| Tünelin Ucu |
|
| Gürcan Bilgiç |
Tecrübeyi göreceğiz !
25.08.2008
Fenerbahçe'nin Gaziantep'de kaybetmesi önemli değil. Önemli olan oynadığı oyun ve Aragones prensiplerinden uzaklaşmasıdır.
İspanyol hocayı çok eleştireceğiz. Ama saha içi ve taktik prensiplerinin doğrular taşıdığını gördük ve hazırlık döneminde bu görüntüye destek verdik. Avrupa takımı olma yolunda taşıdığı disiplinler, Fenerbahçe'ye çok geç gelmişti. Geçen sene yaşananları, Samandıra'nın halini, takım seçimindeki değerlendirmeleri gördüğümüzde, İspanyol hocanın arkasında durulması gerektiğine inanıyorum.
Ama; bir anda neler değişti de Gaziantep'de sahaya “Zico'nun takımı” çıktı. Aragones'in en önemli isteği rakibe devamlı baskı kurmaktı. Sahadaki takım bunu denemedi bile. Semih'i oynatmamasına, ikinci yarıda yaptığı değişikliklere değinmiyoruz bile. Bunlar bana göre “hatadır” size göre değildir. Bir çok maç oynanır, puanlar kazanılır – kaybedilir, eğer bunca yıllık birikiminiz tesadüf değilse doğruyu bulursunuz. Fakat temel prensiplerde daha ilk maçta tavizler başlamışsa, buna “geçici” diye bakmak, felaketi davet etmektir.
Fenerbahçe'nin önünde çok kritik bir Partizan karşılaşması var. Ve Fenerbahçe'nin rakibe kolay pozisyon vermek gibi bir de zaafı var. Son iki maçında bunlar gözle görüldü. Daha iyi bir ön liberonun gelmesi de bu sorunları çözmeyecektir. Belki azaltacak ama sorunlar devam edecektir. Çünkü orta üçlü ne rakibe basmayı biliyor, ne de baskı kurmak istediği anda gerekenleri yapabiliyor.
Aragones bu noktada acil çözüm üretmeli, “Beni başarıya taşıdı” dediği tek ön liberolu sistemden biraz uzaklaşmalı. Zico'yu başarıya taşıyan iki ön liberoydu. Brezilyalı tam 16 maç sonra Daum'un taktiğine geri dönmüştü. Aragones'in daha tecrübeli olduğunu değerlendirerek, bu değişime daha çabuk karar vereceğine inanmaktan başka çaremiz yok. Partizan maçı çift ön liberolu oynanmalı, Şampiyonlar Ligi riske atılmamalı.
Semih'in yedek bırakılması, formanın Emre veya Guiza arasında bir tercih yapılarak sırtından alınmasını da kabul edemem. Semih'e karşı saplantılı olduğumu düşünenler olacaktır. Bu köşenin devamlı okurları, iki senedir Semih hakkında yazdıklarımı iyi bilirler. Semih geçmiş performansı ve Aragones ile oynadığı maçlarda ilk on birde oynamayı en çok hak eden oyuncudur. Ben eğer Türk Futbolu'nun yükselmesini isteyen biri isem, Semih'in arkasında durmalıyım. Semih'in veya Arda'nın “sebepsiz” oynatılmaması, başta Türk Futbolu'na yapılan ihanettir. Ben buna izin vermem. İsteyen, istediği oyuncuya on milyonlar avro ödesin. Benim Semih'im daha iyi arkadaş…
|