Beşiktaş Bursa’de iki puan bıraktı. Maç hakkında ne diyebiliriz?
Hakikaten dişe diş bir 90 dakika yaşandı. Beşiktaş’ın hafta içinde oynadığı Partizan maçına gitmiştim. Dün, o maçtan daha istekli, en azından daha mücadeleci bir Beşiktaş vardı ama sonucu lehine çeviremedi. Bursaspor da müthiş dirençli, istekli bir futbol sergiledi. Beşiktaş özellikle ikinci yarının başında Oğuzhan’ın organize ettiği paslarla pozisyon yarattı, gol buldu.
Hiddink, Beenhakker, Advocaat ve şimdi de Cocu... ‘Hollandalı hocalar Türkiye’de başarılı olamaz’ sözü bir kez daha gerçekleşir mi?
Unuttuğunuz bir isim daha var, G.Saray’da görev yapan Rijkaard. Hepsi çok değerli... ‘Hollandalı hocalar Türkiye’de başarılı olamaz’ sözü yanlış ancak Hollandalı hocalar şimdiye kadar Türkiye’de başarılı olamadılar denebilir çünkü ortada 5 deneme var. Burada daha değişik faktörler var. Ülkeye veya kulübe uyum sorunu yahut değerlendirme ve gözlemlerin farklı olması gibi ki F.Bahçe’de bunu görüyoruz.
Fenerbahçe üst üste 3. maçını da kaybetti. Sarı lacivertliler için çözüm ne?
Fenerbahçe çözümü kendi içinde üretecek. Cocu 2 ayı aşkın bir süredir takımın başında ve bir takımın bu zaman diliminde sürekliliği olan en az 9-10 futbolcusunun ortaya çıkması lazımdı. Oysa her hafta yeni deneyimler, yeni arayışlar... Bu arayışla ne düşündüğün futbolu oynayabilirsin ne de düşündüğün takımı ortaya çıkarabilirsin.
Tabii bir de F.Bahçe gerçekten doğru yerlere doğru isimleri mi transfer etti... F.Bahçe, taraftarının gözünde halen yüksek kredisi olan bir takım ama ortaya konulan futbol bunun karşılığı olamıyor. Elbette F.Bahçe yenilmez değil yenilebilir ancak taraftarın birinci derece sıkıntısı oynanan futbol. Takım iskeletinin oluşturulması gerekiyor. F.Bahçe’nin bu sezon tüm maçlarını izledim, Benfica maçında tribündeydim, edindiğim intiba bu.
Harun, transfer edildikten 2 gün sonra kaleye geçti. Sizce Harun, Volkan’ı geçebilecek kapasitede mi?
Kaleci iki gün sonra da kaleye geçebilir bu çok büyük sorun olmaz. Diğer yeni transferlerin oynaması ile Harun’un oynaması biraz farklılık arz eder. Harun niye transfer edildi? Volkan’ın form grafiğinden ötürü.
Bir takım, rakip takım taraftarını rencide edici, tahrik edici herhangi bir harekette bulunmadıktan sonra gayet tabii sevinecek. Her takım futbolcularının sevinme hakkı vardır ama böyle olaylar olduğu zaman F.Bahçe maçlarında başrolde gördüğümüz isim hep Volkan oluyor. Volkan bu davranışının taraftar tarafından destek göreceğini zannediyorsa yanılıyor. Bu olaylarda en uzakta olması gereken kişilerden birisi...
G.Saray santrfor alamadan transferi kapattı. Eren’in tek santrfor kaldığı G.Saray, Türkiye’de ve Şampiyonlar Ligi’nde hedeflerine ulaşabilir mi?
Bunu söylemek için müneccim olmak lazım ama bu kadar santrfor üzerinden yorum yapılması, ‘santrfor olmazsa olmaz’ denmesi çok doğru değil. G.Saray kendisini başarıya götürecek futbolculara da, oyun şekline de sahip. Takımda Eren’in tek kalması değil, sorun G.Saray’ın şu anda düşündüğü futbol çizgisine ulaşmaması.
Galatasaray mı çok kötüydü, Trabzonspor mu çok iyiydi? Ortaya çıkan 4-0’lık skoru nasıl yorumlamalıyız?
Ben skor üzerinden bakmam. Galatasaray gerçekten çok kötüydü. Trabzon da oyunun başında iyiye yakındı. Skora baktığımız zaman inanılmaz bir maç inanılmaz bir skor gibi değerlendirebilirsiniz ama son yıllarda izlediğim ikinci yarısı en kötü futbol maçlarından biriydi.
G.Saray açısından baktığımızda; Böyle mağlubiyetler olabilir. Belhanda’nın atılmadan bir pozisyon önceki vücut dili, ‘Ben patlamaya hazır bir bombayım’ diyordu. Bu olaydan o kadar kısa bir süre sonra kırmızı gördü ki Fatih Hoca’nın -düşünüyorsa tabii- onu değiştirmeye bile vakti olmadı. Elbette 1 saatten fazla 10 kişi oynamak kolay değil. Kaldı ki bir hafta önce A.Gücü karşısında izlediğim Trabzonspor’da da net bir kımıldama olduğu görülüyordu. 2-2 berabere biten o maçta yedikleri ikinci gol bence hakemin yanlış bir değerlendirmesinden ortaya çıktı.