Geçen hafta şehir dışında daha doğrusu tatilde olduğum için her iki Ankara takımının maçlarını izleyemedim. Sadece kısa özetleri izleme şansım oldu. Facebook hesabımda taraftarlardan bu maçlara dair görüşlerini iletmelerini istedim. Gençlerbirlikli arkadaşların artık tadının tuzunun kalmadığı besbelliydi.
Bu maçta neden ibre Ankaragücü'nü gösteriyor….
Vittek'in de katılması ile Ankaragücü'nün – bence hala Hürriyet'in yanına iyi bir adam dışında – pek eksiği yok. Gençlerbirliği'nin ise kadrosunda birçok oyuncu var ama hiçbiri aklımızda özellikle orta sahadan ötedekiler yer etmedi.
İki teknik direktöre bakıyorum, kulüp içinde sorun yaşasa da sarı-lacivertlilerin teknik direktörü ne yaptığını daha iyi biliyor görünüyor, Thomas Doll gibi bir isime göre daha fazla güven veriyor.
Gençlerbirliği'nin orta sahasını aşan takımlar rahatlıkla gole gidebiliyor, Ankaragücü ise yan toplarda zaaf yaşayabiliyor.
Thomas Doll, eksiklerimiz var ama mühim değil dese de, bu maçta oynamayacak isimlerle şansı oldukça zor görünüyor. Gençlerbirliği'ndeki eksikler, müzmin sakat Pektemek dışında, Hurşut Meriç, Curri, Zec, Harbuzi. Zannedersiniz ki, Gençlerbirliği'nin sahaya çıkan kadar iyi bir yedek kulübesi var. Alman Hocanın acıklamasını yadırgadım.
Ankaragücü ile Gençlerbirliği arasında lig tablosunda 2 puan fark var ama belirttiğim gibi, sarı-lacivertliler sanki zaman içinde lig ilerledikçe arayı açacağını hissettiriyor.
İlginç bir durum Ankaragücü şu ana kadar, Kayseri maçı haricinde ya hiç gol yemeden galip gelmiş ya da hiç gol atamadan mağlup olmuş, yani motivasyon anlamında hem olumlu hem olumsuz yönde bir istikrar söz konusu. Gençlerbirliği ise, Karabük maçı hariç aslında zor gol yiyor gibi gözükse de bu maçların birçoğunda rakip takımların forvetlerinin beceriksizleri söz konusu oldu, kırmızı-siyahlılar ilk golü yedikten sonra genelde gol kaydedebilmiş. Bu Gençlerbirliği lehine bir artı gibi yorumlanabilir.
Maç için öngörüme gelecek olursak, ilk yarıda sürpriz bir Gençlerbirliği golü bekliyorum. Ardından Ankaragücü'nün oyuna hakimiyetini. Gençlerbirliği'nin savunması Vittek'i durduramaz, Güven bence bu maçın kritik adamı olur. Yine son yıllardaki derbiler gibi, büyük bir mücadele beklemiyorum, 1 farklı bir Ankaragücü galibiyetini yaşar ve konuşuruz ardından…
LANET TAKIM (Damned United)
Geçtiğimiz günlerde bir dijital platformda izledim bu filmi. Futbol dünyasının tabi bizim yetişemediğimiz dönemindeki efsanesi Brian Clough'a ilişkin. Derby'de yardımcısı Peter Taylor ile ligin dibine demir atmış takımını alıp şampiyon yapmasını, ardından çıktığı birinci ligde yani bugünkü Premier League'de de şampiyon olmasını anlatıyor. Filmdeki en ilgi çekici detay, Brian Clough'ın bu düzeyde başarı yakalamasında, bir Federasyon Kupası maçı öncesi kentlerine gelen Leeds'in hocası Don Reevies'in elini sıkmamış olması ve ona karşı hırs yapması…Ardından Nottingham Forest ile Avrupa şampiyonluğu kazanıyor. Mutlaka izleyin, oldukça başarılı.
Bu maçta neden ibre Ankaragücü'nü gösteriyor….
Vittek'in de katılması ile Ankaragücü'nün – bence hala Hürriyet'in yanına iyi bir adam dışında – pek eksiği yok. Gençlerbirliği'nin ise kadrosunda birçok oyuncu var ama hiçbiri aklımızda özellikle orta sahadan ötedekiler yer etmedi.
İki teknik direktöre bakıyorum, kulüp içinde sorun yaşasa da sarı-lacivertlilerin teknik direktörü ne yaptığını daha iyi biliyor görünüyor, Thomas Doll gibi bir isime göre daha fazla güven veriyor.
Gençlerbirliği'nin orta sahasını aşan takımlar rahatlıkla gole gidebiliyor, Ankaragücü ise yan toplarda zaaf yaşayabiliyor.
Thomas Doll, eksiklerimiz var ama mühim değil dese de, bu maçta oynamayacak isimlerle şansı oldukça zor görünüyor. Gençlerbirliği'ndeki eksikler, müzmin sakat Pektemek dışında, Hurşut Meriç, Curri, Zec, Harbuzi. Zannedersiniz ki, Gençlerbirliği'nin sahaya çıkan kadar iyi bir yedek kulübesi var. Alman Hocanın acıklamasını yadırgadım.
Ankaragücü ile Gençlerbirliği arasında lig tablosunda 2 puan fark var ama belirttiğim gibi, sarı-lacivertliler sanki zaman içinde lig ilerledikçe arayı açacağını hissettiriyor.
İlginç bir durum Ankaragücü şu ana kadar, Kayseri maçı haricinde ya hiç gol yemeden galip gelmiş ya da hiç gol atamadan mağlup olmuş, yani motivasyon anlamında hem olumlu hem olumsuz yönde bir istikrar söz konusu. Gençlerbirliği ise, Karabük maçı hariç aslında zor gol yiyor gibi gözükse de bu maçların birçoğunda rakip takımların forvetlerinin beceriksizleri söz konusu oldu, kırmızı-siyahlılar ilk golü yedikten sonra genelde gol kaydedebilmiş. Bu Gençlerbirliği lehine bir artı gibi yorumlanabilir.
Maç için öngörüme gelecek olursak, ilk yarıda sürpriz bir Gençlerbirliği golü bekliyorum. Ardından Ankaragücü'nün oyuna hakimiyetini. Gençlerbirliği'nin savunması Vittek'i durduramaz, Güven bence bu maçın kritik adamı olur. Yine son yıllardaki derbiler gibi, büyük bir mücadele beklemiyorum, 1 farklı bir Ankaragücü galibiyetini yaşar ve konuşuruz ardından…
LANET TAKIM (Damned United)
Geçtiğimiz günlerde bir dijital platformda izledim bu filmi. Futbol dünyasının tabi bizim yetişemediğimiz dönemindeki efsanesi Brian Clough'a ilişkin. Derby'de yardımcısı Peter Taylor ile ligin dibine demir atmış takımını alıp şampiyon yapmasını, ardından çıktığı birinci ligde yani bugünkü Premier League'de de şampiyon olmasını anlatıyor. Filmdeki en ilgi çekici detay, Brian Clough'ın bu düzeyde başarı yakalamasında, bir Federasyon Kupası maçı öncesi kentlerine gelen Leeds'in hocası Don Reevies'in elini sıkmamış olması ve ona karşı hırs yapması…Ardından Nottingham Forest ile Avrupa şampiyonluğu kazanıyor. Mutlaka izleyin, oldukça başarılı.

















