Değinmeler
30.06.2009
Malum yaz ayları geldi. Spor dünyasının genelinde bir bakıma soluklanma dönemi. Yani hemen hemen tüm branşlardan takımlar gelecek sezon için eksiklerini giderme, zorlu mücadeleler için hazırlık, güç depolama dönemi.
Fırsattan istifade ben de yeni sezon öncesinde güç depolayalım dedim ve kısa bir tatile çıktım. Ancak tatilden döndüğümde gördüm ki spor dünyası pek de boş durmamış. Gündem arka arkaya yaşanan olaylarla biriktikçe birikmiş. İşte o gündem maddeleri ve benim kısa değinmelerim...
|
|
|
|
Fırtına öncesi sessizlik mi?
Geçtiğimiz yıl Harry Kewell ve Milan Baros transferiyle ortalığı ayağa kaldıran Galatasaray, bu sezon nispeten sessiz. Futbolcu bazında daha doğrusu. Yoksa belki de yılın en bomba transferi Frank Rijkaard. Ancak Rijkaard bu yaştan sonra çıkıp oynamayacağına göre taraftara bomba transfer gerek. Artık alıştı taraftar çünkü... Gökhan Zan ve Mustafa Sarp önemli transferler olsa da, taraftarda heyecan patlaması yaratacak isimler değiller. Leo Franco ise hiç değil...
Michael Owen, Ryan Babel ya da bugünün "bombası" Sydney Govou... Elimiz kulağımızda Galatasaray'ın sessizliği yırtacak transferlerini bekliyoruz.
SONUÇ: Aman dikkat! Bu bekleyiş, Godot'yu beklemeye dönüşmesin...
|
|
|
Kocaman bir adam!
Tüm Fenerbahçelilerin sevdiği ender Türk futbolculardan biri... Rakip takım taraftarlarının da sayfı duyduğu bir isim. Ancak endişeler de yok değil. Açık konuşalım endişeler Aykut Kocaman'ın "harcanacağı" yönünde.
"Kocaman Bir Adam" adıyla Aykut Kocaman'ın kitabını yazan Barış Tut, Referans gazetesine verdiği röportajda işte bu endişeyi dile getiriyor: "Basın Kocaman'a saygı duyar ama asla sevmez, her zaman başarısız olmasını ister. Çünkü kolay röportaj veren ve onlar gibi düşünen, yaşayan biri değildir. Dedikodularla yıpratmak isteyenleri vs aşarsa Fenerbahçe'nin kimyasına uygun bir sportif direktörlük oluşacaktır."
Ama Tut yine de Kacaman'dan umutlu: "Evet başarılı olacağına inanıyorum. Öyle hissediyorum. Hoca da zaten Fenerbahçe'den teklif gelince 'Ya kafayı gözü yarıp işin içine gireceksin ya da uzak duracaksın. Bu defa ben riskli de olsa kafayı gözü yarmayı seçtim' dedi bana."
SONUÇ: Gerek futbol adamı kimliği, gerekse ilkeli duruşuyla takdir ettiğim Aykut Kocaman'ın başarılı olmasını ben de isterim. Ama dikkat: İkinci bir Oğuz Çetin vakası yaşanmasın. Kocaman, kurtlar sofrasında yem olmasın.
|
|
|
Daum'un dönüşü
Olayın kriminal boyutunda değilim, bu çok gerilerde kaldı... Burada önemli olan "daha iyisini" bulmak için 2006 yılında Daum'la yollarını ayıran Aziz Yıldırım'ın Alman hocaya geri dönüş yapması. Üstelik daha da fazla bir ücret vererek, yani yıllığı 3.5 milyon avroya...
"Uyum" sorunu yaşamak istemeyen ve mayıs ayındaki genel kurulda "3 yıl üst üste şampiyonluk" sözü veren Yıldırım'ın büyük kumarı bu. Yardımcısı Roland Koch'un katkısıyla güçlü kondisyona sahip ve duran topları çok iyi kullanan bir takım. Yine klasik oyuncu değişikliği dakikaları ve kolay kolay forma şansı bulamayan genç oyuncular. Zaman zaman da takımdaki yıldız futbolcularla yaşanacak sürtüşmeler...
Fenerbahçeli taraftarlar, özlemini duydukları oyunu iyi okuyan, heyecanını takıma yansıtan, dahası heyecan verici bir futbol oynatan teknik adam için bir süre daha bekleyecekler.
SONUÇ: Fenerbahçe yönetimine tek bir söz: Madem geri getirecektiniz, niye gönderdiniz.
|
|
|
Guiza kıymete bindi
Geçtiğimiz sezonun ilk yarısında Fenerbahçeli taraftarlara saç – baş yolduran Guiza, sezonun ikinci yarısında taraftarları şaşırtmış ve yaşadığı form patlamasıyla gelecek için büyük ümit vermişti. Ama bu sadece başlangıçmış. Fernando Torres'in ve David Villa'nın gerçek formundan çok uzak olduğu Konfederasyon Kupası'nın 3.'lük maçında oyuna ikinci yarıda giren Guiza, bu kez 'oklarını' Güney Afrika'nın böğrüne, üstelik iki kez, salladı. Ama Fenerbahçeliler bu işe pek sevinemedi, çünkü Guiza 'piyasa' yaptı.
Öyle ki Guiza'da gaza geldi ve adı Real Madrid ve Barcelona ile anılar David Villa'nın yerine göz dikti. "Okçu" İspanya'dan 'oklarını' şöyle salladı: "Türkiye'de devam etme niyetinde değilim. La Liga'ya dönmek istiyorum. Valencia daha hoşuma giden bir kulüp."
SONUÇ: "Okçu" bu kez kıymete bindi. Bundan 10 ay önce kim inanırdı buna...
|
|
|
Demirören'in gazabı
Muhteşem geçen mayıs ayının ardından, kabus gibi bir haziran ayı. Sezonu çifte kupa ile kapatan Beşiktaş'ın başkanı Yıldırım Demirören'den bahsediyorum. Her ne kadar Türkiye'nin 81 vilayeti ve yavru vatan KKTC'de kutlamalar tüm hızıyla devam etse de başkan Demirören pek de mutlu değil bu aralar. Fenerbahçe'yle girilen Mehmet Topuz savaşında elde edilemeyen başarı, hemen ardından Gökhan Zan'ın attığı büyük çalım.
Bakmayın Gökhan Zan için yapılan "üzülmedik" açıklamalarına. Başkan Demirören bu darbelere yanıt vermenin planlarını yapıyordur, buna emin olun.
Nihat transferi elbette çok önemli. Ama Nihat'ın EURO 2008 öncesindeki Nihat olmadığı, İspanya'da el üstünde tutulan değil, gönderilmek istenen bir futbolcu olduğu gerçek. Psikolojik üstünlüğü ele almak için daha büyük bir 'bomba' gerekiyor Demirören'e. Hep beraber göreceğiz.
SONUÇ: Keskin sirke küpüne zarar. Umarım bu hırs sonucunda Fulya Plaza'dan bir kat daha gitmez...
|
|
|
Yok artık Shaq!
Esasında bu söz Lebron James için kullanılıyor biliyorum. Ama madem ki 37,5 yaşındaki dev pivot Shaquille O'Neal, yazın en önemli takaslarından birinde yer alarak bir anda Cleveland'da Lebron'un takım arkadaşı oldu, bu ifadeyi onun için kullanalım.
Anlaşılan bu sezon Phoenix Suns'la bırak yüzüğü, playoff'ları bile göremeyen Shaq hırs yapmış. Ezeli dostu ve ezeli rakibi Kobe'nin bu kez tek başına takımını şampiyonluğa taşıması, onun yüzük aşkını depreştirmiş. Takım değiştirmeyen süper yıldızların aksine, o takım senin bu takım benim gezmeye karar vermiş.
Ya Lebron... Artık bu sezon da şampiyonluk gelmezse Cleveland için durum gerçekten çok sakat. Takımın her şeyi Lebron elden kaçabilir çünkü.
SONUÇ: NBA finalinde Kobe'li Lakers ile Cleveland'lı Shaq'ı ve Lebron'u karşı karşıya gelirse, bu seriyi yayınlayacak TV'lerin rating'lerini düşünemiyorum bile.
|
|
|
Bu makale yazarın sporx.com'a özel olarak yazmış olduğu bir yazıdır. Kesinlikle herhangi bir basın-yayın organından alıntı değildir.
|
|
 | Yazı hakkında yorumlar %100 |
|
 |
 |
tncgkc (30/06/2009 19:04)  |
|
 |
Demiroren ile ilgili soyledigi "Umarım bu hırs sonucunda Fulya Plaza'dan bir kat daha gitmez" lafi bence yazinin en onemli kismi!! DIKKAT!!!!... |
 |
|
 | Tüm yorumları oku(1) / Yorum ekle |
|
Ali Bakın
Yazara mail atmak için tıklayınız
önceki yazıları için tıklayın >>
|
|
|