Sporx Extra Arama Logo

Jürgen Klopp, hayatının şifrelerini anlattı!




21

JURGEN KLOPP'UN DÜNYAYA BAKIŞI...

Liverpool Teknik Direktörü Jürgen Klopp, verdiği röportajda hayatını ve dünyaya olan bakış açısını anlattı. Alman teknik adam, dikkat çeken ifadeler kullandı...
20

"FUTBOLA BÖYLE AŞIK OLDUM"

Futbolu hayatım boyunca, düşünmeye başladıktan sonra sevdim. İlk günden beri seviyorum. Futbol, arkadaşlarının da yeteneklerini kullanarak en iyi takım olmaya çalışmak demek. Ben bunu sevdim. Hepimiz bir diğerimize destek verdik. Maçlardan sonra koştuk, şut attık, çirkinleştik. Ben futbola böyle aşık oldum.
19

"TENİS BENLİK DEĞİLDİ"

Babam bir tenis öğretmeniydi ve o benim teniste yeteneğim olduğunu gördü. Ama bunun ihtimali yoktu. Saatler boyunca yalnız başına tenis topuna vur, vur, vur... Ben bu çocuk değildim. Futbolu ise günde 12 saat boyunca oynayabilirdim.
18

"AKILLICA BİR HAREKET DEĞİLDİ BU"

Belki zekamı daha iyi yerlere yönlendirebilirdim. 33 yaşında hayatım doğru bir yöne doğru döndü. Spor gerçekten güzel, ben bu iş alanınca çalışıp çalışamayacağımı gerçekten bilmiyordum. Hedefim tıp okumaktı ama tıp okurken, aynı zamanda futbol da oynayamazdım. Hayatımı futbol etrafında kurgulamaya çalıştım. Gerçekten sorumluluk sahibi bir insanın yapacağı bir şey değildi bu, gerçekten akıllıca bir hareket değildi çünkü kazandığımı para hiçbir şey değildi.
17

"MAINZ'DA MENAJER OLMAK PİYANGO GİBİ"

Mainz'da menajer olma şansını yakaladığımda hayatım değişti. Böyle bir şansı elde etmek, piyangoyu kazanmak gibi bir şey. Benim oynadığım gibi futbol oynadığında, eğer zeki bir çocuksan daha fazla oyunu düşünmeye başlıyorsun. Bunun bana çok yardımı dokundu. 5 yaşında başladım ve 30'larımın ortalarında teknik direktör oldum. Geçen 28 yıl, farkında olmasam da benim eğitimimdi.
16

"KENDİMİ SOLA DAHA YAKIN GÖRÜYORUM"

Kendimi birçok konuda muhafazakar olarak tanımlamakta bir sorun görmüyorum. Ancak günümüzde politikanın tanımına bakarsak, ben kesinlikle sola daha yakınım. Toplumla ilgileniyorum, her şeyin iyi olmasıyla ilgileniyorum.
15

"FUTBOLUN DÜNYA ÜZERİNDEKİ ETKİSİ"

Futbolun dünya üzerinde %100 pozitif bir etkisi var. Soyunma odası, farklı kültürlerin nasıl bir arada olabileceğinin bir kanıtı. Hepsinin amacı aynı: kazanmak. Futbolda sevdiğim şeylerden biri, birçok insanın, sadece statta da değil, 95 dakika boyunca aynı duygular, aynı hedef ve aynı enerji için bir araya gelmesi. Birlikte kutluyorsun, birlikte acı çekiyordum. İkisi de güzel. Bu iyilik için güzel, ancak bazen tehlike de yaratabiliyor.
14

"12 AY BOYUNCA FUTBOL"

Sürekli daha fazla ve daha fazla turnuva, daha fazla maç yaratıyoruz. Oyuncuların idmanlara, maçlara ihtiyacı olduğu gibi, dinlenmeye de ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız. 1 Haziran'da Şampiyonlar Ligi finali var ve sonra bitmiyor. UEFA Uluslar Ligi başlıyor ve sonra Afrika Uluslar Kupası var. Geçen sezon öncesi çalışmalara 2 Temmuz'da başladık. 12 ay boyunca futbol!
13

"DAHA FAZLA MAÇA İHTİYACIMIZ YOK"

Uluslararası Konfederasyonlar neden harcadıklarından daha fazla kazanmak zorunda ki? Neden FIFA harcadığından fazla kazanmalı? Neden UEFA'nın hesabında para olmalı? Neden Dünya Kupası'ndaki ülke sayısı artmalı? Neden ihtiyaçları olandan fazla paraları var? Daha büyük binalar yapmak için mi? Bunun bir nedeni yok. Dünya Kupası ve Şampiyonlar Ligi bizim üzerinde çalıştığımız işler. Ama sonra bir anda, 'Daha büyük' oluyor. Sonra Dünya Kupası'nın 420 takımla olmasınından vazgeçiliyor, 32 oluyor. Bu yeterli, daha fazla maça ihtiyacımız yok.
12

"İNGİLTERE DAHA KUSURSUZ"

Almanya'da uzun süre çalıştım ve hep Bayern Münih şampiyon oluyor gibi hissediyordum ama hep kapatabileceğimiz bir fark vardı. Yine olacak, eminim. Leverkusen bu sezon harikaydı, Dortmund da orada. Wolfsburg harika bir sezon geçirdi. Leipzig gelecek. Bir rekabet var, İngiltere daha kusursuz. İtalya'da işler nasıl ilerliyor tam bilmiyorum dürüst olnmak gerekirse. Agnelli ailesi ne kadar işin içinde, bilgim yok. Dikkatli olmalıyız ve FFP de bunun için var. Herkes benzer şanslara sahip olmalı. Formula 1'de Ferrari belki daha hızlı bir araba üretebilir ancak benzin koymadan çalışabilen bir araç yok, hepimiz oraya gitmeliyiz. Bu daha adil bir yarış gibi.

11

"SAĞ PARTİLERİN YÜKSELİŞİNDEN RAHATSIZ OLUNUR"

Avrupa'da aşırı sağ partilerin yükselişinden kim rahatsız olmaz ki! Beyninin tamamını kullanan herkes rahatsız olur, değil mi? İnsanlar bir problem olduğunda neden bu insanların çözebileceğini düşünüyor, anlamıyorum. Ancak sola yakın insanlarda da bu problem var. Onlar da çözüm sunamıyorlar.
10

"SİYASETTE SAĞDUYUYU ÖZLEDİM"

Siyasette benim özlediğim şey, sağduyu. Sadece partilerinin iyiliği için yapmamalılar her şeyi. Ya da sadece en iyi yerlerde kendi adamlarının olması için uğraşmamalılar. Politikada niye daha iyi insanlar yok? Çünkü onlara yeterince maaş vermiyoruz diye düşünüyorum. Özellikle Almanya'da bu böyle. En zeki insanlar, büyük şirketleri tercih ediyor.
9

"BU ŞEHİR İLE BEN ATEŞ VE SU GİBİYİZ"

Liverpool şehri ve ben, ateş ve su gibiyiz. Şehre gidemem yoksa yanarlar. Küçük bir örnek vereyimi cuma gecesi tüm ekip, çalışanlarımız dışarı gidiyor. Biri dışarı çıkmıyor, o da benim. Yoksa kimse eğlenemez. Ben bunun özlemini duymuyorum, benim için sorun yok. Benim bildiğim tek şey, futbolun bu şehir için önemli olduğu. Beni çeken şey bu. Şehrin büyüklüğü, burada gördüğüm fırsat, potansiyel... Benim sevdiğim şeyler bunlar.
8

"İNSANLARA HEYECAN VERİYORUZ"

Bir hayatımız var, onu en iyi şekilde değerlendiremeliyiz. Bazen kendin için yaşıyorsun ama bazen bunu yapamıyorsun. Futbol hayatın eğlenceli bir parçası. İnsanları sürekli sıkarsak, neden gelsinler ki? Onlara heyecan yaşatmaya çalışıyoruz. Sadece madalyayla olmaz bu. Madalya tabii ki ana hedef ancak başlangıç ve zafer arasında birlikte iyi geçen zamanlar olmalı. Biz bunu başardık.
7

"ARTIK 5 YAŞINDA DEĞİLİZ"

Yaşadığımız şu an hayattır ve dikkatli yaşamalıyız. Eğlenmeliyiz. Her şey senin istediğin gibi gitmez tabii ki, artık 5 yaşında değiliz. Bir şey yaparsam, ben sorumluyumdur. Başaramazsan, tekrar uğraşmalısın. Eğer artık yaptığın şey senin için önemli değilse, başka şeyler dene.
6

"HERKESİN AKLINA 6 FİNAL KAYBETMEM GELİYOR"

Biliyorum ki herkesin aklına Klopp'un 6 final kaybettiği geliyor, bu güzel değil. Bunu inkar edemem, ama oraya kadar gittiğimizi de unutmam. İnanılmaz bir yolculuktu. Finale çıktığımız zamanlarda, çoğunlukla da sürpriz yaptık. Onlar başka takımları bekliyordu ancak biz oradaydık. Yolculuğun kendisi, yolun sonundan daha değerlidir. 97 puana bakarsanız, bunlar 2. oldu dersiniz ama harika bir sezon geçirdik.
5

"97 PUAN ALDIK VE CITY, BİR GOL ATTI"

Şampiyon olamadığımız için üzgün değilim. 97 puan aldık ve City, Leicester City'ye bir gol attı.. Üffff... Eğer bu olmasa.... Ne yapabiliriz ki! Başkalarının düşmesini ümit edemezsin. Elimizden gelenin en iyisini yaptık, 97 puan topladık. Kazanmak istedik, zorlu bir rakibimiz vardı.
4

"İNSANLAR SONUÇLARI DUYMAK İSTİYOR"

2014'te Bayern Münih'e karşı kupa finali oynadık. Başa baş bir mücadeleydi, 0-0. Bir gol attık ama verilmedi, gol teknolojisi yoktu. Muhtemelen herkes gördü ama hakem görmedi. Bayern uzatmalarda iki gol attı, biz kaybetmedik aslında. İnsanlar bunu duymak istemiyor, sadece sonuçları duymak istiyor.
3

"KARIUS BEYİN SARSINTISI GEÇİRDİ"

Ramos ile Salah arasındaki pozisyonu biz konuşmazsak, kim konuşacak? Kim, 'Karius beyin sarsıntısı geçirdi' dedi? İnsanlar, 'Hahaha, beyin sarsıntısı geçirmiş' dedi. Ancak beyin sarsıntısı geçirdi! Finalden 5 gün sonra yapılan beyin sarsıntısı testinde 37-40 puan mı ne çıktı. Ne yapabilirsin ki? Sadece arkana yaslanıp etrafında olanları kabul etmelisin. Ben yardım beklemiyorum, hırslı bir insanım.
2

"PEP'İ NEDEN KISKANAYIM Kİ?"

Hayatımın kusursuz olmasını beklemiyorum. Hayatım olacağını düşündüğümden çok bile iyi. Neden endişeleyim ki, bu aptallık olur. Ama insanlar, 'Pep Guardiola sürekli kazanıyor, o hiçbir şey kazanmadı' diyor. Evime gidiyorum ve harika bir ailem var. Ben tamamen mutlu bir insanım. Benden daha başarılı insanları ben neden kıskanayım ki? Ya da benden daha zekileri. Ben hayata anlık yaklaşıyorum.
1

"KISKANÇLIK BANA YARDIM ETMEZ"

Benim kazanmayı istediğimden daha fazla kazanmayı isteyemezsiniz, mümkün değil. Ben en iyi olmak istemiyorum, hedefim bu değil. Takımımın en iyisi olmasını istiyorum. Kıskançlık buna yardım etmez, hiçbir zaman.