| Tünelin Ucu |
|
| Gürcan Bilgiç |
Erozyon
29.09.2008
Baştan, ayağa kadar süren üç yıllık yanlışların bedeli ödeniyor Fenerbahçe'de Denizli travmasının ardından, kendini dinlemeyenler ile kendini farklı görenlerin üst üste yaptıkları yanlışların acısı çıkıyor. Benim bir prensibim vardır.
Başarının nemasını en çok kim alıyorsa, başarısızlığın veya yanlışların fatura adresi de aynıdır. Fenerbahçe'de böyle bir isim var; Başkan. Aziz Yıldırım'ı büyük başkan yapan nedenler ortada. Tesis hamlesi, gelirlerin katlanarak büyümesi ve Fenerbahçe'nin maddi olarak Türkiye'nin bir anda 10 sene önüne geçmesi.
Bakın; sportif performanstan bahsetmiyorum. Çünkü Aziz Başkan'ın 10 yıllık görev süresinde 5,5 Galatasaray, bir de Beşiktaş şampiyonluğu var. Kupa kazanılamadı. Şampiyonluk olarak rakiplerinin gerisinde ve son senede elde edilen Şampiyonlar Ligi çeyrek finali en önemli apolet. Fenerbahçe gelirlerini büyütüp, on milyonlarca euro'yu rahatlıkla harcarken, Turkcell Süper Ligi'ndeki rakipleri krizlerle boğuşuyordu.
Bu hava, ulaşılmazlık egosu ve paranın her şeyi yapabileceğine inanma yanlışları, beraberinde erezyonu başlattı. Bunları yeni değil, üç senedir yazıyoruz. Ama Aziz Başkan'ın çevresi öylesine pohpoh yapıyor, Fenerbahçe'nin değil de, Başkan'ın taraftarı olmayı seçenler eleştirilere o kadar tahammülsüzdüler ki, kendilerini analiz edeceklerine, yanlışların doğruluğunu savunmaya kalktılar.
Anelkalar, Tuncaylar, Aurelio'lar gittiler bu takımdan. Appiah dönmek istemiyor. “Futbolcu kalmıyor ne yapalım?” geçerli bir mazeret olabilir mi?
Valencia takımı David Villa'yı satmadı. Manchester da Ronaldo'yu… Bu futbolcuları ikna edip takımda kalmalarını sağladılar. Üstelik akılları karışmış, çok büyük kulüpler astronomik teklifleri ile başları döndürürken. Sözleşme yenilemek için, sözleme tarihinin bitmesini beklemekti yanlış olan.
Serbest kalan oyuncuyu para ile de caydırırsınız, başka vaadlerle de. Büyük oyuncuları birer birer gönderip, yerlerine daha iyilerini değil, mevcutlardan bile kötülerini transfer ederseniz, yanlış yaptınız demektir. Üstelik bunları istikrarlı bir şekilde her sezon yinelerseniz, Fenerbahçe'yi başarıya götüren faktör yönetim olmaktan çıkar, taraftarın sağladığı müthiş maddi destek olur.
Onlar ellerindeki büyük imkanları hak etmeyecek oyunculara savururken, rakipleri daha çok araştırarak ama daha az paralar harcayarak daha başarılı oldular. Aurelio'ya verilecek fazla para dengeleri bozuyor ama Emre'ye verilen bozmuyorsa, bu standartın sahiplerini değerlendirme kıstası nedir? Fenerbahçe takımı baştan sona yenilenmek zorunda. Hem ruhen, hem de isim olarak. Zico'nun üstüne Aragones seçimini yapanlar “geçen seneden iyi takımız” ahkamını kesenler, bu vizyona sahip değiller.
Not: Bu vesile ile Şeker Bayramı'nızı kutlarım. Allah gönlünüze göre versin…
|