| Venüs Gözüyle |
|
| Saadet Özcan |
ANNELER Günü’nde annenizi doya doya kucakladınız mı?
12.05.2008
Böylesine özel bir gün için gecikmiş bir yazı olabilir belki…
Belki değil, kesinlikle öyle…
Okuyucularıma karşı böylesine bir günde geç kalmaktan tutun da, geç bir yazı vermeye kadar suçluyum.
Biliyorum.
Yazılarımı takip eden okurların vereceği cezaya karşı da boynum kıldan ince…
Lakin, onların beni affedeceğini tahmin ediyorum.
Bu gecikmiş satırları ‘Yoğun Bakım’ kapısında anneciğimi beklerken yazabiliyorum.
Ondan gelecek güzel haberleri beklerken…
Çaresizlik içinde, sadece ‘zamana’ ihtiyacımız olduğunu bilerek...
Hediyelerimle bekliyorum…
Hediyeleri(mizle) bekliyoruz…
En değerli hediyeyi!..
Annemi!..
Yazıma başlarken dediğim gibi: Annenizi doya doya kucakladınız mı?
Yanıtınız yoksa ‘Hayır’ mı?
Haydi o halde..
Ne duruyorsunuz?
Koşun atlayın boynuna…
HEMEN!..
|
|
|
Sıradaki gelsin!..
NIKE sponsorluğunda EURO 2008’de Türk Milli Takımı’nı desteklemek için Türkiye’de çekilen yeni reklam filmlerinde, Milli Takım oyuncuları Arda Turan ve Volkan Demirel kamera karşısındaydı.
Başlığı ‘Sırada Avrupa Kupası var’ şeklinde belirlenen reklam filmlerden birinde Arda Turan ayağında hedefi 12’den vurmasını sağlayan Total 90 Laser II kramponlarla şut atarak top izleriyle duvara ‘2008’ yazıyor.
Başka bir filmde de vurduğu top Kız Kulesi üzerinden Avrupa’ya hareket ediyor.
Volkan Demirel’in rol filmde ise Volkan maç sırasında ne kadar agresif ve zor anlar yaşıyor olursa olsun buna katlanıyor, pes etmiyor ve bu mücadeleyi yaşamış olmanın gururuyla sahadan çıkıyor.
ERO 2008’de şans arayan ekibimizin mücadele verdiği sıralarda da sık sık ekrana gelecek reklam filmleri şimdiden ekranda boy gösteriyor.
Bizi finallere hazırlayarak!..
|
|
|
Hem barbar hem çizgi…
KJARTAN Poskitt’in at sırtında yaşayan barbarların, gürültülü patırtılı, kontrolden çıkmış komik öykülerini anlattığı Urgum, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayınlandı.
Resimleri Philip Reeve tarafından çizilen kitapta, barbar bir kahraman olan Urgum’un komik maceraları anlatılıyor.
Kahramanımızın hayatta yeni ülkeler fethetmek ya da dişleriyle top güllelerini yakalamaktan başka bir isteği yok.
Urgum 7 oğluyla birlikte mutlu bir yaşarken, bir fetih gezisi dönüşü evine adım attığında çok şaşırır. Artık tüm hayatı değişmiştir. Karısı mağaranın dekorasyonunu değiştirmiş, hatta mağaraya bir de banyo eklemiştir.
Artık hayat çok farklıdır ve Urgum ile 7 oğluyla, küçük kızın gerçek bir barbar olduğunu öğrenirken bazı acı tecrübeler de yaşayacaklardır elbet.
Keyifli öyküleri ve resimli romanları seven, her yaştaki çocuklar için…
|
|
|
Renklerin coşkusu
KIRMIZILAR, maviler, sarılar, yeşiller.
Bütün renkler, bağırıp çağrışıyorlar... “Beni de, beni de, beni de koy resimlere” diyorlar.
Kırmızı öfkeli: “Al beni diyor” diyor. “Koy tuvalin ortasına etek olayım!”
Yeşil: “Çekil önümden...” diyor kırmızıya, “Dünya alem tanır beni!”
Kırmızı: “Yakarım ortalığı, en çekici benim! Sen olsan olsan ot olursun!”
Kavgaya tutuşuyorlar...
Birden uzaklardan, Gümüşi bir klarnet sesi...
Dokuz sekizlik o kıvrak ritm susturuyor didişmesini diğer renklerin!
Hepsi, Gümüşi sesin rüzgarında kendilerinden geçiyorlar...
Siyah, uzaktan seyrediyor olup biteni gururlu gururlu...
Beyaz, herşeyi bırakıp uzaklaşmak istiyor...
“Bulut olayım!” diyor, “Koy beni gökyüzünün en derin ufuklarına!
İşte bu noktada Su Yücel giriyor devreye: Kesin bakalım! Yetti artık!
Yıllardır başımın etini yediniz...
Susun! Ben doğurdum sizi! Tuvalim beden, bedenim tuval oldu!
Burada bu duyguları bekleyen benim!
Olgunlaşsın diye, bir düşünceye dönüşsün, resme aksın diye koşturan benim!
Tuvalim, fırçam ve ben bilemiyoruz, şimdi sessizlikte ne yapacağımızı?
Galiba bu durumda, en iyisi ya hep birlikte bir çığlık atmak ya da kendi kendime kalmak...
Sulukule’nin yıkılacağını duyduğunda, ”Ulaşılabilir Yaşam Derneği” ile birlikte 2006 yılı Haziran ayında boyalar, fırçalar ve kağıtlarla gitmiş oraya.
“Olayın benim açımdan önem taşıyan yanı, yakında kaybolacak olan ‘Sulukule’nin Sesi’ idi diyor.
Su Yücel ve renklerin kaygısını, kavgasını Sulukule Projesi’ne taşıyor.
Rumeli Hanı No 88 kat 2’deki sergi, 17 Mayıs’a kadar gezilebilir.
|
|
|
Bu makale yazarın sporx.com'a özel olarak yazmış olduğu bir yazıdır. Kesinlikle herhangi bir basın-yayın organından alıntı değildir.
|
|
 | Yazı hakkında yorumlar %100 |
|
 |
 |
alp_fb_09 (06/06/2008 14:54)  |
|
 |
annem yoksa nasıl sarılıp kucaklayayımki...... |
 |
|
|
 |
 |
AlexandroDeSouza (05/06/2008 16:02)  |
|
 |
Allah acil şifalar versin annenize..... |
 |
|
|
 |
 |
Jaques (12/05/2008 23:16)  |
|
 |
TeşekkürLer Sevgili Saadet Hanım Sizinde Geçmiş AnneLer Gününüz KutLu oLsun Ayrıca Anneniza Allah Acil Şifalar Versin... |
 |
|
 | Tüm yorumları oku(3) / Yorum ekle |
|
Saadet Özcan
Yazara mail atmak için tıklayınız
önceki yazıları için tıklayın >>
|
|
|