| Tünelin Ucu |
|
| Gürcan Bilgiç |
Sancılı dönem
18.07.2008
Yeni hoca geldi, yeni transferler var. Hepimiz merakla ortaya nasıl bir takım çıkacağını bekliyoruz. Fenerbahçe Son beş sezondur, Türkiye Ligi’ni domine ediyor. Herkesin mihenk taşı oldu ve transferlerden – para politikalarına kadar tüm ekipler Fenerbahçe’yi örnek alır hale geldiler.
Bu beş yıl içinde harcanan para neredeyse 300 milyon euro civarına ulaştı. Rakipleri can çekişirken, borçları ile boğuşup, kötü yönetilirken, Fenerbahçe Yönetimi Saracoğlu Stadı’nın ve taraftarının ivmesini iyi kullandı. Müthiş bir nakit akışı yakaladı. İsimli, şöhret oyuncular transfer edildi. Buna rağmen Beş yılın ikisinde şampiyonluk Galatasaray’a verildi.
Şimdi Aragones hamlesi yapıldı. Tecrübeli hocanın geçmişine ve çalıştırdığı takımlara kattıklarına bakıldığında doğru bir seçim. Zaten antrenman tarzı ve oyunculardan istedikleri de geçmişi doğruluyor. Takım yaratmaya çalışıyor. Tempolu oynayacak, rakibe fırsat vermeyecek, ayağa top yapacak ve efektif oynamayı ön plana çıkartacak bir takım.
Elbette istemekle, yapmak arasında büyük farklar vardır.
Fenerbahçe iki sezondur takım olmadı. Bunun yerine yıldızlarının yeteneklerinden faydalanmayı tercih etti. Geçen sene Şampiyonlar Ligi Başarısını getiren müthiş pas yüzdesiydi. Zico’nun da takıma kattığı en önemli değer de buydu. En güçlü rakiplere karşı bile oyunu kontrolde tutmayı başardılar. Bu da onlara yakaladıkları fırsatları değerlendirme imkanı sağladı.
Şimdi ise kontrolden önce etkili olmak temel felsefe…
Bu kolay olmayacak. Şu andaki hazırlık maçları veya bu maçlardaki performans bir şey ifade etmiyor. İyisi de, kötüsü de yanıltıcıdır. Çünkü oyuncuların üstünde ağır idmanların getirdiği yorgunluk vardır. Sağlıklı karar veremezler ve bir noktadan sonra istediklerini doğru yapamayabilirler.
Bunun üstüne bir de yeni teknik adamın farklı görüşleri gelir. Eski alışkanlıklardan kurtulup, yeni taktik planın gereklerini yerine getirmek o kadar kolay değildir. Birisi çabuk uyum sağlar, diğeri sağlamaz.
Böyle bir dönemde temel taşların yerinde kalması en iyisidir. Geçiş sancıları yaşanırken, bu bilindik isimler, bilindik performansları ise zor anlarda ortaya çıkıp, katkılarını gösterirler ve size zaman sağlarlar.
Guzia’nın tranferi veya Deivid ile Vedersson’un sakatlanması yukardaki tanımı etkilemez. Onlar kilit oyuncu değiller. Alex ve Aurelio veya Semih Şentürk kilit oyuncudur. Çünkü omurganın parçalarıdır.
Aurelio’nun gitmesine “zaten yaşlanmıştı” diyerek göz yumanlar veya yummak zorunda kalıp böyle diyenler, Fenerbahçe’nin taşı ile oynadılar. Zaman içinde bu boşluk mutlaka doldurulur ama bu zamanı yakalamak mümkün olacak mı?
10 gün içinde Şampiyonlar Ligi ön eleme maçı oynanacak. Fenerbahçe takımı bu maçı nasıl yaşayacak. Eğer işler kötü gittiğinde Aragones Alex’in sorumluluk almasına ses çıkartacak mı veya sorumluluk almasını destekleyecek mi?
Guiza’dan kimse çok şeyler beklemesin. Avrupa Şampiyonası’nda seyretme fırsatı yakaladık. İyi bir kontratak oyuncusu. Tarif etmek gerekirse Nobre’nin top süreni. Yanında O’na alan sağlayacak veya yardımda bulunacak bir oyuncu bulamazsa, skora gitmesi kolay olmaz. Fenerbahçeliler Guiza’nın kaleye şut atmadan bitireceği maçlar olacağını şimdiden benden duysunlar.
Bu nedenle Fenerbahçe yeni çağa sancılı geçebilir. Bunu sonuçlarda yaşayabilir. Ben tempoda, mücadelede veya oyun aksiyonun bir problem olmayacağı inancındayım. Umarım yanılmam.
|