Yaşadığımız dört dörtlük bir sezonun ardından, yenisinin heyecanı ile bekliyoruz. Turkcell Süper Ligi güvenilir bir yönetime kavuştuğundan beri, tadına doyulmayacak bir şekilde haftalar önümüze geliyor.
İki yıldır Sivasspor’un şampiyonlun etrafında dolaşması, koruma altında olmayan büyükler ile yaptığı maçlarda dik kalmaya başarması bunun en büyük göstergesi oldu.
Düşme mücadelesinde son iki haftaya kadar 10’a yakın takımın tehlikeyi ensesinde hissetmesi de ayrı konu. Geçmiş yılları hatırlayın, beşinci hafta bittiğinde kimlerin şampiyonluğa oynadığını ya da kimlerin düşeceğini aşağı – yukarı tahmin ederdik. Kararlar masalarda verilir, sahalarda uygulanırdı. Ama artık böyle değil.
Kimin bileği güçlüyse, o kazanıyor.
Hakemlerimiz hata yapıyorlar elbette ama akıllarında başka bir şey yok. Onlara verilen “Şu takım kaybetmezse iyi olur” şeklinde talimatlar yok. Herkesin içine sindireceği, kimsenin şikayetçi olamayacağı bir sezonu bitirdik ve bunun devam etmesini sağlamak hepimizin görevi.
Takımlarımız kendilerini yeniliyorlar. Özellikle Sivasspor’un neredeyse 11 oyuncusunu birden değişime soktuğunu görüyoruz. Fenerbahçe de aynı kalite tornasına soktu kendisini. Çıkış yapamayan gençleri ile yollarını ayırdı. Türkiye’den alabileceği en iyi oyuncularla anlaştı.
Beşiktaş şampiyon kadrosunu güçlendirmeye çalışıyor. Nihat çok önemli bir hamle oldu. İsmail Köybaşı ise bu senen parlayan yıldızı olabilecek yetenekte.
Galatasaray bütçesini maksimum kullanmaya çalışıyor. Aldığı iki oyuncuya da bonservis bedeli ödemedi. İyi bir kaleci ile anlaştılar. Reijkaard’a genç bir kadro emanet edecekler ve pusuda bekleyecekler. Maliyetini en ucuza getirecekleri, bir fırsatı bekleyecekler.
Trabzonspor yeni bir teknik adam ile umutlarını taze tutmanın peşinde. Ama işleri zor. Onlar da kadrolarını yenileme peşindeler fakat geçen senin tecrübe kazanan ekibini dağıttılar. Hüseyin’in ayrılması bir şans olabilir. Tempolu bir sisteme ayak uyduramıyordu. Şehirdeki geçmişi nedeniyle de yedek oturtulamıyordu. Trabzonspor, Hüseyin’in olmadığı daha aktif ve hareketli bir orta saha yapabilir.
Elbette gözler iki takımın üstünde yoğunlaşacak. Reijkaard ile Daum için merakla bekliyor herkes. Mustafa hoca ise iki meslektaşının yaşayacağı fırtınaları değerlendirmeye çalışacak.
Keyifli günlere az kaldı.
NOT: Fenerbahçe’nin şu ana kadar yapılan transferlerini doğru buluyorum ama yeterli bulmuyorum. Savaşan takımın oyuncuları değil bunlar. Ama eleştirme yerine beklemekten yanayım. Günler daha farklı karakterde oyuncuların geldiğini görmemizi sağlayabilir.