Türk toplumu yeni birinin gelişinin ardından iyi bir şey oldu mu, “Kısmetiyle geldi, kısmetini de getirdi” der ya, Fatih Terim de Galatasaray’daki dördüncü seferine sanki kısmetiyle geldi. Önce Beşiktaş yenildi, sonra Fenerbahçe berabere kaldı, Galatasaray üç puan aldı ve Fatih Terim ilk maçında adeta sekiz puanlık bir başlangıç yaptı.
20
ASLANTEPE'NİN ASLANI...
Elbette ligin ikinci yarısında değişik bir Galatasaray izleyeceğiz. Göztepe karşısında izlediğimiz Galatasaray, Aslantepe’nin aslanı gibiydi. İç sahada dokuzuncu maçında sekizinci galibiyetini aldı. Baskılıydı, hızlıydı, coşkuluydu ve etkiliydi. Bakmayın ilk yarının 1-1 bittiğine... Bu yarıda Gomis o kadar çok kaçırdı ki, skor 1-1’e bağlandı.
19
FATİH HOCA'YI TANIMIYORLAR MI?
Galatasaray’da zaten bir-iki eksiğe rağmen iyi bir kadro var. Fatih Hoca’nın gelişinden sonra da artık hiçbir futbolcu hocasına ne kafa atmaya ne hava atmaya kalkışabilir. Futbolcular kaçın kurası... Her kuşun etinin yenmeyeceğini bilmiyorlar mı? Fatih Hoca’yı tanımıyorlar mı? Tanımayan varsa şanını, şöhretini duymadı mı?
18
TERİM ÇARESİNİ BULACAKTIR?
Galatasaray’ın ligin ikinci yarısında Fatih Terim ile çok daha iyi olacağı kesin... Ancak topladığı 35 puanın 25’ini aslan gibi oynayıp Aslantepe’de alan Galatasaray, deplasman maçlarında sadece 10 puanda kaldı. Şampiyonluk için bu deplasman puanının asla yetmeyeceğini herhalde Fatih Terim de biliyor. Çaresini bulacaktır...
17
TERİM ETKİSİ (SERDAR ALİ ÇELİKLER)
Terimli Galatasaray diye bir takımdan bahsedemeyiz normal olarak. Ama şunları rahatlıkla söyleyebiliriz: Bir kere Terim etkisiye ister sadece tesadüf deyin ya da rakiplerin stres yüklenmiş; Beşiktaş-Kayseri 3; F.Bahçe ve Trabzonspor da 2’şer puan kaybetti. Terim, ilk maçında 13 puan toplamış oldu.
16
SULTAN GİBİ...(HAKAN ÜNSAL)
Bu, bir buluşmanın ötesinde bir ihtiyaç, bir kavuşma, bir eksik parçanın tamamlanması gibiydi ve taraftar, mutluluğunu sonuna kadar hissettirdi hocaya. Uzun bir seferden zaferle dönen, “Sultan” gibi karşılandı Terim.
15
ŞAMPİYONLUK DIŞINDA...
Fatih Hoca, iyi oyuncuları olan iyi bir takıma geldi. Dolayısıyla devre arası transferlerinden sonra şampiyonluk dışındaki pozisyon, Galatasaray ve Fatih Hoca için başarısızlıktır.
14
NELER DEĞİŞMELİ?
Belhanda, Feghouli ve Ndiaye’nin performansları. Yasin, Sinan ve Eren’in kulübedeki durumları. Gomis’in oyun içindeki yalnız ve çaresiz hali. Yüksek temponun geç ve yanlış baskı ile kırılması. Duran toplardan gol yemede rekor kırma durumu. Geri düşünce dağılma ve çaresiz kalma hali.
13
NELER DEĞİŞECEK?
Galatasaray yüksek temposuna doğru baskıyı ekleyen takım olacak. Vazgeçmeyen, kaybetse de mağlubiyeti kabullenmeyen ekip olacak. Daha etkili, sonuca giden, gol atan, attıran bir Belhanda olacak. Çok koşan, savaşan ama az sonuç alan Ndiaye, icraatçi olacak. Oyuna girdiği için protesto edilmeyen, tepki görmeyen Selçuk olacak.
12
G.SARAY'IN 11'İ...(UĞUR MELEKE)
Dün Galatasaray şu 11’le çıktı sahaya sanki: Fernando Terim, Martin Terim, Terim Pereira Roque, Serdar Terim, Jason Terim, Terim Francisco Reges, Badou Terim, Younes Terim, Sofiane Terim, Garry Terim ve Bafetimbi Terim...
11
BAŞKA BİR İSİM YOK
Onun milli takımdaki son dönemi ne kadar başarısız olursa olsun, prim krizi veya Alaçatı baskını, ne kadar talihsiz olaya imza atarsa atsın; Fatih Hoca’nın Galatasaray kulübesinde öyle bir aurası var ki, dün bütün takıma da, bütün stada da geçmişti o hava. Ve sanırım Türkiye’de bir kulübün havasını bu kadar kısa sürede değiştirebilecek başka bir isim yok. Bu aura ona ait... Ona özgü...
10
GRİ ALANLAR YOKTU
Terim’in Göztepe karşısındaki 11 seçimindeyse olağanüstü bir sır yoktu, muhtemelen Tudor da başta olsa bu 11’le çıkacaktı. Ancak diziliş konusundaki tercih önemli: Tudor ısrarla takımını 3-4-2-1 ve 4-3-2-1’e zorlamış, özellikle Belhanda ve Feghouli birçok maçta alanlarını netleştirmekte zorlanmışlardı. Fatih Hoca, maça 4-1-4-1’le başladı, Belhanda-Ndiaye merkezde, Feghouli sağ açık... İkinci devrede klasik 4-2-3-1’e döndü, Belhanda on numara rolüne büründü. Numaralardan daha önemli olansa şu: Her oyuncu alışık olduğu bölgede oynadı. Gri alan yoktu, bölgeler netti.
9
ELMANDER KATKISI
Terim, 2012 ve 2013 şampiyonluklarında sahada bir vikinge sahipti: Johan Elmander’e... Elmander iki sezon hem orta saha, hem forvet gibi katkı verip adeta Galatasaray’ı 4-5-2 oynatmıştı. Şimdi bir başka deneyimli adam, Bafetimbi Gomis vermeye çalışıyor o katkıyı. Ve hiç fena değil doğrusu. Galatasaray’ın günlük performansları Gomis’e fena halde bağımlı. O iyi olunca takımı iyi. O kötü olunca onun yerini dolduramıyorlar.
8
BEKLEMEK LAZIM(METİN TEKİN)
Galatasaray'ın Fatih Terim'in üzerinde bir fark yaratmasını bekliyorsak ikinci yarının maçlarına bakmamız gerekecek. Bir maçlık oyunla farkı anlamamız mümkün değil. Bu seneki lig çizgisine baktığımızda çok güçlü iç saha oyunları oynadı Galatasaray. Evet, 1-0 geriye düştü ama baskısıyla, temposuyla ve seyircisinin itmesiyle maçı çevirmeyi bildi. Tabii ki değişimlerden zamanı gelince bahsedeceğiz ama bunun için ikinci yarıyı beklememiz lazım.
7
COŞKULU BİR GALATASARAY
Bu maç özelinde evet Feghouli'nin coşkusu çok fazlaydı. Belhanda tercihi nasıl olacak ikinci yarı cevabını bulacak. Dünkü oyuna baktığımızda çok coşkulu bir Galatasaray performansı izledik. Göztepe ilk yarıda 10-15 dakika pas yaptı, iyi alan daralttı ve skor avantajını da eline aldı. Ama oyunun devamında böyle bir şansı olmadı. Galatasaray, çok iyi bir ön alan baskısı yaptı ve Göztepe savunmadan çıkmakta zorlandı.
6
KADRO İYİ, TUDOR KÖTÜ
Dün Yasin Öztekin'in skora etkisi, Feghouli'nin daha coşkulu oyunu. Ndiaye'nin orta saha performansı ve Maicon'un harika frikik golü Galatasaray adına öne çıktı. Galatasaray, ilk yarıyı ikinci kapattı ama her şey ikinci yarı belli olacak. Galatasaray'ın yaptığı Fatih Terim hamlesi 'benim kadrom iyi Tudor sonuç alamadı' demektir. Ama sol bek mevkiine bir transfer olacaktır diye düşünüyorum.
5
BİR TERİM KLASİĞİ(LEVENT TÜZEMEN)
Fatih Terim'in varlığı sadece tribünlere değil Galatasaraylı oyunculara da bir güven ve ciddiyet getirdi. Ligin flaş takımı Göztepe'ye karşı geriye düşüp maçı çevirmek bir Terim klasiğidir. Terim'li dönemlerde bu tür geri dönüşlere tanık olduk. Terim, oyuncularının özgüvenini hep yüksek tutmaya özen gösterir. Ayrıca Terim, oyun sıkışmadıkça oyuncularına saha içinde asla müdahale etmez. Ama Terim, kulübede vücut dilini iyi kullanır ve ayrıca tribünlerin hep oyunun içinde olmasını ister.