'Yobo' daba du 'OKAN!'

PAOK maçı sonrası twitter'dan şunu paylaşmıştım; "Gözleri gülen, ışıldayan, sırıtan, sevindiren, sevdiren, mutlu, umutlu Fenerbahçe taraftarı görmeyi özledim. Sen de özledin mi?" Manisaspor maçı sonrası bu kesimden çok kişiyi yakaladım. O KAN sayesinde. Allah'tan başka bir şey mi istesem olurmuymuş ne!..

SPORX AI BAKIŞI
calendar 01 Eylül 2010 15:32
Haber: Sporx.com Yazarlar
'Yobo' daba du 'OKAN!'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Esat DERGİ
esatd@sporx.com


Fenerbahçe'nin Mart 2008'deki Sevilla zaferindeki sevinci alın ikiyle çarpın, üçe bölün, üstüne beş ekleyin işte elde ettiğiniz sevinç bu takımda sarı ve lacivert tüm taraftarlarda geçtiğimiz hafta yaşandı. Hafta boyunca gazetelerde yılların klasiği olan hayat hikayesi ile tanıdığınız Okan Alkan'dan bahsediyorum. 18'lik geçtiğimiz hafta Manisaspor maçında sahaya öyle bir yerleşti ki, onu özellikle A2'den takip edenler başta olmak üzere ilk 11'de adını görenler öyle büyük bir haz aldı ki, joga bonito (güzel oyna) filan hikaye. Futbol bir meyveyse soyup da en derininde lezzetli bir yer karşınıza çıkar ya işte altyapıdan çıkan bir değerinizin forma için saha üstünde çarpıştığını görmeniz de bu kadar haz veren bir şeydir.

GENÇ Okan bu yaş aralığında sıçrama ve forma kazanabilme konusunda en uygun mevkiide, sağ bek ve sağ açık. Bunun da ona yararı oldu. Takımın başında yabancı bir hoca olsaydı sizce Okan 11'de mi yer alırdı yoksa kadro kıdemi işler, bir oyuncudan mevkii mi bozulurdu?

O GÜN SADECE OKAN KAZANMADI,
SADECE OKAN'I KAZANMADI FENERBAHÇE...


Maçın son düdüğü çaldıktan sonra kendi kendime "oh" dedim. Çünkü bu işin aslında zor olmadığını çoğu takım, özellikle Fenerbahçe gördü. Bu zamana kadar Fenerbahçe'nin 18'lik bir oyuncusunu sahaya sürmemesinin sebebi "yeteneksizlik" değil, faktörler düşünülerek alınan riskin gözleri korkutması. Ya kötü oynarsa? Ya maçın sonucu etkilenirse? Ya baskıyı kaldıramaz, onu kaybedersek? İşlerin olumsuz olma durumunda yansıması tüm altyapınıza, fakat işlerin bir damla olumlu olması durumunda işte işlerin yansıması asıl şimdi tüm altyapınıza. Okan Alkan'ın çıkışı, kendine güvenişi, sağ kanat oyuncusunun basit oynamak kadar fişekleyici de sorumluluğu olduğunu bilmesi ve bu hafta onun bu kadar yukarı çekilişi Fenerbahçe'ye çok şey kazandırdı. Yıllardır altyapı oyuncularında devam eden "umutsuzluk" artık bir nebze sona erdi. Fenerbahçe altyapısındaki oyunculara kimsenin veremeyeceği kadar büyük bir motivasyon verdi Okan. Bu uzun süreden sonra gelen ilk kurşundan sonra işlerin artık daha iyi olacağını tahmin etmek zor değil. Bir uzun maraton ele alınırsa Fenerbahçe altyapısından artık daha sık ve sayısı daha çok oyuncu izleyeceğiz. Okan Alkan'ın çıkışında beni en çok da sevindiren budur.

Elbette şimdi Okan 18-23 yaş aralığında Türkiye'de yaşaması gereken her şeyi yaşayacak, yukarı çekilecek, eleştirilecek, el üstünde tutulacak, kızılacak, Türkiye onunla çok uğraşacak, şimdi onun yanında öyle bir profesyonel olmalı ki Arda Turan'ın düştüğü psikolojik yenilgilere da uğramasın.

Bu arada çok erken olsa da acı bir gerçek de şudur ki Fenerbahçe'nin sportif anlamda başarı (Şampiyonluk + Şampiyonlar Ligi'nde ufak da olsa sıçrayış) elde etmesi durumunda kadrosunda Okan'ı 2-3 seneden fazla tutma ihtimali yok, sadece Fenerbahçe değil, hiçbir Türk takımının yok. O gün gelsin mi gelmesin mi karar veremedim...

Kalede Fehmi'nin de çıkışı gözden kaçmamalı. Şimdi bu genç oyuncular bir sınavda. Futbolcu olarak değil, insan olarak aslında bir hayat sınavında. Şan, şöhret, para, ülkenin şartları düşünüldüğünde onları değiştirecek mi, yoksa ilk aşkları hep futbol mu olacak? Volkan Babacan ilk virajı aldı, ikincisinde alamadı, ona başka şeyler futbolundan, işinden daha güzel ve işini etkileyecek şekilde güzel geldi.

Kaybetmemeleri için her şeyi yapalım...



'YOBO DABA DU' İÇİN ÇOK AMA ÇOK ERKEN

Fenerbahçe aylardır devam eden stoper kanayışında pansumanı çok geç olsa da Joseph Ikpo Yobo ile yaptı. "Yobo nasıl bir transferdir?" diye şimdi sorduğunuzu duydum, Yobo bir "son gün" transferidir.

Futbol zekası ve oyun içi dengesi düşünüldüğünde Fabio Bilica'yı kesecek her transferin Fenerbahçe taraftarı tarafından manevi, kutsal bir değer olarak görüleceği kesindi, Yobo da öyle oldu. Uche-Högh ikilisinden Yobo-Lugano ikilisine geçişler, futbolcu fanatikliği yapanlar, "Premier Lig'de o kadar maç oynamış" moduna kendini adayanlar ve en tehlikelisi de bilgisayar ile konsol oyunların esir aldığı düşünceler. Yobo menajerlik oyunu Championship Manager ve konsol oyunu FIFA'nın en iyi stoperlerinden biri, o yüzden çok iyi transfer (!) Son gün transferinde daha iyisini alma şansınız yok, bu da bir gerçek.

Yobo'nun içi dışı incelendikten sonra aslında esasen düşünülmesi gereken Fenerbahçe teknik ekibi ve yönetiminin planları. Bilica bir sabah uyandığında hayata Fabio Cannavaro olarak devam etse ve sahada olsa dahil bu takıma bir stoper en azından ne kadar süredir gerekiyordu? Yaklaşık 1 sene. Yobo ne zaman alındı? Ne zaman gündeme geldi? Transferin son gününde.

Aynı şey şu an forvet için de geçerli. Niang geldi, dertler benim çile benim, hayat senin senin olsun durumu yok aslında. Gelecek yıl alınacak forvet hakkında çalışmalar, (takip ve dirsek teması) ne zaman başlayacak? Bu yönden Fenerbahçe yönetimini eleştirsek de teknik ekip başta olmak üzere yöneticilerin bir süredir basit doğrular üzerine yaptıklarını takdir etmek gerekiyor. Geçen yıl 7'den 77'e çoğu kişinin konuştuğu basit doğrular konusunda ortaya bir "kahraman" olarak çıkmadılar ve bunları teker teker yaptılar; yerli hoca, sağ, sol kanat, baldırı kuvvetli forvet, stoper, kaleci, Aydın Örs vs.. (Belki ben bu satırları kaleme aldıktan sonra çok uzaklarda olacağım ama bir önlibero da gelmiş olur, kimbilir?)

Fenerbahçe'de teknik ekip ve yöneticilerin daha önce bu durumlarda tutumu kadroya güvenerek yola devam oluyordu. Stoper alınmayıp bu şekilde düşünülebilirdi, bunun olmaması çok iyiye işaret, farkında olmadan oluşan inat artık yok. Oyun, takım kurmak, görmek o kadar zor bir durum değil, çok fazla basit hamle doğruları var.

Peki Yobo? Nijeryalı Everton'da David Moyes'un ilk transferiydi. Premier Lig'de altın iki sezon geçirdi, bunları aklına getirerek transfere hemen "aşırı" güvenenlere hak veriyorum. Fakat zaten muhtemelen gazetelerde yavaş yavaş okumaya başlayacaksınız Yobo'nun değişik bir futbol içi ve dışı hikayesi var. Özellikle dolaylı yoldan adının geçtiği çok iyi ve kötü geçmişi bulunuyor. Kötü haberleri kadar, iyi haberleri de var ki bu özellikle ülkesinde yaptığı bazı sosyal çalışmalar. Eşi eski Nijerya güzeli Adaeze Yobo ve yeni evli sayılırlar. (İnternet siteleri için galeri malzemesi çıktı, hadi yine iyisiniz)

Futbol olarak ise Yobo'nun şu anki durumu tamamen aşağı şeklinde. Son Dünya Kupası'ndaki görüntüsü yanıltmasın Milli Takım, Dünya Kupası'nda 3-4 maç için kendinizi hazırlamanız ve dikkatinizin yüksek olması başka bir şey. Son 1.5 senenin yarısını kulübede, futbol dışında geçiren, oyuna olan ilgisini de azaltan Yobo'yu tekrar futbola döndürüp/döndürememek önemli. Everton'da onu kesenler Jagielka ve Distin.

Transferde ilk faktör nedir? Ülke, toprak, hava, ateş, su uyumu. Eğer burada kendini toparlar ve oyuna tekrar girebilirse tecrübesiyle yararlı olur, ama sadece o kadar. Ah bir de biraz sert (sevilmeyen sertlik, topa, oyuncuya vs değil, zaman zaman Bilica gibi (!) fair play dışı, itici gelen hareketleri olmasa! Bunları da zaten hatırlatırlar size yakında)

Premier Lig'de Emre Belözoğlu'nun ırkçılık soruşturmasındaki davasında olayın kahramanlarından biri Yobo'ydu. Daha doğrusu Yobo'nun iki takım arkadaşının ifadesiyle soruşturma açıldı. Yobo soruşturmanın başında da sonunda da "Ben duymadım, bilmiyorum" dedi. Tahmin edildiği gibi Emre ile aralarında "öpüşürler barışırlar" durumu yok, dikkat. Kötüyü reyting yapar şekilde vermek değil, doğruyu vermek kural olmalı.

Pek etki etmeyeceğini düşünsem de Yobo da Lugano gibi esasen sağ stoper, Bilica'nın mevkisine değil, esasen Lugano'nun oraya geliyor. Uruguaylı için daha önce yaptığı gibi sol stopere kayması pek bir dezavantaj teşkil etmeyecektir.

Son olarak "Yobo hakkındaki düşünceleriniz için tek cümle nedir" diye sorsanız ne derdim; Türkiye'de sorunlar yaşayacağını düşünüyorum, yedek kalması bile onun zaten kaybolan performansını geriye düşürecektir. Aykut Kocaman'ın hiçbir şeyi düşünmeden ona 11 formasını teslim etmeyeceğini ve Bilica'ya olan özel hayranlığı ve beğenisiyle birlikte "adalet" özelliğini düşünürsek, göreceğiz...

Bu arada Yobo'nun da gelişiyle Fenerbahçe'deki Afrikalı oyuncu sayısı 3'e çıktı. Hemen akla sezon içi oynanan Afrika Uluslar Kupası geldi. Bu yıl Afrika Uluslar Kupası Sudan'da, 2. versiyon olarak oynanacak. Şubat ayındaki turnuvaya yurtdışındaki oyuncular katılmayacak. Kendileri çalacaklar, kendileri oynayacaklar yani. Dia, Niang, Yobo'nun 2'şer aylık arası söz konusu değil...


***

-AYRILIK-

KONU DIŞI: Niang Fenerbahçe'nin merkezi olacak gibi gözüküyor. Takımın oyunun yönü ve günlük görüntüsü onun olması/olmamasıyla yüzde yüz bağlantılı hale gelebilir. Buna kötü taraftan bakıp "Allah sakatlık vermesin, aman yanarlar" demek kadar alternatif oyun kurguları üstüne de el altından çalışma yapmalı. Bu ayrı bir yazın konusuydu ama paylaşarak gittim! Nereye gidiyorum? Sporx'te çok uzun süren ağır bir yaz maratonundan sonra bir 18 günlük ara ile yıllık izine! Memleket İzmir, ailenin yanına uçuş var. İzmir'de bazı maçlara gitmek tabii ki farz meselesi. Bir İzmir takımları ve tribünlerinin son durumunu görelim değil mi? Görüşmek üzere, Esat kaçar...

Sevgiler,
Takip edin
http://twitter.com/esatdergi

Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
  • DK
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 34 24 5 5 77 30 77
2 Fenerbahçe 34 21 11 2 77 37 74
3 Trabzonspor 34 20 9 5 61 39 69
4 Beşiktaş 34 17 9 8 59 40 60
5 Başakşehir 34 16 9 9 58 35 57
6 Göztepe 34 14 13 7 42 32 55
7 Samsunspor 34 13 12 9 46 45 51
8 Rizespor 34 10 11 13 46 52 41
9 Konyaspor 34 10 10 14 43 50 40
10 Kocaelispor 34 9 10 15 26 38 37
11 Alanyaspor 34 7 16 11 41 41 37
12 Gaziantep FK 34 9 10 15 43 58 37
13 Kasımpaşa 34 8 11 15 33 49 35
14 Gençlerbirliği 34 9 7 18 36 47 34
15 Eyüpspor 34 8 9 17 33 48 33
16 Antalyaspor 34 8 8 18 33 55 32
17 Kayserispor 34 6 12 16 27 62 30
18 Karagümrük 34 8 6 20 31 54 30