Bayern=Fener çünkü, ama…

Chelsea'nin şampiyonluğuyla sonuçlanan Devler Ligi finalini değerlendiren Osman Tanburacı, çarpıcı benzetmeler yaptı.

calendar 20 Mayıs 2012 19:55
Haber: Sporx.com
Bayern=Fener çünkü, ama…
Klavye okları ile sonraki ya da önceki habere geçebilirsiniz.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Yorum Yap Yorum Yap
Google News


Adamın biri dama çıkmış gökyüzünü seyrediyormuş, arkadaşı sormuş,
-N'apıyorsun?
-Güneş sistemini inceliyorum…
-Oğlum in aşağı yaaa., düşeceksin!
-Olsun… Burda daha yakından görüyorum…

*    *   
Adamın biri kuyunun kaç metre olduğunu ölçmek için çocuğunun beline ip bağlamış eline de metreyi vermiş…
Öteki adam yoldan geçerken bunları görmüş;
-Be adam çocuğu tehlikeye atacağına ipe taş bağla salla kuyuya… Cump diye ses duyduğunda ve ip gerildiğinde çek ipi ıslandığı noktadan ötesini ölç, kuyu kaç metre bul demiş!

*    *    *

Adamın biri idama mahkum olmuş tam asılacakken, son arzun nedir diye sormuşlar;
-Bu bana ders olsun bir daha yapmam, demiş!

Yıllardır futbolun Galatasaray-Fenerbahçe rekabetini izleriz yaşadıklarımızdan bir türlü ders almayız!
Ne zaman ki Bayern Münih-Chelsea maçını izleriz kafamıza dank eder mi bir şeyler acaba!

Aslında içine düştüğümüz yürekler acısı durumu keşfetmek için illa musibetler zinciri yaşamak gerekmiyor ki…
Futbolun bir oyun olduğunu ve onun asla kurgulanamayacağını anladığımız an gerçeklerle yüz yüze gelebiliriz.
Tıpkı Bayern-Cheslea maçında olduğu gibi.

Kaybetmeyi kabullenmek fazilettir
Bayern Münih – Chelsea maçını seyrettiyseniz bu söylediklerimi çok daha iyi anlayacaksınız.
Bir hafta önceki Fenerbahçe-Galatasaray Türkiye finalini gördükten sonra şöyle düşündüm;
Bayern = Fenerbahçe
Chelsea = Galatasaray


Şekil üzerinde durmayın. Onu bir tarafa bırakın;
Biri Şampiyonlar Ligi finali, öteki Türkiye Süper Ligi finali.
Aynı şey.
Dört takımın da son maçlar öncesi oynadıkları bütün maçlar hava!
Bayern, Real Madrid'i yenmiş, elemiş…
Chelsea, Barcelona'yı yenmiş elemiş…
Kader son maça gelmiş dayanmış.
Ya harru ya merru!

Bizde de aynı;
Galatasaray 9 puan fark atarak son maça gelmiş,
Fenerbahçe de kaybettiği ligde Play off'la bir fırsat yakalamış son maça gelmiş…
Şöyle veya böyle bütün merhaleler aşılmış,
Son maçın nerede oynanacağı da önceden belirlenmiş!

Bayern, Chelsea ile Münih Arena'da
Fenerbahçe de Galatasaray'la Saracoğlu'nda oynayacak.
Şartlar ve sonuç benzer nitelikte ama…
Yaşananlar siyahla beyaz kadar farklı!



Kupayı rakibin evinden ve elinden almak!
Bayern Münih kendi sahasında bir final oynuyor ve gücü Chelsea'yi yenmeye yetmiyor.
Chelsea Şampiyonlar Ligi finalini önceden açıklanan Münih Allianz Arena stadında oynuyor ve büyük bir avantaj elde etmiş olan Bayern'in evinden ve elinden kupayı alıyor.
Aynı Galatasaray'ın Saracoğlu'nda Fener'in evinden ve elinden Kupa'yı aldığı gibi.

Ancak,
Arena'da kederle şölen bir arada…
Tribünlerin çoğu Alman ve sus pus… Hatta Chelsea'yi alkışlıyor.
Saracoğlu'nda ise karartma uygulanıyor ki rakip Kupa'yı alamasın! Taraftar koltuk söküp sahaya atıyor ve atlıyor!

Onun için başlıkta; 'Bayern=Fener çünkü, ama…' dedim;
Çünkü;
İkisi de büyük avantaj olan kendi evinde final oynama fırsatını değerlendiremedi.
Ama;
Bayern bir sportif kültür!
Maç sonunda;
Boynuna madalya geçirilen futbolcusunu, hocasını ve de rakibi alkışlayan taraftarını gördünüz!
Bir de Saracoğlu'nu hatırlayın.

Michel Platini ve Yıldırım Demirören
Münih Allianz Arena'da;
UEFA Başkanı Michele Platini, sahadaki zafer sevincinin bitmesini bekliyor ki Kupa'yı Chelsea'li oyunculara versin.
Saracoğlu'nda TFF Başkanı Yıldırım Demirören soyunma odası koridorlarında fink atıyor ki Kupa'yı Galatasaraylılara merdiven altında versin!

Münih Arena'da;
Çimlerin üzerinde yatan bir çok Bayern'li futbolcu var.
Hepsi üzgün…
Hepsi kendileriyle hesaplaşmakla meşgul. Kimseye zararları yok.
Hepsi sakin!
Chelsea'li futbolcular da coşku içindeler…

Saha içinde şölen ve hüzün bir arada…
Yenik Bayern'in hocası Jupp Heynckes, çimlerin üzerinde futbolcularıyla beraber üzgün, şaşkın ve perişan ama o da sakin.

Chelsea'li futbolcular yumak olmuş seviniyorlar.
Kenetlenmiş zıplıyorlar…
Hocaları Roberto Di Matteo vakur bir insan edasıyla futbolcularını kutluyor…
Kimse birbirine sarkmıyor!

Kadıköy Saraçoğlu'nda;

Önce tribünlerden koltuklar kırılıp sahaya atılıyor, sonra seyirciler sahaya atlıyor.
Saracoğlu savaş alanı…
Polis göz yaşartıcı bomba atıyor,
İnsan kovalıyor…
Futbolcular kaçacak delik arıyor…
Aklı başında seyirciler boğulma tehlikesi yaşıyor.
Dışarıda polis arabaları devriliyor!
Otobüs durakları talan ediliyor…
Hocalar ortada yok!

Üstelik bunlar kardeş…
Üstelik bunlar aynı kandan…

Münih Allianz Arena'nın içi dışı cennet!
Saracoğlu cehennem.

Eski takımdaşlar Robben ve Drogba hüznü paylaşıyor
Münih Arena'da;
Daha önce Chelsea forması giymiş Robben 93'te penaltı kaçırıyor ve maç penaltılara gidiyor. Robben penaltıyı atsa Bayern Münih şampiyon olacak... Robben uzatmalardaki penaltıyı atıyor (!) olsun ama geçmiş olsun... Kupa Chelsea'nin!
Maç sonrası Chelsea'li Drogba eski takım arkadaşı Robben'e sarılıp onu teselli ediyor.
Bunlar görülesi sahneler…
Ders alınacak sahneler…

Saracoğlu'nda her şey tersine…
Taraflar birbirinin gözünü oymasın diye polis sahnede!...
Etraf talan olmuş vaziyette!
Sevgi ebedi izinde, vandalizm nöbette.

35'lik Drogba'yla gelen şampiyonluk
Maç 120 dakikaya uzamış…
35'lik Drogba hala ayakta… Koşuyor, didiniyor. Kendi on sekizine bilmem kaç kere koşup rakip atakları kesiyor. Hatta bir keresinde penaltıya sebep oluyor. Eyvah!...
35'lik Drogba bir de sarı görüyor ama 120 dakikayı sahada tamamlıyor.
Uzatma penaltısını da kaçırmadan atıyor.

Şimdi bir soru;
Saraçoğlu'nda Drogba'nın bu performansından örnekleyeceğimiz kaç kişi var acaba?
Bazılarımız daha 25'inde emekli gibiler de…
Bazı hocalar da ikinci sarıyı görmesin diye oyuncularını saha kenarına alıyor ya…
Ve biz de onlara akıllı uyanık diyoruz ya!...
Aklıma geldi işte!...

Başkan, hoca ve anlayış farkı!
Bayern 83'te Müller'le gol atıyor,
Chelsea 88'de Drogba ile maçı uzatmaya götürüyor.
Muhteşem bir şey…

Böyle bir şey bizde olsa tribünde koltuk kalmazdı sahaya atılmadık!
Sadece üç koltuk kalırdı;
İki başkanın ve bir de TFF Başkanı'nın koltukları…
Onların koltukları altlarına yapışıktır!

Hangi sistemdi acaba; 4-4-2 mi, 4-3-3 mü, yoksa?
Maça geçelim;
Bayern de Cheslea de aynı sistemle oynadı. Aynı şekilde dizildiler…
Çünkü çağdaş futbol onları böyle oynamaya zorluyordu.
Topyekun futbol. Aynı Barcelona gibi…

Hani sadece Barcelona uygulardı 4-6-0'ı!...
Hahahaa…
Yeni uygulayıcılar onu yendi de geçti bile…



Rakamsal diziliş sizi her kanattan hücuma, her kanattan savunmaya itiyor.
4'lü savunmanızın önündeki 6 isim her yerde…
Hatta savunmaya bile yardımda…
Kanatlarınız da hep atakta…
Savunmanız da;
Bosingwa ve Ashley Cole.
Philip Lahm ve Boateng…

Ortadaki kalabalıkta kimler santrfor, kimler kanat acaba?
Anlayan var mı?
Herkes her yerde…
23 yaşındaki Ryan Bertnard, Mikel, Lampard, Drogba, Kalou, Mata…
Kalou sağ açık mı?
Lampard golcü mü?
Didier Drogba savunmacı mı, oyun kurucu mu, golcü mü?

Keza;
Schweinsteiger ve Toni Kroos'la  Ribery, Robben, Müller ve Mario Gomez'den;
Hangisi; santrfor?
Hangisi oyun kurucu?
Hangisi kanat?
Anlayabildiniz mi?

Goller Müller ve Drogba'dan…
Robben, Ribery, Kalou, Mata, Lampard, Gomez de golcü değiller mi?
Bütün bu isimler her yerde değiller mi?

Mükemmel futbolun adı budur işte.
Sonrası sizin o günkü becerinize bağlı.
Gole bağlı;
Attıklarınıza ya da atamadıklarınıza…

Hoca moca hikaye!
Kenardan tepinmek, ter içinde kalmak ya da hakemlere saldırmakla olmuyor bu işler.
Gördünüz.
Devre arasında soyunma odasında hoca tokadı ya da başkanın fırçası da sonucu etkilemiyor Avrupa'da…
Onun için de biz hep kavga ediyoruz.
Dünya futbolun sefasını sürüyor.
Dün gece Bayern Münih – Chelsea maçını izlerken bunları hissettim!

Di Matteo ve Heynckes
Chelsea'nin hocası Roberto Di Matteo'nun yaptığına bakın;
6'lı forvetin ustası Barcelona'yı yenip tur atladığı gibi, Barcelona'yı yenen Real Madrid'i de bir solukta yenen Bayern'i katladı!
Helal olsun.

Öyle ite kaka gidip de, bir maçla destan yazan hocalara duyurulur.
Di Matteo;
'Heeeyytttttttt! Var mı bana yan bakan' diyenleri yendi, tek tek…
Kupayı da anlı şanlı törenle aldı.
Büyük bir tevazu içinde…



Şampiyonlar Ligi finalinin üç kahramanı;
Di Matteo, Peter Cech ve Drogba'dır.

Futbolun kahramanı ise yine üçlü sacayaktır;
Sistem, düzen ve sportif kültür.
Üçü de ne yazık ki bizde yok!
Olmayınca da kazanamıyoruz.
Kaybettik mi de insanlıktan çıkıyoruz!

Dün akşamki maçta;
Kazanan Chelsea'ye,
Kaybeden Bayern Münih'e,
Bütün futbolculara,
Hocalar, Di Matteo ve Heynckes'e,
Hakem'e…
UEFA Başkanı Platini'ye,
Hayranlık duydum.
Oturduğum koltuktan hepsine alkış tuttum.

Sahi…
Hiçbir yöneticiyi görebildiniz mi ayak altında!
Tümü
 Reklam 
  • PUAN DURUMU
  • FİKSTÜR
  • STSL
  • 1.Lig
  • İng
  • Alm
  • İsp
  • İta
  • ŞL
  • AL
  • KL
  • DK
TakımlarOGBMAYP
1 Galatasaray 34 24 5 5 77 30 77
2 Fenerbahçe 34 21 11 2 77 37 74
3 Trabzonspor 34 20 9 5 61 39 69
4 Beşiktaş 34 17 9 8 59 40 60
5 Başakşehir 34 16 9 9 58 35 57
6 Göztepe 34 14 13 7 42 32 55
7 Samsunspor 34 13 12 9 46 45 51
8 Rizespor 34 10 11 13 46 52 41
9 Konyaspor 34 10 10 14 43 50 40
10 Kocaelispor 34 9 10 15 26 38 37
11 Alanyaspor 34 7 16 11 41 41 37
12 Gaziantep FK 34 9 10 15 43 58 37
13 Kasımpaşa 34 8 11 15 33 49 35
14 Gençlerbirliği 34 9 7 18 36 47 34
15 Eyüpspor 34 8 9 17 33 48 33
16 Antalyaspor 34 8 8 18 33 55 32
17 Kayserispor 34 6 12 16 27 62 30
18 Karagümrük 34 8 6 20 31 54 30