Burak Büyükpınar: "TransAnatolia için dünyanın gözü Türkiye'de"

Türkiye'nin ilk ve tek uluslararası rally raid organizasyonu TransAnatolia hakkında TransAnatolia Rally Raid'in Genel Koordinatörü Burak Büyükpınar önemli açıklamalar yaptı.

Haber; Sabah
Burak Büyükpınar: 'TransAnatolia için dünyanın gözü Türkiye'de'
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
14 Ağustos 2020 10:19
Türkiye'nin ilk ve tek uluslararası rally raid organizasyonu TransAnatolia, pandemiye rağmen 80 civarında yerli ve uluslararası yarışçısıyla 15 Ağustos'ta başlıyor.

Pandemi sürecinde bu alanda dünyada gerçekleşen tek yarış olması nedeniyle şimdiden dikkatleri üzerine çeken 10. TransAnatolia Ralli Raid'i izlemek üzere Avrupa'dan 10'a yakın medya mensubu da Türkiye'ye geliyor.

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu ve Türkiye Motosiklet Federasyonu desteğiyle düzenlenen TransAnatolia Rally Raid'in Genel Koordinatörü Burak Büyükpınar, "Salgın dünyaya yayılmaya başladığında tanıtım için İtalya'daydım. Bu iş Ağustos'a kadar biter deyip, çalışmalarımıza devam ettik. Dünya durdu, biz durmadık. Ama bizi pandemi değil, Avrupa'nın önyargılı ve engelleyici tavrı daha çok yordu. 20'ye yakın Avrupalı yarışçı Türkiye'ye seyahat izni verilmediği için katılımını iptal etti" dedi.

Her şeye rağmen bu yılki yarışı yapma konusunda geri adım atmadıklarını söyleyen Büyükpanır, TransAnatolia 2020'nin hazırlık sürecini, karşılaştıkları sıkıntıları ve bunları nasıl aştıklarını anlattı.

Covid-19 salgını nedeniyle Şubat-Mart ayından bu yana akla gelebilecek hemen her türlü etkinlik ertelendi ya da iptal edildi. Siz neden iptal etmeniz yarışınızı?

Bu yıl TransAnatolia'n 10. yılı. Bu yılın hazırlıklarına başladığımızda heyecanımız acayip yüksekti. Geçen yıl Ekim 2019'dan bu yana yarış için hazırlanıyoruz. Bu yılki yarışın rotasına Kasım 2019'dan bu yana çalışıyoruz. Her yılın ocak ayında Dakar yarışı yapılıyor. Dakar'ın hemen ardından biz çıkıyoruz, parkurumuzu ilan ediyoruz, tarihimizi ilan ediyoruz. Ondan sonra da yurtdışında çeşitli ülkelerde ilgili gruplara gidip parkurun ve yarışın tanıtımını yapıyoruz. Şubat ayında İtalya'da ilk tanıtıma gittiğimde Covid-19 salgını giderek ciddiyetini arttırıyordu. Bizim de tanıtımlarımız çok iyi gidiyordu, bu yılki ilgi çok güzeldi. Salgın ciddi yayılıyordu ama biz dedik ki bu salgın ağustosa kalmaz. Ağustosa kadar ya bunun tedavisi bulunur ya aşısı bulunur diye düşündük. Dünyanın durması mümkün mü dedik ve dünya durdu.

DÜNYA DURDU AMA GALİBA SİZ DURMADINIZ…

Yok, biz durmadık. Çünkü biz durduğumuz an bu işi bir daha yapamayız. Nisan-mayıs aylarında dünya adeta durdu. Ama dediğim gibi bu iş ağustosa kadar böyle gitmez dedik. 3-4 ay parkur çalıştık. Bu arada mart-nisan-mayıs aylarındaki yarışlar iptal oldu. Bir anlamda bizim için bir fırsat doğdu esasında ve biz de değerlendirmeye karar verdik.



BU ALANDAKİ YARIŞLARIN İPTAL OLDUĞUNU VE BUNUN BİR FIRSAT YARATTIĞINI SÖYLEDİNİZ, NASIL?

Sanırım pandemiden sonra bizim alanımızda dünyada düzenlenen ilk yarış TransAnatolia olacak. Onun da bir baskısı, bir heyecanı var. Gözler üzerimizde, uluslararası medyadan da yoğun ilgi var. Ve biz hala yabancı sporcuların Türkiye'ye uçabilmeleriyle ilgili bir sorun yaşıyoruz.

AVRUPA ALEYHİMİZE ÇALIŞIYOR

Biz bu pandemi sürecinde yarışmanın tanıtımına devam ettik. Şunu söyleyeyim Avrupa'da Türkiye'ye yönelik negatif bir propaganda var turizm açısından. Bizim yarışmacılarımız gelmek istiyorlar. Avrupa'nın tavrının sebebini tahmin ediyoruz. Onlar harcanacak paranın AB içinde kalmasını istiyorlar. Bu nedenle de sahadan edindiğimiz izlenimlere göre çok ciddi bir negatif propaganda yapıyorlar. Oysa biz yarışmacılarımız için İstanbul Havalimanı'nda bir PCR testi yapılmasını sağlayacağız. Dolayısıyla dönenler ülkelerinde 14 gün karantinada kalmak gibi bir sıkıntı yaşamayacak. Ama bunu bile duyurmuyorlar. Bu şekilde Türkiye'ye gelip, testini yapıp ülkelerinde hiç sorun yaşamayanlar var. Bunları anlatıyoruz ancak medya organlarında bunları yazmıyorlar. Bu anlamda onlar kendi içlerinde de çok ciddi medya baskısı yaratıyorlar. Örneğin bize düne kadar bir Alman gazeteci geliyordu dün (29.07.2020) arayıp 'Türkiye'den dönenlere 14 günlük karantina var' deyip iptal etti. 'Yok karantina şart değil havalimanında test yapıyoruz' dedik ama sonuçta iptal etti, gelemiyor. Korkuyorlar günün sonunda. Ama bazı yarışçılar da var, Türkiye'ye gelmekten vazgeçmiyorlar.

"MARKETE GİTMEK, TÜRKİYE'YE GİTMEKTEN DAHA TEHLİKELİ..."

Tabi, örneğin Hollanda'dan hiç gelmesini beklemediğimiz bir yarışçı geçtiğimiz günlerde mesaj attı 'Burada süpermarkete gitmek, Türkiye'den daha tehlikeli, yarışa geliyorum' yazmış. Bir de böyle vazgeçmeyenler var. Ama yine de katılım sayısı beklentilerimizin altında kaldı.



BU YILKİ YARIŞA İLİŞKİN DETAYLARI PAYLAŞABİLİR MİSİNİZ?

Bu yılki yarış 15-22 Ağustos'ta gerçekleşecek. 2.850 kilometrelik parkur İstanbul'da başlayacak. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden geçen ekipler, Bolu Abant, Haymana, Tuz Gölü rotası ile Karaman'a ulaşacaklar. Bolkar Dağları'ndaki zorlu etaplardan sonra ise benzer bir dönüş rotasıyla İstanbul Şile'de parkuru tamamlayacaklar. Geçen yıl 85 yarışçı vardı bu yıl 120 bekliyorduk ve bu salgın olmasaydı kesin 120-130'ları aşardık. Şu anda 80 civarında yarışçımız var. Şartlar düşünüldüğünde yine de oldukça başarılı bir sayı. Çok iyi başladık, çok iyi bir tanıtım yaptık. Fransa, İspanya, İtalya, Belçika ve Hollanda'dan yarışçılarımız var. Avrupa uçuşları açmış olsaydı biz bu yıl şartlara rağmen 100'ü aşardık. Benim konuştuğum 20 Avrupalı sporcu yarışa çok az bir süre kala AB uçuşları açmadığı için katılımını iptal etti.

HER ŞEYİ AŞTIM AVRUPA'NIN ÖNYARGISINI ÖNGÖREMEDİM

TRANSANATOLİA'NIN BU YIL 10. YILI. GEÇEN 10 YILI NASIL ÖZETLERDİNİZ?

Bu işe ilk başladığımda öngöremediğim tek şey Türkiye'yi çok zorda tutmaya çalışan bir Avrupa olabileceği idi. Ben bu işe başlarken Fas'ta bu yarışlar yapılıyorsa, Türkiye'de çok çok daha iyisi yapılır dedim. Çünkü bana göre Türkiye bu yarışlar için sunduğu coğrafi çeşitlilik açısından Fas'tan 10 kat daha iyi. İspanyollar elini kolunu sallaya sallaya Fas'a gidiyor ama Türkiye'ye gel dediğinde soru işaretiyle bakıyor.

BU TÜRKLER DE NEREDEN ÇIKTI?

BU ALANDA ULUSLARARASI RAKİPLERİNİZ KİMLER?

Bu spor dalının krallığı Fransa. En eski yarışlardan biri olan Dakar'ı da, Eurosport'u da Fransızlar yapıyor. Fas'taki yarışı da Fransızlar gerçekleştiriyor. Dünyada bilinen birçok sporcu Fransız. Türkiyea'de 50 sporcu varsa bu alanda Fransa'da 500 sporcu var. Yani Fransa'da biri ben bir yarış yapacağım dediğinde arkasında en az 150 sporcusu zaten var. Bize de 'Bu Türkler nerden çıktı da bu yarışı yapıyorlar' diye bakıyorlar. Çünkü bizim bu camiada çok sporcumuz da yok. Suudi Arabistan Dakar'ı yapmak için organizasyona 15 milyon Euro ücret ödüyor her yıl.

YERLİ OTOMOBİLİ YARIŞLARDA GÖRMEYİ ÇOK İSTİYORUZ

Türkiye'nin yerli otomobil projesini takip ediyor musunuz? Sizce bu otomobili de yarışlarda görür müyüz ileride?

Sektörden biri olarak elbette projeyi de çok yakından takip ediyorum. Elektrikli otomobil çok yakında parkura çıkacak. Dünyada şu anda denemeleri yapılıyor, şimdilik dezavantajı ağırlığı ve düşük menzili. Eğer yerli otomobilimiz de kendini dünya liginde kanıtlamak istiyorsa kesinlikle bir motorspor departmanı oluşturmalı. Dünyada motorsporarı araçların performansını ve dayanıklılığını kanıtlamak için en iyi platform. Biz de yarışlarımızda yerli otomobili görmeyi çok istiyoruz.

F1 BU İŞİN FUTBOLU BİZ VOLEYBOLUYUZ

Formula1 otomobil yarışları içinde en çok bilineni sanırım. TransAnatolia'nın konumu nedir? TransAnatolia dünyada marka olarak bilinen, kendi alanındaki önemli yarışlardan biri. Türkiye'de de giderek ilgi artıyor. İlk yıllarda yarışçı bulamıyorduk, şimdi her yıl katılım artıyor. Tam olarak ifade etmek gerekirse, Formula1'i futbol gibi düşünebilirsiniz. Dünya Ralli Şampiyonası basketbol bizim alanımızdaki yarışları ise daha çok voleybol gibi düşünün.

SPONSOR ALMAYA DEVAM EDİYORUZ

10 yıldır gerçekleşen bu yarışın getirisi nasıl, sizin için karlı bir organizasyon mu?

Şu ana kadar 10 yıldır zarar eden bir yarış bu. Hep söylüyorum bu iş biraz delilik ister. Göle maya çalmak gibi. Ama göl bir tutarsa o zaman da muazzam büyüyecek bir bu. Çünkü dünyada bizimki gibi 10 yarış ya var yay yok. Bizim bir iki rakibimiz var bunlar çok iyi gelir elde eden yarışlar. Politik olarak Türkiye'ye gelmek konusunda hep bir çekince var. Avrupa'da hep bir negatif algı yaratılıyor. Ta ki bir yarışçı gelip Türkiye bizim tahmin ettiğimiz gibi bir ülke değilmiş biz bayıldık diyene kadar. Gelenler hep aşık olup dönüyor ülkesine. Ülkemizin tanıtımına sağladığımız bu katkı bizim için çok değerli. Bu yıl da yine gelir ve giderlerimiz başabaş durumda. Ama özellikle dünyada bu yıl düzenlenen tek yarış olması nedeniyle Türkiye'nin tanıtımına ve spor turizmi hedeflerine önemli bir katkı yapmasını bekliyoruz. Buradan sponsor olabilecek şirketlere de seslenmek istiyorum. Sponsorluk almaya hala devam ediyoruz.

ZENGİN SPORU DEĞİL MALİYETLİ SPOR

Zengin sporu demeyelim de maliyeti yüksek bir spor diyebiliriz. İyi sporcuların çok iyi sponsorları var ve çoğunluğu zengin değil. 2 tür sporcusu var bu alanın. Biri sponsorların desteklediği profesyoneller, diğeri de 40 yaş üstü iyi kazanan ve belli bir yaştan sonra meraklı olduğu bu alana zaman ayıran amatörler. Amatörler için de önemli olan hız değil, kaybolmamak, doğayla bütünleşebilecekleri bir imkan yakalamak.



Tümü
TÜMÜ