Hangi hallerde oruç tutulmaz? (Adetliyken oruç tutulur mu?)

Kadınlar Adetliyken oruç bozulur mu? Kadınlar hangi hallerde oruç tutulmaz? Özel günlerde oruç tutulabilir mi? şeklinde kadınların merak ettiği sorular ile ilgili görüşleri derlemiş bulunuyoruz. Bu konuyla ilgili bir çok bilgi mevcuttur hangi hallerde oruç tutulmaz adetliyken oruç tutulur mu şeklinde yapılan detaylı bilgilendirmeler ile karşınızdayız. Haberimizde detaylarını bulabileceğiniz oruç tutabilme konusuyla ilgili kafalarda olışan soru işareti kalmayacak. Kadınlar adet döneminde oruç tutmazlar ve namaz kılmazlar. Daha sonra kılamadıkları bu namazları kaza da etmezler, ancak tutamadıkları oruçları kaza ederler. "İcma" lügatte, toplama, ittifak etme manalarına gelir. Terim anlamı ise; ümmet-i Muhammed'den bir asırda gelen müçtehitlerin dini bir hüküm üzerinde birleşmeleridir. İşte adet hallerinde kadınların oruç tutup tutamayacağına ilişkin doğru bilgiler...

01 Mayıs 2021 16:50
Hangi hallerde oruç tutulmaz? (Adetliyken oruç tutulur mu?)
Kadınlar hangi hallerde oruç tutulmaz? sorusunu kendi aralarında konuşurken uzmanlara da danışmayı unutmuyorlar. Bu konuyla ilgili din alimleri ve konunun önde gelenleri adetli iken oruç tutulamayacağını belirten uzmanlar da var tutulabileceğini söyleyen yetkin kişiler de var. Bu konuyla ilgili bilgi aslında açıktır. Görülüyor ki tıpkı sözlük anlamında olduğu gibi icmanın terim anlamında da bir birlik söz konusudur. Yalnız bu ittifaktan maksat müçtehitlerin ittifakıdır. Çünkü bunlar ilim ve irfan noktasında ümmet-i Muhammed'in en büyükleridir. İcmanın şartı da içtihada ehil olanların ittifakıdır. Artık müçtehitlerin ittifak ettikleri şey şer'i bir hüküm olur.
Üzerinde icma bulunan bir meselenin Kitap veya Sünnete dayanması gerekir. Çünkü hüküm koyma hakkı Allah ve Resulüne aittir. Müçtehitler kendiliklerinden hüküm koyamazlar.



KADINLARIN ÖZEL GÜNLERİNDE NAMAZ KILMASI ORUÇ KILMASI DOĞRU MU?

Özel günlerindeki bir kadının namaz kılması ve oruç tutması haramdır diyenler de vardır olmayacağını söyleyen yetkin uzmanlar da vardır. Bu durumdaki kadının namazı ve orucu sahih olmaz. Fakihler bu konuda görüş birliği içindedirler (Şafii, el-Ümm, II,130-131; Sahnun, el-Müdevvene, I, 151; Haddad, el-Cevhera, I,34; İbn Hazm, el-Muhalla, II, 162; Merğinani, el-Hidaye, I, 208-209; İbn Kudame, el-Muğni, I, 386-387; İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, III, 331, 385; Şevkani, es-Seylü'l-cerrar, II, 148). Adet süresince terk edilen namazların kaza edilmeyeceği, oruçların ise temizlendikten sonra tutulacağı hususlarında da bütün mezheplerin görüş birliği vardır (İbnü'l-Münzir, el-İcma, s. 47-48; Nevevi, Şerhu Müslim, IV, 26; San'ani, Sübülü's-selam, I, 383; Ceziri, el-Mezahibü'l-erbe'a, I, 118).




DÜZENSİZ ADET KANAMASI OLAN KADINLAR ORUÇ TUTABİLİR Mİ, NAMAZ KILABİLİR Mİ?

Kadınlar adet dönemlerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar. Temizlendikten sonra kılamadıkları namazları kaza etmezler fakat oruçlarını kaza ederler (Buhari, Hayız, 20; Müslim, Hayız, 69; Ebu Davud, Taharet, 106; Tirmizi, Taharet, 97).

Her kadının adet gördüğü gün sayısı eşit değildir. Bu süre Hanefilere göre en az üç, en çok on gün olabilir. Adet günlerinin süresi, daha önce yaşanmış tecrübelere göre belirlenir. Düzensiz kanamalarda, üç ile on gün arasındaki kanama adet sayılıp, o günlerde oruç terk edilir. Daha sonra kaza edilir. On gün dolduktan sonra gusledilip, namaz ve oruca başlanır. İki adet arasındaki temizlik süresi de 15 günden az olmaz.

Oruçluyken adet gören kadının orucu bozulmuş olur. Bundan sonra yemek yese de yemese de oruç bozulmuştur; akşama kadar oruçlu gibi duramaz. İstediği gibi yer içer; iftara kadar beklemeye gerek yoktur. Ancak, diğer oruç tutanlara karşı saygı için bunları gizli yapması iyi olur.

Bozulan bu oruç için yerine bir gün kaza orucu tutması gerekir.


KADINLAR HANGİ HALLERDE ORUÇ TUTAMAZ



HANGİ DURUMLARDA ORUÇ TUTULAMAYABİLİR?

Yolculuk:

Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur'an'da "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. içinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir." buyurulmaktadır. (Bakara, 2/183-184).

Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüz yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke'nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedid denilen yere varınca orucunu bozmuştur. (Buhari, "Savm", 34; Müslim, "S›yam", 15) Bu uygulama, sefere çıkınca orucun bozulabileceğini göstermektedir.

Hastalık:

Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunlar› kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen ayet buna işaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması halinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.

Hamilelik ve çocuk emzirme:

Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi halinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiştir (Nesai,"Sıyam", 50-51).

Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak:

Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli olduğu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler. Bir zorunluluk olarak, ağır işlerde çalışmak zorunda olan kişiler oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.

Yaşlılık:

Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. ayetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.



Daha fazla göster
yukarı ok