasyonda kullanamıyor. Abdullah Avcı, sezon başından itibaren ligde ve Avrupa'da Beşiktaş'a karşı çıkardığı kadroyu kullandı. O kadro da yaşlıydı ve fiziksel olarak tıkandı. Bu yüzden Hoffenheim'a karşı Beşiktaş maçını düşünerek 7 oyuncusunu oynatmadı. Şenol hoca, Pepe dışında kulübedeki oyunculara 'size güveniyorum' şeklinde bir davranış biçimi sergilemedi. Yani Beşiktaş'ın yaşı, oyuncuları maç seçmeye zorluyor."
9
"TALISCA YARISI BİLE DEĞİL" (AHMET ÇAKAR)
"Maç seçmek çok flu bir kavram. Maçı seçeceğim desen bile 40 bin kişinin önüne çıktığında yine korkunç motive olursun. Sorun, bazı kritik oyuncuların formsuz oluşları. Bunun başında da Talisca geliyor. Geçen yıl Talisca çok önemli işler yaptı. Bir anahtar gibi fonksiyon gösterdi. Talisca geçen seneki formunun yarısında bile değil. Oğuzhan da öyle. Zaten Oğuzhan formsuz olduğu için de Tolgay daha fazla süre almaya başladı."