Sepil'den localara seyirci kararı değerlendirmesi

Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil, localara yüzde 50 kapasite ile seyirci alınma kararını değerlendirdi.

Sepil'den localara seyirci kararı değerlendirmesi
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
12 Ekim 2020 23:44
Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF), locaların yüzde 50'sinin seyircili olabileceği yönündeki kararını A Spor'da katıldığı yayında değerlendiren Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil, "Bu salgın olayı başladığından beri, ligin son 8 maçını ve bu seneki maçlar olmak üzere uzun zamandır seyircisiz oynuyoruz. Avrupa'da da dünyanın diğer ülkelerinde de durum bu. Sağlık çok önemli. Burada biz Kulüpler Birliği olarak veya TFF olarak bir yerde Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu'nun tavsiyelerini dinlemek zorundayız. Bilgilerin tamamı onlarda. Bu önemli bir başlangıç. Bir söz vardır 'Küçük adım arkasında daha büyük adımları getirir.' Localara yüzde 50 seyirci almak sitemi test etmek demek. Asıl hedef seyircili başlamak." dedi.

UEFA'nın maçlarda yüzde 30'a kadar seyirciye izin verdiğini kaydeden Mehmet Sepil, "Rusya-Türkiye maçında yüzde 30 izin vardı. Bizim beklentimiz zaman içinde seyircinin de devreye girmesi. Sadece localar değil. Locası olmayan kulüplere ve alt lig kulüplerine oldukça zor olur. Onların statları bu duruma uygun değil. Uzçun zamandır onlar seyirciden yoksun kalırlar" ifadelerini kullandı.

"BİR ŞEYİ İYİ İDARE EDEBİLMEK İÇİN KENDİ BÜTÇENİZİ KENDİNİZ YAPMALISINIZ"

Kulüpler Birliği Vakfı'nın fazla etkili olmadığını vurgulayan Göztepe ve Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Mehmet Sepil şöyle konuştu:

"Premier Lig örneğinde futbolun yapısı değişik. Davul birinde tokmak başkasında değil. Türk futbolunun kurgusu bu şekilde yapılmış. Yetkilerin önemli bir bölümü TFF'ye verilmiş. Kulüpler Birliği hemen hemen hiçbir yetkisi olmayan bir kurum. Bir şeyi sizin iyi idare etmeniz için kendi bütçenizi kendinizin yapması lazım. Kulüpler Birliği Vakfı çok işlevini yerine getiriyor mu? Hayır. Bunun nedeni kurgu.

İkinci olarak esasında kulüplerin bazı konularda anlaşamadığı gibi bir algı var. Bu algının oluşmasının sebebi örneğin geçen sene yabancı oyuncu sayısı. Türk futbolunda son 1-1.5 sene konuşulan şey transfer limitleri. Nihat Başkan (Özdemir) ile şunu tartışıyorum. Bunlar kulüpler tarafından çok daha organize ve kolay tartışılır. Artık sezon başladı. Bu tartışma gelecek sezon için yapılacak. Siz gelir de bunu yarışmadan sezonun başlamasından bir veya bir buçuk ay önce yaparsanız kulüplerde şu iç güdü oluşuyor 'Bu benim işime gelir veya rakibe gelir.' Bu bir yerde rekabette anlaşılmaz bir şey değil. İspanya iyi bir örnek, kulüplerin kötü mali yönünü düzeltmeyi 4-5 senede başarmış. Kulüp limitleri tahsis edilmiş. Bunu 3-4 senede bir yere getirmiş. Bir kurgu sorunu var. Bu daha zamanlı olursa kulüpler çok daha büyük konsensüs sağlarlar."

"KULÜPLERİN ÇOK ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ TEKNİK OLARAK BATIK"

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in kulüplerin ekonomik olarak zor durumda olduğu ve bazı kulüplerin kilit vurulmalı" sözünün hatırlatılması üzerine ise Mehmet Sepil, "Fatih Hoca'nın demecini tam okumadım ama çok doğru söylüyor. Neticede bugün maalesef türk futbolunda kulüplerin çok önemli bir bölümü teknik olarak batık. Kulüpler yerine fabrika yapsa Bankalar Birliği kulüplere olduğu gibi davranmaz. Kulüpleri Sivil Toplum Kuruluşu olarak değerlendirmek gerekiyor. Önemli olan bunu regüle etmeniz. Bir takım çalışmalar var. Bir türlü çıkmayan Spor Yasası çalışması var. Anonim şirketlerde yöneticilerin sorumluluğu var. Diğer kulüpler -dernek sistemiyle yönetilenler- onların para harcamasını engelleyecek net bir sistem yok. Onu bazı kulüpler karar aldılar. Trabzonspor herhangi bir başkan kendi dönemi içinde kulübü borçlandırırsa ondan sorumlu olacak diye bir görüş kabul etmiş. Bu o kararı alan kulüpler için geçerli. Bu, yapı tekrar gözden geçirilip; bu, Spor Yasası veya diğer yasalarla düzeltilmezse bu yapı devam edecek." ifadelerini kullandı.



Tümü
TÜMÜ