“Ümitliyim” diye yazmıştım ilk hafta sonunda....Evet hala ümidimi koruyorum geçen 4.hafta sonunda ama artık detaylara girelim neden böyle düşündüğümüze bir bakalım..
Öncelikle Gençlerbirliği kulübü başkanı sayın İlhan Cavcav"a geçmiş olsun dileklerimizi iletelim, kısa zamanda sağlığına kavuşması arzumuz..
Ziya Doğan ve Fuat Çapa, ellerindeki malzemeyi iyi kullanmak zorunda kalan isimler. Bunu bir kere tüm sezon boyunca Ankaralı taraftarların, futbolseverlerin kesinlikle unutmaması lazım! Gençlerbirliği elindeki malzemeyi 2.ve 3.hafta larda iyi kullandı. Büyük eksiği, savunma ve hücumu aynı anda başarma noktasından henüz uzak olması... Çapa, oyuncu seçimlerinde doğruları yaptığı sürece herşey rayına oturacak...Ankaragücü ise benim için “tankını, topunu, tüfeğini kaybetmiş piyadeler bütünü”....İlk 4 maçta 1 puan alsa da ruhunu kazanıyor sanki....Ha bir de şu, biraz açık olacağım, bilet ve buna bağlı ilişkiler ile tribünde olumsuz sesler çıkartan, destek olması gerektiği yerde kendi derdini öncelik gören o azınlık seyirci grubu da olmasa keşke....Özellikle sosyal ağlarda takip ettiğim Ankaragüçlülerden de görüyorum, artık küfür, şahsi çıkar bunlar artık şiddetli biçimde karşı çıkılan bir olgu...
Derbideki futbolu beğendiğimi belirtmem gerek. Bu kadrolar ile gerçekten son yıllarda olmadığı kadar iyi bir derbi izledik. Gençlerbirliği, bu sezon başını çok ağrıtacak yan top sorununu yine yaşadı. Sadece yediği golde değil, birçok korner ve yandan yapılan ortada dikkatle izleyin, savunmada kim ne yapacağını bilmiyor. Aykut dışında bu topları savuşturan adam yok..Burak organizasyon yeteneğinden fersah fersah uzak..Bütün bir ilk yarıda Gençlerbirliği"nde sağdan Oktay"ın karıştığı 1-2 atakvari eylem dışında kayda değer bir futbol pırıltısı göremedik. Ermin Zec"in bencillik edip Yasin"e pas vermemesi ama hemen o pozisyon ardından gelen frikikte Soner"in golü kaydetmesi ilginç bir futbol rastlantısı oldu. Rakip ilk yarıda forvet hattındaki isimleri zaman zaman yer değiştirirken kırmızı-siyahlılar ne hücum ne orta sahada defansa destek oldu.. İlk hafta yazımda belirttiğim bir husus, yardımlaşma kavramı kırmızı-siyahlılarda olması gerekenden uzak...
Ankaragücü, Beşiktaş maçında aslında belirtileri vermişti...Bunu Twitter hesabımdan da yazmıştım “Tankları, topları, füzeleri gitti ama Ankaragücü"nün ruhu geri gelmeye doğru”....Şimdi diyebilirsiniz ki 4 haftada ruh geri gelir mi...Mersin maçı dahil, oyuncuların sahadaki özverisi gerçekten dikkat çekici. Ha iyi oynarlar kötü iş üretirler o ayrı...Ama takımları için ciddi mücadele veriyorlar...Bu gözle ve yaşadıkları sıkıntılarla değerlendirin, farkedeceksiniz...
İlk 45 dakikada Özgür Çek"e daha fazla sorumluluk vermede Ziya Doğan"ın biraz geciktiğini düşünüyorum. Kademesine girebilecek oyuncular var sahada, sol kanadını daha işler hale getirmeli. İlerleyen dakikalarda Tisdell"i doğru yerine aldı, kötü bir Mehmet Akgün sayesinde az daha golünü atıyordu. Tabi nasıl kaçırdığına inanmak pek mümkün değil....Görüntüde oldukça defansif sarı-lacivertlilerin Tisdell, Ergin ve Rajnoch ile girdikleri atakları kaydedemeyip Soner"in frikiğinden topu ağlarında görmeleri tam bir atamayana atarlar oldu. Kağan"ın “göze çarpmayan” etkili ara pasları, yan toplarda sarı-lacivertlilerin fırsatları yakalaması kaçan goller derken ilk yarının bitiminde Ziya Doğan, önceki maçlardan alıştırdığı üzere değişiklikler yaptı. Açıkçası ilk anda Ergin Keleş"i oyunda tutmasının doğru olacağını düşünmüştüm, nitekim topu ileride tutmaya yarayabilirdi.
Gençlerbirliği ikinci yarıda da ilk yarıda olduğu gibi sahada yoktu. Özellikle orta sahası Azofeifa"nın yokluğunda başıboştu, Oktay Delibalta"yı oyunda çok bile tuttu bence Fuat Çapa. Herve Tum değişikliği ile Ankaragüçlü defans oyuncularının oyunu geriden kurmasını engellemeye çalıştı. Arkadaki adamlar destekten uzaktı ve savunmanın kenarındaki Cem Can ile M.Akgün etkisiz oynadığı için sarı-lacivertlilerin golü rakiplerinin bütün bu olumsuzluklarından faydalanarak geldi.
Rajnoch maçın yıldızı oldu. Rajnoch bu gidişle sezonun yıldızı bile olabilir. Hem Ankaragücü hem Gençlerbirliği"nde görülen kartları kabul etmemiz imkansız. Özgür İleri dışındakiler tam argo ifadesi ile “haybeden” kartlar aldılar. Zaten kadrolar yeterince iyi değil, sahadaki topçuların biraz daha duyarlı olması lazım.
Ankaragücü böyle devam etsin, kenarda hocası ve sahada topçusu ile ruhunu geri kazansın. Ha bir de devre arasında iyi bir forvet alsın, ligde kalır. Fuat Çapa"nın oyuna müdahele zamanlamasını fena bulmuyorum, fakat oyun içinde mevkilerde rotasyon konusunda biraz daha çaba göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Yan topları çok daha iyi çalışmalı kırmızı-siyahlılar...
İyi bir hafta dilerim..
http://www.twitter.com/tolgaozek
Öncelikle Gençlerbirliği kulübü başkanı sayın İlhan Cavcav"a geçmiş olsun dileklerimizi iletelim, kısa zamanda sağlığına kavuşması arzumuz..
Ziya Doğan ve Fuat Çapa, ellerindeki malzemeyi iyi kullanmak zorunda kalan isimler. Bunu bir kere tüm sezon boyunca Ankaralı taraftarların, futbolseverlerin kesinlikle unutmaması lazım! Gençlerbirliği elindeki malzemeyi 2.ve 3.hafta larda iyi kullandı. Büyük eksiği, savunma ve hücumu aynı anda başarma noktasından henüz uzak olması... Çapa, oyuncu seçimlerinde doğruları yaptığı sürece herşey rayına oturacak...Ankaragücü ise benim için “tankını, topunu, tüfeğini kaybetmiş piyadeler bütünü”....İlk 4 maçta 1 puan alsa da ruhunu kazanıyor sanki....Ha bir de şu, biraz açık olacağım, bilet ve buna bağlı ilişkiler ile tribünde olumsuz sesler çıkartan, destek olması gerektiği yerde kendi derdini öncelik gören o azınlık seyirci grubu da olmasa keşke....Özellikle sosyal ağlarda takip ettiğim Ankaragüçlülerden de görüyorum, artık küfür, şahsi çıkar bunlar artık şiddetli biçimde karşı çıkılan bir olgu...
Derbideki futbolu beğendiğimi belirtmem gerek. Bu kadrolar ile gerçekten son yıllarda olmadığı kadar iyi bir derbi izledik. Gençlerbirliği, bu sezon başını çok ağrıtacak yan top sorununu yine yaşadı. Sadece yediği golde değil, birçok korner ve yandan yapılan ortada dikkatle izleyin, savunmada kim ne yapacağını bilmiyor. Aykut dışında bu topları savuşturan adam yok..Burak organizasyon yeteneğinden fersah fersah uzak..Bütün bir ilk yarıda Gençlerbirliği"nde sağdan Oktay"ın karıştığı 1-2 atakvari eylem dışında kayda değer bir futbol pırıltısı göremedik. Ermin Zec"in bencillik edip Yasin"e pas vermemesi ama hemen o pozisyon ardından gelen frikikte Soner"in golü kaydetmesi ilginç bir futbol rastlantısı oldu. Rakip ilk yarıda forvet hattındaki isimleri zaman zaman yer değiştirirken kırmızı-siyahlılar ne hücum ne orta sahada defansa destek oldu.. İlk hafta yazımda belirttiğim bir husus, yardımlaşma kavramı kırmızı-siyahlılarda olması gerekenden uzak...
Ankaragücü, Beşiktaş maçında aslında belirtileri vermişti...Bunu Twitter hesabımdan da yazmıştım “Tankları, topları, füzeleri gitti ama Ankaragücü"nün ruhu geri gelmeye doğru”....Şimdi diyebilirsiniz ki 4 haftada ruh geri gelir mi...Mersin maçı dahil, oyuncuların sahadaki özverisi gerçekten dikkat çekici. Ha iyi oynarlar kötü iş üretirler o ayrı...Ama takımları için ciddi mücadele veriyorlar...Bu gözle ve yaşadıkları sıkıntılarla değerlendirin, farkedeceksiniz...
İlk 45 dakikada Özgür Çek"e daha fazla sorumluluk vermede Ziya Doğan"ın biraz geciktiğini düşünüyorum. Kademesine girebilecek oyuncular var sahada, sol kanadını daha işler hale getirmeli. İlerleyen dakikalarda Tisdell"i doğru yerine aldı, kötü bir Mehmet Akgün sayesinde az daha golünü atıyordu. Tabi nasıl kaçırdığına inanmak pek mümkün değil....Görüntüde oldukça defansif sarı-lacivertlilerin Tisdell, Ergin ve Rajnoch ile girdikleri atakları kaydedemeyip Soner"in frikiğinden topu ağlarında görmeleri tam bir atamayana atarlar oldu. Kağan"ın “göze çarpmayan” etkili ara pasları, yan toplarda sarı-lacivertlilerin fırsatları yakalaması kaçan goller derken ilk yarının bitiminde Ziya Doğan, önceki maçlardan alıştırdığı üzere değişiklikler yaptı. Açıkçası ilk anda Ergin Keleş"i oyunda tutmasının doğru olacağını düşünmüştüm, nitekim topu ileride tutmaya yarayabilirdi.
Gençlerbirliği ikinci yarıda da ilk yarıda olduğu gibi sahada yoktu. Özellikle orta sahası Azofeifa"nın yokluğunda başıboştu, Oktay Delibalta"yı oyunda çok bile tuttu bence Fuat Çapa. Herve Tum değişikliği ile Ankaragüçlü defans oyuncularının oyunu geriden kurmasını engellemeye çalıştı. Arkadaki adamlar destekten uzaktı ve savunmanın kenarındaki Cem Can ile M.Akgün etkisiz oynadığı için sarı-lacivertlilerin golü rakiplerinin bütün bu olumsuzluklarından faydalanarak geldi.
Rajnoch maçın yıldızı oldu. Rajnoch bu gidişle sezonun yıldızı bile olabilir. Hem Ankaragücü hem Gençlerbirliği"nde görülen kartları kabul etmemiz imkansız. Özgür İleri dışındakiler tam argo ifadesi ile “haybeden” kartlar aldılar. Zaten kadrolar yeterince iyi değil, sahadaki topçuların biraz daha duyarlı olması lazım.
Ankaragücü böyle devam etsin, kenarda hocası ve sahada topçusu ile ruhunu geri kazansın. Ha bir de devre arasında iyi bir forvet alsın, ligde kalır. Fuat Çapa"nın oyuna müdahele zamanlamasını fena bulmuyorum, fakat oyun içinde mevkilerde rotasyon konusunda biraz daha çaba göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Yan topları çok daha iyi çalışmalı kırmızı-siyahlılar...
İyi bir hafta dilerim..
http://www.twitter.com/tolgaozek







