Kovalım gitsin
04.10.2008
Koca koca adamlar oturup maç seyrediyor. Sonra karar veriyorlar, “Kovalım gitsin”. Türkiye’de işin sırrı burada. Şimdi topun ağzında Ertuğrul Sağlam var. Önceki gün Aragones vardı. Daha öncesinde de Skibbe. Anadolu takımlarının üç günde bir değişen teknik adamlarını zaten saymıyorum.
Her zaman söylediğim ve tekrarlayacağım bir şey var. Eğer bir teknik direktörle başarı gelmiyorsa bunun suçu ondan çok yönetime aittir. Ya istediği oyuncular alınmamıştır ya istemediği oyuncular alınmıştır. Ya da en önemlisi bu teknik adam yetersizdir ama yönetim, bunu analiz edememiştir. Ana fikir bellidir. Kovulması gereken teknik direktör değil yönetimdir.
Özele gelelim. Yani Ertuğrul Sağlam’a. Lig başlayalı yıllar geçmedi. Sağlam’ın geçen sezonki hali, tavrı, futbol anlayışı da bu arada değişmedi. Yönetim, geçen sezon sonunda oyunu istikrardan yana kullanıp Ertuğrul Sağlam’la devam etme kararı aldı.
Bir Belediye beraberliği ve Metalist maçı mıdır fikir değiştiren? Ya da Beşiktaş, Metalist’e 2-1 yenilip turu geçseydi oynanan kötü futbolu unutacaklar mıydı? Burası Türkiye ve iki sorunun da yanıtı burada evet. Yıldırım Demirören ve yönetimi, göreve geldikleri günden bu yana tartışmalı kararlar alıyorlar. Bunun sonucunda da Beşiktaş, şampiyonluklardan uzak kalıyor. Acaba diyorum eğer Ertuğrul Sağlam’ı kovma kararı alındıysa gerçekten, bunu değiştirip kulüpten kovulanların adı hanesine yönetim kurulu listesini koymak daha doğru değil mi?
Bir soru daha geldi aklıma. Eğer Ertuğrul Sağlam kovulursa Sinan Engin, görevinin başında kalacak mı? Yoksa onun hiçbir suçu yok mu? Masumiyet Müzesi’nin en nadide parçası mı? Bir soru dedik ama soru sayısı artıyor.
Biz en iyisi Türkiye’deki kulüp yöneticilerine şöyle bir bakıp burun kıvıralım ve, “Kovalım gitsin” diyelim.
|