Sertaç Komsuoğlu: "Ne Kokoskov gidiyor, ne de Vesely"

Fenerbahçe'de basketboldan sorumlu yönetici Sertaç Komsuoğlu, başantrenör Igor Kokoskov ile yollarının ayrılabileceği ve Jan Vesely'nin takımdan ayrılacağı iddiaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

, Fotoğraf; Fenerbahce.org
Abone Ol
Sertaç Komsuoğlu: 'Ne Kokoskov gidiyor, ne de Vesely'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
10 Mayıs 2021 09:56
Fenerbahçe'de basketboldan sorumlu yönetici Sertaç Komsuoğlu, koç Igor Kokoskov ile yollarının ayrılabileceği ve Jan Vesely'nin takımdan ayrılacağı iddialarının dedikodudan ibaret olduğunu söyledi.

İşte Sertaç Komsuoğlu'nun FBTV'de yaptığı açıklamalar:

"Ankara'ya her gittiğimde çok mutlu oluyorum. Bu sayede annemi de görmüş oldum ve annemin, Anneler Günü'nü de kutlamış oldum. Keza geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz sevgili Faruk Türköz'e de ziyaret ettik, Genel Sekreterimi Burak Çağlan Kızılhan ile birlikte. Onu da bir kez daha anmış olduk. Buradan bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Ve evet çok güzel bir gündü. Böyle günlerin yorgunluğu da olmuyor. Geç geldik ama büyük bir enerjiyle geldik. Çok mutlu olduk. İnşallah son iki haftada aynı şekilde devam edeceğiz. Bundan sonrası biraz da biz ne kadar başarılı olsak da rakiplerimizi takip etmek zorundayız, onların skorlarına da endeksliyiz ama sonuna kadar mücadele edeceğiz. Dün çocuklarımız ikinci yarı çok iyi top oynadılar. Hakikaten rakibi ablukaya aldılar. Ama tabii 90+6'da golün gelmesi bizleri çok motive etti, çok mutlu etti. O anda yaşadığımız kolay bir olayı da anlatayım; golü kim attı biye bana soruyorlar, ben Cisse attı diyorum, bir başkası Valencia attı diyor, o anda karar veremedik. Sonra öğrendik Valencia'nın gol attığını çünkü o anda gole hiç hakim olamadık. Ankara'dan çok mutlu döndük. İnşallah bu enerji bana biraz Sakarya'da gelen son dakika golünü hatırlattı. İnşallah bu enerji sonuçta Fenerbahçemizin ligi istediği yerde bitirmesine neden olur. Mutluyuz ama dediğim gibi iki haftamız var. Daha doğrusu iki maçımız var diyelim. Hemen salı günü Sivasspor ile oynayacağız ve ardından Kayserispor ile sezonu kapatacağız. Oynadığımız takımlar Sivasspor hariç hepsi ligde kalma mücadelesi veren takımlar, o nedenle çok ciddi mücadeleye tanık oluyoruz. Ama inşallah sonu iyi olur."

"Basketbol ailesi olarak Ankara basketbolu çok farklıydı. Hakikaten bir aileydik. Birlikte okuyorduk hatta bizim hocalarımız önce ders derlerdi. Şimdi herkes spora konsantre oluyor. Bizim jenerasyonda herkes iyi üniversitelere gitti, Tıp okudu… Yani basketbolculuğu ikinci planda tutuyor gibi oldu ama tabii o zamanın gelirleri de öyleydi. Ama güzel yıllardı. Takım olmayı, birlikte yaşamayı, basketbolu çok iyi öğretirdi insana. Güzel yıllardı, hocam da Ankara basketboluna, Türkiye basketboluna damgasını vurmuş kişidir. Şu anda da sevgili Murat Murathanoğlu ve Murat Didin ile bir arada olmaktan çok gurur duyuyorum. Yönetici olarak değil esasında bir Fenerbahçeli olarak, bir taraftar olarak, bir basketbolsever olarak burada olmaktan çok mutluyum. Evet, o yıllar değişik yıllardı. 6 kişiyle, 7 kişiyle üst üste gelen Türkiye şampiyonluklarımız vardı. Çoraplarımız, ayakkabılarımız çok özeldi. Güzel yıllardı…"

HOCAMIZLA BİZ ŞUBAT AYINDAN BU YANA GELECEK YILIN PLANLARINI YAPIYORUZ

"Sosyal medyadan hocamız ile Yönetim arasında problem olup olmadığına yönelik çeşitli mesajlar geliyor. Bu tip mesajlara alışık olmamız lazım. Dün Yunanlı bir gazeteci bu konuyu gündeme getirdi. Koçumuzla, Fenerbahçeli bir yöneticinin arasının kötü olduğu doğrultusunda, ki o yönetici de benim sanıyorum. Ama böyle bir şey yok. Ama doğaldır, şu anlamda doğaldır, transfer sezonu geliyor. Örneğin dün de 'Vesely'i Milano alıyor' dendi, sonra bu konuyla ilgili menajeri bir açıklama yaptı, 'yok böyle bir şey' diye. Geçtiğimiz hafta 'Dyshawn Pierre CKSA'ya gitti' gibi haberler çıktı. Ama doğaldır. Hocamızla biz şubat ayından bu yana gelecek yılın planlarını yapıyoruz ki geç kalmayalım, gelecek yıl nasıl bir takımla, nasıl bir sistemle mücadele edeceğiz.. Şu anda da play-off'lara hazırlanıyoruz. Bu tip haberler çıkabilir ama taraftarlarımızın bu tip haberlere çok inanmamasını tavsiye ediyorum. Ancak daha da çıkacaktır bu tip haberler çünkü Fenerbahçe, iddialı bir takım. Ben de önümüzdeki yıllar için iddialı demeçler veriyorum çünkü bu doğrultuda çalışıyoruz. İddialı demeçler derken altı boş demeçler vermiyorum. Hakikaten biz, şubat ayından beri gelecek yıl ne yapmamız lazım, nasıl daha güçlü oluruz, elimizdeki bütçeyi en iyi şekilde nasıl kullanırız… bunların çalışmalarını yapıyoruz. Şunu net bir şekilde söyleyebilirim ki ben Maurizio Gherardini ile haftanın 5 günü, 6 günü toplantılar yapıyoruz. Bu toplantıların bir bölümüne sevgili hocamız Igor da katılıyor, bazılarına teknik ekibimiz, bazılarına da profesyonellerimiz katılıyor. Biz, Fenerbahçe'yi gelecek yıllar için planlarken sadece oyuncuyla, başarıyla değil; Fenerbahçe'nin kurumsal anlamda yapılanmasıyla da planlıyoruz. O nedenle çok ciddi çalışıyoruz. Hocamız takımının başında ve bu tip dedikodulara söyleyebileceğim tek şey perşembe günü play-off'lara başlıyoruz. Gönül isterdi ki taraftarlarımız da gelsin ama hazırız. Bunlar dedikodu diyeceğim ama bunların önüne geçmemiz mümkün değil. Özellikle EuroLeague'de normal sezon bittikten sonra bu haberler çok artıyor. Ağırlıklı olarak da Fenerbahçe'den gidenler olduğu gibi gelen isimlerin olduğuna dair haberler de çıkıyor."

FENERBAHÇE'NİN HER ANLAMDA ÇALIŞMASI DEVAM EDİYOR

"Fenerbahçe'nin bütçesi ne? Neler yaptık? Neler ettik? Fenerbahçe şu anda EuroLeague için konuşuyorum; EuroLeague'de ilk 8'e giren yani play-off oynayan takımlar arasında en düşük bütçeye sahip. Yani başlangıçtaki takımlar CSKA ve Barcelona'nın bütçeleri 44-46 bandında, biz 18-20 bandındayız. Tabii bütçe derken taraftarlarımız hesaplar yapıyorlar, oyuncuları çarpıyorlar vs. bütçeye sadece böyle bakmamak lazım. Bunun yol masrafları var, konaklama masrafları var, teknik ekibin masrafları var… Yoksa şunu alıyoruz, 15 tane oyuncu var, çarpalım, rakamlar şöyle vs. bütçe, öyle bir bütçe değil. Bu bantta bir bütçemiz var. Bir detay daha vermek istiyorum; EuroLeague'i 18'inci tamamlayan Khimki Moskova'nın bandı da 30-32. Biz, play-off'a kalan takımlar arasındaki en düşük bütçeli takımız ki şunun altını çizmek istiyorum; sezon başındaki sakatlıkları kastetmeden söylüyorum biz Barcelona maçında başlayan Jan'ın ayağının sakatlanmasıyla başlayan arkasından gelen 3-4 Korona vakamız olmasaydı ben hala iddialı bir şekilde CSKA'yı elerdik diyorum. Öyle ki bu korona vakalarında hocamızın olmayışı, Dyshawn oynayamadı, Eddie oynayamadı, Ali Muhammed oynayamadı. Sizler daha iyi bilirsiniz ki o tip final maçlarında Ali Muhammed 3 dakika görev alır, maçı getirir. CSKA'yı çok kolay yenebileceğimiz ilk iki maç oynadık. Biz, üçüncü periyot sonunda yorulduk. Ama bizim kadromuz tam olsaydı oradan en kötü 1-1 ile dönerdik ve çok daha farklı olurdu. Fenerbahçe bu bütçeyle Final-Four yapar. Final-Four yaptıktan sonra da şampiyonun kim olacağını o bütçeler karar vermiyor; o ruh, o kalp, o bilekler karar veriyor. O bağlamda baktığımızda bütçeye takılmamamız lazım. Bütçeye takılmazken 'gelecek sene bütçe ne olacak, sponsorlar ne olacak?' diye sorulabilir. Öncelikle Fenerbahçe'nin sponsorlarına teşekkür etmemiz lazım. Bu pandemi koşullarında, bu zor şartlarda sponsorlarımız başta Beko olmak üzere tüm sponsorlarımız Fenerbahçe'ye desteğini sürdürdü. Bu bizim için çok önemli. Keza sponsorlarımızın imza attığı bazı projeler var ki Avrupa'da tekiz. Mesela bir mutfağımız var, Fenerbahçe Beko mutfağı... Oyuncular idmandan sonra, sabah geldiklerinde kahvaltılarını vs. sağlıklı bir şekilde yapabiliyorlar. Yani sponsorlarımız inanılmaz bir şekilde bizimle birlikte oldular, bize büyük destek sağladılar. Tabii ki bütçemizi artırmak için neler yapacağız, bunu ilerleyen bölümlerde konuşuruz ama Fenerbahçe'nin her anlamda çalışması devam ediyor derken bunu da kastettim. Gelecek senelerde gelirlerimizi artırmak için yeni gelir kaynakları yaratmamız lazım. Bunlar sponsorlar olur, başka formüller olur, bunlara da çalışıyoruz. Biz sadece 'takımda point guardı ne yapacağız, 5 numara kim olacak, 4 numara kim olacak' diye çalışmıyoruz; biz, nasıl olur da pazar günü 13.30'da oynayacağımız bir Türkiye Ligi maçında o tribünleri EuroLeague maçı gibi doldururuz kısmına da çalışıyoruz. Çok farklı bir şeye çalışıyoruz."

TARIK ÇOK DAHA İYİ YERLERE GELİR

"Bizim için 17 kişilik kadrodaki herkes aynı değerde. Tarık da bunlardan biri. Ama Tarık'ın şöyle bir şansı oldu; CSKA serisinde gerek sakatlıklar gerek koronadan dolayı çok süre aldı. Ben buna çok inanırım, oyuncuların kaderinde şans varsa o gelir. Tarık'a da o şekilde CSKA maçında bu şans geldi. Çok iyi değerlendirdi. Üzerine koymaya devam ederse Fenerbahçe basketbolu çok önemli bir değer kazanmış olacak. Ben koyacağına inanıyorum çünkü çok çalışkan. Çok iyi örnekler var önünde. Bu tempo çalışırsa, bu tempo idman bittikten sonra 200-250 tane daha şut atayım, 300 tane daha faul atayım ruh haline devam ederse Tarık çok daha iyi yerlere gelir. Bir de Tarık basketbolcu bir aile çocuğu. Kardeşi de bizim altyapımızda oynuyor. İnşallah o da ileride Tarık gibi başarılara imza atacak."

FENERBAHÇE BASKETBOLDA AVRUPA'NIN EN ÖNEMLİ MARKASI

"Fenerbahçe marka olarak şu anda basketbolda Avrupa'nın en önemli markası. Bunu da şuna istinaden söylüyorum; tabii ki başka markalar da var ama etkileşim alma, değer katma, taraftarın arkasında durması, taraftarın ilgisi anlamında Avrupa'nın en büyük markası. Zaten bunu ölçen firmalar var. Birinci sırada Lakers var, ikinci sırada Warriors'la çekişiyoruz. 2 ay önce Zenit sosyal medyada kutlamalar falan yaptı. Ne oldu? 10 bin takipçiye erişmiş. Biz Fenerbahçe olarak bir mesaj atsak 10 binden fazla etkileşim aşlıyor. EuroLeague bunun bilincinde. Biz de EuroLeague ile konuşuyoruz."

EŞİT ŞARTLAR İSTİYORUZ

"Tabii ki hakemlerle ilgili söylemlerinize katılıyorum. Biz de bunları iletiyoruz. Bazen sessiz kalmayın diye tepkiler alıyoruz. Sessiz kalmıyoruz. Hiçbir zaman sessiz kalmıyoruz. EuroLeague'in bir marka değeri var. Bu markaya zarar vermemeniz gerekiyor. Ne kadar iyi bir marka olarak devam ederse bizlere de o faydayı sağlıyor. Geçen sene yaşadıklarımız var. Hatta EuroLeague'in bize gönderdiği bazı özür yazıları var. Bu sene yaşadığımız bazı sıkıntılar var. Bunları EuroLeague yönetimiyle, hakemlerin bağlı olduğu yapıyla görüşüyoruz. Hatta geçtiğimiz günlerde günübirlik de olsa İspanya'ya gittik. Derdimizi anlatıyoruz. Çok klasik söylem olacak ama önümüzdeki yıllarda ben bu sorunların daha da azalacağına inanıyorum. Tuzak varsa o tuzağa düşmememiz lazım. Demek ki bizim bu konuda eğitimleri arttırmamız gerekiyor. Biz bu konuda gerekli her türlü girişimi yapıyoruz. Biz Fenerbahçe'yi kimse kollasın istemiyoruz. Biz eşit şartlar istiyoruz. Hakem de pozisyonu göremeyebilir. Bu tip hatalar olabilir. İyi niyetinden şüphe etmediğin sürece bu konuda tepkiniz bir yere kadar oluyor. Bazen Türkiye Ligi'nde de oluyor. Bazı hakemlere tepki gösteriyorum, maç bitiyor 'özür dilerim' diyorum. O anın gerginliği. Bakıyorum maça, art niyetli değil. Art niyetli değilse itirazım yok. Bazen hissediyorsun onu. Bunu EuroLeague, Türkiye Ligi bazında ele almayalım, resme genel olarak bakalım. Şikayetlerimizi dile getiriyoruz. Fenerbahçe bu konuda yapılacak her şeyi yapıyor."

HAKEMİN DE OYUNCU PSİKOLOJİSİNİ ANLAMASI LAZIM

"Sadece oyuncu bazında bakmamak lazım. Hakemin de oyuncu psikolojisini anlaması lazım. O adam deli gibi koşuyor. Oksijen harcıyor. Bir turnikesinde blok yapılıyor, sinirleniyor. Hakemlerin de oyuncu psikolojisinden anlaması lazım. Yere düşüyor, ayağı ağrıyor. İki tarafın da empati yaparak yaklaşması lazım."

GELECEK YILIN PLANLAMASINA ŞUBAT AYINDA BAŞLADIK

"Biz EuroLeague sezonu oynanırken de Genel Menajerimiz Maurizio, sevgili hocamız Igor, teknik heyetimiz gelecek yılın planlamasına şubat ayında başladık. O doğrultuda çalışmalarımızı yaptık. Biz dersimize çok iyi çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Bizim planlarımız, stratejilerimiz kafamızda değil tamamen yazılı bir şekilde duruyor. Arada sosyal medyada da paylaşıyorum şunu yapıyoruz diye. O konuda taraftarımız hiç endişeli olmasın. Bu demek değildir ki, taraftarımız bazen sosyal medyada bize liste veriyor şunlar olmalı diye. Bu iş o kadar kolay değil. Ne anlamda kolay değil? Her şey parayla en iyi oyuncuları almakla bitecek yargısı yanlış bir yargı. Bir de oluşacak kimyaya bakmak lazım. Her türlü detayı değerlendiriyoruz. Takımın kimyası bazen harcayacağın 10-15 milyon bütçeden daha değerli olur. Onun için takımın kimyasına da çok önem veriyoruz. Taraftarımız 'şunu al' diyor. Şunu al dediği insanı tanımıyor bile. Attığı sayılara bakıyor. Belki o adam o takımda hiç sevilmeyen adam. Resmide görüldüğü gibi olmuyor. Biz gelecek senenin yapılanmalarını yaparken bir tarafta takımın ana temelini oluşturacak oyuncularını bulmamız lazım, bir tarafta da ileride daha iyi olabilecek genç oyuncuları almamız lazım ki kümülatif ortalamada daha mantıklı bütçemiz olsun. Yeni keşfedeceğimiz isimlere de ihtiyacımız var. Barcelona'da oynayan veya CSKA'da oynayan oyuncular Gaziantep'ten gitti, Türk Telekom'dan gitti, Giresun'dan gitti. Olaya böyle de bakmamız lazım. Burada risk var mı? Var. Aldığın daha yıldız olmamış 10 oyuncudan belki üçü tutacak. O üç ortalamayı çok iyi bir yere getirir. Gelecek senenin yapılanması bunu da dikkate alarak girişimlerimiz son hızla sürüyor."

İKİNCİ TAKIMLA İLGİLİ ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDİYOR

"Fenerbahçe'nin ikinci bir takımı mı olacak? Bu konuda ciddi bir şekilde çalışıyoruz. Neden? Bizim genç oyuncularımız var. Bunlar çeşitli takımlarda oynuyorlar. Yerimiz olmadığı için veriyoruz. Çocukları göremiyoruz bile. Bu çocukları görmemi lazım, bizim kontrolümüz altında olmalı. Belki süre alsalar süpermiş diyeceğimiz insanlar olacak. Bizim gerek Türk gerek Amerikalı olmayan yabancıları –Afrikalı, Asyalı olabilir, Danimarkalı, İsveçli olabilir- gençleri alıp, bu ikinci takımda bakıp bir şey oluyorsa Fenerbahçe Beko'ya bir altyapı oluşturmamız lazım. Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Fenerbahçe Beko'nun bir ekol olduğunu tartışmamıza bile gerek yok. Ekolsek bununla ilgili geleceğe yönelik yatırımlar yapmamız lazım. Bunlardan biri inşallah bu sene yetiştirebilirsek Fenerbahçe Akademi. Fenerbahçe Kolejimiz de var. Eğitimine kadar paket halinde yapacak çalışmalar yapıyoruz. Bunun altına scoutingle ilgili bir ekip oluşturuyoruz. Yeni nesil bazı arkadaşlar var. Hatta biri İtalya'dan çok talep gören bir arkadaş. Çok iyi Fenerbahçeli. O da ailemize katıldı, bu sezon başlayacak. Özellikle Afrika pazarı olsun çok uzman bir arkadaş. Genç de bir çocuk. Biliyorsunuz basketbol öyledir. Geleceğe bir şeyler yapmamız lazım. Basketbolda iş biraz futboldan daha kolay. Genci bulmak ve yetiştirmek daha kolay. Adam olacaksa olur. Oran biraz daha yüksek. Burada EuroLeague'in en popüler takımı da olsan NBA'in bütçesine göre mücadele etmek kolay değil. Tabii ki Final Four'a gideceğiz, 2023 yılında Final Four'u alacağız diyorum, hedefimizde sapma yok ama Final Four'u almak önemli değil, önemli olan her zaman oralarda gezmek. Kültürümüzü biraz arttırmamız lazım. Fenerbahçe'nin basketbol kültürü zaten var. Kurumsal anlamda ufak dokunuşlarla arttırmamız lazım."

ÜLKER SPOR VE ETKİNLİK SALONU'NA WALL OF FAME YAPACAĞIZ

"Bu doğrultuda salonda biraz değişikliğe gidiyoruz. Salonumuz çok güzel. Salona biraz daha Fenerbahçe basketbolun dokusunu koymak istiyoruz. İlk göreve geldim, salonu geziyorum, harika bir salon, duvarda konser resimleri var. 'Basketçi resimleri göremedim' dedim. İlk soyunma odası koridorlarına rakip takımdan başlamak üzere Fenerbahçeli oyuncuların kupalı resimlerini giydirdik. Sonra bizim oyunculardan giydirdik. Bizim oyuncular çıkarken sağa sola baksın, Fenerbahçe'yle ilgili bir şey görsün. Çıkıyoruz, Jennifer Lopez, konsere kim geldiyse… Bu bir ruhtur. Yabancı takım geldiğinde sadece EuroLeague kupası değil, tarihi görsün etkilensin. Salonu görmeye gelmiyor, Fenerbahçe'yle oynamaya geliyor. O nedenle onun dokularını katalım dedik. Fenerbahçe'nin bir tarihi var. Tarihinde yüzlerce oyuncu var. Bunları de tekrar gündeme getirmek için Wall of Fame yapmamız lazım. Resimlerini imzalatmaya başladık. Wall of Fame yapacağız bir yere. Yeni nesil birçok kişiyi bilmiyor. Gelsin görsün. Fayda var. Şu anda EuroLeague takımları arasında en estetik otobüs bizde. Ekranlı, WIFI'li her şeyi var. Rakip takım geldiğinde anlaşmalı olduğumuz için karşılıklı otobüs veriyoruz. İdari Menajer Cenk Renda'ya dedim ki, 'Bundan sonra rakip takım geldiğinde otobüsü biz kullanmayacaksak bizim otobüsü gönder.' 'Neden?' dedi. Oyuncuyu alırız falan etkilensin adam. Biz gidiyoruz, biniyoruz otobüslere hiçbir şey yok. Biz bizim otobüsü yollayalım. Hatta birer su koyalım, çikolata koyalım koltuklara. Oyuncu unutmaz böyle şeyleri. Bunlar ufak detaylar belki ama oyuncuyu buraya çekme anlamında önemli. Bizim oyuncularımızın hepsi inanın bana çok mutlu. İstanbul seçeneği insanlar için artı değer. Onun için Yellow Legacy'e çok önem veriyoruz. Adam geldiğinde görmeli, 'Bogdan burada oynamış' demeli."

ÜLKER SPOR VE ETKİNLİK SALONU'NA KONSEPT MÜZESİ YAPIYORUZ

"Müzemiz yok. Fenerbahçe'nin Şükrü Saracoğlu'nda çok güzel bir müzesi var. EuroLeague kupamız da orada. Orada da duracak. 'Bu kadar ekolü olan bir takımın salonda da müzesi olması lazım' dedim. Bu doğrultuda müzemizi yapıyoruz. Türkiye'nin belki de en güzel müzelerinden biri olacak çünkü konsept müzesi yapıyoruz. Kupalar değil daha çok Fenerbahçe Beko'yu ışıklarla, tarihiyle anlatacak değişik bir müze yapıyoruz. Orada da EuroLeague kupamız olacak. EuroLeague'den istedik, birebir aynı kupayı gönderdiler. Salonumuzda da artık EuroLeague kupamız olacak. EuroLeague'i almış bir takımın salonunda o kupa olmalı. Çok güzel bir müze yapıyoruz, bu da yeni sezona yetişecek. Bununla birlikte salon içinde koltuk düzeninde bazı yenilikler yapıyoruz. Bu iş zamanla yenilik istiyor. Heyecan anlamında yenilik istiyor. Bazı şeyleri değiştirmemiz gerekiyor. Bazı yapıyı, oturma düzenini değiştirmemiz gerekiyor. Onları da yapıyoruz. Salonun da yaşayan bir yer olmasını istiyoruz."

FENERBAHÇEMİZİN BASKETBOLDA ÖNÜMÜZDEKİ SEZON ÇOK ENTERESAN FORMALARI OLACAK

"Önümüzdeki sezonun formaları. Buna çok ciddi çalışıyoruz. Fenerbahçemizin basketbolda önümüzdeki sezon çok enteresan formaları olacak. Her türlü detay üzerine çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Burada en önemli kriterlerden biri de çocuk unsuru. Yani biz pazar günü saat 13.30'da oynanacak Türkiye Ligi maçına aileleri getirebilmeliyiz. Öteki türlü bu işin keyfi olmaz. Aileler oraya geldiğinde çocukların oyun oynayabileceği alanların olduğu, çocuklara özel bazı yemeklerin, içeceklerin satıldığı bir yer olması lazım. Özellikle belli yaşın altında çocukları olanlar çocukları götürecek yer arıyoruz. Bunu bir eğlenceye çevirmemiz lazım. Özellikle pazar günü çocukların olacağı, özel Fenerbahçe'nin özel bir forması, Fenerbahçe'nin özel bir yaklaşımı olmalı diye düşünüyorum. Dersimize çok çalışıyoruz. Arena'yı sadece Real Madrid maçında doldurmamız başarı değil. Arena'yı Afyon maçında çok eğlenceli şekilde, çocukların eğleneceği, onlara özel belirli aktivitelerin olduğu bir yer haline getirmeliyiz. Biz orada yeni ekonomiler yaratmak istiyorsak hafta sonu maçlarını insanların özellikle 3 saatini geçireceği bir yer haline getirmeliyiz. Orayı bir şenlik haline getirmemiz lazım. Bazı taraftarlarımız yazacaklar; 'sen nelerle uğraşıyorsun, bırak kim geliyor' diyecekler ama bizim 18-20 bandındaki ekonomimizi yükseltmemiz için sadece sponsordan para bekleyerek olmaz. Gelirleri arttırmamız lazım. Bizim taraftarımıza gerektiği yerde dokunmamız lazım. Özel günler olması lazım, birlikte bir şeyler yapmamız lazım. Önümüzdeki sezon (tribünlerin) taraftarlara açılacağı kesin ama oran ne olur bilemiyoruz. 1 Temmuz'dan itibaren kombinelerle ve localarla ilgili taraftarlarımıza her türlü detaylı bilgiyi vereceğiz. Taraftarlarımızdan sürekli destek mesajları alıyoruz. Teşekkür ediyoruz.

Salonun zemin rengini değiştirmeyi düşünüyoruz. Bu konuyla ilgili çalışmalar da yapıyoruz. EuroLeague'in bu konuyla ilgili bazı kriterleri var. Bu sene ilk defa Baskonia değişiklik yaptı. Bu konuyla ilgili NBA'de bir iki sahaya baktık. Düşünüyoruz. Mevcut halde bile parkemizin bir bakıma ihtiyacı var. Parkemizle ilgili çalışmalar yapacağız."

AŞI KONUSU

"Aşı konusuna birkaç kez konuşmalarımda yer verdim. Gerek Sağlık Bakanımıza, gerek Spor Bakanımıza, gerek Federasyonumuza bu konuyla ilgili iki kere başvuruda bulunduk. Şunu da anlıyoruz, ülkemize hizmet veren gece gündüz çalışan birçok insan halen aşı olmamış durumda. Saygıyla karşılıyoruz ama bizim başvurduğumuz rakamlar, toplasan 100 aşı. Bunun içinde sadece Fenerbahçe yok; biz, Anadolu Efes, Pınar Karşıyaka kulüplerini de yani Avrupa'da maç yapan kulüpleri de içeren bir şekilde başvuru yaptık. Biz 'Fenerbahçe'ye aşı yapın' demedik. Avrupa giden takımlara lütfen aşı yapalım. Çünkü sürekli seyahatteyiz. Bu sebeple destek istedik ama maalesef bu konuyla ilgili olumlu cevap alamadık. Hatta kaptanımıza da o dönemki nişanından dolayı çok sayıda tepki geldi. Bizde olan korona vakalarını kaptanın nişanından kaynaklandığı gibi maalesef yanlış yargıya varıldı. Hiç alakası yoktu, bunu açıkladım da. Orada kaptanın günahını aldık ama bence taraftarlarımız şuna daha çok odaklansın. Acaba Avrupa'da oynayan takımlarımız arasında aşı olan var mı, yok mu? Taraftarımız bence buna konsantre olsun. Bu soruyu Türk takımlarını kastederek soruyorum. Türk takımları arasında var mı yok mu? Buna bir bakılması lazım. Teknik ekibinin, oyuncularının; burada milli oyuncular dışındaki oyuncular falan aşı olan takım var mı? Ben öğrenmek istiyorum. Var demiyorum, var mı? Bilmiyorum, soruyorum. (EuroLeague'in bunu yapması lazım) Bravo, esasında veya Türkiye Basketbol Federasyonu'nun yapması lazım. Burada biraz da futbolda tepkiler gelince duraksama oldu. Hakikaten bu bir iş ve ciddi yatırımlar yapılıyor. Tam final noktasına geldiğinde, mesela rakibin CSKA. Aşı olmuşlar. Orada da şunun altını çiziyim. Olmamış diyebilirsiniz. Bazı oyuncular olmak istemiyor. Ona zorla aşı yapamazsınız. Aşı oldukları için hatta bizim kadın basketbol takımımızda aynı sorunu yaşadı. Rakibi olan Rus takım tamamen aşılıydı. Kafa rahat, konsantrasyon tam. Dediğim gibi geçmişi eleştirmek kolay, geleceğe bakıp, ben yine Sağlık Bakanlığı, Spor Bakanlığı ve TBF'den destek rica ediyorum. Eylül, ekim gibi aşı konusunu çözmemiz lazım. Çünkü bir galibiyet bizi ilk 4'e sokardı.

Haftada üç kere PCR testi oluyoruz. Ne olursa olsun ekipten biri pozitif çıktığı an panik atağa giriyoruz. 'Kesin ben de oldum diyorum' diyorsun. Sürekli gerginlik. Kafada soru işaretleri. Ben sağlık sorunlarım sebebiyle aşımı oldum. Öncelikliler var. İkinci aşım ertelendi. E nabıza kayıtlı olmak çok önemli. Bazı duyumlar alıyoruz. Aşı olunabiliyor mu? Formülü var mı? Alalım sporcuları Sırbistan'da, Moskova'da olalım. 28 gün sonra tekrar olmak gerekiyor. Avrupa'da kim oynuyorsa aşı olmasında fayda var."

YENİ SEZON MAÇ FORMALARI HAKKINDA

"Maç formalarının satılması çok güzel olur. Mesela futbolda her maçın adı işleniyor. Oyuncuların giydiği formalarda yazıyor. Özel olduğunu anlıyorsun. Açık arttırmada satılıyor. Çok iyi sistem. Böyle bir şey yapmayı planlarız. Basketbol ürünlerini biraz daha zenginleştirmemiz lazım. İnşallah seneye takım ne giyiyorsa Fenerium'da aynı ürünler satılacak. Fenerium Genel Müdürümüz Mümtaz beye de çok teşekkür ediyorum. Bu konuda çok ciddi çalışıyor. Seneye formalarda da baştan aşağı yenilenme olacak. Taraftarlarımızın çizdikleri formalar varsa Fenerbahçe'nin basketbol hesaplarına göndersinler, memnuniyetle onları da değerlendirmeye alırız. Çok hızlı bir şekilde göndersinler, çünkü taraftarımızın yaratıcılığını hiçbir firma yapamıyor. Formaların birinde nostalji de olsun istiyoruz."

BİZ BURADA İSTANBUL ŞEHRİNİN MARKA DEĞERİNE DEĞER KATIYORUZ

"New York'a gidince bir de NBA maçına gidelim diyoruz. Şehirde satıyor. Gerekiyorsa Büyükşehir Belediyesi'nde İstanbul figürlerine, Fenerbahçe İstanbul ya da Anadolu Efes'in akşam bir maçı var, bunu demesi lazım. Burayı İstanbul turizminin de bir parçası yapmamız lazım. Bu yabacı turist de olur, yerli turist de olur. Turist İstanbul'da bugün ne yapabilirim dediğinde ilave organizasyonlardan biri bu olmalı. Yurt dışına gittiğimizde biz bunu yapıyoruz. Barcelona maçı var mesela, bilet bulabilir miyiz, gidelim diyoruz. Bunun aynı şekilde hayata geçirilmesi lazım. Yine çoğul konuşuyorum. Bu takımların şehir tarafından da desteklenmesi lazım. Biz şehri de marka değeri yapıyoruz. Biz burada İstanbul şehrinin marka değerine değer katıyoruz. Bunu şunun için söylemiyorum; 'Onlardan da bütçe gelsin' vs. Bakın tekrar tekrar söylüyorum. Bizler bir şeyler yaparken bizi kullanmalılar. Merkezi otorite de belediye de kullanmalı. Mesela 'sen şu organizasyona gidiyorsun, formanda şunu taşı, ben de sana şu tanıtım bütçemden şunu vereyim.' gibi olabilir. Sonuçta bütçelerde eksi yazıyoruz. Biz bu şekilde iddialı takımlar kuramazsak daha kötü. Bizim burada iddialı takımlar kurup yeni bir şeyler katmamız lazım."

OBRADOVİC EFSANE KOÇUMUZ

"Obradovic efsane koçumuz. Doğum gününü kutladık, herkes 'aa bravo, çok güzel' dedi. Bu yapmamız gereken bir şey. Bunları yaptık diye kimse bizi alkışlamasın. Bunlar bizim yapmamız gereken bir şey. Efsane koçumuz inşallah önümüzdeki günlerde de gelecek, görüşüyoruz da her zaman görüşüyoruz. Salonumuzda misafir olacak değil o her zaman ev sahibi gibi de gelir salonumuza. Obradovic, pandemi süreci de sona erdiğinde geldiğince o da Yellow Legacy'nin bir parçası değil temel taşlardan biri. Heykel konusuna gelirsek de bu Yönetim Kurulu'nda alınacak bir karar ama dediğim gibi bunun altını özellikle çiziyorum, ben bugün yöneticiyim ama sahada maçları seyreden biriyim. Taraftarlarımızın düşüncelerini ben de yaşıyorum, ben de hissediyorum. Aldığımız EuroLeague şampiyonluğu halen Türkiye'ye gelmiş en üst düzey kupadır."

HEDEFİMİZ ŞAMPİYONLUK

"Lig play-off'unda ilk turda Daçka'yla eşleşeceğiz gibi. O turu geçersek ki inşallah geçeceğiz, Karşıyaka-Telekom galibiyle oynayacağız. Sonra da final serisi başlıyor. Bu sene biraz hızlandırılmış program yapılacak. Hızlandırılmış play-off oynanacak, Final-Four öncesi finale kalan takımlar büyük ihtimalle belli olacak. Final-Four sonrası da 11 Haziran'a kadar şampiyonluğu belirleyen seri bitmiş olacak. Çünkü milli maçlar var. O nedenle hızlı bir şekilde bitmesi isteniyor. İddialıyız. Taraftarımız son Anadolu Efes maçından sonra 'ne oluyor, yenilgiler üst üste geliyor' gibi tepki gösterdiler. Final serisi normal lig serisine benzemez. İnşallah oraya gerek mental olarak gerek fiziken hazır olarak geleceğiz. Hedefimiz şampiyonluk. Ama dediğim gibi kolay bir seri olmaz. Şampiyon olmamız için önce çeyrek finali geçmemiz gerekiyor. O nedenle biz önümüzdeki maça bakalım. Perşembe günü oynayacağımız maça konsantre olalım, kazanalım ve yarı finale geçelim, ondan sonra şampiyonluğu konuşalım ama hedefimiz o tabii ki. İnşallah hazirandan sonra temmuz ayında yapacağımız yaz özel programında çok daha renkli konuları konuşacağımıza eminim."

FENERBAHÇE'NİN KİMYASINA UYGUN OYUNCULAR TRANSFER EDECEĞİZ

"Yeni oyuncu transferi stratejisi konusunda bilgi vermek çok isterdim ama bu konuda taraftarımızın da anlayışlı olacağına inanıyorum. Bu bir strateji. Yani görüyorsunuz olmayan haberleri bile konuşuyoruz, o nedenle bu konuda affınıza sığınarak temmuz ayındaki programa bırakalım. Her alanda iyi oyuncu transfer edeceğiz ama iyi oyuncu olması kadar bizim için önemli bir konu Fenerbahçe'nin kimyasına uygun oyuncular transfer edeceğiz."


"NBA'in gerek yayın gelirleri gerek bütçeler artık hiçbir yerin mücadele edemeyeceği boyutlarda. O nedenle NBA'i ayrı bir yere koyalım. NBA, artık 'ben istersem alırım' gibi oldu. Bizlerin 3'ler, 5'ler çok büyük bütçeler dediğimiz oyuncu rakamları onlar için gerek reklam gelirleri gerek genel gelirleri anlamında çok güçlü. Ancak EuroLeague çok daha sert, çok daha kıran kırana bir lig. Ben bir basketbolcu olarak EuroLeague'i seyrettiğimde daha basketbol seyrediyor gibi hissediyorum. EuroLeague, hocaların da daha çok müdahil olabildiği bir lig. Taktiksel savaşlar da EuroLeague'de çok etkili oluyor. NBA ihtiyacına göre oyun oynatıyor. Bu da bir marketingdir. Mesela EuroLeague'de yarın seyirciler kıran kırana basketboldan sıkılıp bu iş olmuyor falan derse hocalar ona göre değişir. 3 sayı daha çok atılsın… Bu biraz daha seyirci neyi istiyorsa ona göre…"

TARAFTARIMIZLA PLAY-OFF'LARDA İNŞALLAH BULUŞURUZ

"Play-off'larda inşallah seyirci olur. Şampiyonlar Ligi oynanacak gibi gözüküyor şu anda Türkiye'de. Orada seyirci olacak. 1 Haziran'dan sonra kısıtlı d olsa açılacağını umuyorum. Açılması bizi çok mutlu eder. EuroLeague'e belli oranda davetli alıyorduk. Bir gelirimiz olmadı o işten ama Türkiye basketbol Federasyonu'nun bu konuda katı kuralı var. Türkiye Ligi'ne sadece şu anda Yönetim Kurulu Üyelerin gelebilir diyor. Şu anda bu konuda sıfır tolerans var. Hatta son maçta ben akreditasyon kartımı takmamıştım, federasyon görevlisi 'Lütfen takar mısınız?' dedi. Taktık sonuçta. Yani bizim taraftarımızla buluşmamız demek final serisinde artı 1 olmamız demek. İnşallah buluşuruz.

Gelecek seneki Fenerbahçe yapılanmasında Türk oyuncular da çok önemli. İnşallah Fenerbahçe bundan sonra sadece uluslararası arenadaki oyunculara değil Türk oyunculara da çok iyi konsantre olacak. Göreceksiniz 2023 hedeflerimizde Fenerbahçe takımında Türk oyuncuların da çok iddialı olduğu takımlar oluşacak. Bunun altını çiziyorum. Fenerbahçe Türk basketboluna da daha aktif daha ciddi yatırımlar yapacak ve daha büyük katkıda bulunacak. Her şey bütçeyle değil bazı şeylerin doğru anlamında olacağına inanıyoruz."

UNUTAMADIĞIM MAÇ KIZILYILDIZ MAÇI

"Bu yıl benim unutamadığım maç Kızılyıldız maçı. Tam toparlama sürecine girdik ve Kızılyıldız'ı yeneriz diyorduk ve maçı kaybediyoruz. 6 sayı fark. Orada Lorenzo'nun attığı son salise şutu var. Nando'nun ona bir sarılışı var. Nando da bu tip şeylerde çok tepki vermez. O maç bizim için play-off serisini getiren maçtır. Kızılyıldız maçı çok önemliydi bizim için. O maçı çok keyifli kazandık."

FENERBAHÇE'DE GÖREV ALDIĞIM İÇİN ÇOK MUTLUYUM

"Fenerbahçe için bir şeyler yapmak hayallerimizin en önemlisiydi. Buralara gelmek tabii ki bir hayaldi. Fenerbahçe'de görev aldığım için çok mutluyum. Sizlerle birlikte olmak da benim için büyük mutluluk."


EURO 2020 Navigasyon
Tümü
TÜMÜ