"10 Dakikada Değişir İşler" dedirten 8 efsane Maç

İlk kez 2013’te düzenlenen Red Bull Winning5’in yeni sezonunda Bursa, Konya, Samsun, Trabzon ve Erzurum’un ardından altıncı ve son il eleme maçları 25 Nisan Cumartesi günü Adana Tren Garı’nda yapılacak.

Haber; Sporx.com
Abone Ol
'10 Dakikada Değişir İşler' dedirten 8 efsane Maç
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
24 Nisan 2015 19:39
Sokak futbolunun kuralsızlığıyla ve özgürlük duygusuyla ilk kez 2013’te düzenlenen Red Bull Winning5’in yeni sezonunda Bursa, Konya, Samsun, Trabzon ve Erzurum’un ardından altıncı ve son il eleme maçları 25 Nisan Cumartesi günü Adana Tren Garı’nda yapılacak.

Turnuvada büyük final ise hemen ertesi gün 26 Nisan’da yine Adana Tren Garı’nda yapılacak ve Red Bull Winning5’ın 2015 şampiyonu belli olacak.

Red Bull Winning5’da maçlar toplam 10 dakika sürüyor. Başlangıçta kısa bir süre gibi gözükebilir. Ancak doğru taktikle sahaya çıkar ve zamanı iyi kullanırsanız, 10 dakikada yapabileceklerinizin sınırı olmadığını fark edeceksiniz.

Futbol tarihi de kaderi 10 dakikada değişen maç dolu. Red Bull Winning5 şerefine bunlardan 8 tanesini seçtik.



1) Batı Almanya - Fransa, 8 Temmuz 1982
Dünya Kupası tarihine biraz göz atınca bile fark ediyorsunuz. Gary Lineker’i haklı çıkaracak şekilde, Almanlar her hedef maçlarında bir şekilde skoru lehlerine çevirmeyi biliyorlar. Ve bunun için çoğu zaman 10 dakikaya bile ihtiyaç duymuyorlar. 1982’den başlayalım. Çeyrek finalde Batı Almanya, iki sene sonra Avrupa Şampiyonu olacak Fransa ile karşılaşıyordur. Maçın başında öne geçen Panzerler, Michel Platini’nin penaltısına engel olamaz ve 90 dakika beraberlikle noktalanır.

Uzatmalara fırtına gibi başlayan tarafsa Fransa olur. Marius Trésor ve Alain Giresse’in golleriyle 98. dakikada Fransızlar, kendilerini tarihlerinin ilk Dünya Kupası zaferine çoktan inandırmışlardır. 108. dakikada ise skor tabelasında 3-3 yazıyordur ve maç penaltılara gider. Sonuç mu? Almanların işin içinde olduğu neredeyse tüm penaltı atışlarında olduğu gibi, Lineker haklı çıkar.

2) Liverpool - Arsenal, 28 Ağustos 1994
Ne diyorduk? 10 dakika bir takımın bir maçın kaderini değiştirmesi için yeterli bir süredir. Hatta bazı özel günlerde, 4 dakika 33 saniye tek bir futbolcunun bir maçın kaderini değiştirmesi için yeterli olabilir. Sonraki yıllarda Anfield tribünlerinin gözünde tanrı mertebesine yükselecek Robbie Fowler henüz 19 yaşındayken bir Arsenal maçında bunu ispatlıyor, 3-0’lık Arsenal galibiyetinde Premier League tarihine“en hızlı hat-trick”ile geçiyordu.

3) Manchester United - Bayern München, 26 Mayıs 1999
Hepinizin görmeyi beklediği maça geldik. 1999 Şampiyonlar Ligi finalinde Avrupa’nın iki devi kozlarını paylaşıyor, 6. dakikada “Super” Mario Basler’in tuhaf frikiğiyle Camp Nou ziyaretine gelmiş United taraftarları sus pus oluyordu. Sir Alex Ferguson’ın öğrencileri oyun üstünlüğünü ele geçirse de bunu pozisyon zenginliğine çeviremiyordu.
Ta ki uzatmaların birinci dakikasına kadar...

Sahadaki Bayern oyuncularının, kenara gelen Basler’in, o gün Bayern’i destekleyen herkesin gözleri Pierluigi Collina’nın düdüğüne odaklanmıştı. Fakat oyuna ikinci yarıda dahil olan iki oyuncu, Teddy Sheringham ve süper yedek Ole Gunnar Solskjaer’in futbol tarihine geçecek bir geri dönüş başlatması için iki dakika ve iki korner yeterli olacaktı. Üzerinden 16 yıl geçti, ancak Samuel Kuffour’un gözyaşları bugün bile Bayern taraftarlarının uykularını kaçırmaya devam ediyor.



4) Liverpool - AC Milan, 25 Mayıs 2005
Ülke sınırlarına girme vakti geldi. 2005 Şampiyonlar Ligi finalinde ilk yarı sona erdiğinde tabela 3-0’lık Milan üstünlüğünü gösteriyordu. Steven Gerrard arkadaşlarını bir araya toplayıp “Elinizden geleni yapın” dedi. 54. dakikada şık bir kafa vuruşuyla perdeyi açan da bizzat Gerrard oldu. 56. ve 60. dakikalarda gelen ikinci ve üçüncü Liverpool golleri ise mucizenin başlangıcıydı. Uzatmalar ve penaltılar sona erdiğinde, İstanbul Olimpiyat Stadı’ndaki taraftarlar tarihin en büyük geri dönüşlerinden birine tanık olmuştu.

5) İtalya - Fransa, 9 Temmuz 2006
Bir maçın kaderini değiştiren anlar sadece goller ve kurtarışlarla sınırlı değil elbette. Zinedine Zidane, 2006 Dünya Kupası’nın finalinde Marco Materazzi’ye attığı kafayla belki de finalin bile önüne geçecek bir olaya imza atmıştı. Uzatmaların 110. dakikasında takımını on kişi bırakan kaptan son 10 dakikada sahada kalabilseydi, Fransa penaltılara giden finali yine kaybeder miydi?

Maçın kaderini bu yolla değiştirmeyi Red Bull Winning5 katılımcılarına tavsiye etmeyiz. Ancak Zidane’ın kariyerinin geri kalan bölümünden herhangi bir anı alıp ilham kaynağına dönüştürebilirsiniz!

6) Türkiye - Çek Cumhuriyeti, 15 Haziran 2008
Olaylar 75. dakikada Arda Turan'ın attığı gol ile başlamıştı. İşlerin değişeceği, çarşının karışacağı o gol ile belli olmuştu aslında. Çok değil, 10 dakika sonra ise Nihat Kahveci ‘bitiriyoruz arkadaşlar’ demek için sahneye çıkmış ve bir dakikaya sığdırdığı iki gol ile Türkiye'yi çeyrek finale taşımıştı. İsviçre maçında da son dakikada gelen golle galip gelen Türkiye, “geri dönüşlerin takımı” unvanını üçüncü kez hak etmek için Hırvatistan karşısına çıkacaktı.

7) Beşiktaş - Fenerbahçe, 20 Şubat 2011
2010/11 sezonunda Fenerbahçe’de “bir Alex” sorunu vardı. Aykut Kocaman ile sorunlar yaşayan ve takımdan ayrılacağı konuşulan Alex de Souza gol atmayı çok sevdiği İnönü Stadı’nda 10 dakikada hat-trick yapınca söylentiler sona ermiş, Brezilyalı yıldız sezonu gol kralı olarak tamamlamıştı.



8) Almanya - Brezilya, 8 Temmuz 2014
“10 dakikada nasıl gol atacağız?” Bu soru geçen seneye kadar bir nebze anlaşılabilirdi belki. Ama Brezilya’da bu yaz oynanan bir maç, tüm futbolseverlerin zamana dair algılarını yerle yeksan eden bir maç, bu soruyu artık geçersiz kılıyor.

Dünya Kupası’nı bir kez daha ülkeye getirmek için tek yürek olan Brezilya halkı, yarı finaldeki Almanya karşılaşmasından çekiniyordu çekinmesine ama hiç kimse böyle bir şey beklemiyordu. 23. dakikaya 1-0 Almanya’nın üstünlüğüyle girilirken, ev sahibinin ümitlerini koruduğu söylenebilirdi. Miroslav Klose, Toni Kroos ve Sami Khedira altı dakika içine sığdırdıkları dört golle bu ümitleri çöpe atıyordu.

Tabelada 5-0 yazıyordu ve maçın bitmesine 60 dakika daha vardı. Belo Horizonte’deki Brezilyalılar, futbol tarihinin en uzun 60 dakikasını tecrübe ediyor Maracanazo’yu yaşayan atalarını daha iyi anlamaya başlıyorlardı.

 


EURO 2020 Navigasyon
Tümü
TÜMÜ