Ülkemiz kayak sporunda ve kış turizminde uzun yıllardır maalesef Arap ülkeleri standardında kalmış durumda. Hatta bazı Arap ülkelerinde kayak turizmi daha fazla getiri getirirken mevcut kayak merkezi yatırımları ise ülke tanıtımlarında oldukça etkin bir biçimde kullanılmakta. Dünya hala ülkemizin bir kış turizmine sahip olduğunu dahi bilmiyor.

Türkiye sınırlarında inşa edilmeyi bekleyen birçok kayak merkezi potansiyeline sahip dağ varken bu kadar konudan uzak kalabilmemiz nasıl oluyor anlamıyorum. Düne kadar kış denince akla sadece Uludağ gelirken bugün birçok kayak merkezi tercih listelerinde yerlerini almaya başladı bile, doğusuyla batısıyla iyi kullanıldığı takdirde Türkiye bir kış ve doğa turizmi cennetine kolaylıkla dönüşebilir.
Peki bu dağlardan hangisinde yeni bir kayak merkezi inşa edilecek?
Beyler, Bayanlar...
30 yıllık hasret bitiyor...
Uludağ sevgilisine kavuşuyor...
Alaçam kayak merkezi için geri sayım başlıyor...

Uludağ’ın problemleri ve son yıllardaki büyük düşüşüne çözüm arayan yetkililerde artık Uludağ’ın asıl eksikliğinin potansiyelinden kaynaklandığını anladılar ve uzunca bir dönemdir “keşmekeş” kelimesi ile aynı cümlede anılan Uludağ Kayak Merkezi aslında çok daha farklı değerlendirilmesi gereken bir durumla yerini otuz yıllık bir hayal olan Alaçam Kayak Merkezi’ne bırakıyor.
Dr. Osman Şevki Uludağ’ın neredeyse 100 yıl önce kaleme aldığı kitabında Alaçam köyünden bahsedilmesi bir rastlantı değildi. Bugün kendini kayak ve kış sporlarına adamış herkesin ilk görüşte hayran kaldığı Alaçam Bölgesi en sonunda yatırımcı ile buluşacak.
Dünyaca ünlü Kayak Merkezlerini inşa eden bir kaç uluslararası firma 2000’li yılların başından beri tekliflerle Alaçam’ı gündeme taşımıştı zaten. Düşünsenize yurtdışından turistler artık kayak ve snowboard’ları ile gelecekler ve yıllar boyu YANLIŞ YERE YAPILAN Bursa Yenişehir havalimanı artık DOĞRU YERDE inşa edilmiş gibi olacak. Orta doğu, Arap ve Eski Sovyet ülkelerinin yanı sıra Avrupa ülkelerinden birçok turist gelecek olması da Bursa ve Marmara bölgesi için büyük bir fırsat tabii ki.

Yap – işlet – devret ne kadar doğru?
Hayatım boyunca Uludağ gibi “keşmekeş” bir kayak merkezinde yaşamış – çalışmış biri olarak, Türkiye’den kimsenin geleceği planlayarak bir KAYAK MERKEZİ inşa edebileceğine inanamıyorum. Maalesef biz sadece et mangal tesislerine boğulmuş, piknikçilerle dolu ve tuvaleti dahi olmayan bir kayak merkezi inşa eder ve tabiri caizse her zamanki gibi paramız ile rezil oluruz konu kış turizmi olunca.
Kış sporlarının ne olduğunu bir türlü anlayamayan bir yatırımcının cebinde para olması işleri çözmez aksine daha da “keşmekeş” yapar. Bakınız: yine Uludağ.
Bu sebeple “yaptım – olacak “ diyerek değil de birçok Kayak Merkezi inşasında ve işletmesini referans gösterebilen bir firmaya verilse ( aslında sadece kabul edilse ) bu hayal artık gerçek olacak.
Neden Alaçam bu kadar övülüyor?
Rakamların bize verdiklerine bırakılması gereken kısımdır bu. Otuz yıl boyunca yapılan fizibiliteler ve kaybetmiş ve kaybettirmiş diğer kayak merkezlerinin de tecrübeleri kıyaslandığına ortaya çıkar.
Çok basit bir kaç rakam ile devam etmek gerekirse;
Mevcut Uludağ Kayak Merkezinde aynı anda maksimum 40,000 kayakçı kayabilirken, Alaçamda bu sayı 160,000 ‘dir. Yani Alaçam Kayak Merkezi, Uludağ’dan 4 kat daha geniş alana yayılabilmiştir (büyüktür). Uludağ’ın toplam pistlerinin uzunluğu 17 km iken Alaçam’ın en uzun pisti tek başına 19 km dir. Alaçam’ın basit bir proje ile planlanmasında Türk kış sporlarına katacağı 70 km’nin üzerinde dünya standartlarında pistleri vardır.

Alaçam Bölgesinin bir başka özelliği ise 4 mevsim kullanılabilecek olması. Yurt dışındaki örneklerden fazlasına sahip olan bölge iyi planlandığı takdirde bütün bir yılı turizme çevirebilecek potansiyele sahip. Rakatak Extreme ‘in haziran ayı ortasında snowboard yaparak stress attığı topraklar yine Alaçam bölgesindedir. Yaz – kış kayılabilecek pistlerin tek ihtiyacı bir telesiej!
Alaçam için inşa çok yakında başlıyor. Bursa Valisi Sayın Şahabettin Harput Alaçam bölgesini sayısız defa ziyaret etmiş bir insan. Valimizin Alaçam’da sıcak su çalışmalarını başlatacağını da hem köylüden hemde yerel basından öğrenmiş bulunmaktayım. Düşünsenize birde sıcak su olsa Alaçamda artık birçok insan köyün yakınlarında aynı Avrupa ve Amerikada olduğu gibi kışlık dağ evleri inşa etmeye başlar.
Bu arada köyün alabalık tesisleri meşhur, eğer ki yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin. Tabi birde köyde herhangi bir çeşmeden su içmeden yolunuza devam etmeyin çünkü evlerimize giren birçok su firmasının kaynağı Alaçam Köyünde. Bu köy Uludağ’da gizli kalmış bir İsviçre Alp köyü gibi.

Bursa Büyükşehir Belediye ve Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Sn. Recep Altepe’de konu ile yakından ilgileniyor. Geçenlerde Başbakan Yardımcısı Sn. Bülent Arınç ’da Alaçam Kayak Merkezi için konaklamanın haricinde sportif tesislerin ve telesiejlerin en kısa sürede inşa edileceğinden ve bölgenin tam bir çekim merkezi olacağından söz etmişti. Biz Türk Kayak ve Snowboard tutkunları olarak sadece meşhur 19 kilometrelik piste bir tane telesiej inşa edin gerisini bize bırakın demek düşüyor. Yeterki sözü verilen bu liftler biran önce başlasın. Olimpiyatlar ve daha nice organizasyonu rahatlıkla kaldırabilecek bir turizm cenneti için daha fazla beklemek gerçekten yazık olur.
Ülke tanıtımında da büyük rol oynayacağına gönülden inandığım bu projeyi dört gözle bekliyorum.

Türkiye sınırlarında inşa edilmeyi bekleyen birçok kayak merkezi potansiyeline sahip dağ varken bu kadar konudan uzak kalabilmemiz nasıl oluyor anlamıyorum. Düne kadar kış denince akla sadece Uludağ gelirken bugün birçok kayak merkezi tercih listelerinde yerlerini almaya başladı bile, doğusuyla batısıyla iyi kullanıldığı takdirde Türkiye bir kış ve doğa turizmi cennetine kolaylıkla dönüşebilir.
Peki bu dağlardan hangisinde yeni bir kayak merkezi inşa edilecek?
Beyler, Bayanlar...
30 yıllık hasret bitiyor...
Uludağ sevgilisine kavuşuyor...
Alaçam kayak merkezi için geri sayım başlıyor...

Uludağ’ın problemleri ve son yıllardaki büyük düşüşüne çözüm arayan yetkililerde artık Uludağ’ın asıl eksikliğinin potansiyelinden kaynaklandığını anladılar ve uzunca bir dönemdir “keşmekeş” kelimesi ile aynı cümlede anılan Uludağ Kayak Merkezi aslında çok daha farklı değerlendirilmesi gereken bir durumla yerini otuz yıllık bir hayal olan Alaçam Kayak Merkezi’ne bırakıyor.
Dr. Osman Şevki Uludağ’ın neredeyse 100 yıl önce kaleme aldığı kitabında Alaçam köyünden bahsedilmesi bir rastlantı değildi. Bugün kendini kayak ve kış sporlarına adamış herkesin ilk görüşte hayran kaldığı Alaçam Bölgesi en sonunda yatırımcı ile buluşacak.
Dünyaca ünlü Kayak Merkezlerini inşa eden bir kaç uluslararası firma 2000’li yılların başından beri tekliflerle Alaçam’ı gündeme taşımıştı zaten. Düşünsenize yurtdışından turistler artık kayak ve snowboard’ları ile gelecekler ve yıllar boyu YANLIŞ YERE YAPILAN Bursa Yenişehir havalimanı artık DOĞRU YERDE inşa edilmiş gibi olacak. Orta doğu, Arap ve Eski Sovyet ülkelerinin yanı sıra Avrupa ülkelerinden birçok turist gelecek olması da Bursa ve Marmara bölgesi için büyük bir fırsat tabii ki.

Yap – işlet – devret ne kadar doğru?
Hayatım boyunca Uludağ gibi “keşmekeş” bir kayak merkezinde yaşamış – çalışmış biri olarak, Türkiye’den kimsenin geleceği planlayarak bir KAYAK MERKEZİ inşa edebileceğine inanamıyorum. Maalesef biz sadece et mangal tesislerine boğulmuş, piknikçilerle dolu ve tuvaleti dahi olmayan bir kayak merkezi inşa eder ve tabiri caizse her zamanki gibi paramız ile rezil oluruz konu kış turizmi olunca.
Kış sporlarının ne olduğunu bir türlü anlayamayan bir yatırımcının cebinde para olması işleri çözmez aksine daha da “keşmekeş” yapar. Bakınız: yine Uludağ.
Bu sebeple “yaptım – olacak “ diyerek değil de birçok Kayak Merkezi inşasında ve işletmesini referans gösterebilen bir firmaya verilse ( aslında sadece kabul edilse ) bu hayal artık gerçek olacak.
Neden Alaçam bu kadar övülüyor?
Rakamların bize verdiklerine bırakılması gereken kısımdır bu. Otuz yıl boyunca yapılan fizibiliteler ve kaybetmiş ve kaybettirmiş diğer kayak merkezlerinin de tecrübeleri kıyaslandığına ortaya çıkar.
Çok basit bir kaç rakam ile devam etmek gerekirse;
Mevcut Uludağ Kayak Merkezinde aynı anda maksimum 40,000 kayakçı kayabilirken, Alaçamda bu sayı 160,000 ‘dir. Yani Alaçam Kayak Merkezi, Uludağ’dan 4 kat daha geniş alana yayılabilmiştir (büyüktür). Uludağ’ın toplam pistlerinin uzunluğu 17 km iken Alaçam’ın en uzun pisti tek başına 19 km dir. Alaçam’ın basit bir proje ile planlanmasında Türk kış sporlarına katacağı 70 km’nin üzerinde dünya standartlarında pistleri vardır.

Alaçam Bölgesinin bir başka özelliği ise 4 mevsim kullanılabilecek olması. Yurt dışındaki örneklerden fazlasına sahip olan bölge iyi planlandığı takdirde bütün bir yılı turizme çevirebilecek potansiyele sahip. Rakatak Extreme ‘in haziran ayı ortasında snowboard yaparak stress attığı topraklar yine Alaçam bölgesindedir. Yaz – kış kayılabilecek pistlerin tek ihtiyacı bir telesiej!
Alaçam için inşa çok yakında başlıyor. Bursa Valisi Sayın Şahabettin Harput Alaçam bölgesini sayısız defa ziyaret etmiş bir insan. Valimizin Alaçam’da sıcak su çalışmalarını başlatacağını da hem köylüden hemde yerel basından öğrenmiş bulunmaktayım. Düşünsenize birde sıcak su olsa Alaçamda artık birçok insan köyün yakınlarında aynı Avrupa ve Amerikada olduğu gibi kışlık dağ evleri inşa etmeye başlar.
Bu arada köyün alabalık tesisleri meşhur, eğer ki yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin. Tabi birde köyde herhangi bir çeşmeden su içmeden yolunuza devam etmeyin çünkü evlerimize giren birçok su firmasının kaynağı Alaçam Köyünde. Bu köy Uludağ’da gizli kalmış bir İsviçre Alp köyü gibi.

Bursa Büyükşehir Belediye ve Marmara Belediyeler Birliği Başkanı Sn. Recep Altepe’de konu ile yakından ilgileniyor. Geçenlerde Başbakan Yardımcısı Sn. Bülent Arınç ’da Alaçam Kayak Merkezi için konaklamanın haricinde sportif tesislerin ve telesiejlerin en kısa sürede inşa edileceğinden ve bölgenin tam bir çekim merkezi olacağından söz etmişti. Biz Türk Kayak ve Snowboard tutkunları olarak sadece meşhur 19 kilometrelik piste bir tane telesiej inşa edin gerisini bize bırakın demek düşüyor. Yeterki sözü verilen bu liftler biran önce başlasın. Olimpiyatlar ve daha nice organizasyonu rahatlıkla kaldırabilecek bir turizm cenneti için daha fazla beklemek gerçekten yazık olur.
Ülke tanıtımında da büyük rol oynayacağına gönülden inandığım bu projeyi dört gözle bekliyorum.







