İşaretler
04.09.2008
Avrupa Şampiyonası elemelerine önemli bir galibiyetle başladık. Genç ve mütevazi kadrosuyla Ukrayna her ne kadar bizim ayarımızda değilse de Tony Parker’lı Fransa’nın lider bitirmesi olası grupta ikincilik için çekişeceğimizi düşündüğümüz takım. O yüzden 13 farklı galibiyet önemli. Daha önemlisi olgunlaşmış bir Hidayet önderliğindeki milli takımın topu paylaştığında, çabuk oynadığında (hızlı oyunu kastetmiyorum. Kadro buna müsait de koçun öyle bir düşüncesi yok), bir top için sonuna kadar savaş verdiğinde neler yapabileceğini yani hep o konuştuğumuz potansiyelini göstermesiydi..
Hatalarımız yok mu? Elbette var. Birincisi maç içinde keskin iniş çıkışlar yaşıyor, tempomuzu kaybedip durağanlaşıyoruz. Misal Ukrayna karşısındaki farkı 19’a çıkarmış, tecrübesiz rakibimiz paniklemişken vurup geçemiyoruz. Burada kenar yönetimin katkısı da yadsınamaz. Tanjevic öyle büyük taktisyen ki, deneye deneye bulduğu doğru beşin sahada 6-7 dakika bile kalmasına müsaade etmiyor.
Ukrayna, pamuk gibi savunmasıyla bizimkilerin hayatını epeyce kolaylaştırdı. Buna karşılık bizim savunmamız da demir değildi. İkili oyunu olmayan bir rakibe karşı pota altında büyük gedikler verdik, basit sayılar yedik. Ukrayna yüzde 54 ile üçlük attıysa bunda biraz da bizim kısaların rolü var. Açıkcası buralarda Ömer Onan ve Aşık’ı aramıyor değiliz.
Şimdi sırada Belçika maçı var. Sadece basketbol oynamaya konsantre olarak bile yenebileceğimiz bir takım. Ancak biz bu maçı da Abdi İpekçi’deki Fransa maçı öncesi vereceği sinyaller (özellikle pota altı savunması) açısından çok dikkatli izleyeceğiz. Umarım millilerimiz de öyle oynar..
|