Beşiktaş dün Erzurum’da son yılların en kötü ilk 45 dakikasını oynadı. Futbol adına hemen hemen hiçbir şey ortaya koyamayan siyah-beyazlılar devrede soyunma odasına 1-0’lık skorla gittiği için şanslıydı. Şenol Güneş ilginçtir dün kendisini diğer teknik adamlardan farklı kılan futbol değerlerini rafa kaldırdı. Savunmanın önünde Necip-Medel ikilisi ile başlayan siyah-beyazlılar, pas yapamadı, oyunu rakip yarı sahaya taşıyamadı.
19
STATİK KALDI, OYUNA GİRMEDİ
Bu ikili savunmanın önünde statik kaldı, oyuna hiç girmedi. Takım halinde alan daraltamayan Beşiktaş, ev sahibi Erzurumspor’a baskı yapamadığı gibi orta alanda kaybedilen her top pozisyon olarak geri döndü.
18
SİLKİNMİŞ BEŞİKTAŞ...
2. yarıda daha kararlı ve silkinmiş olan Beşiktaş, devrenin başında gelen golle ‘Maçı kazanırım’ duygusunu ve güvenini de kazandı. 72. dakikadaki Lens-Necip değişikliğinin ardından da daha ofansif bir kurguyla sonuca gitmeyi başardı. Quaresma ve Negredo dün kaliteleriyle; Medel, Gökhan ve Vida da mücadeleleriyle öne çıkan isimler oldu. Caner, Lens ve Tolgay da oyuna girdikten sonra katkı yaptılar.
17
MAÇ İLK YARIDA BİTERDİ
Avrupa Ligi’ndeki Linz ve Erzurum maçlarından çıkarılması gereken ciddi dersler var. Beşiktaş’ın oyun kurucu meziyetleri olan bir forvet arkasına ve bir kaleciye acil ihtiyacı var. Dün rakip Erzurumspor değil de daha güçlü bir rakip olsaydı maç ilk yarıda biterdi.
16
KALEYE GİDEMEDİ(METİN TEKİN)
Linz maçında skordan ziyade eleştirilen, oyun ve performanstı. Erzurum'da lig için ne yapacağı önemliydi. Beşiktaş öyle bir ilk yarı oynadı ki bu kadar net pozisyonlar verdiği ve kaleye gidemediği bir 45 dakika hatırlamıyorum. Beşiktaş'ın yapamadığı şey orta sahada pas işlerinde Medel ve Necip'in oyunu kuramayışıydı.
15
İKİNCİ YARI DEĞİŞTİRDİ
Şenol hoca, 37. dakikada Oğuzhan'ı çıkarıp yerine Caner'i aldı. Sorulması gereken Oğuzhan mı kötüydü yoksa o mevkide mi verimsizdi? Bunu çok iyi ayırt etmek gerekir. Çünkü orta sahada becerikli oyuncu ile oynayacağım diyerek Oğuzhan ile Necip arasında Necip'i tercih etmek çok kolay değil. İkinci yarıda sadece oyuncu değil oyunu da değiştiren Beşiktaş, 4-4- 2'ye dönerek Babel'i de merkeze aldı.
14
QUARESMA İLE KOPARDI
Topu orta sahada vakit geçirmeden kenara oynayarak Quaresma ve Caner'in kenar toplarıyla, ikinci yarının ilk 15 dakikası istediği işleri yapıp oyunu 1-1'e getirdi. Daha sonra Lens'i de oyuna alarak yaptığı hamlelerden istediği geri dönüşleri aldı. Erzurum oyuna ortak olacakken skoru 2-1'e getiren Beşiktaş, Quaresma'nın 3. golüyle de maçı kopardı.
13
NEGREDO DİĞERLERİNİN ÖNÜNDE
Lige 6 puanla başlamak çok önemli ama oyunun gücü hakkında her takımda olduğu gibi Beşiktaş'ta da 5. haftayı beklemek gerekir. Konu Negredo'ysa; Gomez, Demba Ba, Aboubakar ve Cenk gibi santrforlarla kıyasladığınızda performansı sorgulanır ama mevcut kadrodaki santrforlara baktığınızda Negredo diğerlerinin önünde gözüküyor
12
ESKİ BEŞİKTAŞ OLSA...(ŞANSAL BÜYÜKA)
Beşiktaş eski Beşiktaş olacak da, bir dakika içinde kalesine dört korner attıracak... Beşiktaş eski Beşiktaş olacak da o dört korner sonucu topu ağlarında bulacak... Beşiktaş eski Beşiktaş olacak da, bu kadar bireysel hata yapacak, rakibe bu kadar pozisyon yaratacak, tek pozisyona girmeden devreyi tamamlayacak... Abartmıyorum, ilk yarıdaki Beşiktaş‘ı izlerken, gözlerimi sıkça ovuşturdum, bu bizim bildiğimiz, tanıdığımız, alıştığımız Beşiktaş mı diye.
11
FIRÇA, TERAPİ, UYARI...
Beşiktaş devre arasında adına ister “fırça“ deyin, ister “terapi“, çok sıkı bir “uyarı“ almış olacak ki, ikinci yarının başlangıcı ile birlikte, o ilk yarıdaki perişan ve dağınık görüntüsünden kurtulup Beşiktaş gibi oynamaya başladı... Hemen başlangıçta önce Babel’in, sonra Negredo’nun kaçırdığı pozisyonlar “gol yakındır“ diyordu... Nitekim öyle oldu... Erzurum ilk yarıda üstüste dördüncü korneri sonunda gol atmıştı, Beşiktaş da üstüste üçüncü korneri sonucu beraberlik golünü buldu...
10
BEŞİKTAŞ, TALISCA'YI ARIYOR
Beşiktaş her şeye rağmen “yangına itfaiye ile giden“ Atiba’yı, her sıkışıklıkta “fırıncı küreğine“ benzeyen sol ayağından çıkan gollerle takımı kurtaran Talisca’yı arıyor... Beşiktaş ilk yarıda “ölümcül bir kaza“ yapmasına rağmen, bu kazayı hafif sıyrıklarla atlattı ve ikinci yarıdaki kalitesiyle maçı koparıp aldı.
9
ESKİ BEŞİKTAŞ'I İSTİYORUZ
Belki futbol ateşi yeterli değildi ama, dumanı bile Erzurum-spor’u boğmaya yetti... Futbol olarak siyahtan beyaza doğru çok radikal bir geçiş yaptı... Biz Linz maçındaki, Erzurumspor maçının ilk yarısındaki Beşiktaş’ı istemiyoruz... Biz alıştığımız, futbolundan zevk aldığımız eski Beşiktaş’ı istiyoruz, o futbolu arıyoruz... Bu kadar kaliteli futbolcularla, o alıştığımız futbolu oynamak çok mu zor?
8
TÜKENMİŞLİK SENDROMU(İLKER YASİN)
Beşiktaş’ta başkanından teknik direktörüne, kaptanından futbolcusuna bir, ‘tükenmişlik sendromu’ yaşandığını söylemek yanlış olmaz... Seçim, değişim derken, bu aşamada ya Beşiktaş değişmeyi öğrenecek ya da gün gelecek birileri Beşiktaş’ı değiştirecek. Son 3 yıla 2 şampiyonluk sığdırarak ve 3. yılda şampiyonluğu kıl payı kaçırarak gösterilen performans iyi bir iş... Ama yapılmamış olanı yine yapmak, hatta yüzde 5 daha iyi yapmak bile artık başarı için yeterli değil...
7
SANKİ REAL MADRID...
Beşiktaş heyecan vermeyi, ortak amaçlara odaklanmayı unutmuş bir takım... Linz’deki resmin aynıydı dün... Avusturya’daki yoklar; Quaresma, Vida, Necip, Gökhan, Negredo dün sahadaydı. Ölçü ne? Rotasyonda Tolgay, Caner, Lens neden maça başlamadılar, onu da anlamak zor... Dün sanki Real Madrid, Liverpool vardı Beşiktaş karşısında...
6
BURAK-SOSA'YA BEL BAĞLARSAN...
Golcülerin, Mario Gomez’i, Cenk’i, Aboubakar’ı yollarsın. Onların arkasındaki hem golcü hem oyun kurucu Talisca’yı da yollarsın. Daha öncesinde savunmanın göbeğinde Marcelo’yu, sonrasında Toşiç’i de yollarsın. Çok başarılı bir performansı olan kaleci Fabri’yi de yollarsın. Tamam. Hep satar ve yerine daha iyisini koyamazsan, sattıklarını ararsan ve hatta daha eskiden sattıkların Burak ile Sosa’ya bel bağlarsan, bir takım yanlışlar var demektir. İyi paraya satmak iyidir ama daha iyisini almak çok daha iyidir...
5
KİMSEYİ MUTLU ETMİYOR
Güneş’in istemediği, “Satın” dediği ama kendi yeteneklerinin farkındaki Negredo mutlu mu, mutsuz mu? Atiba’nın yokluğunda Babel mutlu mu, mutsuz mu? Love, Mustafa Pektemek, Tolgay mutlu mu, mutsuz mu? Ve en önemlisi, Beşiktaş seyircisi 3 yıl öncesinin Beşiktaş’ını ararken mutlu mu, mutsuz mu? Dün tecrübesiz, heyecanları yüksek bir takıma karşı Beşiktaş ismiyle bir maç kazanıldı. Ama Beşiktaş’ın son 1 ay içerisindeki futbolu kimseyi mutlu etmiyor.
4
FARK YERDİ FARK(BİLAL BEŞE)
Düşünün Süper Lig’e yeni çıkmış Erzurumspor, güçlü rakibini ilk yarıda benzetme yerindeyse hallaç-pamuğu gibi attı. Mütevazı bir kadroya sahip ev sahibi takım, bu yarıda alan daralttı, pres yaptı, kollektif oynadı, bir gol buldu. Sadece gol mü? Bir top direkten döndü, sayısız fırsatlar yakaladılar, golle taçlandırsalar Kartal fark yerdi, fark! Kaleci Tolga’nın kurtardıklarını da hatırlatalım. Haa kalkıp, bu kötü futbola, yorgunluk ya da rakım farkı falan diye gerekçeler göstermeyin, komik olursunuz!