Koeman’ın uzun zamandır 11 görmeyen Valbuena’yı kanata yerleştirmesi ve Frey’i tek santrfor oynatması taraftardaki ümitsizliği alıp götürdü. Dönüşümü, aksatmadan bir düzen içinde yaparlarsa hücumda çeşitlilik yapacaklardır. Burada tek sorun Valbuena’nın maç eksiğiydi. Bir de hücuma destek vermeyi başarabilen Eljif Elmas’ı da eklersek, ofansif bir takıma dönüşüm olmuş. Ve doğaldır ki Koeman ‘Ben kazanmak için çıkıyorum, kaybedersem de bu şekilde kaybedeyim’ diye mesaj verdi.
13
PES DEDİRTEN GOL
F.Bahçe ikinci yarıda öyle bir gol yedi ki hakikaten ‘pes dedirten’ cinstendi.o kadar defans oyuncusu varken rakip topa bomboş vuruyor. Fenerbahçe’nin defansif hatası Linnes’in harika vuruşuna gölge düşüremez. Gerçekten vuruş tekniği ve isabetli oluşu mükemmeldi. Defansif olarak böyle basit hatalar yaparsan cezasını da çekersin.. Fenerbahçeli futbolcular dün yaptıkları onca hatalara, içinde bulundukları psikolojik ortama ve 2-0 geriye düşmelerine rağmen dün akşam kişilik ve onur mücadelesi verdiler ve benim nazarımda kazandılar.
12
NORMAL BİR KARAR DEĞİLDİ(GÜRCAN BİLGİÇ)
F.Bahçe on biri açıklandığında, bir haftadır Samandıra'dan çıkmayan Ali Koç ve ekibinin ruhunun yansıdığı anlayışı gördük; "Taktik - maktik yok; bam bam bam..." Sezonun dönüm maçında, ne kadar ofansif oyuncu varsa, listeye yazılmıştı. Orta sahadan vazgeçip, "Biz değil, onlar düşünsün" sürpriziydi sanki. Rakibin hangi özelliği veya dezavantajı bu kararı aldırmıştı Koeman'a bilemeyiz ama, normal bir aklın ürünü değildi.
11
ETKİNLİK F.BAHÇE'DEYDİ
İlk yarıda üstünlük Galatasaray'da olsa da, etkinlik Fenerbahçe'deydi. Skor 2-0'a geldiğinde gollerin başlangıcında duran toplar vardı. Böyle bir oyun üstünlüğünde, pozisyonu akan oyundan bulamadılar. Belhanda'yı topla birlikteyken iyi baskıladı Fenerbahçe. İkinci yarı Alper hamlesiyle Fenerbahçe pas noktası sayısını artırdı. Daha öne oynamaya başladıkları gibi, atak olgunluğunu da yaptılar. Galatasaray, takım halinde 2-0'a sırtını dayamanın cezasını ödedi.
10
HER BABA YİĞİT BECEREMEZ(ŞANSAL BÜYÜKA)
Fenerbahçe’nin 2-0’a kadar gelen çaresizliğini nasıl çok ciddi anlamda eleştiriyorsak, 2-0’dan sonra ayağa kalkışını, geri dönüşünü de çok ciddi anlamda alkışlıyoruz. Bu kadar sıkıntılı durumdayken, 2-0 yenikken, her şeyinle rakibe teslim olmuşken, bu ayağa kalkışı, her babayiğit başaramaz, beceremez.
9
KAZANAN FENERBAHÇE
Fenerbahçe sıkıntılar içinde boğuşarak geldiği, kaybederse belki de tehlike bölgesine gireceği bir haftada, üstelik tam dağılmışken, tam bitmişken, böyle çarpıcı biçimde silkinip ayağa kalkmasıyla, hem rakibinin moralini ciddi anlamda bozdu hem de bir maçlık beyliği olan Erwin Koeman, önümüzdeki maçlar için takımın başında kalma konusunda kendine avantaj sağladı. Maç berabere bitti ama şartlara baktığınızda bu maçın kazananının Fenerbahçe olduğunu söylemeliyiz.
8
KORKAKLIĞA BAŞVURMADI(UĞUR MELEKE)
Koeman, kariyerinde kulüpler ve milli takımlar olan bir teknik direktör... Yani klasik bir yardımcı hoca değil. Cocu’dan sonra da onun kararlarının benzerlerini almayacağı belliydi. Fenerbahçe bir aydır üçlü savunma kabusuyla uğraşıyordu, dün dörtlüye döndü. Orta sahada iki klasik altı numarayla değil, bir klasik 6 (Jailson) artı bir 8 numara (Eljif) ile oynadı. Önde İsmail’i kullanma gibi bir korkaklığa başvurmadı
7
KOEMAN BAŞARDI BUNU
Cocu’nun nedense 5 dakika bile vermekten kaçındığı Valbuena’yı 11’e koydu. Bu tercihler Fenerbahçe’yi sorunsuz bir takım haline getirmedi elbette. Ancak bence bir elektroşok gerekliydi ve Koeman başardı bunu.
6
GALİBİYETİ KAÇIRDI(OKTAY DERELİOĞLU)
Ne olduysa ikinci yarıda VAR uyarısıyla gelen penaltı sonucunda maçın kaderi değişti. Sarı- Lacivertliler önce penaltıdan farkı bire indirdi sonra da Jailson'la beraberliği sağladı. 2-0'dan geri dönen Fenerbahçe berabreliği sağladıktan sonra Skrtel, Ayew ve Eljif'le çok net pozisyonlara girdi ve galibiyeti kaçıran taraf oldu..
5
KARŞISINDA F.BAHÇE VARSA...(İLKER YAĞCIOĞLU)
Futbol çok ciddi bir oyundur. Asla rakibinizi hafife almamalısınız. Hele ki karşınızda Fenerbahçe gibi ezeli rakibiniz varsa. 2-0'dan sonra Galatasaray tribünleri oley çekmeye başladı. Ve maçın bittiğini düşündü..
4
GALİBİYETİ KAÇIRDIĞI BİR MAÇ
Fenerbahçe'de Ayew'den bekleneni veremedi. 85. dakikada Soldado'nun pasında Eljif topu ağlara gönderebilse üstüne Skrtel boş kaleye topu atabilse tarihe geçecek bir geri dönüşe şahit olabilirdik. Kısaca 2-0'a kadar G.Saray'ın sonrasında ise Fenerbahçe'nin galibiyeti kaçırdığı bir maç oldu..
3
NE OYNADIKLARINI ANLAMADIM(OSMAN ŞENHER)
Sarı-lacivertlilerin oynadığı futbolu anlayamadım. İlk 65 dakika kaleci Harun, Skrtel ve Ayew hariç sahadaki futbolcular hiç bir varlık gösteremedi. Penaltıdan sonra o sahada yürüyen takım, kötü oynayan futbolcular bir anda sahaya yüreklerini, kalplerini koydular. Ve bu ortamdan puanla çıktılar.
2
BEKLEDİĞİ GİBİ OLDU(ERCAN GÜVEN)
Fenerbahçe’nin tek ümidi maçın sonlarına doğru Galatasaray’ın düşmesi, üstün olan kendi fizik gücünün devreye girmesiydi. Tabi bir de üstün olan Fenerbahçe yedek kulübesinin farkı... Bekledikleri gibi de oldu. Galatasaray’ın baskısı zayıfladıkça önce Eljif’e oyun alanı açıldı. Sonra Alper’in hızı Galatasaray’ın zaaflarını iyice ortaya çıkardı. Isla ve Hasan Ali de kanatları çalıştırıp oyunun içine girince Fenerbahçe maçın son üçte birlik süresinde baskın taraf haline geldi.
1
F.BAHÇE IŞIĞI GÖRDÜ
Maçın son on dakikası Galatasaray’ın dibi, Fenerbahçe’nin ışığı gördüğü süreçti. Üst üste goller kaçırdı Fenerbahçe. Özgüveni zirve yaptı ki, bundan sonraki haftalar için Fenerbahçe’ye Galatasaray galibiyetinden daha gerekliydi. Hocasız, moralsiz, düşme hattı sınırındaki Fenerbahçe’yi elinden kaçıran Terim ve talebeleri sorgulanacaktır artık. Maç sonunda meydana gelen ve skora zerre kadar etkisi olmayan saha içinde her iki takım futbolcularının birbirine girmesi, derbinin tek utancıydı.