Beşiktaş, 7 günde 3. deplasman maçını oynadı. Linz-Erzurum-Belgrad.. Kolay bir hadise değil. Eksikleri de göz önünde bulundurursak dünkü karşılaşmada özellikle 2. yarıda temponun düşük kalması son derece normal. İstanbul’daki rövanşa avantajı taşıyabilecek skor odaklı bir oyun bu koşullarda fazlasıyla yeterliydi.
17
YÜKSEK KONSANTRASYON
Fakat her şeyden önce Lizn ve Erzurum maçlarına oranla Beşiktaş’ın Partizan karşısında daha organize ve yüksek konsantrasyonla oynadığını gördük. Takım mesafesi ve saha içi yardımlaşma son 2 maça oranla daha iyiydi. Tecrübeli oyuncular Quaresma ve Adriano’nun devreye girmesi, Vida ve Pepe’nin dikkatli oyunu, Necip ve Tolgay’ın çalışkanlığı, Medel’in ustalığı Beşiktaş’a istediğini almak için yeterli oldu. Caner de fizik olarak her geçen gün daha iyiye gidiyor
16
LARIN YETERSİZ
Gelecek hafta İstanbul’da oynanacak rövanşta Alvaro Negredo’nun da takıma katılacak olması tabii ki önemli bir artı. Çünkü dün gece tüm iyi niyetine rağmen Larin’in yetersiz kaldığını bir kez daha gördük.
15
MAÇIN ADAMI QUARESMA
Beşiktaş, uluslararası tecrübeye sahip isimleriyle dün çok da sıkmadan oyunu dengede tutmayı başardı. Teknik direktör Şenol Güneş, karşılaşmanın ikinci yarısında takım dinamizmini arttırmak için yaptığı değişiklerle Gökhan Töre ve Güven’i oyuna soktu. Karşılaşmanın adamı ise Ricardo Quaresma’ydı. Portekizli yıldız, Tolgay Arslan’ın attığı golde kafasına çarptırdı dersek sanıyorum ki Tolgay’a haksızlık yapmış olmayız.
14
BİRİNCİ SANTRFOR DEĞİL(METİN TEKİN)
Larin, pozisyon üretiminde takımı adına etki sağladı mı? Etkili olduğunu söylemek çok zor. Larin'in skor yapabilecek santrfor özelliklerini taşıdığını düşünmüyorum. Sırtını rakibe dönüp takımla oynamak için başka özelikler gerekiyor. Birinci santrfor Larin demek hiç de kolay değil açıkçası..
13
YENİ GOLCÜ BULMAK...
Beşiktaş'ın hedefi Negredo ile vedalaşıp Şenol hocanın da kafasına yatan daha iyi bir golcü bulabilmek.. Şenol hoca, "Benim birinci forvetim Larin" diye oyuna başladı ama sanırım izlediği dört maçta pek de bu düşüncesinin arkasında kalamayacak gibi görünüyor.
12
NECİP'İN ÇOK ÖNÜNDEDİR
Güneş'in, Erzurum maçında Oğuzhan'la başlayıp daha sonra devre bitmeden bu oyuncuyu çıkarması pek de gördüğümüz bir karar değildi. O da çok iyi biliyor ki, takım içi organizasyonu olarak değil, sadece oyuncu olarak baktığımızda Oğıuzhan donanım olarak Necip'in çok önündedir. Ama dün seçimini Necip'ten yana kullandı. Tolgay Arslan'ı da onun yerine oynattı.
11
OĞUZHAN BU TAKIMDA OLMALI
Tolgay da, Quaresma'nın ortasında kafayla golünü attı. Bir daha yapılabilir mi? Hiç sanmıyorum... Ben Oğuzhan gibi bir yeteneğin takım içinde olması gerektiğine inanıyorum. Günün sonunda skora baktığımda ise iç sahada çok rahat turu geçen bir Beşiktaş olacağını düşünüyorum.
10
BEŞİKTAŞ'IN GOLCÜSÜ DEĞİL(AHMET ÇAKAR)
Beşiktaş'ın, çok altında bir takımla deplasmanda 1-1 berabere kalması iyi bir sonuç ama oynanan futbol fazla keyif vermediği gibi bazı sıkıntılar ortaya çıktı. Larin, iyi hoş çocuk da Beşiktaş'ın büyük hedefleri için golcüsü değil... Koşacağı yeri bulamıyor, tek vuruşu çok iyi değil.
9
MESSI GİBİ OLACAK DEĞİL
Negredo diyoruz, dün gece cezalıydı ama o da zaten çok ağır. Vagner Love gidici gibi... Peki kim oynayacak? Diğer bir sıkıntı da 10 numara... Talisca zamanında bile o oynamadığı zaman Beşiktaş büyük oranda duruyordu, 10 numara demek illa Messi gibi olacak değil. Liderliği üstlenecek, organizasyonu devam ettirecek, zaman zaman aralara oynayacak ve tabii şut çekecek. Bu eksikliği de gördük.
8
İKİSİ DE AĞIR
Gelelim Pepe ve Vida'ya... İkisi de ağır. Mesela Partizan'ın attığı ilk gole bakın. Rakip forvet ön direği gösterip arkaya koşuveriyor, kalkıp kafayı vuruyor, Vida kendisinden en az 3-4 metre uzakta. Beşiktaş bu golü yedikten sonra Tolgay'la aynı Partizan'ın attığı gibi bir gol buldu da maça tutundu
7
BEDELİ DAHA ACI ÖDERSİNİZ
Sonuçta; Beşiktaş'ın turu geçmemesi için hiçbir neden yok ama bu kadro bazı eksikliklere rağmen siyah-beyazlıları ligimizde ne kadar taşıyacak işte orası koskoca bir soru işareti. Maç böyle olunca hakemin de tecrübesiz olduğu hemen ortaya çıkıyor. Bazı kart ve faul yanlışları içinde oldu. Ama Caner ve Tolgay'a iki çift lafımız var. Dün gece yaptığınız davranışları başka bir Avrupalı hakeme yapsanız, bedelini daha acı ödeyebilirdiniz.
6
TOP KAYIPLARI...(BİLAL MEŞE)
Böylesi bir ekip karşısında Beşiktaş’ın zorlanacağını düşünmek yanlış olur. Ne var ki, şu takım savunması var ya, duran toplarda elimiz-ayağımıza dolaşıyor, bunu bir türlü başaramıyoruz! Partizan’ın baskı kurduğu anlarda, kazanılan topları uzaklaştırmada bile zorlanıyoruz! Ki, bu baskının temelinde top kayıpları yatıyor arkadaş!
5
BEŞİKTAŞ'IN DEĞİŞMEZİDİR
Bi de hakem kararlarına sürekli itirazları yok mu, ayaklarından çok çeneleri çalışıyor, malesef! Ricardo Gomes’in attığı kafa golüne bakın, Vida’yı arayın ki, bulasınız! Neyse ki, Allah’tan bir dakika sonra Tolgay, aynı şekilde kafayla skoru eşitledi. O golün ne kadar değerli olduğunu anlatmaya gerek yok. Asist kimden, Quaresma’dan, onun içindir ki Portekizli yıldız Kartal’ın değişmezidir, bilmem anlatabildik mi?
4
İŞ KAZASI OLMAZSA...
Yalnız bir gerçeği de vurgulamadan geçemeyiz, Beşiktaş Avrupa Arenası’nda iyi takımlara karşı hep iyi futbol oynamıştır, bunu da gözardı etmeyelim. Dememiz o ki, Kartal’ın UEFA Avrupa Ligi gruplarına kanat çırpmasına doksan dakika kaldı. Artı Partizan öyle aman aman gözümüzde büyütecek bir takım değil, yani skor avantajı Beşiktaş’tan yana. Tabi ki, büyük bir iş kazası olmadığı taktirde!
3
LINZ BİLE DAHA ZORLADI(OKTAY DERELİOĞLU)
İki takım arasında büyük sınıf farkı var. Linz bile daha çok zorladı Beşiktaş'ı... Beşiktaş tur için avantajı kaptı. Ama Beşiktaş iyi oynamadı. Bunu söylemek lazım. Çok kolay bir maç oldu Beşiktaş adına. Önceden belirtitğim gibi 5 gömlek üstün Beşiktaş, Partizan'dan. Quaresma iyiydi. Negredo'nun olmayışı önemli etkendi. Larin fırsatları harcadı. Golde Quaresma'nın ortası mükemmeldi..
2
RAHAT YENER, GRUPLARA KALIR
Beşiktaş, İstanbul'da Partizan'ı çok rahat yener ve gruplara kalır... Sırp ekibinin ileriye gitmeye dermanı yoktu. Maçın ikinci yarısında Beşiktaş biraz vites artırınca pozisyonlar üst üste geldi. Partizan sanki 1-1'e razıydı. Saha ve seyirci avantajını kullanamadı..