Levent Tüzemen: "Ruhunu, ciddiyetini kaybedenler..."

Levent Tüzemen, Galatasaray'ın Ankaragücü'ne 1-0 mağlup olduğu mücadeleyi Sabah gazetesinde değerlendirdi.

Haber; Sabah, Fotoğraf; AA
Levent Tüzemen: 'Ruhunu, ciddiyetini kaybedenler...'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
13 Temmuz 2020 09:26
Sabah gazetesi yazarı Levent Tüzemen, Galatasaray'ın Ankaragücü'ne 1-0 mağlup olduğu mücadeleyi köşesinde yorumladı. Levent Tüzemen'in yazısınının tamamını Sabah gazetesini satın alarak ya da buradan ulaşabilirsiniz.

İşte Levent Tüzemen'in yorumları;

"Trabzonspor ve Alanyaspor maçlarında yenilen 7 golden sonra Galatasaraylı oyuncuların Ankaragücü maçına çıkarken "3 maçta 9 puan alalım" zihniyetinde olacaklarını bekledim. Ruhunu, ciddiyetini kaybeden oyuncular grubunun sahadaki görüntüsü 'acemi'ler gibiydi. Sağ ayaklarını sadece yürüme ayağı olarak kullanan Saracchi, Ömer Bayram ve Emre Akbaba üçlüsünün mücadelelerine, çalım becerilerine ve pas kullanma kalitelerine baktığımızda toplasan kaliteli bir solak bile etmedi. Yazık;

Emre Akbaba futbolu unutmuş gibi oynadı. Taylan çalışkandı.

Galatasaray'ın oyun lideri Seri ağırlığını koyamadığı gibi hızlı hücuma çıkışlarda hep ağır hareket etti, hantal bir görüntü sergiledi. Galatasaray'ın en kaliteli ayağı gibi görünen Belhanda, sorumluluk almadığı gibi arka direkte net golü atamadı.

Galatasaray'ın yaptığı top kayıplarına, pas hatalarına rağmen Fatih Terim'in kulübeden müdahale etmemesi bana şaşırtıcı geldi. Oysa Terim vücut diliyle bile oyuncularına çok şey anlatır. Terim de sanki bir küskünlük, oyuncularda da bir isteksizlik var. Özellikle tanıdığım Terim, Belhanda'ya bağırmaz onu oyundan alırdı.

Deve misali, pandemi sonrası G.Saray'a 'Halin nedir?' diye sorsalar, cevap, 'Nerem doğru ki' olur. İsabetli orta yapamayan, kanat oyuncusu olmayan, elinde derinlemesine top atacak orta saha oyuncusu bulunmayan, en kötüsü Adem Büyük gibi bir golcüye sığınmak zorunda kalan G.Saray'ın düştüğü aciz durum bana şaşırtıcı gelmiyor. Terim'in bu kötü gidişe de dur diyememesine akıl sır ermiyor. Ayrıca hocanın 'Rakip ne oynarsa oynasın, ben istediğim oyunu oynarım' anlayışından geri adım atması gerekir. Topu rakibe verip oynamak ayıp değildir."



Tümü
TÜMÜ